PR için bir “kıvılcım” yeter!

Tam hizmet iletişim ajansı olarak sektörde saygın bir konuma yerleşen ve her defasında dikkat çekici projelerin altına imza atan Spark PR, minik minik kıvılcımlarla başarıyı tutuşturmaya devam ediyor. Firmanın kurucu ortaklarından Melek Çakmaklı Özdemir ile yaptığımız söyleşide, “Nasıl bir PR?” sorusuna yanıt aradık.

Eklenme Tarihi : 16 Aralık 2008 Salı
pr-icin-bir-kivilcim-yeter

Meltem SANLAV

Şimdiye dek birçok başarılı projeye imza atan Spark PR, kuruluşundan itibaren nasıl bir gelişim stratejisi izledi?     
Spark, İngilizce’de kıvılcım anlamına geliyor. 2002 yılında hizmetlerine başlayan firmamız da taşıdığı adı hak ederek, bir kıvılcım etkisi uyandırdı sektörde. Yaptığımız işlerle büyüdü, alev oldu. Önceleri, kendimizi bir reklam ajansı olarak konumlandırmıştık. Hatta o dönemde Fiat, L’Oreal, Maya Holding, Pimapen, Ravelli gibi pek çok ulusal ve uluslararası marka ile işbirliği yaptık. Gücünü yaratıcı fikirlerden alan genç ve dinamik bir ekibimiz var. Farklı stratejilerle müşterilerin iletişim hedeflerini belirleyip, markalara değer kattığımıza inanıyorum. İlerleyen süreçte, yeni bir yol ayrımı çıktı karşımıza. Gelişecek, çözüm ortaklarımızdan gelen talepler doğrultusunda faaliyet alanımızı genişletecektik. Spark PR, böyle katıldı aileye. Bugün ise Spark, Spark ADV ve Spark PR olmak üzere, “tam hizmet iletişim ajansı” anlayışıyla yürütüyoruz çalışmalarımızı. Değişik sektörlerdeki iş ortaklarımıza, anahtar teslim pazarlama çözümleri üretiyoruz. Pimaş ve Pimapen’in tüm markaları, Euro Holding, Gold Teknoloji Hipermarketleri, İstek Vakfı Okulları, Gül Yapı, Gül İnşaat, Tergan Ayakkabı, Nature Time, Balizza, Garize, Reebok ve Diamond Mücevherat, geleceği birlikte kurduğumuz firmalardan bazıları... Müşteriye maksimum fayda sağlayacak etkili iletişim imkanlarını keşfetmek, en temel görevimiz. Hemen akabinde de onların imaj, satış ve marka hedeflerini en üst düzeye çıkaracak projelerimizi devreye sokuyoruz.    

İletişimde “tek çatı”

Hangi alanlarda faaliyet gösteriyorsunuz?      
Stratejik iletişim danışmanlığı ve yönetimi, iş ortaklarımıza sunduğumuz hizmetlerin başında geliyor. Medya ilişkileri, sponsorluk yönetimi, etkinlik yönetimi, kriz yönetimi, marka iletişimi, kurumsal itibar yönetimi, sosyal sorumluluk iletişimi, Türkiye pazarına giriş ve pazarlama danışmanlığı derken, sektörde oldukça aktif bir rol oynuyoruz. Reklamı, tasarımı, kısacası tüm kreatif çalışmaları, tek çatı altında yürütüyoruz. Firmalara büyük kolaylık sağladığımız kesin. Sanırım, bizi tercih etmelerinin en önemli sebebi bu.                         

İnsanın aklına, yaratıcı fikirlerin havada uçuştuğu “renkli” bir ortam geliyor nedense... Biraz da ekibinizden bahseder misiniz? 
Sürekli öğrenen, gelişen, yenilenen ve dinamizmini hiç yitirmeyen, hem okullu hem alaylı, üstelik çok yaratıcı bir ekibe sahibiz. Ulusal ve uluslararası ajanslarda tecrübeli arkadaşlarımız, edindikleri deneyim ile Spark PR kültürünü birleştiriyor. Mesleğine saygı duyan, güven ve dürüstlük ilkesiyle hareket eden, ekip çalışmasına inanan, canla başla işine sarılan, her yeni projede iş ortağının kılığına girerek hedefe kilitlenen uzman kadromuzla kocaman bir aileyiz. Firmaların kendi bünyesinde bulunan pazarlama departmanları gibi hizmet verdiğimizi söyleyebilirim.          

“Kurumsal başarı için devamlılık esastır”

Sizce başarılı bir PR’ın olmazsa olmazları neler? 
Her işte olması gerekenlerle aynı aslında. Güven, doğruluk, dürüstlük ve disiplin, en temel prensipler arasında... İş takibinde detaycılık, olayları gazeteci gözüyle değerlendirebilmek, araştırmak, yaratıcı fikirler sunmak, doğru mesajlarla doğru hedef kitleye ve mecralara hakim olmak, doğru bir yol haritası çıkarmak, ele alınan her projeyi doğru sonuca ulaştırmak ve analiz yapabilmek de listeye eklenmeli mutlaka.     

Perakende sektörüyle ilişkiniz ne boyutta? Günümüz rekabet koşullarında iletişim yönetimini nasıl konumlandırıyorsunuz?       
İnşaat, kozmetik ve bilişim alanında kendini kanıtlayan birçok firma, müşteri portföyümüzde yer alıyor. Perakende sektörüyle iç içeyiz. Sürekli gelişen ve değişen, başlıbaşına bir dinamik olan perakendede, dikkat edilmesi gereken iletişim yöntemi “devamlılık”... Gelişen pazar payını sabit tutmak ve artırmak, ancak sürdürülebilir bir pazarlama çalışmasıyla mümkün. Küçük, orta ve büyük ölçekli işletmeler için de bu yöntem geçerli. Kalıcı markalar, uzun soluklu pazarlama iletişimi sayesinde yaratılır. Söz konusu devamlılığın en çarpıcı sonuçlarını, kısa süre önce hizlial.com örneğinde yaşadık. 23 bin 452 olan üye sayısı, yapılan stratejik iletişim çalışmaları ve kampanyalar neticesinde 6 ayda 281 bin 75’e yükseldi.   

Yeni sektörler, yenilikçi düşünceler

Bugüne kadar kimlerle çalıştınız?
Spark PR; farklı sektörlerden farklı markalarla çalışmayı başaran, kendini sürekli yenileyen bir ajans... Belirli sektörlere bağlı kalıp diğer ajansların “uzmanlaşma” olarak tanımladığı kavramın arkasına sığınmak, kolaya kaçmak ve benzer işler çıkararak tekrara düşmek, bize göre değil. Her seferinde değişik şapkalarla sektörde yer almayı tercih ediyoruz. Pazarlamanın zirvesi sayılan ‘Marketingist Pazarlama Araç ve Hizmetleri Fuarı’, Deotak ve Depitak markalarıyla tanınan Fischem Kozmetik, İstanbul’dan sonra 4 ülkede daha gerçekleştirilecek olan uluslararası spor organizasyonu ‘Ring Master’s Olympia’, Gül İnşaat, Gül Yapı, Semerkand Yapı gibi farklı inşaat firmaları, Gold Elektro Marketleri’nin yeni e-ticaret sitesi hizlial.com, Avusturyalı hediyelik sanat Tales on Wood, Hollandalı yatırım devi Redema’nın Türkiye ayağı Tulpian, Bağdat Caddesi’nin en şık mekanlarından Palma d’Oro Restoran... Hepsinde aktif oyuncuyuz. Proje ürettiğimiz her firma, sorumluluğunu taşıdığımız her etkinlik, kendimizi geliştirmemize de imkan tanıyor.      

Peki, sizi nasıl buluyorlar?
Aynı amaç etrafında kenetlendiğimiz müşterilerin bizi refere etmesi, en büyük sevinç kaynağımız... Yapılan çalışmalardan memnun, mutlu yüzler görüyoruz karşımızda. Üstelik yeni müşteriler kazanıyoruz. Doğru markalarla doğru projeler içinde yer almak da önemli tabii. Bu ortamı sağladığınızda, iş yapma biçiminize duyulan güven artıyor. Dolayısıyla aranan bir ajans oluyorsunuz. MediaCat, sektördeki müşteri kazanımlarını ölçmek üzere 3 aylık periyotlarla rapor hazırlar. Normalde durgun geçen temmuz-eylül aylarına ait 2008 raporlarında, portföyüne yeni müşteriler katan ajanslar arasında gösteriliyorduk. Hiç şüphe yok ki motivasyonumuz yükseldi.          

Ekonomik durgunluk dönemlerinde üstü ilk çizilen kalemlerden biri de halkla ilişkilerdir. Kıymetini mi bilmiyoruz acaba?   
Maalesef, haklısınız. Hemen hemen her işletme, kesintiye reklam ve halkla ilişkiler bütçesinden başlar. Elbette yanlış, elbette hata! Doğru pazarlama stratejileri uygularsanız, normal zamandakinden çok daha çabuk, çok daha büyük bir geri dönüşle çıkabilirsiniz krizden. Yani krizi fırsata çevirebilirsiniz. Yöntem basit, kabarık faturalar ödemenize de gerek yok. Herkesin piyasadan elini eteğini çektiği bir dönemde, laf yerine iş üreten PR firmaları öne çıkacaktır. Kıymet bilenler, yarına yatırım yaptığının farkında.     

Reklam da yetmeyince...

Halkla ilişkiler mesleği ülkemizde nasıl kodlanıyor? Genelde ne tür problemlerle karşılaşıyorsunuz?
Halkla ilişkiler, ülkemizde en hızlı gelişen branşlardan biri... Fakat hızlı gelişme, her zaman doğru gelişme anlamına gelmeyebilir. Çok çabuk tüketilmesi, işin asıl korkutucu yanı. Bazı kavramlar hâlâ havada, hâlâ oturmuş değil. Neye ihtiyaç duyduğunu, hedefini, amacını, en etkili sonuca hangi yoldan ulaşabileceğini tam olarak bilmeyen ve halkla ilişkilere değer vermeyen o kadar çok firma var ki... Açıkça ifade etmek gerekirse, “hizmet” satıyoruz. Bunu anlatmak, kolay olmuyor bazen. Hizmet kültürümüz zayıf çünkü. Sürdürülebilir bir iletişim stratejisine sahip olmayan, farklılaşmayan, entegre pazarlama fikrine yabancı kalan markalar, yakın gelecekte mücadeleyi kaybedecek. İşte o noktada, halkla ilişkilerin önemi anlaşılacak.

Orta ve uzun vadede PR faaliyetlerinin seyrine ilişkin öngörüleriniz var mı?
Dünyadaki örnekleriyle kıyasladığımızda, ülkemizdeki PR faaliyetlerinin istenen düzeye henüz ulaşmadığını kabul etmeliyiz. Ancak sürekli yükseliş grafiği çizdiğini de inkar edemeyiz. Meslek ilkelerine sahip çıkan sektör profesyonelleri sayesinde daha iyi bir konuma kavuşacağından eminim. Orta ve uzun vadede, iletişimle yatıp iletişimle kalkacağımızı söyleyebilirim. Sonra ne mi olacak? Küçük, orta ve büyük ölçekli işletmelerin PR profesyonellerine duyduğu ihtiyaç artacak. Sadece reklam vermek yetmeyince, stratejik iletişim çalışmalarıyla medyayı daha etkin bir biçimde kullanmak gerekecek.  

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive