Tekstilde ‘organik’ seferberlik

Tarladaki pamuktan üretimi yapılmış konfeksiyon ürünlerine varıncaya kadar belirli standartlarla yürütülen organik tekstile ilgi artıyor. Türk tekstil firmaları da, dünyadaki bu ilgiye kayıtsız kalmıyor

Eklenme Tarihi : 08 Nisan 2014 Salı
tekstilde-organik-seferberlik

Son yıllarda daha çok yiyeceklerde duymaya alıştığımız “organik” tanımlaması, artık tekstile de girdi. Doğaya etkisi çok düşük olan yöntem ve malzemelerle yetiştirilmiş pamuktan imal edilmiş tekstil ürünlerine yönelik ilgi arttıkça, Türk tekstil firmaları arasında da organik tekstile yapılan yatırımlar giderek artış gösteriyor.

Türkiye’de organik tekstilin alıcı ve üreticisinin giderek arttığını dile getiren Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) Başkanı Mukadder Özden, kendi derneklerinde organik üretim yapan 10 firma olduğunu, İzmir civarında da 80 kuruluş bulunduğunu belirtti. Toptan satışlarının yüzde 10’unu organik üretimin karşıladığını anlatan Özden, “Dünyada da büyük markalar ve alım grupları, elyafta karışım olarak yüzde 5-10 civarında organik kullanarak, bunu da etiketlerinde belirtiyorlar. Dünya çapındaki bu firmaların dikkat çekiyor olması da önemli. Bu, çevreye olan bilincin arttığını da gösteriyor” dedi.

Fiyat farkı yüzde 20
Özden, organik tekstili kamuoyuna daha iyi anlatmak için çeşitli çalışmalar yaptıklarını, 10-13 Nisan arasında 5’incisi düzenlenecek İzmir Ekoloji Fuarı’nda organik hazır giyim ürünlerini sergileyeceklerini belirtti.

Organik giysinin, hammaddeden mamüle kadar bir takım çevreci standartlar altında üretilmesi anlamına geldiğini hatırlatan Özden, “Tarlada başlayıp, pamuk yetiştirilirken uygulanan standartlardan başlıyor. İşçi sağlığı ve çalışma ortamından, konfeksiyon aşamasına kadar hep belirli standartlar var” diyor. Özden, fiziksel olarak organik tekstil ürününün anlaşılamadığını, ancak uzman bir kişinin aradaki farkı görebildiğini vurguluyor.

Test edilerek ürünün organik olup olmadığının anlaşıldığını söyleyen Özden, “Testlerinde zararlı kimyasallar çıkmaz. Alerjik olmayan kumaşlardır ve alerji de yapmaz. Üretimin hiçbir aşamasında kimyasallar yer almaz. Bu yüzden insan sağlığı ve çevreye duyarlıdır” ifadesini kullanıyor. Özden, organik giysilerin, normal tekstil ürünleriyle arasında fiyat farkının yüzde 20’yi aşamayacağını da sözlerine ekliyor.

Her isteyen yapamıyor
EGSD Başkanı Mukadder Özden, organik tekstil konusunda sıkı denitimlerin olduğunu, bu alanda üretim yapabilmek için Global Organik Tekstil Standardı (GOTS) sertifikasının şart olduğunu hatırlatıyor. Aynı zamanda ürünün tüm aşamasında firmaların da birbirini denetlediğini ifade eden Özden, “Pamuğun kimlerin elinden geçip nereye geldiği, ipliği, boyası, nakışı belgeleniyor. Firmalar da birbirini denetliyor. Boyahane, örgücünün evrakını almadan belge düzenleyemiyor“ diyor.

GOTS sertifikası, organik tekstil işleme alanında faaliyet gösteren birliklerin ortak çalışması. Bu alanda tanınmış Alman, İngiliz, Amerikan ve Japon üye organizasyonlar tarafından oluşturulmuş. Bu sertifikayı veren kuruluşlardan biri olan Control Union-Sertifiker ve Kalite Yöneticisi Özlem Özkan, GOTS sertifikasının dünyadaki en kapsamlı tekstil standardı olduğunu vurgulayarak, veriliş aşamasını şöyle açıklıyor: “Kontrol kuruluşuna belirli bir ücret ödeniyor ve denetim yapılıyor. Yerinde denetim gibi çalışmalarla uygunluğu görülürse sertifika veriliyor. Türkiye’de bildiğimiz kadarıyla bizimle birlikte toplam 5 kuruluş bu sertifikayı veriyor. GOTS’un çalışma grubu da var. Bu belgeyi vermek isteyen kontrol kuruluşlarının, GOTS’a akredite olmaları gerekiyor.”

Duygu Erdoğan’ın Milliyet gazetesinde yer alan 08.04.214 tarihli haberinden alıntı yapılmıştır.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive