Yükselen Değer: Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü

Zeytin ve zeytinyağı üretimi, ülkemizin en önemli geçim kaynakları arasında yer alıyor. Dünyada en fazla zeytin üretimi yapan ülkelerden biri olmamıza rağmen, özellikle zeytinyağı tüketimi buna paralel oranlarda gerçekleşmiyor. Yine de Türk ekonomisinin yükselen değeri olarak görülen sektörün 3 yıl içinde 3 kat büyüyerek 4 milyar dolara ulaşması bekleniyor

Eklenme Tarihi : 10 Kasım 2009 Salı
yukselen-deger-zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru
Özlem ELGÜNGeçmişi günümüzden 10 bin yıl öncesine dayanan zeytin, lezzetli ve faydalı olmasının yanı sıra birçok efsanenin de kaynağı... Kutsal sayılan dalları, ağacı ve meyvesi çeşitli şekillerde kullanıldı; yaprakları zafer, akıl ve barış simgesi oldu. Nuh'un gemisine bir zeytin dalı ile geri dönen güvercin, büyük sel felaketinin sona erdiğine dair bir işaretti. Birçok yerde vaftiz törenlerinden yağ lambalarına, geleneksel ve kutsal mekânlardan Akdeniz'de görkemli dinsel ayinlere kadar önemli bir yer tuttu. Zeytinyağı ise geçmişten bugüne özellikle Akdeniz mutfağında başköşede yer aldı. Lezzetinin yanı sıra büyüleyici bir antioksidan deposu olan bu altın sıvı, iltihabi rahatsızlıkları önlediği gibi hücreleri tehdit eden moleküllere karşı da vücudu koruyor. İnsanın vücudunda donmayan nadir yağlardan biri olduğu için kanser riskini azaltıyor. Türkiye, bulunduğu coğrafi konum ve sahip olduğu Akdeniz iklimi özellikleriyle İtalya, İspanya, Yunanistan ve Tunus gibi diğer Akdeniz ülkeleriyle birlikte dünyanın önde gelen zeytin ve zeytinyağı üreticilerinden biri Üretim, dane zeytin yoğunluklu olarak Manisa, Aydın, İzmir ve Balıkesirde yapılıyor. Ortalama 160-170 milyon olan zeytin ağacı sayısı gün geçtikçe artıyor. Devlet İstatistikleri Enstitüsü araştırmalarına göre, Türkiyede üretilen zeytinlerin yaklaşık yüzde 70i yağ üretmek, yüzde 30u ise sofrada kullanılmak üzere yetiştiriliyor. Ortalama 850 zeytinyağı fabrikasıyla Türkiye, dünyada zeytinyağı üretiminde 5inci sırada yer alıyor. Dünyada 7.5 milyon alan üzerinde mevcut toplam 800 milyon adet zeytin ağacının yüzde 98'i Akdeniz havzasında bulunuyor. Dünya zeytinyağı üretiminin ise 95'i Akdeniz ülkelerinde yapılıyor. Türkiye'de Balıkesir ili Edremit ilçesi Narlı köyünde dünyaca meşhur içimlik kıvamda üretilebiliyor. Zeytinde rekolte 250 bin ton civarında. Ülke genelinde kişi başına zeytin tüketimi 3, zeytinyağı tüketimi ise 1,5 kilo. Sofralık zeytin tüketim rakamları dünya geneli ile kıyaslandığında kabul edilir düzeyde ancak zeytinyağı tüketimi özellikle üretici ülkelere göre çok geride. Uzmanlar tarafından tavsiye edilmesine rağmen bu düşük tüketimin sebebi, zeytinyağının pahalı oluşunda yatıyor... Zira ayçiçeği yağı zeytinyağından 4-5 kat daha ucuz.Sektör büyüyor Nielsen Perakende Paneli verilerine göre Ağustos 2009 itibariyle bir yıllık zeytinyağı satış miktarı 32 milyon litre olarak görünüyor. Bu rakam bir önceki yıl 29 milyon litre olarak gerçekleşmiş. Yani kategori bir yılda yaklaşık yüzde 9 mertebesinde büyümüş. Zeytindostundan aldığımız rakamlara göre ise sektörün büyüklüğü 1.3 milyar dolar civarında. Önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde bu sektörün 3 kat civarında büyüyerek 4 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Sektöre dair diğer ayrıntıları Zeytindostu Zeytin ve Zeytinyağı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin Ölkenden öğrendik...Zeytindostu Zeytin ve Zeytinyağı Derneği kimler tarafından, ne zaman kuruldu? Şu anda kaç üyeniz var?Dernek, 2007 yılında 40 kurucu üye tarafından kuruldu. Kurucular arasında iş adamları, bilim adamları, ihracatçılar, üreticiler, ev hanımları, sanayiciler ve bürokratlar gibi sektörün direkt içinden ve aynı zamanda dışından kişiler bulunuyor. Derneğin amacı ve çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz?Derneğin ana amacı, ülkemiz zeytin ve zeytinyağı sektörünü ulusal ve uluslararası arenada hak ettiği seviyeye çıkarmak. Bu amaca ulaşmak için de eğitim, tanıtım, 3 S (spor, sanat ve sağlık) faaliyetleri, fuar ve çeşitli yayınlar dâhil her türlü etkinliklerde bulunuyoruz.Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü, geçmiş yıllarla kıyaslandığında şu anda hangi noktada?Ülkemiz zeytin ve zeytinyağı sektörü aslında her geçen sene ilerliyor ve büyüyor. Çünkü son yıllardaki dikimler üretim artışını sağlıyor. Ancak gelişen sektörde ihracatçı kesim son 2 yıldır kan kaybediyor.Türkiye dünya zeytin ve zeytinyağı üretiminde kaçıncı sırada? Bilinen zeytin ağacı adedi nedir?Ülkemiz bugün için yemeklik sofralık zeytin üretiminde 2nci, zeytinyağı üretiminde ise 5inci sırada. Tahmin edilen ağaç varlığımız ise 160-170 milyon arasında.Peki, yıllık kişi başı zeytin ve zeytinyağı tüketimi ne kadar? Sizce Türkiye, elinde bulunan potansiyeli yeterli ölçüde değerlendirebiliyor mu?Kişi başı zeytinyağı tüketimi 1,5, zeytin tüketimi ise 3 kilo civarında. Sofralık zeytin tüketim rakamlarımız dünya geneli ile kıyaslandığında kabul edilir düzeyde olmakla beraber zeytinyağı tüketimimiz özellikle üretici ülkelerle kıyaslandığında çok geride. Elimizdeki potansiyeli yeterince değerlendiremiyoruz.Türkiye, zeytin ve zeytinyağında önemli bir pazar olmasına rağmen, tanıtım faaliyetleri yetersizliğinden ötürü Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi kurulmuştu. Komite ne gibi faaliyetlerde bulunuyor ve neyi hedefliyor?Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi (ZZTK) öncelikle uluslararası piyasalarda bir Türk zeytin ve zeytinyağı üst kimliği ile imajı oluşturmak için kuruldu. Bunun yanı sıra iç tanıtım ve iç tüketimin artırılmasına yönelik çalışmalar da planlanıyor. ZZTK özellikle birinci hedef pazar olarak belirlediği Çin'de fuarlara katılıyor, orada da Türk zeytin ve zeytinyağı bilinirliliğinin artması için çaba sarf ediyor.2007 yılında yapılmaya başlanan Anatolive Fuarı, Türk zeytin-zeytinyağı sektörünü bir adım öne taşımıştı. 2008de de sektörün odak noktası olan fuarın üçüncüsü ne zaman gerçekleştirilecek?Üçüncü Anatolive fuarı 2010 yılında gerçekleştirilecek. Ancak ayı ve günü henüz netleşmedi.Zeytin ve zeytinyağı sektörünün son 3 yılı nasıl geçti? Sektördeki en büyük sorunun ne olduğunu düşünüyorsunuz?Sektörün son 3 yılı öncelikle ihracatçılar açısından çok olumsuz geçti. Üreticiler de kuraklık yüzünden istenilen randımanda ürün alamadıkları için sıkıntılı bir süreç geçirdiler. Sektörün sorunlarının başında üretimin ölçek olarak küçük kalmasından dolayı üretim maliyetlerinde ve ürün miktarında henüz bir istikrar sağlanamaması geliyor. Buna bağlı olarak zaman zaman rekabet edilemez fiyatlar yüzünden ihracat tıkanıyor ancak buna karşılık iç piyasada tağşiş (bir malın içine değersiz veya daha düşük değerli madde karıştırılması) ve sahte zeytinyağı vakaları artıyor.Firmalar varolan potansiyeli değerlendirme çabasındaBir zeytin cenneti olan Türkiye'de en kaliteli zeytin ağaçları Ege, Marmara ve Akdeniz'de yetişiyor. Dünyanın ilk zeytinyağı üreticilerinin bulunduğu Balıkesir ve Altınoluk-Edremit-Ayvalık, zeytinyağı üretimi nedeniyle altın üçgen olarak biliniyor. Her geçen yıl artan ağaç sayısı ve son yıllarda verilen destekler sayesinde zeytin ve zeytinyağı sektörü yeniden canlansa da firmalar sıvı yağ fiyatlarındaki artış, depolama şartları, standart eksikliği ve tağşiş gibi sorunlardan dem vuruyorAydoğmuş Zeytinleri Genel Koordinatörü Çetin Aydoğmuş Aydoğmuş Zeytinleri, 1986 yılında Hüsnü Aydoğmuş tarafından kuruldu. Şu an 7 bin 800 metrekarelik bir alana yayılan işletmede, 5 kişilik satış ekibimiz ile Türkiye genelinde 28 ilde hizmet veriyoruz. Her türlü zeytin ve zeytin ürününde plastik pet ambalaj, plastik kova, teneke, vakumlu ambalaj, cam kavonoz gibi yaklaşık 80 ambalaj çeşidimiz bulunuyor. Ürünlerimizi Türkiye genelindeki dört yöreden çalışıyoruz. Siyah zeytinin ana memleketi olan Gemlikten biberli, kokteyl, kırma yeşil zeytin, Manisa Akhisardan çizik yeşil zeytin, Edremitten light zeytin diye tabir ettiğimiz siyah zeytin ve Aydın ile Akhisar tipi siyah zeytin işliyoruz. Zeytin, gıda maddeleri arasında birincil ihtiyaçlardan olduğu için her sofrada bulunan bir nimet bize göre. Bununla beraber herkesin kolay olduğunu iddia ederek girmek istediği bir sektör... Bu yüzden bu sektöre pek çok kişi girer ve çıkar. Oysa üretim yapmak bu kadar kolay olmamalı diye düşünüyorum. Bizim açımızdan bu işin maliyetleri yüksek, fakat çok basit olduğunu düşünen arkadaşlarımız Gemlikte 150 metrekarelik bir yerde üretim yapabiliyor. Çoğu satış noktası için bizim o firmalardan bir farkımız yok. Çünkü onlar için önemli olan ambalajın içindeki ürün, nerede ve nasıl yapıldığı hiç önemli değil. Bu gibi firmaların denetlenmesi ve işini hakkıyla yapan firmalarla bir tutulmaması gerekiyor.Aymar İcra Kurulu Başkanı Nihat ÖzyurtAymar, 1979 yılında üretime Koç Holding bünyesinde başladı. Grubun katı ve sıvı yağlar sektöründeki temsilcisi olarak Kasım 1989a kadar faaliyetlerine devam etti. 1989 yılında Unilever bünyesine geçen Aymar, 1990lı yıllarda pazarın en önemli üreticisi haline geldi ve o yıllarda sahip olduğu yüzde 40 pazar payı ile sektördeki firmaların ulaştığı en yüksek payı aldı. 2003 yılında Türkiyedeki bitkisel yağ üreticisi firmaların uzun yıllar boyunca tedarikçisi olmuş Toros Ltd. şirketi tarafından satın alınarak, yeni bir kimlik ve bakış açısıyla pazardaki varlığını sürdürmeye başladı. Üretimimizi Çorludaki 98 bin metrekarelik tesislerde gerçekleştiriyoruz. Yıllık 100 bin ton yağ hacmiyle tesislerimiz tam kapasite çalışıyor. Dağıtımı ise yurt genelindeki ulusal marketler, yerel zincirler ve Türkiye geneline yayılmış 140 bayimiz aracılığı ile gerçekleştiriyoruz. Yağ alanında Türkiyedeki en güçlü portföye sahip olan şirketimiz, 15 farklı yağ üretiyor. Geleneksel yağ sektöründe ayçiçek ve mısır yağı; riviera ve naturel sızma zeytinyağı; pamuk, soya ve kanola yağı ürünlerine sahip. 2008 yılındaki sıvı yağ fiyatlarındaki ciddi yükselmeler öncelikle üreticileri (sanayicileri) sermaye açısından sıkıntıya sürükledi. Sanayiciler sattıkları malı yerine koyamadılar. Böyle devam etmesi halinde firmaların kapanma aşamasına gelmesi kaçınılmaz olacak. Tüketici boyutunda insanların olmazsa olmazları, bitkisel yağlar gibi temel maddeler. Bu maddelerin başında da sıvı yağ geliyor. Bu olumsuz gelişmeler dikkate alındığında, insanların daha fazla bedel ödeyerek yağ almaları aile ekonomisine ciddi zararlar verdi. Küresel ısınma ile yağlı tohum, dolayısıyla yağ arzı azalıyor. Petrol fiyatlarındaki artış ile de alternatif enerji arayışları yağa talebi artırıyor. Bu da hem bizi hem de tüketiciyi kısır döngüye sürüklüyor. Tüketici 2 sene önce 1 liraya aldığı yağı, bugün 3 liraya alıyor. Sanayici firmalar ise 2 sene önce elindeki sermaye ile 3 birim ürün üretebilirken, bugün 1 birim üretebiliyor. Türkiye sıvı yağda ithalat yapan bir ülke konumunda olmasının yanı sıra, akaryakıttan sonra en fazla ithalat bedelini de yağa ödüyor. Yağ bitkilerine gerekli önem verilmezse yağ açığı giderek artacak. Bize göre tek yol, ülkemizde rahatlıkla yetişebilen bitkilerden elde edilen yağları kullanmak. Bu nedenle zeytinyağının çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Baytek Genel Müdürü Atalay Baytek Şirketimiz 1993 tarihinde kuruldu. Merkezimiz Ankara Gimatta, fabrikamız ise Bursa Orhangazide bulunuyor. Zeytin ağaçları nasıl ağaçların en eskisi ise, bizler de bu sektörün en eski firmalarından biriyiz. Zamanla kendimizi yenileyerek, teknolojiye ve gelişmelere ayak uydurduk. Bugün geldiğimiz noktada Gemlik'te yaklaşık 4 bin 800 metrekarelik kapalı alan üzerine kurulu fabrikamızda imalatlarımızı gerçekleştiriyor, Ankara Gimat Ticaret Merkezi'ndeki 2 bin metrekarelik yönetim binamız ile Türkiye'nin dört bir yanına hizmet veriyoruz. Ürünlerimiz; zeytin toplama, yıkama, ön kalibrasyon, fermantasyon, fermantasyon sonrası yıkama, son kalibrasyon, ambalajlama, depolama ve pazarlama faaliyetleri ile nihai tüketiciye ulaştırılıyor. Gemlikteki tesisimizde 10 bin ton yıllık üretim kapasitesi bulunan firmamız çeşitli siyah ve yeşil zeytin üretimi yapıyor. Baytek zeytinleri tamamen doğal ve katkı maddesiz olarak üretiliyor. Bazen basında zeytinin tekstil boyası ve ferroglukonat ile karartıldığına dair haberler görüyoruz. Oysa Gemlik zeytinlerinin gerek tat gerekse renk yönünden hiçbir katkı maddesine ihtiyacı yok. Gerçek Gemlik zeytini siyah renkte, ince kabuklu, çekirdeği küçük ve etlidir. Kızıl zeytinlerin boya ile renklerinin değiştirilmesi daha çok merdiven altı tabir edilen firmalarda gerçekleştiriliyor. Bu tip firmalara yönelik kontrol mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğine inanıyorum. Celayir Zeytin Gıda Genel Koordinatörü Umur CelayirZeytin ile birlikteliğimiz 1960lı yıllarda başladı. İkinci kuşak olarak 1990lı yıllardan sonra altyapı çalışmalarımızı tamamlayıp kurumsallaşmaya hız verdik. Her çeşit zeytin ve zeytin ürünlerini işlemekle beraber, özellikle Gemlik sofralık siyah zeytin konusunda ihtisaslaştık. Üretimle ilgili tüm izinlere, kalite belgelerine ve ödüllere sahip olan firmamız, kapalı 3 bin metrekarelik bir alanda hizmet veriyor. Yıllık ortalama 3 bin ton zeytin ve ürünlerini iç-dış piyasaya Celayir ve Ceolive markalarıyla sunmayı hedefliyoruz. Üç ana grup altında ürettiğimiz ürünler sırasıyla; salamura siyah zeytin, Gemlik sele zeytini ve yeşil zeytin olarak işleniyor. Bu ürünler kendi alt gruplarında değişik çeşit ve kalibrelerde üretiliyor. Bununla birlikte zeytinyağı pazarında da yatırımlarımız devam ediyor. Toplamda barkod bazında, ambalaj ve kalibre olarak 55 değişik ürün çeşidimiz mevcut. Şu an için sektörde ham dane zeytin olmak üzere başlayan; depolama şartları, standart eksikliği, üretim aşaması problemleri, sermaye yetersizliği ve kayıt dışı gibi ciddi sorunlar var. Bunlar, ciddi yapısal reformlar gerektiren, ancak kısa zamanda radikal kararlar ile hayata geçirilmesi kolay olmayan sorunlar. Zeytin tarımının ulusal bir tarım politikası ve buna bağlı üretim planlaması kapsamında ele alınması gerekiyor. Günümüzde yöreye ve ekolojiye uygun olmayan çeşitlerin, gerek sofralık gerekse yağlık zeytinin, iç ve dış pazar araştırılmaları yapılmadan yaygın bir şekilde ve plansız olarak dikilmesi, gelecekte daha ciddi sorunların yaşanacağının habercisi. Zeytin ekim alanlarının kayıt altına alınması ve çiftçi kayıt sisteminin gerçekleştirilmesi, tarım sigortası uygulamasının yaygınlaştırılması, zeytinin kullanım türlerine ve üretim bölgelerine göre fidan dikiminin ve üretiminin teşvik edilmesi, zeytinliklerde gençleştirme çalışmalarının yapılması, yaşlı ağaçların oluşturduğu zeytinliklerin yenilenmesine çalışılmalı. Uygun bakım, gübreleme, budama ve sulama ile verim artırılmalı, kaliteli üretim teşvik edilmeli. Yöreye ve ekolojiye uygun maliyetler göz önünde tutulmalı, dane zeytine prim desteği sağlanmalı. Bölgemizdeki sorunların en önemlilerinden biri, miras yoluyla parçalanmış olan zeytin arazilerine sahip üreticinin yeterli bilince sahip olmaması ve kalite standardında üretim gerçekleştirememesi dolayısıyla yaşanan zayiat. Üreticilerin sağlıklı örgütlenmesinin artırılması, köy kooperatifleri ve benzeri üretici örgütlerinin yaygınlaştırılması, lisanslı depoculuğun hayata geçirilip modern işleme depolarının oluşturulması, üreticilerin ve tüccarın bu çatı altında toplanması sağlanmalı. Kaliteli ve sağlıklı ürün elde etmek için gerekli teknoloji ve hijyen tam anlamıyla uygulanmalı, merdiven altı üretim yapan işletmeler çok sıkı denetlenmeli. Kayıt dışı üretim ve dağıtımın etkin şekilde denetlenip, kontrol altına alınarak sektördeki haksız rekabetin önüne geçilmesi sağlanmalı. Üniversitelerin gıda fakültelerine veya yüksek okullarına, sofralık zeytin işlenmesi ve değerlendirilmesi konusunda dersler konulmalı. İşletmeler desteklenmeli, üretim ve işleme verimini artırarak sağlıklı standartlar oluşturulmalı, coğrafi işaretleme ve ürün takip sistemi ile kaliteli zeytin güvence altına alınmalı. Tüketicilerin dökme zeytin yerine ambalajlı zeytin tüketmesi için bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı, firmaların sağlıklı ve ufak ambalajlı ürün satmaları teşvik edilmeli. Sonuç olarak sektörün tüm bileşenlerinin ortak iradesi ile ülkemiz zeytinciliğinin plan ve politikalarının oluşturulması, ulusal bir tarım politikası kapsamında ele alınması ve uluslararası etkinliğin artırılması, zeytincilik kültür ve sanatının oluşturulması, anavatanı Anadolu olan zeytine yaraşır çalışmalar yapılması gerekiyor. Yarın: Ekol Zeytin Genel Müdür Yardımcısı Bilgin Aktaş, Elita Genel Müdürü Hüseyin Nuri Çomu, Helvacızade A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Büyükhelvacıgil, Montolivya Gıda Genel Müdürü Metin Ölken, Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Cahit Çetin'in görüşleriyle devam edeceğizBu haber Market dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive