Bal Sektörü Çıkış Arıyor - II

Bal sektörü, bugün ülkemizde 500 firma ile temsil edilen, 25 bin tonluk üretim kapasitesi ve 300 milyon dolarlık büyüklüğüyle dev bir pazar. Üretici kanadı sahtecilikten yakınırken, perakendeciler tüketimin artırılmasından yana...

Eklenme Tarihi : 09 Şubat 2010 Salı
bal-sektoru-cikis-ariyor-ii
Özlem ElgünMarket raflarında hem kavanoz hem petekli bal bulunsa da, talep daha çok süzme baldan yana. Bunda tüketicilerin bilinçlenmeye başlaması etkili midir bilinmez ama kişi başına tüketilen bal miktarının olması gerekenden az olduğu aşikâr. Bal satışlarının azlığındaki öncelikli sebep, elbette fiyatların yüksekliğiAdese Alışveriş Merkezleri Satın Alma Müdürü Adil Uzun Bal ürünlerinin 2009un ilk 11 ayı itibarıyla ortalama cirodan aldığı pay, yüzde 0,7. Mağazalarımızda müşterilerimize hem süzme hem de petekli bal çeşitleri sunuyoruz. Kavanoz bal, kolay kullanımı dolayısıyla daha çok talep görüyor. Süzme bal grubu yüzde 78, petekli bal grubu ise yüzde 22 satış payı alıyor. Raflarımızda toplam 106 çeşit ürün bulunuyor. Bunun 24 çeşidi petekli ürün, 82 çeşidi de kavanoz ambalajlı süzme bal.Faydaları çok iyi bilinmesine rağmen bal, ülkemizde istenilen seviyede bir tüketime ulaşamadı. Türkiyede kişi başı bal tüketimi 500 gramken, bu oran diğer Avrupa ülkelerinde ortalama 2,5 kilogramı buluyor. Bunun birçok nedeni var. Bal tüketiminin düşük olmasının tüketici nezdindeki en büyük nedeni fiyat. Bunun yanı sıra kalite, reklam ve bal hakkında çıkan haberler bu etkimenin içine giriyor. Örneğin sahte bal haberlerinin çıkması üzerine satışlarda ciddi düşüş yaşandı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından 2009 yılında ortalama 8 binin üzerinde denetim yapıldı. Alınan 530 numunenin 427si olumlu, 103ünün olumsuz sonuçlandığı kaydedildi. Dolayısıyla bu durum tüketiciyi olumsuz yönde etkiledi. Üretim safhasında ise daha ciddi sıkıntılar olduğu kesin... Kuraklık ve yangınlar, özellikle dünyada söz sahibi olduğumuz çam balı üretimini ciddi anlamda etkiliyor. 2007 yılında güney bölgemizde meydana gelen 165 yangın, ortalama 3 bin 32 hektarlık alanı yok etti. Bu durum çam balının üretimini olumsuz yönde etkilerken, fiyatlara ve doğal olarak tüketiciye de yansıdı. Çiçek balındaki sıkıntının büyük bir kısmı iklim şartlarından kaynaklanıyor. Son 3 yılda dip yapan bal üretimi bu yıl nispeten arttı. Ayrıca, tüm dünyayla birlikte ülkemizde de etkisini gösteren H1N1 vakalarıyla doğru orantılı olarak bal tüketiminin arttığını söylemek mümkün. Ancak bu durumu fırsata çevirerek bal fiyatlarına zam yapan firmalar, tüketimin artmasına engel oluyor. Bu gibi gelişmeler neticesinde Türkiye Arı Yetiştiricileri Birliği adı altında bir pazarlama şirketi kuruldu. Birçok bal firmasının bu birliğe üye olduğunu düşünürsek; bal üretim ve tüketiminde ciddi anlamda bir düzelme olacağından söz etmek mümkün. Tüketicilerin, biz perakendecilerden bekledikleri, bizlerin firmalardan beklediği şartlarla eş değer. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile arıcılık ve balcılıkla ilgili kuruluşlardan gerekli hassasiyeti göstermelerini, tüketiciye gerçek balı en hesaplı şekilde sunmalarını bekliyoruz.Akyurt Satın Alma Uzmanı Aslıhan Korkusuz Kaya Petekli ve süzme bal çeşitlerinin 2009 yılında oluşan satış datalarından aldığı pay yüzde 0,36. Raflarımızda iki marka petekli bal, yedi marka süzme bal olmak üzere toplam 29 SKU ürünümüz bulunuyor. Süzme bal satışımız, petek baldan yaklaşık yüzde 30 oranında daha fazla. 20072008 yıllarında büyük sıkıntı yaşayan bal sektörü, 2009 yılında üretimdeki olumlu gelişmeler sayesinde verimli bir sezon geçirdi. Buna rağmen ülkemizde kişi başına düşen tüketim ile Avrupanın çok gerisindeyiz. Tüketicilere balın sadece hastayken tüketilecek bir ürün olmadığını, çocukların ve gençlerin gelişiminde faydalı olduğunu, aynı zamanda bütün yaş gruplarında her gün mutlaka tüketilmesi gerektiği bir şekilde anlatılmalı. Üretici firmaların yapacağı reklam kampanyalarını; balın tıpkı peynir, zeytin gibi bir kahvaltı ürünü olduğu ve her gün tüketilmesi gerektiği konularında yoğunlaştırmalarının faydalı olacağını düşünüyorum. Bal, hileyi fazlasıyla kaldıran bir gıda... Dolayısıyla sektörde çok fazla sahte bal üreticisi var. 2010 yılında daha sık denetim yapılarak, sahte bal üreticilerinin sektöre daha fazla zarar vermesinin engellenmesi gerekiyor. Bal satışında kat edilecek çok yol olduğunu, üreticilerin reklam, kampanya ve tadımlarla satışları desteklemelerini gerektiğini düşünüyorum. Akyurt olarak 2009 yılında süzme ve petek bal kategorisinde yüzde 35 oranında bir büyüme yaşadık. 2010 yılında bu büyümenin devam edeceğini ve bal kategorisinin şirketimizde altın yılını yaşayacağını tahmin ediyoruz.Biçen Taze Gıda Kategori Yöneticisi Yener Güneş Günlük besin ve enerji ihtiyacımızın karşılanmasında bal önemli bir yere sahip. İçerisinde bulunan enzim, mineral ve aminoasitler çocukların bedensel gelişimine azımsanmayacak derecede katkı sağlıyor. Raflarımızda üç ayrı markanın ürünlerini satıyoruz. Bal ürünlerinin yıllık ciromuzdaki payı yüzde 0.04.4. Bu oranın yüzde 31i petek bal, yüzde 69u ise ambalajlı ürünlere ait. Türkiye, doğal yapısı ve çiçek çeşitliliği ile arıcılık için potansiyel bir ülke. Buna rağmen kaynaklarını yeterince kullanamıyor. Dünyada kovan başına ortalama 4045 kilogram bal alınırken, ülkemizde bu oran 1517 kilogram aralığında. Bu verimsizlik, tüketiciye de olumsuz yansıyor. Türkiye, kovan sayısında dünya ikincisi (4,5 4,8 milyon aralığında) olmasına rağmen, üretimde dördüncü sırada. Bu da arıcılık sektörünün ne kadar verimsiz kullanıldığının bir göstergesi... Üretici firmaların bu sektörden çok iyi cirolar yaptıklarına inanıyorum ama nedense tüketiciye yönelik tanıtım ve aksiyonları yok denecek kadar az. Bu konuda ciddi çalışma yapılması gerekiyor. İthalat yapan ülkelere oranla bal tüketimimiz çok düşük. Türkiyede yıllık kişi başı bal tüketimi 1 kilogramken, Avrupa Birliği ülkelerinde bu oran 4 kilogram. Bal üreticilerinin bu oranı bilmelerine rağmen yurt içinde tüketimi artırmak için harekete geçmemelerini anlayamıyorum.Ekoroma Pazarlama Müdürü Hürol Kuralay Balın ciromuz içerisindeki payı yaklaşık yüzde 1 civarında. Mağazalarımızda açık ürünlerin satışını yapmıyoruz. Bu nedenle sadece kavanoz bal çalışıyoruz. Kavanoz petekli bal satışımız çiçek ve çam balı oranlarına göre daha düşük. Raflarımızda yedi bal markası bulunduruyoruz. Vitamin, mineral, aminoasit ve enzimler gibi pek çok yaşamsal madde içeren ve insan gelişiminde büyük rol oynayan balın tüketiminin artırılması gerekiyor. Bunun için başta devletimizin ilgili birimleri, bal üreticileri ve satış noktalarına büyük görevler düşüyor. Gün geçtikçe azalan arıcılık mesleği üretimin düşmesine, buna bağlı olarak da kaliteli bal fiyatlarının artmasına neden oluyor. Bu da hanelerin tükettiği bal miktarını azaltıyor. Japonyada yıllık kişi başına 30 kilogram bal tüketilirken, bu oranın ülkemizde 3 kilogram civarında olduğunu biliyoruz. Muhteşem bir bitki zenginli bulunan ülkemizin bu gücünü iyi kullanarak bir çatı altında hareket edip hem iç tüketimi hem de dış ülkelerdeki pazarı artırması gerekiyor. Bana göre üreticiler öncelikle arıcılık mesleği konusunda standartları belirlemeli ve bu standartlara uyulmasını sağlamalı. Ülkemizin bal pazarının genişletilmesi ancak kamuoyunun hakiki ve sağlıklı bal konusunda bilinçlendirilmesi ve Türk ballarının dünya piyasalarında itibarının artırılması ile sağlanabilir. Bu amaçla kampanyalar ve tanıtım çalışmaları düzenlenmeli, satış noktaları sahte ürünleri reyonlarında bulundurmalı. Fon Gıda Satın Alma Yetkilisi Nurten Öztürker TopçuKış mevsiminin gelmesiyle birlikte tüketicilerin alışveriş listelerinde sıkça yer alan bal, mağaza cirolarımızın da önemli bir kısmını oluşturuyor. Bal satışlarımız yıllık cironun içinde binde 5,5e tekabül ediyor. Mağazalarımızda kavanoz süzme balın yanı sıra petekli bal da satıyoruz. Petekli balın satışı, kavanoz balı yakalayamasa da yabana atılmayacak düzeyde. Fakat tüketim, alışkanlık dolayısıyla kavanoz bala kayıyor. Raflarımızda iki marka kavanoz bal bulunduruyoruz. Bal sektörü her gün yeni markaların piyasaya çıkmasıyla daha da kalabalık ve tüketici açısından kafa karıştırır hale geldi. Pazarda tüketici ve rakiplerinin saygınlığını kazanmış birçok markanın fiyatlarına bakacak olursak, kendimizi bunlar balsa diğerleri ne? demekten alamıyoruz. Bu konuda üretici firmalar tüketicileri bilinçlendirmeli; markanın ismine yönelik yapılacak görsel reklamlar dışında balın menşesi ve faydaları ile ilgili çalışmalarda bulunmalı. Groseri Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Levent Uğurses Bal ürünlerinin ciromuzdaki payı yüzde 0,5645. Mağazalarımızda petekli bal satışı da yapıyoruz ancak kavanoz (süzme) bal daha çok talep ediliyor. Paketli balda 66 SKU ürünümüz mevcut. Petekli balda ise sadece 1 SKU satışımız bulunuyor. Bal ciromuz 2008 yılına göre bu yıl yüzde 6 oranında bir büyüme gösterdi. Üreticilerden daha doğal ürünler ve kategori büyütücü çalışmalar bekliyoruz. Bu çalışmalar hem ülke üretimine hem de bizlere katkı sağlar.Özhan Satın Alma Sorumlusu Şule ArslanBal satışları toplam ciromuzun sadece yüzde 0,5ini (binde 5) kapsıyor. Petekli bal satışımız da mevcut ama asıl satışımızı kavanoz bal oluşturuyor. Müşterilerimiz bal konusunda markayı özellikle ön planda tutuyor. Şu an raflarımızda dört adet marka mevcut. Ancak binde 5 payı olan bir ürün grubu için dört marka fazla. 2010 yılı için maksimum üç marka satmayı düşünüyoruz. Üreticiden tek isteğimiz, insanlarımızın gerçek bal yiyebilmelerini sağlayacak şekilde çalışmaları. Çünkü birçok insan, balı şifa niyetine tüketiyor Uyum Gıda Mühendisi Didem Darıcı Mağazalarımızda kavanozun yanı sıra petekli bal satışı da yapıyoruz. Lokasyonlara ve müşteri taleplerine bağlı olarak petekli ve süzme kavanoz bal satışları değişkenlik gösteriyor. Raflarımızda müşterilerimizin taleplerini karşılayacak çeşitlikte ürünlerimiz mevcut.Bal, gıda güvenliği çerçevesinde, sağlıklı kovanlarda, sağlıklı bir şekilde üretilmeli ve bu şekilde tüketiciye ulaştırılmalı. Tüm üreticilerimiz Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğine göre gerekli şartları eksiksiz bir şekilde uygulamalı, kaliteli, güvenilir ve standartlara uygun üretim yapmalı. Üretici firmalar tüm teknolojik gelişmeleri takip ederek tesislerini ve laboratuarlarını modern bir yapıya ulaştırmalı, ihracatını artırmalı. Balda hile olup olmadığını bakarak ya da tadarak anlamak mümkün değil. Tek yol, balın yapısının analiz edilmesi. Bizler reyonlarımıza herhangi bir firmayı ilave ederken, üretim şartlarını ve kalite kontrol sistemlerini sorguluyoruz. Tüketici bal satın alırken dikkatli olmalı. Ambalaj ve etiket bilgileri içermeyen, üretim izni olmayan hiçbir ürünü satın almamalı.Bal dosyasının dün başlayan ilk bölümüne linkten ulaşabilirsiniz http://www.perakende.org/haber.php?hid=1265613189Bu haber Market dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive