Metro Group Türkiye Temsilcisi Nurdan Tümbek

Durgunluk Dinlemeyen Metro Group, Yatırımlara Devam Ediyor

Eklenme Tarihi : 24 Temmuz 2008 Perşembe
metro-group-turkiye-temsilcisi-nurdan-tumbek
Metro Group, yatırımları, kalite standartları, çalışanlarına sağladığı imkanlar, etkin pazarlama ve sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Türkiyede perakende için sürekli rol model konumunda olan bir şirket. Bir araya geldiğimiz Metro Group Türkiye Temsilcisi Nurdan Tümbek ile bu etkinin nasıl sağlandığını ve sadece bu sene için 100 milyon Euroyu bulan yatırım planlarını konuştuk Ceyhan Konuk Nurdan Tümbekin özel hayatındaki kilometre taşlarını dinleyebilir miyiz?1983 Avusturya Lisesi, 1988 Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunuyum. 2000li yılların başında Marmara Üniversitesi Üretim Yönetimi ve Pazarlama Yüksek Lisans ve Doktora programını bitirdim. Tezimi verdikten sonra üniversitelerde iletişim ve pazarlama konularında ders vermek istiyorum. Evliyim, iki kızım var. Mazbut bir Türk ailesiyiz. Kitap okumayı ve seyahat etmeyi çok seviyorum. Yüzmeyi ve doğa yürüyüşünü de çok severim. 2002 Ocak ayından bu yana Metro Grouptaki görevimi sürdürüyorum. Metro Group bir Alman şirketi... Görev dağılımı nasıl oluyor, kararların hangileri Almanyada hangileri burada alınıyor? Metro Groupun kamu ilişkileri, iletişim, iş geliştirme faaliyetleri, planlama ve yönetimini ekibimle beraber yürütüyoruz. Metro AGnin Türkiyedeki ofisiyiz. Ankara ile ilişkileri yürütüyoruz. Perakendeyle ilgili kanun ve yönetmeliklerin değişmesi veya yeniden yapılanması gibi konularda Avrupadaki tecrübelerimizi bürokratlarla paylaşıyoruz. İşimizin yüzde 80i bundan oluşuyor. Geri kalan yüzde 20 ise basınla ilişkiler, sponsorluk, kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin yönetimi gibi konular. Türiyede perakende sektöründe benzer bir yapılanma yok sanırım değil mi?Evet, yok. biz yüzde 100 Alman sermayeliyiz. Türkiyede faaliyet gösteren diğer uluslar arası perakendecilerin Türk holdinglerle ortaklıkları var. Bizim Türk ortağımız olmadığı için, yapılanmamız Metro Groupun dünyada uyguladığı modelle birebir. Metro Group birden fazla markayla girdiği tüm pazarlarda benzer bir yapıya sahip. Türkiye dışında Romanya, Polonya, Rusya ve Ukraynada bizdeki yapılanmanın benzeri söz konusu. Metro Group ne zamandır Türkiyede?İlk olarak 1977 senesinde satın alma ofisini açıldı, Türkiyeden çok ciddi ihracat yapılması sağlandı. Sonra 1990 yılında Güneşlide Metro Toptancı Marketi açıldı. Bugün 11 tane Metro Toptancı Marketi var. İlk Real 1997 yılında açılıyor ve bugün 11 Real Hipermarket Zinciri var. Geçen sene Media Markt geldi. Onun da bugün 5 mağazası var. Toplam 27 mağazamız var. Benim gözlemimim, Metro Groupun yatırımlarıyla sektöre yön veren bir yapıda olduğu şeklinde. Güneşli mağazasının ardından Türkiye perakendesi evrim geçirdi ve Media Markt ile birlikte de teknoji marketleri pazarı benzerini yaşadı... Evet, ikisi de önemli bir basamak oldu Türkiyede perakendenin gelişimi açısından. Türkiyede ilk barkod uygulamaları Metro Toptancı Marketle başladı. Ayrıca mağaza yatırımları işin görünen kısmı, daha başka şeyler de var. Örneğin Türkiyede ürettiğimiz ürünleri ihraç ediyoruz. Eurepgap Sertifikası aldık ve Avrupada bu sertifikaya sahip olmayanlar kontrollü tarım yapamıyor. Biz bunu yaptıktan sonra, diğer perakendeciler de benzer uygulamalar yapmaya başladılar. Biz bundan çok memnun kalıyoruz. Sektöre örnek olmak, gayelerimizden biri. Tüm bunların yanında 5 bin tane KOBİyi destekliyoruz. Türkiyede KOBİler yaşam mücadeleri veriyor ve onları desteklemek çok önemli. Priveta Labellarımızı Türkiyede ürettiyoruz ve bu konuda KOBİlere yol gösteriyoruz. Bizim 600 milyon Euroluk ihracatımız var. Bu oldukça yüksek bir rakam. Bu rakamı artırmak hedefindeyiz. Bakkalların asıl işini engelleyen, indirim mağazalarıMetro, Türkiyedeki bakkallar için de önemli misyonlar üstleniyor değil mi?Tabi ki bizim bugün Metro Toptancı Marketin 50 bin bakkal müşterisi var. Biz, bakkalları destekliyoruz çünkü bakkallar müşterimiz. Küreselleşme paralelinde bazı sektörler değişime uğruyor. Bunu da görmezden gelemezsiniz. Modern tüketici ürünlerin fiyatlarını karşılaştırıp alıyor, modern bir ortamda alışveriş yapmak istiyor, alışveriş yaparken sosyal aktiviteler yapmak istiyor. Tüketicinin ihtiyaçlarına cevap verememek durumunda, geri kalırsınız. Öte yandan aynı tüketici anlık ihtiyaçları için, hemen yanı başındaki bakkaldan alışveriş yapmak istiyor. Aslında bakkalların işini engelleyen, apartmanların altında 100-200 metrekarelerde hizmet veren indirim mağazaları. Bir bakıyorsunuz bir gecede yeni bir indirim mağazası açılmış. Mesela ben Yeşilköyde oturuyorum. Orada belki 10 tane indirim mağazası vardır. Bu durumda bakkal nasıl yaşasın? Bu mağazaların sayısını sınırlı tutmak lazım. Bu tip sınırlamaları getirecek bir tasarıya ihtiyaç mı var sizce?Hayır, serbest piyasa ekonomisine müdahale etmemelisiniz. İndirim marketleri, birbirinin önünü kesecek şekilde çok yakın açılmamalı. Buna kendileri de dikkat edebilir. Aslında ortak zeminde buluşmak zor değil. İndirim marketleri rekabet kurallarını ihlal etmemeli, bakkallar da kendilerini yenilemeli ve çağa ayak uydurmalı. Yakın lokasyonlarda açılan alışveriş merkezleri için de sizin indirim marketlerine getirdiğiniz tarzda eleştiriler geliyor. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Türkiyede henüz o kadar az sayıda alışveriş merkezi var ki... Bir AVM bin 500 kişiye iş imkanı sağlıyor. Ortalama bir ailenin 4 kişi olduğu varsayımıyla, 6 bin kişiye gelir demek oluyor. Bizim böyle yatırımlara ihtiyacımız var. sadece AVM değil, outlet sayısı da artmalı. ABD adım başı outlet, biz de ise gerçekten çok az. Peki mevcutlar bu kadar şikayet ederken yenileri nasıl iş yapacak?Türkiyede perakende sektöründe pazarlama ve PRın önemi henüz iyi anlaşılamadı. Biz, siz de biliyorsunuz bunu yıllardır en iyi uygulayan, en dikkat eden perakendeci kuruluşuz. Oysa bu iş genel olarak biraz baştan savma yapılıyor. Kayseri Milletvekili Taner Yıldız bize bir anektod anlatmıştı. Newyorkta Macy's Mağazasına gitmiş, çok ilginç indirim kampanyaları uygulandığını görmüş. Mesela; 150 dolar olan bir ayakkabıyı haftanın bir günü 40 dolara indiriyorlar. Ama hangi gün olacağını söylemiyor tüketicilerine. Böylece tüketici her fırsatta mağazaya uğruyor. Bu oldukça enteresan bir pazarlama taktiği. Dolayısıyla iyi bir pazarlamayla, iş yapmayacak bir AVM olacağına inanmıyorum. Birbirine çok yakın da olsa, eğer doğru hareketleri yapıyorsa, iş yapmayan AVM bilmiyorum ben. Eğer ihtiyacı aşmışsa ve tamamen umutsuz bir yatırımsa zaten o baştan yanlıştır, ancak potansiyeli varsa, yönetimi doğru işler yaparsa ilk zamanlarda zorlansa bile her merkez iş yapar. Yeterli talebi göremeyen AVMlerin hastane ya da okul olmasında, basında büyüttükleri kadar karamsar bir tablo ben göremiyorum. Benzerleri Avrupada da oldu, bu doğal bir seleksiyon. Potansiyel gördüğünüz noktada yatırımı yaparsınız, eğer kendi yönetim hatalarınız ya da gelişen şartlar çerçevesinde başarılı olmazsa hastane ya da okul olur. Bunu abartacak bir şey yok. Serbest piyasa ekonomisine müdahale etmemelisiniz. Yatırımlar Anadoluya da kaymaya başladı. Sizin de bu yönde yatırımlarınız var. Memnun musunuz onların performansından?Gaziantepte, Adanada, Konyada AVMlerimiz var ve gayet memnunuz. Anadolu insanı Starbucksda kahve içme, büyük şehirlerde izlenen filmleri, AVM içerisinde yer alan sinemalarda aynı anda seyredebilme, ailesine iş bulma imkanını bu merkezler sayesinde buluyorsa, bunları eleştirmek değil tebrik etmek, destek olmak gereklidir. Türkiyenin doğal gelişiminin bir sonucu aslında, Anadoluda ciddi şekilde bir para akışı var, ticaret gelişiyor ancak kültürel anlamda bu gelişimin çok gerisinde kalıyoruz. AVMler bölgeye hem iyi bir yaşam kültürü, hem de sinema, tiyatro gibi değerler götürerek bu anlamda katkı sağlıyor. Peki açıklayabildiğiniz kadarıyla yeni yatırım planlarınızı anlatabilir misiniz?Metro Group, son 5 yıldır Türkiyede çok ciddi yatırım yaptı. Geçen sene 7 mağaza açtık, bu sene 10 mağaza açacağız. Bu yıl, 2 Media Markt mağazası açtık, 4 tane daha açacağız. 2 Real, 2 veya 3 Metro Toptancı Market mağazası açılacak. 2009un başında da güneş enerjisiyle faaliyet gösteren bir AVM açacağız. Bu sene 100 milyon Euroluk yatırım planımız var. Bunun yanında sosyal projelere yatırımlarınız var. Seneye yine çok sayıda mağaza açacağız. Durgunluk olduğu bir gerçek ve siyasi açıdan karışık günler geçiriyoruz. Bu yatırım planları için bir endişe yaratıyor mu?Metro Group genç nüfuslu Türkiyeye çok güveniyor. Ayrıca ülke olarak bir taraftan Arap ülkeleri, diğer taraftan Doğu Avrupa ülkeleri için hem turizm, hem de yatırımda çok cazip konumdayız. Son dönemde yatırımların nispeten azalması Türkiyeye bağlı değil. Dünya genelinde bir durgunluk var. Türkiye belki bundan en az etkilenen ülkelerden biri. ABDdeki seçimlerin ardından, taşların yeniden yerine oturacağı düşüncesindeyim. Peki bu durgunluk perakendede cirolara direkt yansıdı mı?Gıdada bir problem yok gibi. Ancak gıda dışında bir durgunluk söz konusu. İnsanlar yiyecek içecek alışveriş yapmak zorundalar. Ancak bu, gıda dışında fiyatların bir kez daha gözden geçirilmesi gerekliliğinin altını çizdi. Türkiye orta sınıf, gelişmekte olan bir ülke. Kaliteli ürünleri ucuza satan firmalara ihtiyacı var. Yani fiyatların makul olması lazım. Geçmiş yıllarda iyi tasarımlı ürünlerin olması gerekenin çok üzerinde fiyatlara satıldığını gördük. Özellikle son dönemde Türkiyeye gelen uluslararası perakendeciler, fiyatların biraz olsun aşağıya çekilmesini sağladı. Serbest piyasa ve rekabet her zaman dengelerin doğru oluşmasını sağlar. Media Marktın açılışı Türkiyede en ses getiren açılışlardan biri oldu. Pazar ciddi anlamda hareketlendi, rekabet boyut değiştirdi. Bu konuda neler söylemek isterseniz?Media Markt, elektroniğin mücevher gibi sunulduğu ülkemizde, aslında bu ürünlere çok da kolay ulaşabileceğimizi gösterdi, pazarın önünü açtı. Elektronik marketler indirimi öğrendi, Media Markt için bir ekol diyebiliriz. Media Marktın Türkiyeye gelişi gelecekte üniversitelerde pazarlama derslerinde okutulacak.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive