Eklenme Tarihi : 31 Ekim 2008 Cuma
Fahir Çam

Panik Yok! Yolumuz Uzun!

As Merkez Genel Müdürü ve Perakende.org yazarı Fahir Çam'ın, ekonomik krizi AVM'ler ve perakendeciler açısından değerlendiren son yazısında çarpıcı ifadeler yer alıyor


Kriz Resesyon Durgunluk Hafiften midenize ağrıların girmeye başladığını fark edebiliyorum. Hepimiz aynı durumdayız aslında. Hem oyuncu hem seyirci... Hem kaygılı hem meraklı... Dolayısıyla midemiz de ağrır, tansiyonumuz da yükselir, moralimiz de bozulur; hepsi olabilir şu ara. Var mı, yok mu? Ne getirir, ne götürür? Kim gider, kim kalır? Tüm bunları ölçüp biçmekten, işimizi yapamaz olduk! Bol bol konuşuyoruz Kahvede, salonda, barda, restoranda, ofiste, arabada, evde, balkonda, radyoda, televizyonda Konuşmadık kimse, konuşulmadık nokta kalmadı. Eeee, sonuç? Her zamanki gibi havanda su dövmenin ötesinde bir şey yok. Yine söyleyen yok ama söylenen çok! Neyse, konumuz Ne olacak bu memleketin hali? sorusuna cevap aramak değil. Biz de aynı yanlışa düşmeyelim şimdi. Boş konuşmak yerine, global ekonomideki sıkıntılarla siyasi olumsuzlukların piyasalara zor zamanlar yaşattığı böyle bir dönemde, durgunluk sebeplerini organize perakende sektörünün özelinde inceleyelim.Günah keçisi: AVMlerOrganize perakendeyi konuşuyorsak eğer, akla ilk gelen konu AVMler oluyor elbette. Bu nedenle üzerinde durmamız gereken sıkıntılar ve perakende sektörünün özelinde oluşan sorunlar, aslında AVMler üzerinde yoğunlaşıyor. Son beş yıldaki olağanüstü sıçrayışın en önemli kahramanı nasıl AVMler olarak gösteriliyorduysa, durgun dönemlerde de AVMlerin hedef gösterilmesi çok normal. Fakat bunu yaparken de rasyonel olmak, adaletli davranmak gerekiyor. İsterseniz, organize perakende sektörüne odaklanmış bazı genel sorunlar üzerinde biraz fikir jimnastiği yapalım ve AVMlerle ilişkili -ya da bir biçimde ilişkilendirilen- en temel sıkıntıları tartışalım. *Uluslararası piyasalardaki bunalım: ABD kökenli global krizin etkisi Türk ekonomisine henüz doğrudan doğruya yansımasa da oluşan panik ve kriz beklentisi, halkın tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkiliyor. Tüketici, tasarruf eğilimi gösteriyor. Bekliyor, izliyor. Sonuçta, sektör oyuncularının ciroları ciddi oranda düşüyor.*AVMlerin nitelik ve nicelikleri: Şu bir gerçek ki -özellikle büyük şehirlerde-, birbirinin kopyası olan ve 200-300 metre aralıklarla aynı bölgede inşa edilen AVMler, perakende sektörüne faydadan çok, zarar getiriyor. Talebin bulunduğu lokasyonlara konumlandırılan, farklı hedef kitlesine sahip AVMler ise sektör için faydalı. Durumun ciddiyeti ortada. Sorunun ivedilikle, gerekirse yasal düzenlemelerle çözülmesi gerekiyor.*İndirimlerdeki abartının yarattığı güvensizlik: Müşteri, mağazaların yapmış olduğu indirim, kampanya ve promosyonları gerçekçi bulmuyor. Kuşkuyla yaklaşıyor, markaya duyduğu güven sarsılıyor. Alışveriş etmekten kaçınıyor. *Marka bağımlılığı: Bazı markaların AVMler üzerinde oluşturduğu baskı ve hakimiyet, zaman zaman yöneticilerin adil ve doğru bir yönetim uygulamasına engel olabiliyor. Birtakım markalara düşkünlük ise henüz popülerleşemeyen, son derece başarılı ama genç markaların AVMlere alınması konusunda engel teşkil edebiliyor. Hal böyleyken, yerelden ulusala açılmak isteyen pek çok orta ölçekli girişimci, daha yolun başında eziliyor. Kaybeden, Türk perakendesi oluyor.*Anadolu AVMlerine yeterli ilgi gösterilmemesi: Anadoludaki AVMlerin yaptığı son derece başarılı çalışmalar, genelde İstanbul AVMlerinin gölgesinde kalıyor. Sektör, ilgili örgütler ve bazen de madya, taşraya hak ettiği ilgiyi, desteği göstermiyor. Dolayısıyla Anadolu girişimcisi motive olamıyor. Halihazırda yaşanan İstanbul bağımlılığı, sektörü negatif yönde etkiliyor. *İK sorunu: Sattığı markanın adını doğru telaffuz edemeyen satış temsilcileri, KDVyi hesaplayamayan kasiyerler, maalesef abartı değil gerçek!.. Sektördeki nitelikli eleman açığı had safhada. Akademik seviyede eğitim platformları oluşturmak, personel eğitimine zaman, emek ve bütçe ayırmak gerekiyor. *Tütün yasası: AVMlerde sigara içime yasağı uygulanırken, dışarıdaki herhangi bir kafe veya restoranda serbest. Yasanın, hiçbir geçiş dönemi olmadan derhal uygulanmasıyla birlikte doğan haksız rekabet, AVMlerde ziyaretçi kaybına yol açtı. Daha birçok temel sorunu, böyle art arda sıralamak mümkün tabii. Ama gözlemlediğimiz, konuştuğumuz, paylaştığımız konular, temelde bunlar Unutulmamalı ki perakende sektörünün son dönemde kaydettiği başarıda en önemli pay, alışveriş merkezlerine aittir. Şimdi ortada bir durgunluk, bir sıkıntı varsa, bunun faturasını taraflardan sadece birine kesmek doğru olmaz. Refah dönemlerinde kucaklaşıp, ortalığın biraz bulandığı zamanlarda ayrı düşmek de olmaz. Birbirimizi karalamak yerine, elbirliğiyle dürüst ve samimi çözümler üretmemiz gerekir.Zaman, kenetlenme zamanı... Moral bozmanın, negatif eğilimleri körüklemenin, kimseye bir yararı yok şu aşamada. Ortak akılda buluşmalı, sağduyulu davranmalı, karşımızdakileri her zamankinden fazla dinlemeliyiz belki. Dinlemekle kalmayıp, anlamaya çalışmalıyız. Çünkü organize perakende AVMsiz, AVM de perakendecisiz olmaz...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive