Şu Çılgın Türkler İsimli Kitabın Yazarı Turgut Özakman

57 yıllık bir çalışmanın sonucunda, milli mücadele dönemini anlattığı Şu Çılgın Türkler adlı romanıyla en çok satanlar listesinde ilk sıralarda yer alan Turgut Özakman ile kitabını, Milli Mücadele dönemi ile günümüz Türkiyesini konuştuk

Eklenme Tarihi : 29 Kasım 2007 Perşembe
su-cilgin-turkler-isimli-kitabin-yazari-turgut-ozakman
Şu Çılgın Türkler Turgut Özakman, 1948 yılında on arkadaşıyla on gün boyunca, Polatlıdan Dumlupınara kadar yayan yürürken Milli Mücadelenin romanını yazmaya karar veriyor. Özakman, 57 yıllık çok titiz bir çalışmanın sonucunda, dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en haklı, en kutsal savaşlardan biri olarak tanımladığı İstiklal Savaşının Kurtuluş Savaşının destansı romanı ortaya çıkıyor. Zaman zaman gözlerinizin dolduğu, zaman zaman gururlanarak okuduğunuz kitapta, Türkiye Cumhuriyetinin temellerinin atılmasını, Osmanlı Devletinin durumunu, İngiliz ve Yunanlıları tüm yönleriyle gözleri önüne seriyor. Bir milletin makus talihini nasıl değiştirdiğini, kağnının kamyonu nasıl yendiğini, cepheye canını dişine takarak cephane götüren kadınlarımızı, Mustafa Kemali, İsmet Paşayı ve sayısız Kurtuluş Savaşı kahramanını, esir alınan Yunan askerlerinin ayağındaki gıcır gıcır botlara bakınca içi giden tabanı erimiş çarıklarıyla canla başla mücadele eden askerleri, kısacası Çılgın Türklerindestanı anlatılıyor. Hala o çılgın Türkler miyiz? Ben öyle olduğunu görüyorum. Çünkü bir kitap ile bu ruh, bu hale gelmez. Demek ki hep içimizde vardı. Şimdi o yüzünü gösteriyor. Öyle bir ruhu yok etmek mümkün değil. Ama bu ruh, ırkçı, saldırgan bir ruh değil. Bu yapıcı, uyanık, tetikte duran bir ruh. Gençlerde, öğretmenlerde, askerlerde, ailelerde, ilköğretim okullarının 5inci, 6ıncı sınıflarındaki uyanık, zeki çocuklarımda, bu milletin çocuğu olmanın verdiği gururu görmek beni çok mutlu ediyor. Özellikle son zamanlarda yabancı sermaye açısından Türkiye cazip bir hal kazanmaya başladı. Siz yabancı sermayenin ülkeye gelişini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yabancı sermaye Türkiyenin çıkarınaysa hoş geldi, sefa geldi. İmtiyaz istiyorsa, zararınaysa güle güle. AB, Türkiyenin en önemli gündem maddelerinden biri durumunda. Siz AB ile olan ilişkileri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bizim 30 yıl evvel ortak olmayı istediğimiz AB ile şimdiki AB birbirinden çok farklı. O zaman, Türkiyeye karşı daha yumuşak, şartları daha kolay, daha anlayışlı bir birliğe girmek üzereydik. Ekonomik yanı daha ağır basıyordu. Şimdi siyasi kısmı daha ağır basıyor. Şimdiki AB temsilcileri, Türkiyeye dostça bakmıyorlar. Bunu görmemek için çok saf olmak lazım. Türklerin çok saf olduğunu sanmıyorum. Özellikle de biraz Milli Mücadele dönemini incelersek, ABnin aynı şifrelerle, bizi kullanmak istediklerini görüyoruz. Emperyalizm, her zaman, her yerde galip gelmez. Yeter ki dikkatli bakalım, tetikte duralım. Bu dikkatte yavaş yavaş oluşuyor, en azından toplumda oluşuyor. Ben iktidarda da bu dikkatin oluşacağını ümit etmek istiyorum. Başka hangi dönemleri yazmak istiyorsunuz? Çanakkale Savaşı ve Cumhuriyet Dönemi.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive