Üçge Depolarda İz Bırakıyor

Sektörün gelişimine öncülük eden firmalar arasında yer alan ÜÇGE, girişimcinin depolama sistemlerinde daha doğru kararlar verebilmesi için, yatırım maliyetlerinin aşağıya çekilmesi anlamında önemli adımlar atıyor

Eklenme Tarihi : 14 Aralık 2007 Cuma
ucge-depolarda-iz-birakiyor
Minimum Alan-Maksimum Depolama felsefesini sektöre her fırsatta hatırlatan işletmenin lojistiği, acaba nasıl işliyor? Konuyla ilgili ayrıntıları Üretim Yönetmeni Tuncer Yıldızla konuştuk. -Üçge, mağaza donanımı ve depolama sistemleri alanında faaliyet gösteriyor. 30 yıllık da bir geçmişi var. Genel çerçeveden baktığımızda, Üçgenin lojistik sürecinden kısaca bahseder misiniz? Lojistik olarak ele alırsak, biz mal üreten-satan bir firmayız. Sektörümüzle ilgili ürünleri kendimiz, uygun olan hatlardan geçirerek üretimlerini gerçekleştiriyoruz. Mamul depo, sevkiyat kısmında özellikle müşteri noktalarını kullanmak ve göndermekle ilgili ciddi bir faaliyet yapıyoruz. Tabi burada ulaştıracağımız noktalar çok ciddi ayrılıyor. Şu an 50 ülkeye ihracat yapıyoruz. Türkiyedeki her noktaya sevkıyat yapıyoruz. Dolayısıyla ürünler sevk edilmeden önce, gideceği yere göre bir ambalaj şekli uygulanıyor. İhracat ise ihracata uygun, yurt içindeyse ona uygun şekiller seçiliyor. Burada espri, o malı yerine sağlam ulaştıracak en düşük ambalaj maliyeti ile sevk etmek.Çünkü gereğinden fazla ambalaj yaparsanız ürünün fiyatı artıyor. Gereğinden az ambalaj seçerseniz, bu sefer de ürünü sağlam ulaştırmada sıkıntı çekiyorsunuz. Biz kendi içimizde sevk edecek aşamaya geldikten sonra ürünlerin nakliye edilmesi kısmını outsource (dış kaynak) çalışıyoruz. Ulaştırma konusu tamamen nakliyeci firmaya ait. Çalıştığımız firmalar daha basit firmalardı. Ciddi ekibi olmayan firmalardı. Ama şimdi müşteri beklentileri arttı. Ürünü ürettikten sonra yerine ulaştırılması için de ciddi yarış içine giriyorsunuz. Genelde sevk tarihine çok yakın bir dönemde mallar çıktığı için, nakliyede geçecek fazla sürelere müşteri tahammül etmiyor. Ürünler sevkiyat aşamasındayken, çok iyi bir planlama ile kısa bir sürede müşteriye ulaştırmamız gerekiyor. Bunun için müşteri ile Üçge arasındaki mesafeyi en güvenli, emniyetli, en ekonomik şekilde, o zincirin halkasını tamamlayacak firmalara ihtiyaç var. Bu görüşmelere başladık. Kurumsal, lojistik konusunda yatırım yapmış, ciddi eğitimi olan hem ulusal, hem uluslararası alanda tecrübesi olan firmalarla görüşmelerimiz var. Bunlarla uzun vadeli çalışmayı planlıyoruz önümüzdeki günlerde. Belki çok profesyonel değil ama, dış kaynak kullanımını biz çok önceden yaptık. En azından biz, kamyon kullanma, şoförün takibi gibi bizim konumuzun dışındaki konularla enerjimizi harcamadık. Üretimle ilgili, pazarlama-satışla ile ilgili sektörel konulara doğrudan baktık. Ancak artık günün gelişmeleri bizi farklı noktalara götürüyor. Biz o adımları attık. Az önce de belirttiğim gibi görüşmelerimizi yapıyoruz. Müşteriye ve bize maliyet ve verimlilik anlamında katkıda bulunacak o lojistik kanalı ne ise onu tercih etmeyi planlıyoruz. Dağıtım merkezlerine yönelik çalışmalarınız neler? Bizim bir ürünü stoklayıp, dağıtma çalışmamız yok. Ama dağıtım merkezlerine hizmet veriyoruz. Dağıtım merkezlerinde kurulan sistemlerle ilgili üretim yapıyoruz. Tabi dağıtım merkezlerindeki amaç, ürünlerin girdikten sonra çok kısa bir süre içinde tekrar ikinci bir noktaya ulaştırılması. Bizim orada alanı verimli kullanma anlamında, ürünlerin adresleme sistemi ile stoklanmasına yardımcı olacak depolama sistemlerini üretmemiz sayesinde, ürünlerin stok takibi ve stok kontrol sistemi daha kolay yapılabilir hale geliyor. Dolayısıyla ürünlere ulaşmak kolaylaşıyor. Dağıtım merkezi firması, ürünlerin hızla akışını sağlıyor. Depo için de iyi bir kontrolle daha kısa sürede o stok çevirim hızlarını, ürünlerin depoda durma sürelerini azaltarak sevk etmiş oluyor. Bizim şu anki fonksiyonumuz bu şekilde. Depolarınız nerelerde? Şu an yeni fabrika yatırımımızdan dolayı Bursa Organize Sanayi Bölgesi ve Kestel olmak üzere iki taraflı operasyon olacak. Bizim, üretim ve sevkiyat merkezi olarak geçiyor. Ekstradan müşteriye ulaştırdığımız ara bir depo lojistiğimiz yok. Biz tamamen üretiyoruz, ürettiğimiz alanlardan son müşteriye sevkiyat yapıyoruz. Dolayısıyla şu anda bizim iki tane depolama ve sevkiyatla ilgili bölgemiz var. Biri Organize Sanayi, diğeri Kestelde. Biraz da yeni yatırımlarınızdan bahsedelim. Bursa Organize Sanayi Bölgesindeki en büyük ikinci yatırım Üçgeye ait. Yeni yatırımınıza ilişkin bilgileri paylaşır mısınız? Biz önce satıp sonra üretiyoruz. Önce sat sonra al mantığında çok fazla stoğa yer yok. Satmadığımız bir şeyi kesinlikle üretip bir kenara koymuyoruz. İster mamul, ister yarı mamul olsun. Amaç bu olunca uzaktan baktığınızda, aslında çok fazla depo hacmine ihtiyaç duyulmayacakmış gibi görünüyor. Tabi burada farklı noktalar var. Her ne kadar siparişe dayalı üretim yapsanız da, son aşamalarda farklı nedenlerden dolayı ürünler sevkiyat bölgesinde beklemek zorunda kalıyor. Bunlar aslında bizim sattığımız ürünler. Satmadığımız ürünler değil. Çeşitli sebepler var. Mesela müşterinin yerinin hazır olmaması...Çok ciddi ölçekli mal üretiyoruz. Örneğin bir Metro mağazasına yaklaşık 30 tır mal üretiyoruz. 400 palet mal demek. Yerinin hazır olmaması durumunda müşteri malı bir hafta-on beş gün bekletmenizi isterse, 400 paletlik depolama alanına ihtiyacınız oluyor. Bu çok karşılaştığımız bir şey. Bunun için depolama alanlarımızda hacim planlaması yapmamız gerekiyor. Ayrıca ödemelerle ilgili durumlarda zaman geçerse, bu da ürünlerin depoda beklemesine yol açıyor. Bu tür nedenlerden dolayı belli bir depolama hacmi planlıyoruz. Şu anda yeni fabrikada mevcut alana göre depo için 3 kat daha fazla alanı ayırmayı planlıyoruz. Sebebi kesinlikle malları stokta tutmak değil. Müşteriye iyi bir çözüm bulma amacı ile hareket ediyoruz. Müşterinin planlarındaki aksamaları biz komponse etmiş oluyoruz. Böylece depoda ürünleri daha sıhhatli bir şekilde tutabiliyoruz. Sonra müşterinin istediği tarihe kadar 1 hafta 10 gün sonra gönderiyoruz. Yeni fabrikamızda 5 bin metrekare civarında mamul depo sevkiyat alanı planlıyoruz. Özellikle sevk ettiğimiz ürünlerin paketleme şekline göre farklı depolama sistemleri kullanmayı planlıyoruz. Belirli ürün gruplarında sırt sırta depolama sistemi, yine depolama hacmini daha iyi kullanmak adına push-back dediğimiz önden yüklemeli ve boşaltmalı, hacmi maksimize edecek yapılama sistemleri kullanmayı planlıyoruz. İkinci konu, sevkiyatın çok düzenli müşterileri ile anlaştığınız tarih aksamayacak şekilde, olması. Ürünlerin hasar görmemesi. Bunun için çok kısa sürede ürünlerin nakliye aracına yüklenmesi gerekiyor. Sevkiyatın önündeki mal hazırlama yükleme organizasyonunun sağlanması gerekiyor. Yeni fabrikamızda 12 tane tır rampası planlandı. Bu sistem, aynı anda birden fazla müşteriye mal göndermek ve bunların iyi bir şekilde akışını sağlamak için düşünüldü. Bu tır rampaları sevk edeceğimiz ülkelere göre ayrı ayrı müşteri bazında değerlendirilecek. Ürünlerin karışmaması adına ayırılıp, istenen saatte sevkiyat aracına yükleyip ihracatı sağlayacağız. Hedef; Üçge rampasına, TIR yanaştığında 1 saatte yüklenip gönderilmesi... Kapasite konusunda fikir vermek için rakamsal veriler üzerinden devam edebilir miyiz? Ayda yaklaşık 40 50 TIR sevkiyatımız var. Yeni fabrika ile birlikte iki katı kapasiteye ulaşmayı yani ayda 100 TIRlık sevkiyat yapmayı planlıyoruz. Dolayısıyla bütün yatırımlarımız, alan planlamamız, tüm teknolojik yatırımlarımız bu kapasiteye göre yapıldı. Tabi 100 tane TIRın farklı ülkelere gidişi, ürünlerin hazırlanıp sevkiyat alanından çok kısa sürede sevk edilmesi için bu şekilde aynı anda yükleme yapabilecek sevkiyat rampasına ihtiyaç duyuldu. Ayrıca yurtiçi sevklerimiz de var. Üretimimizin yüzde 50sini de yurtiçine satıyoruz. TIR rampalarının büyük bir kısmı aynı zamanda da kamyonla sevkiyat için kullanılacak. Yerleşim konusundaki görüşlerinizi de almak isterim. Yeni fabrikanızdaki yerleşim planı da lojistik kavramı ile doğrudan bağlantılı. Bizim kendi iç lojistiğimiz var. Birimler arası malzeme akışının sağlanması. İkincisi de mamul ürüne dönüştükten sonra oradan müşteriye ürünlerin sevk edilmesi. Yerleşim planını yaparken hedefimiz belli. Hedef, hammaddeyi aldıktan sonra ürünün minimum mesafe katederek, toz boyaya gitmesi yine minimum yol kat ederek sevkiyat alanına, mamul depo sevkiyat alanına gitmesi ve sevk edilmesi. Fabrika yerleşim planlarımızı yaparken, hammadde akışlarının üretim birimlerine çok sade, kısa yoldan gitmesini hedefledik. Örneğin, yarı mamul, en kısa sürede toz boyaya gidiyor, çıktıktan sonra yine en kısa ve kontrollü şekilde ambalajlanıyor. Mamul depoya gelen ürün buradan da sevkiyata yönlendiriliyor. Bütün akış maliyetleri minimize edecek şekilde planlandı. Lojistik-depolama sistemlerinde Üçgenin farklı olduğuna dair vurgu yapılıyor. Uzun vadede hedefler ne? Üçge lojistik sektörüne çok ciddi hizmet veren bir firma. İster dağıtım merkezi olsun, ister depo olsun. Biz depoların içindeki stoklama sistemlerini yapıyoruz. Lojistik, 90lı yıllardan sonra çok ciddi hareket kazandı. Kurumsal firmaların büyümesi çok hızlı oldu. Üçgede burada önemli bir rol oynadı. Özellikle lojistiğe yatırım yapan firmaların depolama sistemlerini her noktada, onların istedikleri şartlarda kurdu. Genel konjonktüre baktığımızda lojistik önemli bir pozisyona geldi. Çünkü üretim birimleri rekabetten dolayı çoğaldı. Teknoloji herkesin ulaşabileceği hale geldiği için üretim sektörü ya da süreci pazarlamanın altında. Önemli olan şu anda bir ürünü pazarlamak, satmak. Pazarlama ile üretimin arasında lojistik devreye giriyor. Lojistik artık firmalar arasındaki farkı ortaya çıkaracak ara bir zincir oldu. Lojistiğini iyi planlayan, bir ürünü eksiksiz, hatasız bir şekilde kısa sürede müşteriye ulaştıran firmalar bir adım önde yer alıyor. Burada maliyet kısmını da atlamamamız gerekiyor. Maliyeti düşüren firmalar yine bir adım öne çıkacak. Biz maliyet kısmında devreye giriyoruz. Özellikle maliyet ve ulaşım kısmında mal akışını, depoya girişini, dağıtım merkezine giriş ve çıkışlarda, ürettiğimiz sistemlerle verimliliği yakalamakla ilgili firmalara alternatif çözümler sunuyoruz. Sektörün gelişimini iyi takip ediyoruz. Müşterinin beklentilerini iyi takip edip bir adım daha ileri gitmekle ilgili her türlü çabayı sarf ediyoruz. Teknolojik yatırım, ürünlerin maliyetlerinin aşağıya çekilmesi, daha ekonomik ürünleri pazara sunmak adına sürekli gayret içerisindeyiz. Bütün firmalar, üretici ve tüketici arasında artık müşteriye en iyi hizmeti vermek için çaba sarf ediyor. Dolayısıyla biz üretici olarak pazarın, müşterinin beklentilerini karşılamakla ilgili ciddi enerji sarf ediyoruz. Ürün kalitesi anlamında maliyet anlamında, zaman anlamında, çeşitlilik anlamında...Biz müşteriyi tatmin etmekle ilgili her türlü yeni adımları atma konusundaki kararlılığımızı koruyacağız.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive