Referans noktası Teknolight

Mağazaların tüketici üzerinde yarattığı ikna edici etki ile aydınlatma projelerine ayrılan bütçe arasında nasıl bir ilişki var? Hem hesaplı hem verimli bir tasarım, ne kadar mümkün? Dünyada geçerlilik kazanan trendler, nasıl yanıyor mağazalarda? Sektörde referans noktası haline gelen Teknolight, ne gibi çözüm önerileriyle çıkıyor yatırımcının karşısına? Firmanın Proje ve Satış Müdürü Coşkun Dalmışla Ticaret Müdürü Engin Çelikbaş, konuğumuz oldu bu sayıda. Sorularımıza yanıt ararken, pek çok konu da kendiliğinden aydınlığa kavuştu

Eklenme Tarihi : 09 Ağustos 2010 Pazartesi
referans-noktasi-teknolight
Berrak COŞKUN Mimari aydınlatma tasarımında yeni trendler neler? Enerji yönetiminde öne çıkan yaklaşımlar ve teknolojideki gelişmeler, neler fısıldıyor kulağınıza? EÇ: Geçtiğimiz aylarda, Frankfurtta düzenlenen Light and Building fuarını ziyaret ettik. Trendleri belirleyen, sektöre yön veren dev firmaların katıldığı bir organizasyon bu... LED teknolojisinde gerçekleştirilen en yeni ve en kapsamlı çalışmaları gözlemledik orada. Uzun zamandan beri birçok yerde, özellikle dekoratif aydınlatmada karşımıza çıkan LED, modern uygulamalar sayesinde farklı vaatlerde bulunuyor artık. Dünyayı aydınlatan belli başlı firmalar, yüksek ışık gücüne sahip düşük sarfiyatlı LED modüller üretmiş durumda. Söz konusu gelişmeleri, LEDin dekoratif alanla sınırlı kalmayacağı ve yakın gelecekte genel aydınlatma grubunun tamamına hitap edeceği yönünde değerlendirmek mümkün. Böylelikle ciddi anlamda enerji tasarrufu sağlanabilecek. Üstelik aydınlık seviyesinden taviz vermeden... Teknolight olarak, bizim de genel aydınlatmada kullanılabilecek LEDli armatürlerle ilgili ürün tasarımlarımız var. O noktada, finale yaklaştığımızı söyleyebilirim. Reflektör tasarımları, enjeksiyon kalıp çalışmaları tamamlandı bile. Yüksek verimliliğe imkân tanıyan LEDli yeni ürünlerimizi, kısa bir süre içinde müşterilerimizin beğenisine sunuyor olacağız. Tarihi doku aydınlanıyor! Ukrayna Kievde, Kreschatik Caddesi üzerinde, bin 800 metrekarelik Marks Spencer mağazası için gerçekleştirdiğiniz uygulama mesela... Oldukça çarpıcı. Fark yaratan ayrıntıları sizden öğrenelim mi? EÇ: Kiev Kreschatik mağazası, konumu ve tarihi özellikleri ile diğer Marks Spencerlardan ayrılıyor. Kendine özgü bir bütünlüğü var en başından beri. O nedenle tamamen yeni malzemeler kullanıldı. Bu malzemelerin onayı da markanın İngilteredeki merkez ofisinden gelen mimari ekip tarafından verildi. Standart konsept uygulamasında yer alan lineer armatürlerin genişlikleri azaltıldı, homojen bir genel aydınlık seviyesi elde edildi içeride. Sergilenen ürün grupları üzerinde, daha küçük boyutlu mikro metal halinde spotlar tercih edildi. Yine bazı alanlarda, mikro halojen spotlarla ortam dokusuna uygun bir ışık yakalandı. Genel alanlarda, raf aydınlatmalarında ise ray spotlar ile Helix Wall Washer koleksiyonuna başvurduk. Sonuç harika! Tarihi yapının uyandırdığı etkiyle barışık, oldukça şık, ziyaretçisinin hem gözüne hem ruhuna hitap eden bir Marks Spencer mağazası duruyor şimdi karşımızda. Cadde ve AVM mağazaları, aydınlatma açısından tıpatıp aynı mı olur/olmalıdır? Fiziki koşullar ne kadar belirleyici? CD: Aslına bakarsanız, birden fazla faktör etken olarak ön plana çıkar. Eğer zincir mağazalardan söz ediyorsak, belirli bir konsepte bağlı kalmak zorundasınız. Çizilmiş sınırlar dâhilinde hareket edebilirsiniz ancak. Dolayısıyla cadde/AVM ayrımı yapamazsınız. Fakat tek başına bir cadde mağazası, -performansı aynı olsa bile- genelde daha özelliklidir diğerlerinden. Mekân psikolojisi ve ekip disiplini Yurtiçine dönüp baktığımızda, yine birçok noktada Teknolight imzasını görüyoruz. Markaların sizi tercih etme sebepleri üzerinde duralım mı biraz? EÇ: Katalogumuzun dağıtılmasını takip eden süreçte, talepte ciddi bir hareketlilik yaşadık. Yüksek kalitedeki ürünlerimiz ve hizmet anlayışımız nedeniyle firmaların seçici algısında ayrı konumlandırılıyorduk zaten. Teknolojideki rüzgârı yakalayan yeni ve kullanışlı mamullerimiz de buna eklenince, değişik projeler birbirini kovaladı. Forum İstanbuldaki Boyner mağazası, müşteriyi rahatlatan, gevşeten ışık oyunlarıyla dikkati çekiyor. 5 bin 500 metrekarede mekânın psikolojisini yaratırken, hangi adımları takip ettiniz? CD: Mağazanın başarısında çeşitli ışık efektleriyle bizim de katkımız var ama asıl başarı Toner Mimarlıkın. Mekânı tasarlayan ve tasarımın odağına müşteriyi koyan, onlar... Teknolight ise ekibin bir parçası. Tecrübe ve bilgi birikimimizi işe yansıtıyor, farkı detaylarda yakalamaya çalışıyoruz. Deneyim yoksa böyle sonuçlar alamazsınız. Sonucun iyi olması, tesadüf değil elbette. Sebepleri de sır değil. Dönüp, ekip çalışmasına bakmak lazım... Yan yana geldiğimizde, bir puzzleın birbirine cuk oturan parçaları gibiyiz. Uluslararası standartlar bakımından değerlendirdiğinizde, Türkiyedeki aydınlatma projelerini nasıl buluyorsunuz? CD: Çok pozitif şeyler söyleyemem. Söylersem, gerçeğe gözlerimi kapamış olurum. Kısacası, ortalama bir yerdeyiz. Neden böyle? Tasarımcılarımız, proje sahiplerine çok taviz veriyor da ondan. Aydınlatmanın ne denli önem taşıdığı, yeterince aktarılamıyor bence. Hep son dakikaya bırakılıyor. Oysa mekanik, tavan ve yangın projeleri kadar önemli... Doğru bir uygulama için taviz vermemek şart. Aydınlatmada ucuza kaçıyoruz Mağazanın tüketici üzerinde yarattığı ikna edici etki ile aydınlatma projelerine ayrılan bütçe arasında nasıl bir ilişki mevcut? İyi olan, pahalı mıdır her zaman? Hem hesaplı hem verimli bir tasarım, ne kadar mümkün? Ve tabii, hangi koşullarda? CD: Güzel soru. Yanıtı, kitap olacak kadar uzun. Açıklaması zor ama aynı zamanda kolay... Evet, ironik. Kökü derinde bir soru çünkü, temelde bir sorun. Gelişmiş ülkelerde, mağazanın tümüne aynı derecede özen gösterilerek yaratılır bahsettiğiniz o ikna edici etki. Ciddi ciddi düşünülür, titiz değerlendirmeler sonunda karar verilir kullanılacak aydınlatma unsurlarına. Biz yaptık, oldu denmez yani. Verilerden hareketle profesyonel bir süreç yaşanır. Ülkemizde ise ne yazık ki tersine işler mekanizma. Mobilya, yer döşemesi, tavan düzenlemesi, raf donanımı gibi çeşitli kalemlerde bütçe tüketilir, mağazanın ışığa ihtiyaç duyacağı da tam o noktada hatırlanır. Aniden akla gelir sanki. Ucuz yollu yöntemlerle, neredeyse hiç para harcamadan, hatta üzerine para alayım mantığı ile çözülür aydınlatma sorunu. Çözülmez aslında, içinden çıkılmaz bir hâl alır. Öte yandan, en pahalı olan en iyidir diye bir şey yok. Karşılaştırma kriterlerini sorgulamalıyız önce. Verimli, hesaplı ve ulaşılabilir tasarımlar, en ideali. Ulaşılabilir olmayan bir aydınlatma projesi, tasarlayanın fantezisi olarak kalmaya mahkumdur. Bir tarafta fonksiyonellik, diğer tarafta estetik ve dayanıklılık... Hangisi daha üstün? Malzeme seçiminde öncelikleriniz neler? CD: Dizayn açısından, hepsi önemli... Hepsinin yeri ayrı... Birini atlarsanız, sunduğunuz ürün eksik kalır. Özellikle teknik aydınlatmada göz ardı edemezsiniz bu ölçütleri. Malzeme seçiminde, öyle keskin uçlu kurallarla sınırlamıyoruz kendimizi. Tasarımla örtüşen malzemeler kullanmaktan yanayız. Teknolojideki gelişmelere ve günün koşullarına göre tüm yenilikleri uygulama sahamıza taşıyoruz. Enerjide tasarruf tedbirleri şart Peki, kullanıcı profili nerede devreye giriyor? CD: Baştan sona, tüm evrelerde tüketici profili etkili. İstekleri yaratır, beklentileri dile getirir, çözülmesi gereken sorunları bir bir ortaya koyar kullanıcı. O aşamada profille uğraşmazsınız. İstekleri ve beklentileri ne derece karşılayabildiğinizde düğümlenir konu. Mağazalardaki ışık kirliliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Önüne geçmekte ne denli başarılıyız? CD: Şu an için skandal boyutunda. Bizim gibi enerjiye muhtaç bir ülkede bu kadar pervasız davranılması, gerçekten düşündürücü. Sektör profesyonellerinin artması, aydınlatma projelerinin eğitimli ve donanımlı beyaz yakalılara teslim edilmesi, -kulaktan dolma bilgiler yerine uluslararası standartlar doğrultusunda- gerçek hayatla tasarımın örtüşmesi, sorunları çözmede yardımcı olur. Bir bilene danışalım cümlesini kurmakta geç mi kalıyor acaba bizim yatırımcımız, ne dersiniz? CD: Geç kalmanın da ötesinde, bir aymazlık hâkim. Bizim yatırımcımız, aydınlatmaya lamba gözüyle bakıyor hâlâ. Meselenin hafife alındığı kesin. Hâl böyleyken, talep oluşturmada sıkıntı yaşanıyor. Bir bilenin elinden çıkan projeler, farkını hemen belli ediyor. Diğerleri, sönük birer gölge gibi silinip gidiyor tüketicinin hafızasından...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive