Türkiye büyüme ve istikrarı çağrıştırıyor

Almanya merkezli kimya devi Henkelin CEOsu Kasper Rorsted, Türkiyenin grup içindeki öneminin giderek arttığını belirterek, 10 yıl önce kimse Türkiyeyi pek bilmiyordu, bugün beklentimiz çok yüksek. 1960larda ve 70lerde Türkiye, Batı Avrupaya ucuz işgücü ihracatı yapan bir ülke olarak tanınıyordu. Bugünkü Türkiye imajı: büyüme, refah, istikrar ve gelecek diye konuştu

Eklenme Tarihi : 07 Aralık 2011 Çarşamba
turkiye-buyume-ve-istikrari-cagristiriyor
Alman kimya devi Henkelin CEOsu Kasper Rorsted, Türkiyenin öneminin giderek arttığına dikkat çekerek, Türkiye bugün en hızlı büyüyen ülkelerimizden biri, bu yıl için yüzde 22 büyüme bekliyoruz. 2012de global olarak büyümeye devam edeceğiz ancak resesyona dayanıklı ülkelere bağımlılığımız artacak. Yani, Türkiyeye daha bağımlı olacağız. Avrupa, çok çok zor bir 2012 geçirecek dedi.Performansı görmeye geldiPerformansından çok etkilendikleri Türkiyeye gelerek, işlerin nasıl gittiğini bire bir görmek isteyen Henkel CEOsu Rorsted, İstanbulda sorularımızı yanıtladı. 10 yıl önce kimsenin bilmediği Türkiyeden, bugün yüksek beklentileri olduğunu dile getiren Rorsted, Her yıl Davosa gidiyorum; Türk hükümeti orada çok aktif, işadamlarıyla sürekli diyalog halindeler. Bugün Türkiyenin imajı, eskisine göre çok farklı diye konuştu. Ucuz işgücünden BRICe1960 ve 70lerde Türkiyenin Batı Avrupaya ucuz işgücü ihracatı yapan bir ülke olarak öne çıktığını dile getiren Rorsted, şunları söyledi: Bugünkü Türkiye imajı: büyüme, refah, istikrar ve gelecek. Türkiyeye insanlar BRIC (Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin) ülkelerinden biri olarak bakıyor, bu on yıl önce bile farklıydı. Beklentiler de buna paralel olarak yükseldi. Batının- gerek Kuzey Amerika, gerek Avrupanın- Türkiyenin oynayacağı rol hakkında çok büyük beklentileri var. İş dünyasında Türkiyenin yapacağı atılıma yönelik büyük umutlar var. Yakıt sağlayan ülkeler Büyüme pazarlarına toplu halde baktıklarını, ancak önemli paya sahip pazarları ayrı tuttuklarını ve tek tek incelediklerini kaydeden Rorsted, şöyle konuştu: Sadece yükselen piyasalar derseniz, bunlardan 120 tane var. Sürekli takip ettiğiniz üç-beş ülke hangileri diye ayırmak lazım. Pazarlar büyüdükçe, daha fazla takip etmeniz gerekiyor. 10 yıl önce büyümeyen bir ülkeysen, sorun yoktu. Ancak bugün fark ediyor. Çünkü o hızlı büyüyen ülkeler, bizim şirketimizin de büyümesine yakıt sağlıyor. Rusya, Çin, Hindistan, Türkiye ve Brezilya bizim her seferinde baktığımız ülkeler.2008 öncesi uzun sürerKüresel olarak 2012deki en büyük riskleri nasıl öngördüklerini sorduğumuzda Rorsted, beklentilerini şöyle açıkladı: 2008 öncesi bir senaryoya dönebileceğimizi düşünmüyorum. 2010a dönüp baktığınızda, oldukça istikrarlı bir yıl geçirdik ve 2011e pozitif baktık. Ancak, 2011de Arap Baharı, Fukuşima, ABDde borç senaryoları, Yunanistandaki durum ve Taylanddaki felaket derken, ne zaman bitecek der olduk. Bizim için şu an önemli olan volatiliteyle (dalgalanma) baş edebilmek. Şu anda dünyada gördüğümüz bütün riskler 2012de var olmaya devam edecek. Ancak gelecek yıl büyümeye devam edeceğimizi düşünüyoruz.Kişi başına gelir artışı satışlara yansıyorTürkiyede büyüme, nüfus ve yabancı yatırımların artmaya devam edeceğini belirten Kasper Rorsted, Tüm sektörlerimiz Türkiyede büyüyor. Ülkede kişi başına düşen milli gelirin artması da bizim işlerimizi olumlu yönde etkiliyor. Belki daha fazla saçınızı yıkamıyorsunuz, ancak daha kaliteli ve farklı ürünlere yöneliyorsunuz. Nüfusun zenginleşmesi direkt olarak tüketici harcamalarına yansıyor diye konuştu. Bu aşamada AB üyesi olmadığınıza sevininKasper Rorsted, Türkiyenin Avrupa Birliği (AB) üyesi olması sizin işlerinizi olumlu etkiler miydi? sorusuna ise şu yanıtı verdi: Türkiyenin büyüklüğü ve rolü göz ardı edilemez: AB ile veya ABsiz çok büyük ve çok önemli bir ülke. Bugünlerde birliğin kendi içinde sorunları var. Aslında bu aşamada Türkiye, AB üyesi olmadığı için sevinmeli. Batı Avrupa ve Amerikada birçok insanın krizle ilgili anlamadığı şey, ekonomik büyüklükler ve gücün küresel olarak çok değiştiği. Batı Avrupa hareketsiz kaldıkça, gelişmekte olan piyasalar büyümeye devam ettikçe, ekonomik ağırlık değişiyor ve bazı şeyler geri gelmeyecek. Kaybettiğiniz güç ve istihdam geri gelmeyecek; bu, Avrupanın benimsemesi gereken farklı bir zihniyet.Satışların yüzde 80i yerel üretimTürkiyedeki satışlarının yüzde 80inin yerel üretimden geldiğini söyleyen Kasper Rorsted, bu oranın yüksek seyretmeye devam edeceğini dile getirdi. Farklı para birimi bölgelerine yayılmış bir şirket olarak, riskten daha fazla korunmaya özen gösterdiklerini vurgulayan Rorsted, şöyle konuştu: Risk faktörlerini düşürmenin en basit yöntemi yerel hedging (riskten korunma) yapma. Biz de satış yaptığımız para biriminde üretim yapıyoruz. Euroda üretim yapsam, bazı yıllar kurdan kayıp veya kazanç yaşıyor olacağım. Uzun vadede önemli olan tek şey yerel performans.Eurodan çıkan olursa yıkıcı etki yapabilirKasper Rorsted, euroya bir şey olması halinde büyüme hızlarının yavaşlayacağına işaret ederek, Euro için üç senaryo var: 1incisi olduğu gibi kalır, 2ncisi ortadan kalkar ki bunun bir seçenek olduğuna inanmıyorum. Son senaryo da ise bazı ülkelerin euroyu terk edeceği şeklinde. Ben euronun yok olacağına inanmıyorum, bence Batı Avrupada euroya alternatif seçenek yok. Tabi ülkelerin euroyu terk etme potansiyeli var ancak bunun yıkıcı etkileri olur diye konuştu.Üretimin üçte ikisi yükselen pazarlardaÇalışanlarının yüzde 55i ve işlerinin yüzde 43ünün yükselen pazarlarda olduğunu kaydeden Kasper Rorsted, Son 5-8 yılda, altyapımızın büyük çoğunluğunu bu pazarlara kaydırdık. Şanghayda dünyanın en büyük yapıştırıcılar üretim fabrikasını inşa ediyoruz. Altyapı ve üretimi yükselen bölgelere taşıdık. Bugün üretimimizin üçte ikisi yükselen pazarlarda, üçte biri olgun pazarlarda ve bu tablo değişmeyecek dedi.Kaynak: Merve Erdil / Hürriyet
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive