Sungurdan Yeni Bir Açılım Daha

Mağaza dergimizin ile Perakende.org'un yazarı ve Perakende Bilgi Evi Danışmanı Yasemin Sungur, Kanal Dnin ilgiyle takip edilen yarışma programı Kocam Size Emanet sayesinde yeni pencereler açıyor ikili ilişkilerde. Bireysel gelişim danışmanı ve aile koçu olarak İletişim nasıl kurulur? sorusunun peşine düşen Sungur, milyonları ekrana kilitliyor

Eklenme Tarihi : 25 Haziran 2009 Perşembe
sungurdan-yeni-bir-acilim-daha
Berrak COŞKUNMesleki deneyiminizi ekrana taşımaya, böyle bir programda eğitmen olmaya nasıl karar verdiniz?          Koçluk ve bireysel gelişim konusundaki birikimimi, çok uzun zamandan beri iş dünyasıyla paylaşıyordum zaten. Ancak son 4-5 yıl, öğrencilerimle yürüttüğüm çalışmaları sorgulayarak geçti. Verdiğim eğitim onların ailelerine yansımadığında, eksik kalıyordu sanki. Bilgiyi hayata geçirmek istiyorlardı ama... Ama işte o noktada tıkanıp, kalıyorduk. Dönüp aileye bakmamız gerekiyordu. Ancak eşini ve çocuklarını sürece dahil ettiğimizde, verim alabiliyorduk. Ben de eğitimlerimi öyle yönlendirdim. Yaklaşık 2 yıldır, her yaş grubuyla çalışıyorum. En küçük müşterim, 7 yaşında! Fakat yine sınırlı kalıyorsunuz. Herkese ulaşıp, herkese dokunamıyorsunuz. Televizyon, bu açıdan yararlı. Toplum lehine kullanıldığında, çok önemli bir güç. Eğitim sırasında yaşadığımız deneyimlerden, daha geniş kitlelerin faydalanmasını sağlıyor. İzleyen herkes, kendinden pay biçebiliyor. Kanal Dden teklifini, bir çeşit sosyal görev olarak değerlendirdim. Programın yarışma formatında olması, başta biraz duraksattı beni. İnsan, gerçekten biraz uzaklaşıyor yarışmalarda. Hatta rol yapmak durumunda kalabiliyor. Bunun önüne geçebilir miydik? Evet, geçebilirdik. O nedenle asla birbiriyle kıyaslamıyorum yarışmacıları. Her çift kendi özelinde ne alabilir, ne almaya hazır?.. Milyonların karşısında yanıt aradığımız sorular bunlar.     Değişerek büyümek, zor değilOrada üstlendiğiniz rolü, nasıl tanımlıyorsunuz? Yayına nasıl hazırlanıyorsunuz?              Benim yaptığım çalışmayı gözlemlemek, çok mümkün değil. Ancak kendileri fark ediyor değişikliği. Her çiftle yarışma başlamadan birkaç gün önce tanışıp, iletişim kuruyorum. Sorunları tespit etmeye, eksikleri görmeye ve birlikte çözüm üretmeye çalışıyoruz. Yüz yüze... Diğer hocalarımızın da desteğiyle yarışma süresince gelişme yönünde adımlar atıyoruz. Değişim zordur, uzun sürer şeklinde bir yanılgı hakim toplumda. Ben bu yanılgıyı değiştirmek istiyorum. İhtiyaçtan doğan, istekle devam eden, farkındalıkla şekillenen bir karardır değişim. Zor değildir, tahmin edilenin aksine uzun sürmez. Şu andan itibaren değişmeye karar verdim dersin ve gelişim için düğmeye basarsın. Her karar, bir değişim sürecidir. Arkasından gelen ise algılama ve alışma dönemidir. Bizim oradaki işlevimiz ise rehberlik etmek! İlişkinin ve iletişimin tamiri, onlara ait. Katılımcı çiftler, program esnasında bazı kararlar alıyor. O kararları hayata geçirebilirlerse, gelişerek değişmiş olacaklar. Değişmek, güzel bir şey... Değişmek, büyümek gibi bir şey... Korkmamak lazım. İhtiyaç var çünkü değişmeye. Beraber yol alırken, o değişim noktasını yakalamalarını kolaylaştıracak yeni seçenekler sunuyorum ben. Yenilenmelerini, kendilerini iyi hissetmelerini sağlayacak bir fırsat aslına bakarsanız. Konulara bireysel gelişim danışmanı ve aile koçu olarak yaklaşıyor, her birini kendi özelinde tartıyorum. Standart formüllerim yok.                  Hayatın ironisi ekrandaGözlemlediğiniz kadarıyla çiftlerin yaşamındaki en büyük eksiklik ne?    Sevgiyle başlatılan o evlilik anlaşması var ya... Bir müddet sonra unutuluyor. Neden birbirimizi seçtik?, Biz birbirimizde ne bulmuştuk? diye diye iki ayrı köşeye çekiliyor çiftler. İletişim ve empati eksiliyor. Ekonomik sıkıntılar, kişisel zaaflar devreye giriyor o arada. Böylece özeni, birbirlerine başta verdikleri değeri yitiriyorlar. Karşı tarafın ne düşündüğünü, ne hissettiğini bilmeden yorum yapıyor, yargılıyor, tepki gösteriyorlar. Bu ise hepten iletişimsizliğe, kopukluğa götürüyor onları. Yalnızca çiftler mi? Toplumun geneli aynı açmazı paylaşıyor. Siyasilerimiz de, yöneticilerimiz de...                     Kim daha çok direnç gösteriyor uygulamalarınıza, kim daha kolay adapte oluyor? Kadın mı, erkek mi?        Bayanlar daha dışavurumcu. Daha kolay adapte olup, daha seri hareket edebiliyorlar değişiklik karşısında. Daha çözüm odaklılar, yeni yollar bulmakta daha esnekler. Çünkü doğurganlar, çünkü anneler... Erkekler öyle değil pek. Soru sormuyorlar, olduğu gibi kabul ediyorlar süreci, Böyle de gidebilir diyorlar genelde.                 Programın reyting başarısını neye bağlıyorsunuz?        Toplumun geneline hitap eden bir kişisel gelişim programı yapıyoruz. İyi bir aile kurabilmek, iyi bir eş seçebilmek, hepimizin özlemi... Ama sonra birtakım paradigmalarla harcıyoruz evlilik kavramını. Mutlu evlilik yok diyoruz mesela. Nasıl mutlu olacağımızı araştırmıyoruz bile. Kocam Size Emanet, aktif bir program. Soru işaretleri bırakıyor insanın zihninde. Herkes, kendi hayatından bir kesit izlediğini düşünüyor. Evet, yaşamın ta kendisi ekrana yansıyan... Programla ilgili internet grupları kurulduğunu duyuyoruz, ilgi dolu mailler alıyoruz. Demek ki doğru bir yerde duruyoruz. Demek ki doğru bir örnek, doğru bir öğrenme biçimi sunuyoruz. Bunu bilmek, güzel...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive