2010un Krizle İmtihanı

Üretim, ihracat, yatırım, istihdam, ciro gibi temel verilerde meydana gelen gerilemeler ile global ekonomik krizin yılı oldu 2009. İlk panik dalgası yavaş yavaş dağılırken, ekonomi göstergelerindeki iyileşmeler de 2010 yılına ilişkin tahminleri olumluya çevirdi. Krizle mücadelede sınıfı geçen perakende sektörü, şimdi toparlanma sürecinde...

Eklenme Tarihi : 12 Şubat 2010 Cuma
2010un-krizle-imtihani
Berrak COŞKUNEli kulağında, geldi gelecek, geçti geçecek, dibi gördük, yok daha görmedik derken, krizle yattık krizle kalktık 2009 yılında. Üretim, ihracat, yatırım ve istihdam gibi temel verilerde meydana gelen gerilemeler, açılan önlem paketleri ile belli bir seviyede tutulmaya çalışıldı. Kimi yatırımların seyri yavaşlarken, kimileri henüz bilinmeyen bir tarihe ertelendi. Kimi yerde mağazalar kapanırken, kimi yerde hızlı bir outlete dönüşüm süreci yaşandı. Tüketicinin alışveriş ihtiyacını dondurması ise cirolara düşüş olarak yansıdı. Sektör oyuncuları, kriz etkilerini hafifletmek için birlikte hareket etme yolunu seçti. Eşi benzeri görülmemiş indirim ve kampanyalarla karşılanan tüketici, her zamankinden daha fazla kraldı. İlk panik dalgası dinerken, sisli puslu hava da biraz dağıldı. Ekonomi göstergelerinde gözlenen iyileşmeler, 2010 yılına ilişkin tahminleri olumluya çevirdi. Şimdi gözler, ülkenin siyasi ikliminde. Bu ılımlı havayı tersine çevirebilecek, Türkiye ekonomisini rayından çıkarabilecek en önemli faktörün o olduğu konuşuluyor tüm çevrelerde... Buğra TOPLUSOY - Roman Genel Koordinatörü Zor bir yıldı 2009. Ekonomide bir adım ileri iki adım geri derken, dönem dönem yeise kapıldık ama umudu hiç eksik etmedik hayatımızdan ve iş alanlarımızdan... Sizin değerlendirmeniz ne yönde? 2009, Türk hazırgiyim sektörü açısından gerçekten zor bir yıl oldu. Ekonomik krizin etkisini iyice göstermesiyle birlikte, firmalar, daha sezon açılırken yüzde 30lara varan indirim oranlarıyla karşıladı tüketiciyi. Düzenlenen çeşitli kampanyalar, neredeyse sürekli hale gelen uzun indirim dönemleri ise stokları eritmek içindi. Roman olarak, sezona böyle bir indirimle başlamanın tüketicide uyandırdığımız güveni sarsacağını düşündük ve farklı bir strateji geliştirdik. Kaliteden ödün vermeden, yıl boyu uygun fiyat politikası uygulayarak müşterilerimize ulaşmayı hedefledik. Başarılı da olduk. Büyük indirimler yapan çoğu firma yaz sezonunu zararla kapatırken, bizde durum tam tersi. 2008 yılına oranla yüzde 42 büyüme sağladık. Kış döneminde de aynı stratejiyi koruyup, 2008 rakamlarının üstüne çıktık. Diğer taraftan, her geçen günle beraber mağaza sayımızı artırıyoruz. Verimsiz lokasyonlardaki mağazaları kapatırken, uygun bölgelerde yeni satış noktaları oluşturuyoruz. Yaptığımız müşteri anketleri ile tüketiciyi dinliyor, devamında kendimizi geliştiriyoruz. Ürün gamımızı çok çeşitlendirdik mesela. Kriz döneminde ilk kesintiye uğrayan eğitim bütçesi olurken, yine akıntıya karşı yüzüp çok ciddi bir pay ayırdık buna. Ekiplerimizi güçlendirmek için eğitimler, seminerler, workshoplar düzenliyoruz. Olumlu geri dönüşler almaya başladık bile, yaptığımız gizli müşteri araştırmalarında çok iyi sonuçlar elde ediyoruz. Peki, bu yıl nasıl bir ekonomik tablo ile karşılaşmayı umuyorsunuz? Neler bekliyorsunuz 2010dan? 2010, Romanın tam anlamıyla atağa geçeceği bir yıl olacak. Yurtiçindeki büyümeyi yurtdışına taşımak, orada da kendi mağazalarımızı açmak istiyoruz. Bunun için hedef pazarlarımızı belirledik, fizibilite çalışmalarına başladık. İç piyasaya gelince... Kriz etkilerinin azalacağını, tüketici satın alma davranışlarının yavaş yavaş normale döneceğini düşünüyoruz. Tasarım odaklı bir firma olarak, kalitemiz ve koleksiyonlarımızla ön plana çıkacağımız kesin. Fiyat politikamızda bir değişiklik yok zaten. En kaliteli ürünü en uygun fiyatlarla tüketiciye sunma felsefemizden vazgeçmiyoruz. İşte o noktada tüketicinin bilinçlenmesi, Türk markalarına sahip çıkması gerekiyor. Hilal SUERDEM - Kiğılı CEOsu Zor bir yıldı 2009. Ekonomide bir adım ileri iki adım geri derken, dönem dönem ise umutsuzluğa kapıldık ama umudu hiç eksik etmedik hayatımızdan ve iş alanlarımızdan... Sizin değerlendirmeniz ne yönde? Evet, sektör genelinde zor bir yıl oldu 2009. Pek çok badire atlatmış bir ülke olarak, dünya çapında yaşanan bu krizi de gerekli önlemleri alarak hızla aştığımıza inanıyorum. En önemlisi, her zaman özkaynak ile ticaret yapmamız gerektiğini ve Ayağını yorganına göre uzat atasözünün ne kadar doğru olduğunu gördük. Öte yandan, markamız için yeni bir farkındalık dönemi başladı. Çünkü kriz şartlarında modanın ikinci planda kaldığını, klasik ürün gruplarının öne çıktığını fark ettik. Siyah, lacivert düz klasik takımlar ile beyaz ve mavi renkli gömleklerin satış hızı, diğer ürünlere nazaran arttı. Talep doğrultusunda yeni bir strateji belirlememiz gerekti. Temkinli davrandık ama verimlilik odaklı mağazalaşma programımızda değişiklik yapmadık. İnsana yatırımı, yine esas bildik. Kaliteden ödün vermeden, fiyat avantajı sunan cazip kampanyalar düzenledik. Çok çeşitli ürün alternatifinden vazgeçmeden, reklam desteğini de kesmeden, hedef kitlemize olumlu mesajlar aşılamaya devam ettik. Tabii, kriz global boyutta olduğu için tüm sektörler kendi gemisini kurtarmanın peşinde... Böyle zamanlarda, tecrübe ve güç değer kazanır. Biz mesela, büyüme planlarında ve istihdam hesaplarında eksi bir durum yaratmadık. Markamıza duyduğumuz güvenle bir krizi daha ardımızda bıraktık. Peki, bu yıl nasıl bir ekonomik tablo ile karşılaşmayı umuyorsunuz? Neler bekliyorsunuz 2010dan? Ülkemiz, yabancı yatırımcılar açısından hâlâ cazip. Yerli yatırımcı ise şartlar iyi olduğu sürece yatırımlarını hızlandıracaktır. Devir, marka devri artık. Markanın güven uyandıran imajı, satışlarda çok yardımcı. Kiğılıda buna özellikle dikkat ediyoruz. Müşterinin ayağına gitmeyi, kaliteyi ve alım gücüne uygun fiyat politikaları gütmeyi, gerçekten çok önemsiyoruz. Az kâr marjı ve ona eşlik eden iyi hizmet anlayışı, müşteri ile aradaki bağı her koşulda koruyor. Biz de doğru zamanda doğru ürün ve doğru fiyatlarla tüketicinin beklentilerini yanıtlayacağımız, güzel bir yıl geçirmeyi hedefliyoruz. Atilla KESKİN - Altınbaş Kuyumculuk Genel Müdürü Zor bir yıldı 2009. Ekonomide bir adım ileri iki adım geri derken, dönem dönem yeise kapıldık ama umudu hiç eksik etmedik hayatımızdan ve iş alanlarımızdan... Sizin değerlendirmeniz ne yönde? Eylül 2008de ABDdeki bankaların batmasıyla başlayan kriz, henüz bitmiş değil. İlk başlarda sadece finansal alanda yaşanıyormuş gibi görünen ama giderek reel sektördeki etkisini de şiddetlendiren bir krizle karşı karşıyayız. Kendi işimiz açısından bakıldığında ise altın fiyatındaki artışın, takı ve mücevher sektöründeki satışları olumsuz yönde etkilediği görülüyor. Altınbaş olarak, krize yönelik tedbirleri çok önceden almış ve uygulamaya başlamıştık. İstikrarı koruyarak, üretim ve satış kapasitesindeki düşüşü minimumda tutmaya çalıştık. Sektördeki satış sıkıntıları ve art arda kapatılan mağazalar 2009a damgasını vururken, 20 yeni mağaza açarak büyümeye devam ettik biz. Kriz, ana işi kuyumculuğa odaklanmış mali yapısı güçlü firmamız için bir fırsat... Peki, bu yıl nasıl bir ekonomik tablo ile karşılaşmayı umuyorsunuz? Neler bekliyorsunuz 2010dan? ABDde faizlerin düşmesi ve doların zayıflaması, altın fiyatlarını şişirmeye devam ediyor. 2010la ilgili hatırı sayılır analizlerde, altının onsunun bin 250 dolar ortalamasında kalacağı öngörülüyor. Onsun dalgalanmasından değil, takı ve mücevher satışından kazanç sağlamayı daha doğru buluyoruz. Benimsediğimiz temel ilke bu. Kuyum ve mücevher sektöründe altın fiyatlarının spekülatif olmaması, ani hareketlerin yapılmaması önem arz eder. Hammadde olarak kullandığımız altının, istikrarlı bir fiyat sergilemesini tercih ediyoruz. Öte yandan, 2010da bayi ağımızı genişletmeyi hedefliyoruz. Türkiye ve Balkan ülkeleri başta olmak üzere, Doğu Avrupa ile Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde yeni açılımlar planlıyoruz. Sektör liderliğinin getirdiği sorumluluk bilinci ile konumlandırıyoruz Altınbaş markasını. Gelişim stratejilerimize uygun düşecek, yenilikçi ve rekabetçi avantajımızı koruyacak, 360 derece iletişimi sağlayacak projelerde yer almaya dikkat ediyoruz. Tüketicinin zihninde bıraktığımız izi kalıcı hale getirecek yeni adımlar atmaktan çekinmeyeceğiz yine.Demet TURAN - GNC Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Zor bir yıldı 2009. Ekonomide bir adım ileri iki adım geri derken, dönem dönem yeise kapıldık ama umudu hiç eksik etmedik hayatımızdan ve iş alanlarımızdan... Sizin değerlendirmeniz ne yönde? Perakende sektöründeki pek çok firma, geride bıraktığımız sene boyunca kriz molası verdi. Bazıları yavaşladı, bazıları tamamen durdu, bazıları da pazardan çekildi. Biz stabil kalmaya özen gösterdik. Satış ve pazarlamada fazla hareket beklemediğimiz için ürün geliştirmeye yönelik projelere ağırlık verdik. Mevcut mağazalarımızın verimliliğini tekrar gözden geçirip, yatırımlarımızı optimize ettik. Bir sonraki aşamada neyle karşılaşacağımızı öngörmeye çalıştık hep. Uyguladığımız stratejiler doğrultusunda, krizin en çok tırmandığını günlerde bile soğukkanlılığımızı korumayı başardık. Peki, bu yıl nasıl bir ekonomik tablo ile karşılaşmayı umuyorsunuz? Neler bekliyorsunuz 2010dan? Pozitif yönde gelişmeler yaşanacağını, sektördeki büyümenin kaldığı yerden devam edeceğini düşünüyoruz. Tüketici de -kriz sonrası alınan derslerden hareketle- daha bilinçli ve daha seçici davranacak hiç kuşkusuz. Dolayısıyla bütün satış-pazarlama aksiyonlarımızı, yeni eğilimlere göre şekillendirdiğimizi söyleyebilirim. Öte yandan, kriz döneminde insanların kendilerine daha fazla vakit ayırdığını gözlemledik. Daha çok spor yaptılar mesela, daha çok dikkat ettiler sağlıklarına. Kişisel bakım harcamalarından asla ödün vermediler. Kısa ve orta vadeli yatırımlarımızı planlarken, bunları unutmadık. Aslında 2010 yılı, bizim için 2009un son çeyreğinde başladı. Toplumsal bilinç düzeyimiz, kriz paralelinde arttı çünkü. Kendimize bakıyoruz artık. Ne yiyip ne içtiğimiz, düne kıyasla daha önemli. İlerleyen süreçte müşteri segmentimize hitap edecek bölgelerde yeni mağazalar açmayı ve markamıza erişimi kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki günlerde pazar payımızı büyütecek, lider konumumuzu pekiştirecek yeni açılımlarla sık sık duyacaksınız GNC Türkiyenin adını... Hüseyin ÖZBEK - Sevenhill Yönetim Kurulu Başkanı Zor bir yıldı 2009. Ekonomide bir adım ileri iki adım geri derken, dönem dönem yeise kapıldık ama umudu hiç eksik etmedik hayatımızdan ve iş alanlarımızdan... Sizin değerlendirmeniz ne yönde? 2009, gerçekten zor bir yıldı. Birçok sektör, krizin en ciddi yansımalarını yakından gördü, yaşadı. Tuhaf olan, krize rağmen plansız AVM açılışlarının devam etmesi... Hemen hepimiz aynı fikri paylaştığımız halde kayda değer bir adım da atılmadı maalesef. Ne değişti ki hâlâ yatırım yapılıyor? Fırsat bu fırsat, açalım. Bir daha böyle şartlar ele geçmez diye mi bakıyor acaba insanlar? Plansız programsız, yeterince araştırmadan mı yola çıkıyorlar? Anlam vermek, sahiden güç. AVM sayısı aynı hızla artmaya devam ederse, sektörümüzü ileride çok ciddi krizlerin beklediği ortada. Eskilerin dediği gibi şapkasını önüne koyup, düşünmeye davet ediyorum herkesi. Peki, bu yıl nasıl bir ekonomik tablo ile karşılaşmayı umuyorsunuz? Neler bekliyorsunuz 2010dan? 2010, 2009dan çok daha iyi olacak diye bir laf var insanların ağzında. Şunu soruyorum o zaman: Ne olacak da daha iyi olacak?.. Doğru yanıtı/yanıtları bulmamız lazım. Şirket olarak, 2010da büyümeyi hedefliyoruz. Başta söylediklerimle tezat ama öyle. Önceden yapılan yanlışları tekrarlamayıp, her şeyi en ince detayına kadar planlayıp, doğru noktalarda mağaza açmak ve şirketimizi şimdikinden çok daha iyi bir duruma getirmek istiyoruz. Aytaç DEMİR - Atasay Kuyumculuk Mağazalar Koordinatörü Zor bir yıldı 2009. Ekonomide bir adım ileri iki adım geri derken, dönem dönem yeise kapıldık ama umudu hiç eksik etmedik hayatımızdan ve iş alanlarımızdan... Sizin değerlendirmeniz ne yönde? Güçlükle dolu dönemlerde tutkulu olmak, yapılan işe inanmak ve her zamankinden daha sıkı sarılmak, son derece önemli. Zorluklar ancak inanarak gerçekleştirdiğiniz işlerin önünde eriyor. Ekonomi böylesine zorlu bir dönemeçten geçerken, biz de tutku ve heyecanlarımızı canlı tutup, engelleri aşmaya çalıştık. Özlem Süer danışmanlığında olağanüstü bir performans sergileyen tasarım ekibimiz, dünya moda trendlerini yorumlayarak Türk kuyum sektöründe büyük ses getiren koleksiyonlara imza attı yine. Göz kamaştırıcı sürprizlerimiz, yıl boyunca devam etti. Alyanslar, durgun ortama rağmen en yoğun satın alma hareketinin gözlendiği ürün grubu oldu. Bu kategoride keyifli bir tasarıma giderek, dünyada ve Türkiyede ilk kez hayata geçirilen Nazar Alyansı tüketicimizin beğenisine sunduk. Özel bir teknik kullanarak, çiftlerin aşkının ömür boyu sürmesi dileği ile yüzüğün iç ve dış kısmına seramik nazar boncukları yerleştirdik. Kısa sürede çok olumlu geri dönüşler aldık. Atasayın tescilli tasarımı Nazar Alyans, markamıza da uğurlu geldi 2009da. Krizi fırsata dönüştürmemizi kolaylaştırdı. Peki, bu yıl nasıl bir ekonomik tablo ile karşılaşmayı umuyorsunuz? Neler bekliyorsunuz 2010dan? Ekonominin düzene gireceğini düşündüğümüz bir yıl aslında. Genel anlamda hissedilen iyi gidişattan ve sunduğumuz farklı fırsatlardan güç alıp, güzel geçeceğini umuyoruz. 70 yılı aşkın süredir kaliteye öncülük eden, sektöre başarılı isimler kazandıran ve her daim ileriye doğru adımlar atan bir marka olarak, müşterilerimizin mutlu anlarını paylaşmaya devam edeceğiz. Semih ŞEFTALİ - Esse Yönetim Kurulu Başkanı Zor bir yıldı 2009. Ekonomide bir adım ileri iki adım geri derken, dönem dönem yeise kapıldık ama umudu hiç eksik etmedik hayatımızdan ve iş alanlarımızdan... Sizin değerlendirmeniz ne yönde? Global boyutta yaşanan kriz, öyle veya böyle bütün ülkelere sızdı. Etkisini kuvvetlendiren en önemli faktör de buydu. Sıkıntılar devam ettiği halde, -makro ve mikro çerçevede atılan temkinli adımlar sayesinde- ilk dönemlere kıyasla çok farklı bir noktadayız bugün. Karamsar havanın dağılmaya başlamasıyla birlikte, ileriye yönelik büyüme planları hızla devreye girdi. 2009 senesi boyunca ağırlığını hissettiren ve firmalara büyük zararlar veren kriz, istisnasız hepimize öğretmen oldu. Verimlilik, sağlıklı büyüme, marka değeri gibi çok temel kavramları, yeniden sorguladık. 2009 sonu itibariyle büyüme projelerini tekrar gündeme alan firmalar, çok daha sağlam duruyor şimdi. Daha hızlı büyüyeceklerinden de kuşkum yok. Krize tepki olarak geliştirdiğimiz tedbirlerin ne kadar yararlı olduğunu, gelecekte daha iyi anlayacağız. Peki, bu yıl nasıl bir ekonomik tablo ile karşılaşmayı umuyorsunuz? Neler bekliyorsunuz 2010dan? 2009a damgasını vuran aşırı temkinli, karamsar ruh hali, 2010 ve sonrasında gelecek fırsatların kaçmasına yol açmamalı. Buna dikkat etmeliyiz her şeyden önce. Ekonomik durgunluk dönemini kendini sorgulayarak, verimliliğini maksimum seviyeye çekerek değerlendiren firmalar, ülkemizin tamamen düze çıkmasında büyük rol oynayacak. Krizin en sert günlerinde bile soğukkanlı ve sakin kalmayı başaranlar, ilk sınavı geçti zaten. Belirsizliklerin ortadan kaybolmaya başladığı, karamsarlığın giderek dağıldığı şu günlerde de aynı duruşu korumak gerek. Bu haber Mağaza dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive