As Merkez Genel Müdürü Fahir Çam

Türkiyenin en büyük şehirlerinden Bursanın, en güzel alışveriş merkezlerinden biri As Merkez... Bünyesinde bulunan 77 mağazayla, her türlü zevk ve ihtiyaca en üst alışveriş kalitesiyle cevap veren AVM, mevcut yapıdaki çok katlı mağaza anlayışı ise ürün portföyü açısından sınırsız bir çeşitlilik yaratıyor. As Merkez'in Genel Müdürü Fahir Çam ile bir söyleşi gerçekleştirdik

Eklenme Tarihi : 24 Temmuz 2008 Perşembe
as-merkez-genel-muduru-fahir-cam
Fahir Bey, öncelikle sizi tanıyalım isterseniz1978 yılında, Bursada doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Bursada tamamladım, 1999 yılında, Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümünden mezun oldum. 2004 yılında ise Uludağ Üniversitesi İşletme Bölümünden yüksek lisans derecesi aldım. 1999 yılında Sönmez Holding bünyesinde çalışmaya başladım ve değişik pozisyonlarda görev yaptım. Halen Sönmez Gıda Turizm Ticaret AŞ ile As Merkezin genel müdürlüğünü ve yönetim kurulu üyeliği görevlerini yürütmekteyim. Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesinde üstlendiğim başkan yardımcılığı görevi başta olmak üzere, pek çok dernek ve sivil toplum örgütünde aktif üyeliğim devam etmekte. Bursa hakimiyet gazetesi, Yaşayan Bursa Dergisi ve Perakende.org Haber Portalında düzenli köşe yazıları yazmaktayım. Perakende son yılların en istikrarlı büyüyen sektörü. Bu büyümeye paralel olarak, alışveriş merkezlerinin sayısı da hızla artıyor. Her geçen gün, yeni AVMler katılıyor sektöre. Bir yönüyle ürkütücü aslında. Çünkü sadece fark yaratanların değer kazanacağı acımasız bir rekabet söz konusu. Başka As Merkez yok! diyorsunuz ya, As Merkezi diğer yatırımlardan ayıran başlıca özellikler neler?Bir alışveriş merkezini (AVM) diğerlerinden ayıran pek çok özellik bulunabilir. Yatırım maliyetine bağlı olarak, yapısal farklılıklar oluşturulabilir. İşletme becerisi de çok önemli bir faktör. Donanımlı bir ekip ve kalifiye elemanlarla çok başarılı etkinlikler yapılabilir. Ancak oluşturulacak en değerli fark, ziyaretçilerinizin yüzündeki gülümsemedir. Yönettiğiniz AVMnin geleceğini şekillendiren de yine ziyaretçilerin yüreğine ekeceğiniz sevgi tohumlarıdır. Satış odaklı hizmet anlayışı, çoktan eskidi. Ziyaretçi ve müşterilerinizle duygusal bağlar kurmanız gerekiyor artık. Bizim farkımız, işte bu formülde gizli. As Merkez kompleksi içinde yer alan buz pisti, bowling salonu, As Çocuk Kulübü, iki ayrı tiyatro salonu bulunan bir kültür merkezi, go-cart sahası ve çocuk oyun alanları, elbette bizi avantajlı duruma geçiriyor. Fakat asıl farkı, ziyaretçi memnuniyetini korumak için harcadığımız çabada aramak lazım. Ruhumuzu adıyoruz yaptığımız işe. Tek tek bireylerden yola çıkıp, yeni mutluluk nedenleri yaratıyoruz herkes için. Çünkü As Merkezin kapısından içeri giren herkes özel, herkes ayrıcalıklı bizim için. Onları en iyi iklimlendirme ve en doğru aydınlatma koşullarında, güler yüzlü hizmet anlayışı ile karşılıyor; her ihtiyaca cevap verebilen mağaza karmasıyla da hayatlarını kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Birbirinden keyifli eğlence birimlerimiz ise hem küçüklere hem büyüklere yönelik. As Merkez, tıpkı sloganında da kullandığımız gibi eğlencesiyle, eğlenmek isteyenlere sunduğu değişik alternatiflerle öne çıkıyor. Bursanın tüketici profilini genel hatlarıyla anlatmanızı istesek, hangi özellikler ağır basar? As Merkez olarak, kendi hedef kitlenizi nasıl tanımlıyorsunuz?Kültürü, tarihi, endüstrisi, tarımı, sanayisi ve turizmi ile Türkiyenin dördüncü büyük şehri Bursa, son yıllarda marka kent olma yolunda da önemli mesafeler kat etti. Bu alandaki tüm gelişmeler, şehir hayatını ve alışveriş kültürünü etkiliyor, hatta yönlendiriyor. Çok genel bir tanımlama ile Bursalıların, hem sosyokültürel hem sosyoekonomik açıdan oldukça yüksek yaşam standartlarına sahip olduğunu söyleyebiliriz. Ne istediğini bilen, kültürel ve sanatsal etkinliklere dahil olan, alım gücü yüksek, eğitimli bir müşteri profili çıkıyor karşımıza. Ayrıca Bursa halkının kendine has özellikleri var. Mesela, yenilikleri takip etse bile muhafazakar bir tutum sergileyebiliyor. Ancak herhangi bir vesile ile Bursanın yüreğine dokunduğunuzda, samimiyetinizi kanıtladığınızda, sizi tercih eden geniş bir kesime de ulaşmış oluyorsunuz. Üstelik olağandışı bir durum olmadıkça, seçimlerini koruyorlar. Tercihlerini, sizden yana kullanmaya devam ediyorlar. Bunu iyi biliyorum, çünkü ben de Bursalıyım. Bu şehirde doğup, büyüdüm. İnanıp güvendiklerimizden kolay kolay vazgeçemiyoruz biz! As Merkezin hedef kitlesine gelince Kesin çizgilerle, soğuk rakamlarla müşteri profili çıkarmayı, kendi adıma pek sıcak bulmuyorum. Seçkin, prestijli, huzurlu, keyif dolu bir alışveriş ve eğlence ortamı vaat ediyoruz ziyaretçilerimize. Hayattan payına düşen mutluluğu almak isteyen herkese açık kapılarımız... Sizce bir AVMyi cazibe merkezi haline getirecek en önemli çekim gücü nedir?Bir AVMyi başarılı kılan çok ciddi kriterler var. Lokasyon imkanları, yönetim anlayışı, mimari özelliği, mağaza karması, konfor şartları ve belirli bir tema dahilinde hazırlanan periyodik etkinlikler... Hepsi de çekim gücüyle direkt ilgili. Alışveriş merkezinin kendi vizyonuna ve hedef kitlesine sahip çıkabilmesi, bence her şeyden önemli. Atılan her adımın, buna göre planlanması gerek. Çünkü sektörde tesadüfe ve el yordamıyla yapılan işlere yer yok. Hedef kitleniz, aynı zamanda kilit noktasını oluşturuyor. Lokasyonu, mağaza karmanız, etkinlikleri ve diğer faktörleri o kitleye göre ayarlamazsanız, ağzınızla kuş tutsanız bile başarılı işlere imza atamazsınız. Bir alışveriş merkezi bünyesinde hizmet sunan perakendecilerin en büyük sıkıntısı, kira bedellerinin yüksek tutulması... Siz bu konuda neler söylemek istersiniz?Eğer böyle bir sıkıntı varsa, bunu yine perakendecilerin oluşturduğunu düşünüyorum. Üzgünüm ama böyle. Serbest piyasa ekonomisinde, hiç kimse kendi kafasına göre fiyat belirleyemez. Belirlese bile hayata geçiremez. Hadi diyelim ki uyguladı, o zaman da müspet sonuç alamaz. Fiyatı, her zaman talep belirler. Başarılı olan ya da başarılı olacağı öngörülen AVMlerde yer alabilmek için sıraya giren perakendeciler, iğneyi kendilerine de batırsınlar biraz. Onların yoğun talebi, bazen fiyatları raicin ve iktisadi mantığın çok üzerine çıkartabiliyor. Fakat son dönemde, AVM yatırımlarının çoğalmasıyla birlikte, bu rakamların tekrar raicine oturmaya başladığını görüyoruz. Kısa bir süre öncesine kadar çok yüksek fiyatlarla bazı AVMlere girmek için yarışan perakendeciler, alternatif çokluğu karşısında tercih değişikliğine gidiyor. Daha düşük maliyetli başka AVMlere geçmenin yollarını arıyorlar doğal olarak. Sonuçta yatırımcı mağdur oluyor. Bunların hepsi, Türk perakende sektörünün son 5 yılda yaşadığı baş döndürücü gelişmenin hazım sancıları... Taşlar yerine oturduğunda, sıkıntılar bitecek, her şey yoluna girecek. Aceleci davranmamak ve sabretmek gerekiyor. Türkiye'de 198 alışveriş merkezi bulunuyor, bin kişiye düşen alışveriş merkezi alanı ise 57.40 metrekare. Artan yatırımlar, metrekareyi de büyütüyor tabii. Yeni yatırımları, siz nasıl değerlendiriyorsunuz?Perakende sektörü hızla yol alırken, bu büyümeden en çok etkilenen AVMler oluyor. Sektörümüz, her gün aramıza katılan yeni yatırımlarla renkleniyor. Yatırım, mevcut ivmeyi korumak ve sektörün devamlılığını sağlamak için şart. Ancak sağlıklı büyümeden söz edebilmemiz için yeni alışveriş merkezlerinin daha bilinçli inşa edilmesi gerekiyor. Fizibilitesi yapılmalı, gerekli profesyonel destekler alınmalı, doğru yönetim kadroları oluşturulmalı. Evet, hızlı büyümenin bazı riskleri var. Ama ekonomiye, istihdama ve markalara katkısı düşünüldüğünde, birçok artısı söz konusu. Büyüme tablosu, kriz söylentileri ile karartılmamalı. Kilit nokta ise farklılaşma. Birbirini tekrarlayan AVMler, artık sektöre değer katmıyor. Aynı yol üzerine konuşlanmış, birbirine tıpatıp benzeyen AVMlerin, ortak faydayı artırmayacağı belli. Mutlaka ayrıcalık yaratılmalı. Yapısal ve yönetsel farklarla birlikte, hedeflenen kitle de farklı olmalı. Önümüzdeki süreçte, sadece fark yaratan AVMler rekabetten sıyrılıp ayakta kalabilecek. Perakende sektörü, böyle ayrıcalıklı cazibe unsurlarına sahip mecralarda başarısını artıracak. Yatırımlar, İstanbul ve İstanbul dışı olarak ayrılıyor. Halbuki Ankara, Bursa gibi kentlere de ciddi yatırımlar yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Bursanın ve diğer şehirlerin potansiyelini, siz nasıl değerlendiriyorsunuz?Dev yatırımların çoğu İstanbul merkezli olduğu için sektörün kalbi İstanbulda atıyor. Göz önünde olan, takip edilen, sesi en çok duyulan AVMler de haliyle İstanbulda oluyor. Elbette, Türkiye İstanbuldan ibaret değil. Anadolu şehirlerinde hizmet veren, inanılmaz güzellikte AVMler ve çok başarılı işletmeler var. Fakat sayıları az, gösterilen ilgi ise yetersiz. Yapılan birçok başarılı çalışma, maalesef İstanbul AVMlerinin onda biri kadar ses getirmiyor. İstanbul, Türkiyedeki AVMlerin üçte birine ev sahipliği yapıyor. Son dönemde açılan ve inşaatı sürmekte olan AVM yatırımlarıyla birlikte, belirli bir doygunluğa ulaşıldı artık. Sadece başkalaşabilenlere, fark yaratabilenlere yer var orada. Ankara, İzmir, Bursa gibi lokomotif şehirlerimizi de bu kategoriye dahil edebiliriz aslında. Diğer şehirlerde, durum daha farklı. Henüz bir alışveriş merkeziyle tanışmamış onlarca ilimiz var. Bunların bazıları, kültürel ve ekonomik birikimleriyle çok yüksek potansiyellere sahip. Oralara yapılacak AVM yatırımları, hem yatırımcısını mutlu edecek, hem perakende sektörünü geliştirip büyütecek hem de o bölge halkının sosyokültürel ve sosyoekonomik gelişimine katkılar sağlayacak. Son dönemde AVMlerde yaşanan en büyük problem, sigara yasağı gibi görünüyor. Yasağın sektöre etkileri hakkında neler söylemek istersiniz?As Merkez olarak, sigarayla mücadeleyi son derece önemsiyor ve destekliyoruz. Hatırlarsanız, 2007 yılının Eylül ayında SigarASız Bir Yaşam sloganıyla önemli bir sosyal sorumluluk projesi başlatmış ve bu konunun öncülüğünü yapmıştık. Yine geçen yıl, Türkiyede bir ilke daha imza atarak, Sigarayla Mücadele ve Sağlıklı Yaşam Derneği (SAĞLIK-DER) Bursa İl Temsilciliğini üstlenmiştik. Giriş katımızı tahsis ettiğimiz özel sigarasız yaşam standı ise arzu eden ziyaretçilerimize hizmet vermeyi, dumansız hayata rehberlik etmeyi sürdürüyor zaten. Yasal yaptırımlar, bir yere kadar. Biz, gönülden destekliyoruz sigara yasağını... Elbette sigarasız yaşamla birlikte, kapı giriş sayılarımızda bir azalma görülmüştür. Bu oran, yaklaşık yüzde 10 civarında. As Merkezdeki kayıp oranı, diğer AVMlere göre biraz daha düşük. Bunun sebebi, satın alma gücü yüksek birey ve ailelerin genel ziyaretçi profilimizde geniş yer tutuyor olmasıdır. Yani zaten alışveriş için gelen, yoğun çalışan, dar vakitlerde çok iş yapmaya alışkın insanlar!.. Sağlıklı hayata geçişin diyetleri var tabii. Gelen ziyaretçilerin alışveriş merkezi içinde kalma süresinin azalması, bize göre daha önemli bir sıkıntı. Bu durum, uzun vadede tüm işletmelerin cirolarını etkileyebilir. Ancak daha sağlıklı nesillere kavuşmak için toplum olarak bir bedel ödememiz gerektiğinin farkındayız. Yeter ki haksız rekabet yaşanmasın, koşullar eşit olsun. Sigarasız yaşamı hepimiz destekliyoruz ama haksız rekabet söz konusu. Meclis nezdindeki girişimler de temelde etik ve doğru. Milyonlarca dolarlık yatırımlar yapıp, alışveriş merkezlerinde üst düzey iklimlendirme sağlıyoruz. Bütün şartları yerine getirerek insan sağlığını güvence altına aldığımız halde, AVM içinde sigara kullandırmıyoruz. Oysa dışarıdaki herhangi bir kahvehane veya restoran işletmecisi, yasanın kendisine tanıdığı hak çerçevesinde, müşterisinin sigara içmesine bir buçuk yıl daha izin veriyor. İşte, asıl handikap burada gizli. Haksız bir uygulama yürütülmekte. Bize göre sigara yasağı ya tüm kapalı alanlarda eş zamanlı olarak uygulanmalı ya da Temmuz 2009'a kadar tanınan geçiş süresi, alışveriş merkezlerini kapsayacak şekilde yeniden ayarlanmalı!... As Merkez, sosyal sorumluluk projeleri ve AVM içi etkinlikleriyle ismini sıkça duyuran bir AVM. Bu tür çalışmalara ağırlık vermenizin sebebi ne?Galiba bizim en önemli farkımız, insanları gülümsetme sanatında epey deneyim kazanmış olmamız... Ürettiğimiz her projede sosyal bir fayda bulunmasını, her çalışmamızla da topluma katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Anneler Günü etkinliği mi planlıyoruz? Araya bir tombala oyunu sıkıştırıp, kartela satışları ile Türk Anneler Derneği Bursa Şubesinin eğitim fonu için yeni bir gelir kaynağı yaratıyoruz. Babalar Günü organizasyonu mu var? Kahvaltılı bir etkinlik planlıyor, gelirini de eğitilebilir engelli çocuklar yararına kullanıyoruz. Bu anlamda kapılarımız, bizimle işbirliği yapmak isteyen tüm dernek ve sivil toplum kuruluşlarına açık. Temel ilkelerimiz doğrultusunda, topluma yarar sağlayacak her projeye destek vermeye hazırız! Bu, biraz da bizim hayata bakışımızla ve sahip olduğumuz misyonla ilgili bir şey...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive