Eklenme Tarihi : 24 Ekim 2008 Cuma
Ergün Güler

İnternet Perakendeciliği

Ülkemizde organize perakendeciliğin gelişiminin eskiye dayanmadığı her fırsatta dile getirilir. Yerel gruplar, biz bu işi Metro Grouptan öğrendik derler. Demek ki 20 yıl olmamış bile


Metro Groupun Almanyadaki kuruluş tarihinin 1960lar olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, perakendeciliğe 30 yıl geriden başladığımızı anlıyoruz. Aynı değerlendirmeyi internet perakendeciliği ile ilgili yaptığımızda karşımıza ilginç bir tablo çıkıyor. Amerikanın ünlü e-perakendecisi Amazon.comun kuruluş tarihi 1994, Ebay.comun kuruluş tarihi ise 1995. Türkiyedeki ilk e-perakendecilerden biri olan ve bugün güçlü daha da etkin yapısıyla hizmet veren Hepsiburada.com, Amazon.comdan sadece 4 yıl sonra hizmet vermeye başlamış. Tarih, 1998!Bunun yanı sıra bugün Carrefour bünyesinde faaliyet gösteren ve Gima tarafından hayata geçirilmiş Sen-Al Market, 2001 yılından bugüne hizmet veriyor. Keza Migrosun kangurum.comu da çok yeni değil. Sonuç, konu e-perakende olduğunda batıdan çok da geride değiliz. Küçük bir farkla tabi! Amazon.com dediğinizde deniz aşırı ülkelere de satış yapan bir perakendeci buluyorsunuz karşınızda, ülkemizdekiler yine lokal. Ancak, iş modeli açısından baktığınızda lokasyon dışında aralarında temel bir fark yok.Şahsen 1997 yılında internetle tanıştım. O zaman tüm maddi zorluklara karşın, belki de ailemin kenardaki son parasıyla ilk bilgisayarımı almıştım. Türkiyenin interneti tanıdığı yılın 1993 olduğunu düşündüğümüzde, camiada eskilerden sayılırım. İlk websayfamı 1998de yapmıştım. İlk haber portalımı da 2001de. 10 bin kullanıcılı bir sistemin sahibiydim ve kendimi medya patronu gibi hissediyordum! Sonrasında, perakende.org haber portalını icat ederek, sektör yayıncılığının kaderini değiştirdiğimizi söyleyebilirim. Değinmek istediğim temel konu, ne yayıncılık ne perakendecilik ne de herhangi bir iş modeli eskisi gibi değil ve asla geri dönmeyecek. Teknosa Genel Müdürü Mehmet Nane ile görüşmemizde kendisine de ifade etmiştim. Ben teknoloji alışverişlerimi internetten yapıyorum ama ürünü görmek için sizin mağazaları seçiyorum demiştim. Kendisi de, demek ki biz amacımıza ulaşıyoruz, yani herkesin Teknosaya gelmesini sağlamak. Sanıyorum, böylelikle, gelen nasıl olsa bizden bir şeyler alacaktır diye düşünüyordu. Ben kendisiyle hem fikir değilim.Internet perakendeciliğinde tüketicinin seçme şansı çok fazla. Ürünlerin fiyatlarını karşılaştırarak, istediği platformdan alışveriş yapabiliyor. Bir ürünün hangi e-perakendecide kaç lira olduğunu gösteren portallar ortaya çıkmaya başladı bile. Örneğin, kac-lira.coma girip Nokia 6300 nerede hangi fiyata satılıyor görebiliyorsunuz. Güvendiğiniz portaldan en ucuza satın alabiliyorsunuz. Her durumda fiziki mağazası bulunan perakendecilerden daha makul oluyor.Şu anda en etkili e-perakendeciler teknolojik ürünleri satanlar olarak görünüyor. Ancak, Migros ve Carrefour uygulamalarında olduğu gibi, gıda da etkin kullanım artıyor. Diğer taraftan bankaları ele almak gerekiyor. İnternet şubesini kullanan kazanıyor. Bankalar da, kira, personel vb. genel gider maliyetlerinden kurtulmak için e-bankacılığa yatırım yapıyorlar. Hiç de fena gitmiyorlar. İş Bankası ve Garanti Bankası bu konuda en iyi uygulamaları sunuyorlar.E-perakende, organize perakende demektirTürkiyede organize perakendeciliğin gelişimi açısından baktığımızda da, e-perakendeciliğin önemini kavrayabiliyoruz. Genellikle kredi kartı ile yapılan satın almalar nedeniyle, kayıt dışını sıfırlıyor. E-perakendeciler, vergi daireleri gibi çalışmaya başlıyor. Hükümet vergi politikasında e-perakendeye ayrıcalıklar sunabilse mesela, harika bir iş başarmış olur.Tüm bunların bize vereceği mesaj, perakendeci dostlarımızın geç kalmadan e-perakendeciliği anlamaya başlamalarının gerekliliği olmalıdır. İster sadece bulunduğunuz (fiziki mağazalarınızın bulunduğu) bölgeye hizmet veren e-perakendecilik yaklaşımı olsun, isterseniz daha geniş bir alana yönelin ama bu işi model olarak planlamalarınız arasına alın.Şu anda yaşanmakta olan, kriz ve getirileri, bizi daha fazla verimlilik odaklı çalışacağımız bir döneme taşıyor. Dünya böyle bir kriz görmediği gibi, böyle bir dönüşüm süreci ancak Sanayi Devriminde yaşanmıştır.İkibinlerin başında, internet balonu patladı diyenler, bugün daha güçlü bir sürecin içinde yer alıyorlar. Ortada balon falan yok! Nereden mi biliyorum?Kendi iş modelim içindeki değişimle, en iyi ciroyu ve kârı e-yayıncılıktan kazanıyorum da ondan.Molalarınız aktif olsun.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive