Redevco Türkiye Genel Müdürü Patrick van Dooyeweert

Türkiye Yatırımlarına Devam Edecek

Eklenme Tarihi : 18 Temmuz 2008 Cuma
redevco-turkiye-genel-muduru-patrick-van-dooyeweert
Dünya çapında 7,6 milyar Euro değerinde gayrimenkul portfoyüne sahip olan Hollanda merkezli gayrimenkul şirketi Redevco, Türkiyede 2006 yılından bu yana faaliyet gösteriyor. Bugün ülke genelinde, 5 farklı şehirde toplam 6 proje ile faaliyetlerini sürdüren firmanın Türkiye Genel Müdürü Patrick van Dooyeweert ile bir söyleşi gerçekleştirdik Ceyhan KONUKÖncelikle Avrupanın lider gayrimenkul firmalarından Redevcoyu sizden dinleyerek başlayabilir miyiz?Redevco perakende alanında 160 yıldır faaliyet gösteren bir aile şirketine bağlı olarak 1999 yılında kurulmuş; hem genç hem de köklü bir firma. Bugün Hollandalı ailenin altıncı nesli tarafından yönetilmeye devam ediyor. Aile aynı zamanda, Avrupanın en büyük tekstil firmalarından biri olan CAin de sahibi. Merkezi Amsterdamda bulunan Redevco 15 ofisiyle Avrupanın 20 ülkesinde faaliyet gösteriyor ve toplam 7,6 milyar Euroluk bir yatırım portföyüne sahip. Bu portföyde, sadece Avrupada değil, başka kıtalarda da olmak üzere alışveriş merkezleri, ofis binaları ve lojistik alanları bulunuyor. Redevco Türkiye ise 5 kişilik bir ekiple 1,5 yıl önce kuruldu. Şu anda ise 40 çalışanımız bulunuyor. Son dönemde özellikle alışveriş merkezleri segmentindeki hareket, gayrimenkul pazarını ciddi anlamda etkiledi. Bugün çok sayıda rakibin olduğu bu pazarda Redevconun fark yaratan özellikleri neler?Kaliteye ağırlık vermemiz bizi farklı kılan özelliklerimizden. Bunun yanı sıra, projelerin firmanın özkaynakları tarafından finanse ediliyor olması da başka bir önemli avantaj. Eğer kendi paranızı kullanıyorsanız, karar verirken çok daha temkinli ve dikkatli davranıyorsunuz. Ayrıca kendi kaynaklarınızı kullanmanız karar verme süreçlerinizi de oldukça hızlandırıyor. Tek yapmanız gereken yatırımın doğru olduğuna kendinizi ikna etmek. Projelerimizde ayrıca gerek kaliteyi artırmak gerekse enerji maliyetlerini düşürmek amacıyla sürdürülebilirliği sağlamayı amaçlıyoruz. Bu da bizim uzun vadeli yaklaşımımızın bir parçası. Güneş ve rüzgar enerjilerinden faydalanarak enerji tasarrufu sağlıyoruz. Redevco, uluslararası bina geliştirme standardı olan ve BREEAM adı verilen bina araştırması, kuruluş ve çevresel değerleme metodunu tüm projelerinde uyguluyor. Yakın gelecekte bu standartlar bütün projeler için zorunlu hale gelecek. Benzer durumları daha önce arabalarla ve uçaklarla yaşadık. Örneğin eski Rus uçakları çok gürültü yaptıkları için artık Amsterdam havaalanına iniş yapamıyor. Toplum zaman geçtikçe çevre faktörlerine daha eleştirel yaklaşmaya başlıyor. Türkiye yabancı yatırımcılar açısından nasıl bir pazar? Redevco Türkiyeye girme kararını nasıl aldı?Redevco bünyesinde güçlü bir araştırma ekibi bulunuyor. Yapılan araştırmaların yanı sıra firma tekstil alanında Türkiyede 30 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiği için ülke hakkında fikir sahibi. Gayrimenkul alanında ise sanırım doğru zamanı beklediler. Türkiye son zamanlarda finansal ve politik açılardan sağlam bir ilerleme kaydediyor. Türk insanı girişimci bir ruha sahip; bazen zor durumlarla karşılaşılsa da başkalarıyla iş yapmayı seviyorlar. Türkiyenin artık bir tank sağlamlığıyla ilerlediğini söyleyebiliriz. Bir deprem meydana gelmesi her zaman mümkün; ancak artık ülke sıra dışı sarsıntıları kısa sürede telafi edebilecek bir yapıya sahip. Tüm bunlar bir araya getirildiğinde, firmanın Türkiye pazarına girmesi gayet doğaldı. Kaliteli projeler ayakta kalabilecekAVM yatırımları Anadoluya kaydı. Redevco Türkiye de Anadolu yatırımlarıyla dikkat çeken bir firma. Niçin yatırımlarınızı bu şekilde yönlendirdiniz? Anadoluda sözü geçtiği kadar potansiyel var mı?Bu durum aslında bizim uzun vadeli bakış açımıza dayanıyor. Anadolunun birçok kentini gezdik. Avrupalı yatırımcılar 4 yıl öncesine kadar sadece İstanbul, Ankara ve İzmir ile ilgileniyorlardı. Ancak Türkiyede kentleşme diğer Avrupa ülkelerine kıyasla çok daha hızlı bir şekilde ilerliyor ve şimdi Erzurum, Kahramanmaraş gibi şehirler inceleniyor. Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirler artık arz fazlası riski taşıyor. Ayrıca pazarda birçok niteliksiz proje var. Gazetelerde, mevcut alışveriş merkezlerinin ileride hastane ve okullara dönüşeceği yönünde yorumlar okuyoruz. Pazar silkinmeye başladığı taktirde, ancak kaliteli projeler ayakta kalabilecektir. Biz şu anda Manisa, Edirne, Erzurum, İstanbul ve Ankarada faaliz. Diğer kentleri de araştırıyoruz. Özellikle nüfusu en az 100 bin 150 bin olan kentlere odaklanıyoruz.Türkiyenin tüm kentlerinde ulaşım altyapıları gelişirken konut sayısı, ekonomideki ilerlemeye bağlı olarak da tüketim gücü artıyor. Genel olarak Türkiye AVM sektörünü, yatırımlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yakın gelecekte bizi nasıl bir tablo bekliyor?Türkiyedeki yabancı oyuncuların sayısı oldukça arttı. Bu en küçük krizde pazardan çıkmaya meyilli. Projelerin ve yatırım ortamının geleceği açısından, uzun vadeli yatırımların ağırlık kazanması gerektiğini düşünüyorum. Başka firmalardan meslektaşlarımla fark ettiğimiz diğer olumsuzluklar ise pazarda fazla arz riski olması, pazarda niteliksiz birçok projenin bulunması ve kiracıların gittikçe daha talepkâr olmaları. Ancak bunlar bir araya geldiğinde düzgün projeler açısından avantaj oluşturuyor. Çünkü bilinçli yeni kiracı tipi artık tercihlerini alternatif olmadığı için sınırlamak zorunda değil. Bu sebepten hangi proje daha kaliteli ve daha doğru konumlandırılmış ise ona yöneliyorlar. Bu durum pazarda doğal bir seleksiyon ortamıyla sonuçlanacaktır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive