VKF Renzel Yönetim Kurulu Başkanı Heinz Renzel

Satış Destekleme Sistemleri alanında, Avrupanın en büyük şirketlerinden biri olan Alman VKF Renzel Şirketinin sahibi Heinz Renzel, Türk perakendeciliğinin Batı tarzına yönelmek yerine, kendi kimliğini koruması gerektiğini düşünüyor. Fuarlara yeni bir bakış açısı getirecek ve tüm pazarlama yöntemlerini değiştirecek yeni yollara girdiklerini söyleyen Renzel, geleceğin dünyasında, perakendeciliğin her ülkeye göre farklı tanımlanacağı görüşünde...

Eklenme Tarihi : 03 Aralık 2007 Pazartesi
vkf-renzel-yonetim-kurulu-baskani-heinz-renzel
VKF Renzeldan Yeni Yollar Avrupanın en büyük üç satış destekleme sistemleri şirketinden biri olan VKF Renzelın patronu Heinz Renzel, Euroshop 2005 Fuarında, ilk defa kendilerinin geliştirecekleri bir çalışma sistemi uygulayacaklarını açıkladı. Türkiye ve Türk perakendeciliği üzerine özel bir görüşme yaptığımız Heinz Renzel ile, VKF Renzelın yeni fuar anlayışı, yeni Patanosfer satış sistemi ve fuarda sergileyecekleri yeni ürünleri, kısacası yeni yolları konuştuk. Ben herşeyden önce, Türkiyeye ve Türk perakendeciliğine bakışınızı öğrenmek istiyorum. Türk perakende sektörünün şu anki yapısı hakkında ne düşünüyorsunuz? Bizdeki kapitalist kesim, Türkiyenin perakendede bir devrim yaparak, küçük perakendeciler yapısından kurtulup, büyük alışveriş merkezleri yapısına geçilmesi gerektiğini düşünüyor. Buradaki tehlike, kapitalistlerin getirdiği bu sistemle birlikte ufak esnafın tamamen yok olma noktasına gelmesi. Türkiyedeki insanlar, Batıdan gelen bu şablonu, olduğu gibi buraya getirmesinler, uygulamasınlar. Türkiyedeki altyapıyı, Batıdan alınan sisteme uyarlayarak sonuca gidilmeli. Yani mevcut sistemlerini değiştirmeden, ona adeta bir maske takarak batılı imajı vermeliler. Aksi taktirde küçük esnaf yok olacaktır. Bu konuda da VKF aslında önemli bir rol oynuyor ve küçük ve orta ölçekli esnafa yardımcı bir unsur olarak ortaya çıkıyor. Yani özellikle batı tarzı bakış açısıyla yeniden yapılanan Türk perakende sektörüne biz, batıdan alınacak olan o maskenin uyarlanmasında yardımcı oluyoruz. Yani doğrudan batıda kullanılanı birebir buraya aktarmıyoruz. Özellikle bu yüzden satış destekleme sistelerinde VKF, yurtiçinde piyasa-nın talebinin karşılanabileceği birtakım görüşlere yer vererek ürünlerini geliştirdi .Yurtiçinde gelişen talepleri bu şekilde algıladı. Buraya yönelik ürünler geliştirip, dışarıdan gelenin de buraya uyarlanmasını sağladı. VKF, sadece Türkiyede değil; her ülkede yerel koşullara ayak uydurarak, oradaki talepleri değerlendirerek, yeni ürünler piyasaya çıkarıyor ve bu ürünlerle de batıdaki yenilikçi konumu bir anlamda dönüştürerek yerel piyasaya adapte ediyor. Çalıştığınız diğer ülkelerle karşılaştırdığınızda, Türkiyeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye, Batının sahip olduğu bir çok bilgi ve teknolojiye zaten sahip. Bunun nedenlerinden biri de; Almanyada eğitim görmüş çok sayıda Türkün, Türkiyeye gelip, Almanyada gördükleri ve uyguladıkları bir çok yöntemi, buraya getirmeleri... Böylece zamanla şimdi ki bilgi ve teknoloji birikimi oluştu. Türkiye ve İstanbul, adeta Asya pazarına açık kapı gibi... İleride Türk-i Cumhuriyetler, İran ve Irakta; pazar daha da olgunlaştığında; biz de Türkiye üzerinden o pazarlara doğru genişlemeyi düşünüyoruz. Türkiye, ticari yapısını sürekli geliştirerek, siyasi konularda da doğru kararlar alırsa, her zaman için önemli ve kilit konumda olacaktır. Türkiye, Avrupayı amaç olarak değil, araç olarak görmeli Size göre Türkiye, Avrupalı mı? Türkiyenin ABye girme konusundaki çabalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye potansiyel bir AB ülkesi; ama Türkiyenin kendi kişisel kimliğini de, kendi kişisel yüzünü de kaybetmemesi gerekiyor. Türkiye, Asya ve Uzakdoğuya açılan kapıda kilit konumunda. Türkiyenin Avrupayı kullanarak başka yerlerde başarılı olması gerekiyor bence. Avrupayı amaç olarak görmeyi bırakıp,onu bir araç olarak kullanması gerekiyor. Başka ülkelerde bu şekilde başarısını arttırabilir. Söylemek istediğim, Türkiye Avrupayı benimserken sadece Avrupadan alacaklarıyla değil; özellikle ABye sağlayacağı ihracatla bir çağ atlayacaktır ve bunun bilincinde olunması gerekiyor. Türkiyenin ihracata yönelik çok önemli bir tutum içinde olması gerekiyor. Yeni yollar sloganı ile vurguladığı-nız yeni projelerinizden bahseder misiniz? Bizim yeni yollar sloganı ile özellikle anlatmak istediğimiz ilk konu, bir fuarı nasıl yeni bir yöntemle organize edebiliriz ve kendimizi orada nasıl daha iyi ifade edebiliriz sorularına cevap niteliği taşıyacak yeni yöntemler... Önceki dönemlerde fuarlar yeni bilgiye ve yeni ürüne ulaşabilmek için kullanılan araçlardı. Bugünkü internet çağında, firmalar kendilerini, yeni ürünlerini, web sitelerinde rahatlıkla anlattıklarından, fuarların daha farklı yöntemler ve yollar izlemesi gerekiyor. Yani, bilgi ve enformasyon alışverişi dışında birtakım yeni yollar geliştirmemiz gerekiyor. Fuarlarda artık daha yeni sunum yöntemleri kullanılıyor. Daha şova yönelik bir ürün sunum yöntemi uygulanıyor. Bizim Euroshop için standımızda misafir edeceğimiz genç ekonomist Olaf Fenke, bunun için iyi bir örnek. Fuarlara yeni bir bakış açısı getirmek amacıyla çalışıyoruz. Özellikle bu seneki Euroshop fuarında, yeni yollar projemizi uygulamaya başlıyoruz. Fuar boyunca her gün, fuarın kapanış saati olan 17:00den saat 21:00e kadar, kendi standımızda misafirlerimizi konuk etmeye devam edeceğiz. Bu uygulama ilk defa VKF Renzel tarafından gerçekleştirilecek. Fuarın normal süresi içerisinde görüştüğümüz önemli müşterilerimizi; kapanış saatinden sonra, yine standımızda düzenleyeceğimiz bir yemek, eğlence ve sohbet ortamına davet edeceğiz. Böylece saat 21:00e kadar onlarla, rahat bir ortamda, iş görüşmeleri yapabileceğiz. Güvenlik ve park yerine uaşım konularında, fuar organizasyonunu gerçekleştiren kuruluş, gerekli desteği sağlayacak. Yani saat 21:00de, konuklarımız, fuar alanını rahatlıkla terk edebilecek. Yüzyüze olan bilgi alışverişi ve kişisel görüşmeler : Bunu internette hiçbir zaman bulamazsınız. Yeni yollar, fuar anlayışı dışındaki bazı konulara da hitap ediyor sanırım. Özellikle ürünlerin satışı konusunda birtakım yeni yolara girdik ve bu yollarda yeni adımlar attık. Müşteriler için Patanosfer dediğimiz yepyeni bir ürün satış sistemi geliştiriyoruz. Ürünlerin içerisinde konumlandırıldığı ve müşterilerin içerisinden ürünleri satın alabilecekleri, bildiğimiz alışveriş merkezi satış sistemi, ama bir farkı var. Bu sistemle, perakendecilikte yeni bir elektronik satış yolunu betimlemek istiyoruz; ama bu elektronik satış, internet üzerinden satış anlamına gelmiyor. Patanosfer sisteminde, alışveriş merkezine girdiğinizde, orada her ürünün bir numunesi buluyorsunuz. Elinizdeki bir scannerla o numuneyi scan ediyorsunuz ve o şekilde alışverişinizi yapmayabaşlıyorsunuz. Bu bir istasyona aktarılıyor, fatura çıkıyor ve gidiyor depo girişinden faturasıyla birlikte malzemenizi alıyorsunuz. Bu ileriye yönelik, perakendede satış için düşünülen bir yol. Kapalıçarşı sistemi, hipemarketlere taşınmalı Bu sistemi ne zaman görmeye başlayacağız? İngilterede, Birmingham yakınlarında, bunu anımsatan birtakım sistemler yavaş yavaş uygulamaya konuluyor. Özellikle İngilizlerin perakende sektörü, bu konuda oldukça ileri ve yavaş yavaş bu sisteme doğru bir eğilim mevcut. İki yıl ve belki de iki yıldan kısa bir süre içerisinde bu tarz sistemlerin yaygınlaşacağını düşünüyorum. Türkiyede de bu sistemi çok kısa bir süre sonra görebiliriz. Ama bence, Türkiyenin kendi kimliğini ön planda tutarak bir yere varması gerekiyor. Yani, Türkiyedeki perakendeciliğin, Kapalıçarşıda gördüğümüz esnafların satış şeklinin, elektronik bir satış şekliyle değişmemesi gerekiyor. Aksine oradaki satış şeklinin birtakım elektronik altyapıyla desteklenmesi gerekiyor. Avrupadan gelen elektronik satış mantığıyla da birebir değiştirilmemeli, yani bir anlamda buraya adapte edilmeli. Yani, Kapalıçarşıya girdiğimizde her noktada bir monitor görmemizin anlamı yok. Kapalıçarşının satış düzenini, mevcut satış yöntemini koruması gerekiyor. Ancak malzemelerin satın alınmasında ve malzemelerin sürekli dönüşümünün sağlanmasında teknolojiyi kullanmakta yarar var; ama satış şekli itibariyle, geleneksel satış şeklinin korunması taraftarıyım. Çünkü bu geleneksel satış yöntemiyle müşteriler farklı bir ambiyans yaşayarak satın alma zevkine varabiliyorlar, bu yüzden bu geleneksel satış yönteminin çok fazla değiştirilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Ben aslında tam tersine, Kapalıçarşı mantığının bir hipermarket alanına taşınarak, orada geliştirilmesini arzuluyorum. Müşterilerimize, Batıda böyle, sizde böyle uygulayın demiyoruz Bu ilginç düşüncenizi yerleştirebilmek için sunduğunuz bir şey var mı Türk piyasasına? Çünkü gelenekselden batıya doğru tam tersine bir yönelim var ve bunun da hızla artacağı söyleniyor? Türkiyeye adapte edilen Batı mantığı, Batıda da zaten bir çok sorunla karşı karşıya. Bu mantık, Avrupada, birtakım ekonomik sıkıntılarla baş edemez hale geldi. Biz, özellikle bu konuda müşterilerin talepleri doğrultusunda çalışmalar yaparak, buradaki yapıyı korumaya çalışıyoruz. Batıda böyle, siz de böyle uygulayın demek yerine, siz nasıl istiyorsunuz diye sorarak, müşteri odaklı bir çalışmayı tercih ediyoruz. Müşteri eğer yapısını, kimliğini bozmak istemiyorsa; biz o kimliğe uygun çözümler üretiyoruz ve sunuyoruz. Türkiyeye has olduğunu düşündüğünüz satış sistemini, zamanla başka ülkelerin de benimseyeceğini düşünüyor musunuz? Avrupada zamanında gelişen şimdiki satış sistemini etkileme veya değiştirme yoluna gitmedim. Nasıl geliştiyse, ben o şekilde ürünlerimi sundum. Türkiyede ise bu anlamda yöresel bakışı benimsedim. Deneyimlerime dayanarak Türkiyedeki izlenimlerimi anlatıyorum, uygun gördüğüm yöntemi oradan çıkartıyorum. Yurtdışında gördüğüm yanlışları ve doğruları tesbit ederek, Türkiye için daha doğruyu arıyorum. Buradan topladığım deneyim ve görüşlerimi de başka ülkelerde duruma göre adapte etmeye yönelebilirim. Özellikle Türkiyedeki bu tarz bir perakendeciliği düşlemem, Avrupada da zaman içerisinde böyle bir trendin oluşmasını düşünmemden... Çünkü insanlar heyecan yaşamak, eğlenmek için alışverişe giderler ve bu heyecanı da ancak Kapalıçarşı gibi yerlerde uygulanan satış şekliyle sağlarsınız. Yani hem bir yandan zevk alacaksınız alışverişten hem de değişiklikler yaşayacaksınız ki, o değişiklikler Avrupada da gittikçe benimsenmeye başladı. Artık insanlar heyecan arıyorlar, alışverişlerini yaparken. Günlük alışverişte kolaylık, özel alışverişlerde heyecan aranacak O halde geleceğin dünyasının satış yöntemi bu olacak? Güncel gereksinimlerin karşılanması gereken bir pazar oluşacak (yumurta, yağ, süt, vs.) ve bu pazar da, zannediyorum ki git gide internet ortamına taşınıp; kurye ile eve servis yöntemiyle halledilecektir. Bunun dışındaki alışverişlerde ise, hem eğlence hem alışveriş bir arada olacak. İnsanlar günlük alışverişte bir kolaylık arayacaklar; ama özel ürünler ve özel heyecanlar yaşanmak isteniyorsa o zaman alışveriş merkezlerine yönelilecekler. Burada belirtmek istediğim, her ülkenin kendi kimliğine uygun bir satış yöntemiyle farklılaşacağı ve genel olarak Avrupada perakendeden bahsedildiğinde tek bir kalıbın değil de; her tarafta farklı bir satış kimliğinin, perakendecilik kimliğinin oluşacağı. İnsanlar heyecan yaşamak, eğlenmek için alışverişe giderler Euroshopta misafirlerinizi bekleyen süprizlerden bahseder misiniz? Euroshopta yenilik olarak sunacağımız ürünlerden bir tanesi, yeni bir yazılım. Bu yazılım, marketlerin kendi posterlerini, kendi fiyat etiketlerini oluşturabilmelerini sağlıyor. Özellikle elektronik satış desteğinde yeni bir ürünü piyasaya tekrar sunacağız; yani yeni bir çeşit post cihazımız var. Çok hafif asma sistemleri, yani tavandan birtakım asmaları oluşturabilecek yeni birtakım sistemler geliştirdik. Euroshopta, kanallı panoya yeni bir bakış açısı getiriyoruz, farklı bir kullanım şekliyle. Bu kullanım şekliyle, perakendeciler kısa süre içerisinde hemen kendilerine yeni satış alanları oluşturabilecek. Kolonlarda, kapılarda ürün satmak için kullanabileceğiniz alanlar hemen oluşturulabilecek. Özellikle raf koyamadığınız, kullanamadığınız alanlara uygulanabilecek. Bir de reklam sektörüne yönelik birtakım yeniliklerimiz var. Büyük alanlarda, bir posteri uygulayabileceğiniz yeni displayler geliştirdik.

Firmanın Diğer Haberleri

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive