Perakendeciyi Özel Yapan Markasıdır

Hem toplam cirodaki payı hem de ürün çeşitliliği artan private label (özel markalı) ürünler, giderek büyük gelişmeler gösteriyor

Eklenme Tarihi : 28 Kasım 2007 Çarşamba
perakendeciyi-ozel-yapan-markasidir
Üreticiyi reklam, pazarlama, stok, gibi maliyetlerden ve problemlerden kurtaran, tüketici bilincine bağlı olarak gittikçe gelişen ve büyüyen özel markalar (Private Label), perakendecilerin son yıllardaki gözdesi hâline geldi... Dünyada ve Türkiye`de son 15 yılda hızla gelişen bu pazara tüm firmalar stratejilerini değiştirerek Private Label (Özel Markalı Ürünler) bölümlerini kuruyor. Hem toplam cirodaki payı hem de ürün çeşitliliği artan private label (özel markalı) ürünler, giderek büyük gelişmeler gösteriyor. Türkiyede düne kadar belli başlı marka olmuş firmalar Private Label kavramına sıcak bakmıyorlardı. Bugün ciroları etkileyecek derecede artan Özel Markalı Market Ürünleri hem üreticilere hem tüketicilere hem de perakendecilere kazandırıyor. Gelişmeler bu şekilde olumlu olunca da kıyasıya bir marka rekabeti yaşanıyor. Özel marka üretimi, firmalara da pazarda atıl kapasite sorununu ortadan kaldıran ciddi avantajlar sağlıyor. Dünyada ve Avrupada durum Geçtiğimiz yıllarda dünyada olduğu gibi Türkiye`de de özellikle ekonomik krizle beraber hızla büyüyen market markaları pazarının, markalı ürünleri bir hayli zorladığına tanık oluyoruz. Nitekim markalı ürünler yaptıkları kampanyalarla bu pazarın büyüme hızını kesmeye çalışıyorlar. Ancak ülkemizde olduğu gibi dünyada da market markalarının payı hızla büyüyor. ACNielsen`in 36 ülkede ve 80 kategoride paketli tüketim ürünlerini inceleyerek yaptığı araştırmada, tüketicilerin değer bazında toplam harcamalarının yüzde 15`ini market markalarına yaptıkları saptandı. Araştırmaya göre market markası satışlarının yüzde 95`inden fazlası Avrupa ve Kuzey Amerika`da gerçekleştiriliyor. Avrupa yüzde 22 ile en fazla payı alırken, Kuzey Amerika ise yüzde 16 ile ikinci sırada yer alıyor. Market markası satışlarında en yüksek paya sahip ülke ise yüzde 38`lik oran ile İsviçre. ACNielsen`in araştırmasında, market markalarının üretici markalardan ortalama yüzde 31 daha ucuz olduğu ortaya konuldu. Ülkeden ülkeye ve kategoriden kategoriye değişen bu oran, örneğin Polonya`da yüzde 50 iken Hong Kong`da sadece yüzde 10. Avrupa ülkeleri ise market markaları ve üretici firmaların markaları arasındaki fiyat farkının en büyük olduğu ülkeler olarak göze çarpıyor. ACNielsen`in 36 ülkede yürüttüğü araştırmanın genelinde ürün kategorilerine baktığımızda temel gıda ürünleri, kağıt ürünleri, plastik torbalar ve alüminyum folyo, streç film gibi kategoriler market markası satışlarında en büyük paya sahip olan ürünler olarak öne çıkıyor. Türkiye`de 13 zincir mağazanın verisinden yararlanarak oluşturulan rapora göre ise tüm kategoriler içerisinde kağıt ürünleri yüzde 32`lik payla en yüksek market markası payına sahip kategori. 11 milyar dolarlık yiyecek kategorisinde ise, market markalı hazır yiyecekler yüzde 51, sütler yüzde 44`lük satış payına sahip. Türkiye`ye baktığımızda bu oranların daha düşük olduğunu görüyoruz. Örneğin Türkiye`de market markalı paketli sütlerin satış payı sadece yüzde 13 civarında kalıyor. Kategori seviyesinde bakıldığında en büyük fiyat farkının yüzde 40`ın üzerinde bir oranla kişisel bakım ve sağlık ürünlerinde gerçekleştiği, öte yandan en düşük fiyat farkının ise gıda ürünlerinde olduğu görülüyor. Araştırmanın en ilginç sonuçlarından biri ise bazı market markalı ürünlerin fiyatlarının üretici markalı ürünlerle aynı veya daha pahalı olması. Bu trendin arkasında yatan en önemli sebeplerden biri, perakendeciler tarafından önceden stratejik olarak belirlenen yüksek kalitede premium markalı ürünler ve bu ürünlerin mağazanın özel bir yerinde hazırlanan özel satış noktalarında sunulması...Diğer faktörler arasında ithal kaynak kullanılması, paket büyüklüklerinde farklılıklar, üretici firmaların sık sık promosyon yaparak fiyatlarını aşağıya düşürmeleri sayılıyor. Türkiyede Durum Retailing Institute ve HTP Araştırma ve Danışmanlık Şirketi tarafından bu yıl dördüncüsü çıkarılan Özel Markalarda Son Trendler Raporunun verilerine göre 2002 yılında bir önceki yıla göre yüzde 69 büyüyerek atağa kalkan özel markaların (private label) büyüme hızı 2003te yüzde 39a, 2004te ise yüzde 33.5a geriledi. Bu genel performans içinde ürün kategorilerinin gelişiminde farklılıklar göze çarpıyor. Bir önceki dönemde en fazla büyüyen kategori gıda iken, 2004te yerini kişisel bakım ürünlerine kaptırmış durumda. 2004 yılında kişisel bakım ürünleri nominal anlamda yüzde 45.9, reel anlamda ise yüzde 35.9 büyüdü. 2003 yılında özellikle markalı temizlik ürünlerindeki düşük fiyatlama politikası ile daralan temizlik ürünleri 2004te ufak bir düzelme gösterdi. Özel markalı ürünlerdeki yüzde 33.5lük büyümenin pazar payına katkısı 0.4 puan. Yani özel markaların toplam günlük tüketim ürünleri alımları içindeki payı 2003te yüzde 2.3 iken 2004 yılında yüzde 2.7ye yükseliyor. Kişisel bakım kategorisinin belirgin büyüme performansı özel markalı kişisel bakım ürünlerinin toplam kişisel bakım ürünleri pazarı içindeki payını yüzde 2.9dan yüzde 3.8e çıkardı. Tüketicilere sorulan sorular baz alındığında özel markaların genel imajı 2003 yılı ile aynı doğrultuda gelişti. Özel markalar, fiyatının uygunluğu ile konumlanmaya devam ediyor. Diğer bütün ürün özellikleri açısından üretici markaları, tüketicilerin büyük bir bölümüne göre daha üst düzey kabul ediliyor. Geçen yıldan bu yıla özel marka algılamasında çok küçük miktarda da olsa artan tek imaj unsuru ürün çeşitliliği. En fazla puan kaybedenler ise güvenilir ve sağlıklı ürün olması ve her alındığında aynı kalitede olması. Sektör adına üzücü bir veri ama araştırmaya göre, güven ve kalite unsurlarının tüketicilere doğru yansıtılması ve bu ürünlerin birçoğunun aslında ne kadar önem verilerek yapıldığının son kullanıcıya anlatılması özel markalar için sorun olmaya devam ediyor. Bu aşılması zor bir sorun çünkü özel markanın ruhu gereği tanıtım ve marka bağlılığı yaratacak diğer maliyet gerektiren faaliyetlerden kaçınılır. Fakat henüz yeterli tüketici bilincinin oluşmadığı ülkede bir marketin sunduğu özel markanın düşük kalitede olması, tüketiciye Bu markasız ürünlerin hepsi böyle şeklinde aksedebiliyor. Sevindirici gelişme ise tüketicilerin 2003 yılına göre özel marka kalitesinin bir zincirden diğerine değiştiğine daha fazla dikkat etmesiydi. Farklı zincirlerin özel markaları arasındaki farklılık algılaması, önceki yıla göre artarak yüzde 66.5 seviyesine ulaştı. Bu iki açıdan çok güzel bir gelişme. Birincisi üst düzeye yakın kalitede ve çok uygun fiyatlı, prestijli bir private label ürün, öylesine üretilen ve çok kötü olan başka private label`ların olumsuz etkisini daha az hisediyor. Türkiyedeki tüketiciler, Metro`dan, Bim`den, Tansaş`tan ve benzeri perakendecilerden aldıkları private label`ların belli bir kalitenin üzerinde olduğunu artık anlamaya başladılar. İkincisi de bu ayırd etme seviyesinin artması özel markaların zincir imajına katkısının arttığına işaret ediyor. Perakendeci boyutu Private label sunan perakendeciler, artık sadece yapmış olmak için ürün imal ettirmiyor. Fiyat ve kalite avantajıyla farklılık yaratan perakendeciler, private label`da başarı sağlıyor. Private label`ın cirolara sağladığı katkının yanı sıra duygusal bir bağ sağladığı da bir gerçek. İyi bir private label keşfetmenin tatmin duygusu, sadece tasarruf yapmakla sınırlı değil. Bu o marketin sizi düşündüğü, para kazanmanın yanı sıra tüketici yararına birşeyler yaptığı izlenimini yaratıyor. Private label`ların tanıtımı için reklam yapılmıyor zaten yapılması da mantığa aykırı. Daha çok arkadaş ve akraba tavsiyeleri etkili oluyor. Bu tavsiyeleri yapanlar için tavsiye ettiği ürünün beğenilmesi de, kişinin markete bağlılığını artıran önemli bir etken. Her geçen gün çeşit sayısını artıran perakendeciler, bakliyat, yağ, kola, reçel, kahve, çikolata, süt, gofret, yumuşatıcı, margarin, un, sucuk, çay, peçete ve detarjan grubu gibi pek çok ürün çeşidi sunuyor. Private label, o zincirin ismiyle de üretilse, değişik bir marka ismiyle de üretilse o ürünün kalitesiyle ilgili öncelikli sorumlu ürettiren perakendeci...Kendi rafına koyduğu bir peynirin son kullanma tarihi veya paketindeki bir delikle ilgili sorumluluk alır ama kalite konusunda genellikle top üreticiye atılır. Fakat kendi markasıyla bir ürünü satan perakendeci, gelecek her türlü şikayeti kendisi üstlenecektir. Bu da private label ürünün sanıldığı gibi düşük kalite değil, prestij göstergesi olduğu için mutlaka fiyatıyla uygun oranda olabilecek en iyi kalitede olması gerektiğini ortaya çıkarıyor. Sevindirici olan da Türkiye`deki ulusal yerel zincirlerin çoğunun bunun bilincinde olması ve özel markalı ürünlerin kalitesinin heren gün yükselmesi. Her yıl daha iyiye... Media Force tarafından, 14-16 Nisan 2005 tarihleri arasında CNR Uluslararası Fuar Merkezinde düzenlenecek Private Label İstanbul Fuarıyla ilgili Media Force Fuar Müdürü Gökhan Kara, sorularımızı yanıtladı. Genel olarak Private Label fuarı hakkında bilgi alabilir miyiz? Bu fuarı ilk gerçekleştirdiğimizde, kozmetikten ayakkabıya, kimyadan gıdaya kadar çok çeşitli ürün dallarında faaliyet gösteren yaklaşık 130 firmayı tek bir salonda topladık. O yıl katılımcı firmalar, fuarı takip eden profesyonel ziyaretçi sayısından ve gerçekleştirdikleri iş bağlantılarından gayet memnun kaldılar. Buna bağlı olarak fuarın ikinci yılında salon sayımız ikiye çıktı ve 180 firmayı ağırladık. Bunda Private Label konusunun ne kadar önemli olduğunun üretici ve tedarikçi firmalarca anlaşılmasının etkili olduğunu düşünüyorum. Private Label İstanbul 2005 için ise hem gıda dışı hem gıda bölümünde günler öncesinde boş bir stand alanı kalmadığını görüyoruz. Bu, Private Label Fuarı`nın doğru bir noktaya geldiğinin kanıtıdır. Geçen yıl 250`ye yakın katılımcı vardı. Bu yıl bu sayı 300 olacak. Uluslararası katılmcı bazında da geçen yıl 8 olan sayı, bu yıl 14 olacak. En önemlisi tabi fuara gelen ziyaretçi sayısı ve bu ziyaretçilerin doğru ziyaretçi olması. Doğru ziyaretçileri getirmek için ne gibi organizasyonlar gerçekleştiriyorsunuz? Yurtiçinde ki sayıyı artırmak için ciddi çalışma yapıyoruz. Amacımız özellikle Anadolu`daki perakende girişimcilerini fuara çekebilmek. Sadece kuruluşların üst düzey yöneticilerine gönderdiğimiz çok şık vip davetiyelerle, onları düzenlediğimiz seminerimize çağırıyoruz. Perakendenin Yeni Yıldızı Özel Markalar konulu bu seminerin fuara katılacak perakendeci sayısını çok olumlu etkileyeceğini düşünüyorum. Çevko Kalite Sistem Laboratuarı ve 9 Eylül Üniversitesi`nin katkılarıyla gerçekleştirdiğimiz bu seminerde konuklarımızı en iyi şekilde ağırlamak için hazırlıklar yapıyoruz. Anadolu`daki tüm Sanayi ve Ticaret Odaları ile bir yıldır iletişim halindeyiz. Buralardan çok ciddi bir data elde ettik. Türkiye`nin tüm kentlerinden, üç ve üçten fazla şubesi olan tüm perakende zincirlerine davetiye yolladık.Yurtdışı ile ilgili organizasyonda da Amsterdam`daki ve Dubai`daki Private Label Fuarları`na gittik. Kendi standımızda davetiye dağıttık. Her ay periyodik olarak 12 bin mail adresine, birebir isme gidecek şekilde fuarı anlatan mailler attık. Bir arkadaşımız sadece yurt dışı ziyaretçi organizasyonuyla ilgileniyor, Şu ana kadar 3 binin üzerinde postalama yaptık. Beklediğimiz yabancı ziyaretçi sayısı binin üzerinde. Bu çok iddialı bir rakam ama gerçekleşeceğine çok inanıyoruz. Türkiye`deki bir fuara gelebilecek en yüksek yabancı ziyaretçi sayısını buraya getireceğiz. Bu çok önemli çünkü yurt dışına açılmak için üreticilerimize çok büyük bir fırsat sunuyoruz. Bu yıl ki fuarda katılımcılar için ne gibi etkinlikler düzenleyeceksiniz? Özel Markalı Ürünler Tedarikçileri Derneği (PLAT) ile birlikte yurtdışından önemli uzman konukların katıldığı eğitim ağırlıklı bir organizasyon katılımcılara sunuluyor. Burada Private Label Manufactures Associationdan (PLMA) uzman konuşmacılar olacak. Kuruluşun Araştırma Müdürü Jeff Freeman ve Fransa Satış Temsilcisi Jean Jacques Dupas sektördeki tecrübelerini ziyaretçilerimizle paylaşacak. Plat ile çok iyi bir çalışma yürütüyoruz. 4 yıldır sırt sırta verip çok iyi bir uyum içinde çalışıyoruz. Bu uyumun sonucunda PLMA gibi bir kuruluştan konuşmacı getirmek hakikaten çok önemli. Ayrıca akademik birikimlerini paylaşak olan değerli araştırmacıların sunumları ve Etiket Sanayicileri Derneği`nin Özel Markalı Ürünlerde Etiketin Önemi konulu paneli fuar boyunca devam edecek diğer seminer organizasyonlarımız. Fuar alanındaki geçiş bölümlerine market rafları kuruyoruz. Firmalar ürünlerini ücretsiz olarak bu market raflarına koyabiliyor. Bu bir gelenek oldu. Ziyaretçi önce bu standları bir inceleyip yeni ürünleri bir bakıyor, sonra gezmeye başlıyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Private Label Ürün Yarışması düzenliyoruz. Bu organizasyona ilgi de gittikçe artıyor. Ödül alan firmalar için de ciddi bir motivasyon sağlıyoruz. Cok güzel bir gala gecesi ve ödül töreni düzenleyeceğiz. Bunların dışında firmaların iş bağlantılarını ve takibini rahat gerçekleştirmesi için özel VİP salonlarımızda her türlü iletişim sisteminin bulunduğu teknolojik donanımları sunuyoruz. Biliyorsunuz bu tarz fuarlara özellikle hafta sonları halkın yoğun bir katılımı olur. Private Label gibi tamamen teknik ve profesyonel bir konuda ziyaretçilerin de bu kapasiteyi taşımalarını istedik. Bunun için fuar katılım günlerini perşembe, cuma ve cumartesi olarak belirledik. Özellikle iki noktanın çok üzerinde duruyoruz. Birincisi uluslararası perakende kuruluşlarının yönetim birimlerinden yetkililerin katılımını sağlamak ikincisi ise Anadoluda perakendecilik ve toptancılık yapıp bu işe ciddi paralarla ciddi yatırımlar yapabilecek firmaların üreticilerle buluşmasını sağlamak. Yani tamamen amaca yönelik profesyonel bir ziyaretçi kitlesini katılımcılarla buluşturmak. Türkiye`nin üretim kapasitesi çok fazla ama çok azını kullanabiliyor. Atıl kapasitemizi tekrar verimli hâle getirnmenin en güzel yolu Private Label sektörü. Bu açıdan yurt dışından gelecek ziyaretçi çok önemli. Bizim bu yıl belirlediğmiz slogan da bunu çok iyi ifade ediyor; Dünyanın üçüncü, Avrupanın ikinci en büyük Private Label fuarıyız. Dünyada yaklaşık 18 tane Private Label fuarı var. Bizim fuarımızın bunların arasında geldiği durum, ciddi bir bilgi birikimi ve çalışmanın eseridir. İşin değişik bir kolunda ama çok içinde biri olarak Private Label sektörüne nasıl bakıyorsunuz? Private Label, pazarlama, promosyon, reklam, ambalaj gibi masraflar olmaksızın bir işletmenin kendi markasını yaratmasını ve müşteri sadakatini sağlamasına yarayan çok özel yöntemdir. Üretici kapasitesini arttırıp özellikle uluslar arası firmalarla çalışma yoluyla ihracat fırsatları yakalarken, perakendeciler de kendi markalarını istekleri doğrultusunda yönetme gücüne sahip oluyor. Private Label ürünler, satış noktalarına girdikleri andan itibaren nasıl sergilenecekleri ve tüketiciye nasıl sunulacakları tamamen perakendecinin kendi insiyatifinde bulunuyor. Özellikle üzerinde durduğumuz bir konu var. Private Label`ı herkes market markalı ürün olarak biliyor. Oysa Private Label kavramı, anlam olarak bir üretici firmanın, müşterisinden gelen talep doğrultusunda, müşterinin isteklerine göre, özel olarak ürettiği ürünü karşılayan bir kavramdır. Dolayısıyla sadece market markası demek eksik bir tanım. Bunun sıkıntısını sektör hissediyor çünkü; yapılan araştırmalarda ortaya çıkan sonuçlar, sadece market markalarını incelediği için gerçek potansiyeli yansıtmıyor. Bir örnek vereyim; Bim`de satılan gofret birçok araştırmada Private Label olarak sayılmıyor. Oysa bu ürünü Bim, bir üretici firmaya özel olarak yaptırmış ve aslında tam anlamıyla Private Label bir ürün. Fakat ürünün marka ismi Bim değil. Değişik bir marka ismi ve tasarımıyla şubelerinde satışa sunuyor. Baktığınız zaman Ülker`in sütünü, kolasını da anlaşmalı olduğu üretici firmalar üretiyor. Bu firmaların, büyük grupların kendi bünyelerinde olsa dahi Private Label olarak değerlendirilmesi gerekir çünkü bütün dünyada uygulanan sistem bu. Yani çok yanlışlıklar yapıldığı için Türkiye`de üst düzeyde önemli bir noktada bulunan sektör, araştırmalarda potansiyelinin çok altında kalıyor. Biz uzun süredir bunun mücadelesini veriyoruz. Çeşitli etkinliklerle bu yanlışı düzeltmeye çalışıyoruz. Private Label zaman zaman kalitesi alt düzeyde ürün olarak anlaşılabiliyor. Aslında tam tersi. Private Label, marka maliyetlerinden arındırılmış ve reklam, ambalaj, sergileme gibi maliyetleri olmadığı için bütün önemin kaliteye verildiği üründür. Private Label ürün, yaptıran firmanın da üreten firmanın da prestij kaynağıdır. Bu konuya özellikle perakendecilerin çok dikkat etmesi gerekiyor. Geçen yıla damgasını vuranlar Media Force`un organize ettiği ve artık geleneksel hâle gelen. Private Label Ürün Yarışmasının bu yıl da büyük ilgi çekmesi bekleniyor. Üreticilere iyi bir motivasyon sağlayan yarışmayı, Media Force Fuar Müdürü Gökhan Kara, Türk Private Label sektörünün oskarları olarak tanımlıyor. Geçen yı da iddialı geçen yarışmada, belli başlı kategorilerde ödül alan firmalar şunlardı: Temizlik Ürünleri Kategorisi (Etiket yerine In-Molt baskı tekniği uygulanması, ileri teknoloji ürünü olması, tüketiciye fiyat avantajını sağlaması nedeniyle) Üretici Firma: Günsu Su Kimyasalları Ürün Sahibi: Migros Kağıt Ürünleri Kategorisi (Ambalaj görselliği, üretim kalitesi ve pazardaki payı nedeniyle) Üretici Firma: Europap Kağıt Ürün Sahibi: Real Kozmetik Ürünleri Kategorisi (Kategorsinde ilk olması ve pazar liderleri karşısında edindiği satış gücü nedeniyle) Üretici Firma: Temsu Kozmetik Ürün Sahibi: Gima Sıvı Sabun Kategorisi (İhracatta yakaladığı yüksek satış rakamı ve kalitesi nedeniyle) Üretici Firma: Tibet Kozmetik Ürün Sahibi: Futec Management Kahvaltılık Ürünler Kategorisi ( Etkili ambalaj tasarımı, cam şişe, ürün kalitesi ve uygun fiyat avantajı nedeniyle)Üretici Firma: Penguen Gıda Ürün Sahibi: Carrefour Sabancı Kuru Gıda Ürünleri Kategorisi (Ambalajın tasarımı, birinci sınıf kuşe kağıtla dayanıklılık ve uygun fiyat avantajı nedeniyle) Üretici Firma:Tekirdağ Un Ürün Sahibi: Carrefour Sabancı Bisküvi - Kraker Kategorisi (Özgün ürün olması ve tüketici tarafından beğenilmesi nedeniyle) Üretici Firma: Bifa Bisküvi Ürün Sahibi: Canerler Gıda Çay Kategorisi (Güçlü markalar karşısında yüksek satışı nedeniyle) Üretici Firma: Hey Gıda Ürün Sahibi: Gima Mutfak Temizlik Ürünleri Kategorisi (Ekonomi segmentin de olmasına karşın yüksek kalite standartı ve satışındaki ticari başarı nedeniyle) Üretici Firma: Başer Kimya Ürün Sahibi: Tansaş Şeker Kategorisi (Yüksek kalite, yüksek üretim adedi nedeniyle) Üretici Firma: Sertaş - Diapak Ürün Sahibi: BTA Kahve Kategorisi (Geleneksel Türk kahvesi lezzetine uygun, ambalaj tasarımı ve fiyat avantajıyla öne çıkan ürün olması nedeniyle) Üretici Firma: Başkent Kahve Ürün Sahibi: Dia Sa Hazır Ürünler Kategorisi (Türkiyenin ilk Private Label Hazır Çorbası ve çok yüksek satış adetli bir ürün olması nedeniyle) Üretici Firma: Hayat Gıda Ürün Sahibi: BİM A.Ş. Dondurulmuş Ürünler Kategorisi (Yüksek kalite, değişik dondurulmuş ürün grupları olan, farklı bir ürün olması nedeniyle) Üretici Firma: Merko Gıda Ürün Sahibi: Metro Cash Carry Konserve Kategorisi (Piyasa şartlarına göre kaliteden ödün vermeksizin üretilen, cam şişede ve dayanıklı bir ürün olması nedeniyle) Üretici Firma: Penguen Gıda Ürün Sahibi: Tesco Kipa Saç Bakım Ürünleri Kategorisi (Formülasyonu yurtdışında laboratuarlarda üretilen kalitesi yüksek, ambalajı da şık bir ürün olması nedeniyle) Üretici Firma: Başer Kimya Ürün Sahibi: Carrefour Sabancı Ev Temizlik Ürünleri Kategorisi (Rekabetin yüksek olduğu cam temizliği ürünlerinde şık ambalajı ve uygun fiyatı nedeniyle) Üretici Firma: Bureks Kimya Ürün Sahibi: Carrefour Sabancı Çerez Ürünleri Kategorisi (Şık ambalaj, ürün kalitesi ve yüksek satış adedi nedeniyle) Üretici Firma: Gesa Gıda Ürün Sahibi: (MGB) Metro Group Buying En ucuz hep ucuz Tesco Kipa`nın Private Label markası Kipa Pazar altında satışa sunulan 150 çeşit ürün, bulundukları kentte o üründeki en ucuz fiyatı sunuyor. Sadece bunu sağlamak için diğer perakendecilerdeki fiyatları takip edecek özel bir ekip bile kuruldu. Sektörün gündemine oturan Kipa Pazar`ı ve Tesco Kipa`daki son gelişmeleri Kipa Öz Marka Müdürü Ahmet Yontar ile konuştuk. Sohbetimize sizi tanıyarak başlayalım. İş hayatına nasıl başladınız? Kipa`da kaç yıldır çalışıyorsunuz? 1989 yılında, İzmirden yurt dışındaki uluslararası marketlere private label gıda üretimi yapan, özel bir şirkette üretim sorumlusu olarak çalışmaya başladım. Daha sonra Bursa Penguen Gıdada Pazarlama Müdürü olarak görev aldım. Penguen Gıda, İzmirde çalıştığım şirketin rakibi yani uluslararası Marketlere private label üreten en büyük şirketlerden biriydi. Bu nedenle Penguende hem private label konusunda çalışıp, hemde Türkiyede Penguen Gıda markasını yayma ve Türk tüketicilerinin beklentilerini araştırma konusunda büyük fırsatlar yakaladım. Bu çalışmalar sırasında private label konusunun Türkiyede yeteri kadar bilinçli yapılmadığını anladım. Dolayısıyla 10 senelik deneyimimle private labelın konusunda iyi fırsatlar barındıran, yeni bir sektör olduğunu fark ettim. Kipa hayal ettiğim private label projesi için çok doğru bir yerdi. Yönetim private label konusunda en az benim kadar heyecanlıydı. Türkiyede o yıllarda bütün marketler ekonomik private label yapıyorlardı. Biz de Kipa olarak, radikal bir karar alarak, kaliteli ve rafların en ucuzu olmayan market markası olma kararını alıp, işe koyulduk. Bu projenin başlatıcısı ve halen yöneticisi olmaktan gurur duyuyorum. Tesco ile Kipa`nın birleşme sürecinden sonra ciro ve verimlilik bazında gelişmeler nelerdir? Bu konuda bilgi alabilir miyiz? Tesco Kipa Kipa şu anda 6 bin 277 metrekarelik satış alanı olan 850 araçlık açık otoparklı Bornova Hipermarket, 1800 araçlık otopark ve 12 bin metrekare satış alanıyla Kipa Çiğli Hipermarket, 5 bin 600 metrekarelik satış alanlı ve 359 araçlık açık otoparkıyla Gaziemir Hipermarket, 6 bin metrekare satış alanı ve 800 araçlık otoparkıyla Denizli Hipermarket ve 8 bin 600 metrekare satış alanı ve 1189 araçlık kapalı otoparka sahip Balçova Hipermarket ile toplam 43 bin 600 metrekarelik alanda hizmet veriyor. 1817 çalışanımız var ve hipermarket satış alanımız da 32 bin 800 metrekare. Birleşmeden sonra daha hızlı ve nitelikli bilgilerle beslenmeye başladık. Tesconun uluslararası tecrübesi Türkiyedeki operasyonlara da yansıdı. Tesco özel markalı ürünler konusunda dünyanın en başarılı şirketlerinden birisidir, dolayısıyla Tesco Kipanın bugüne kadar yürüttüğü başarılı işler bundan sonra da devam edecektir. Tesco Kipa`nın yeni yatırım planları nelerdir? Türkiyede en iyi perakendecilerden biri olmak istiyoruz ve yeni yatırımlar konusunda ki çalışmalar bu çerçevede ilerliyor. Çok yakın bir süre sonra Bodrum mağazamız hizmete girecek ve diğer lokasyonlar yeni mağazalarımız zamanı gelince devreye girecektir. Kipa bünyesinde özel markalı ürünler sunmak fikri ilk ne zaman ve nasıl oluştu? Hangi kategoride ve hangi ürünle adım atıldı? 1999 yılında müşterilerden gelen talepler doğrultusunda çalışmalar başladı. İlk olarak 2000 yılının Kasım ayında 85 SKU ürün ağırlıklı gıda kategorilerinde temel ihtiyaç maddeleri olarak ve kaliteli ürün politikamız ışığında yapılan lansman ile başladı. Bugün kendi markalarınızı Kipa Pazar uygulamasıyla satışa sunuyor ve Private Label ürün sayısını hızla artırıyorsunuz. Kipa Pazar hakkında bilgi alabilir miyiz? Kipa Pazar ürünleri bulunduğu kategoride giriş seviyesinde fiyatlar ile konumlandırılmış ve tüketicilere piyasada bulabilecekleri en iyi fiyatı sunan ürünlerdir. Kipa Pazar ürünleri, sunduğu fiyat avantajı ile beraber gıda kodeksi ve benzeri yasal mevzuatın zorunlu kıldığı kriterleri de sağlamaktadır. Ürün sayısını arttırarak, hedefi devamlı kılmak üzere yapılandırdığımız çalışmalar devam ediyor. Private Label ürün yaptırırken çalışacağınız firmaları hangi kriterlere göre belirliyorsunuz? Belli başlı hangi firmalarla çalışıyorsunuz? Öncelikle üretici seçerken üretim yapmaya talip olan tedarikçilere detaylı bir form doldurtarak, bizlere müracat etmelerini sağlıyoruz. Daha sonra formda verilen bilgiler doğrultusunda bu üreticilerin aradığımız kriterlere uygun olup, olmadığı hakkında araştırma yapıp, onların içerisinden seçim yapıyoruz. Bu çalışmaların arkasından tedarikçilerimizi yetkili kuruluşlar tarafından yeterlilik belgesi vs. gibi sistem ve dökümantasyon incelemesine tabi tutup, onlarla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Üreticilerin sürekli olarak personel ve proses incelemelerine devam ediliyor. Bu tür ürünlerimizin ambalajlarında üreticilerimizi belirterek, onların bu konulardaki uzmanlıkları hakkında tüketicilerimize bilgi veriliyor. Genellikle sektörde uzman üreticilerle çalışmayı tercih ediliyor. Kipa Pazar ürünleri, toplam ciro içinde ne kadar pay alıyor? Kısa ve uzun sürelerde ne kadar pay alması bekleniyor? Metrekare bazında bu ürünlere ne kadar satış alanı ayrılıyor? Cirosal anlamda bir rakam vermem için çok erken, fakat beklentilerimize göre gelişmeler oldukça pozitif ilerliyor. Bu nedenle ürünlere raflardaki yeri konusunda bir ayrıcalık tanıdığımız söylenemez. Raflarımızın yer dağılımı tüketicilerimizin beklentilerine ve Tesco Kipanın ürün sergileme politikalarına uygun şekilde belirleniyor. Tesco Kipa`nın müşteri sadakati sağlayan ve farklılık yaratan başka uygulamaları hakkında da bilgi alabilir miyiz?Kipa markalı ürünlerin sadık müşteri oranı son üç yıldır yapılan araştırmalara göre Türkiye ortalamasının hep üstünde çıkmaktadır. Bu durumu satışlardan elde edilen verilerin de teyyit etmesi sevindiriciydi. Zaman zaman Kipa Kart için özel indirim uygulamaları yapılıyor. Fakat önümüzdeki günlerde farklı sadakat sistemleri üzerinde de çalışmalar düşünülüyor. Avrupa Birliği müzakere sürecinde hem bölgesel zincirleri yakından tanıyan, hem de uluslararası bir devle ortaklık kurmuş bir firmanın yetkilisi olarak, Türk perakendesinde ne gibi değişimler bekliyorsunuz? Ulusal, uluslararası ve yerel zincirlerin pazar içindeki ağırlıkları sizce zaman içinde nasıl gelişecek? Bu konunun kapsamlı olarak incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Türkiyede perakendeciliğin her geçen gün daha iyiye doğru ilerlediği açık bir şekilde görülüyor. Türkiyede değişim, devletin her konuda aldığı önlemler ve tüketici alışkanlıkları doğrultusunda farkediliyor. Gelişimleri ulusal veya uluslararası şeklinde değerlendirmenin artık doğru değil. İletişim o kadar gelişti ki dünyanın her hangi bir yerinde yapılan yenilik, çok kısa zamanda her yerde uygulanabiliyor. Dolayısıyla bu gelişmeler doğrultusunda kesin bir gerçek var ki organize perakende sektörü hızla gelişmeye devam edecek. Bu gelişim bilinçli tüketici sayısının artmasıyla paralel artacaktır. Dünyadaki örneklere baktığımızda ise, bu veriler Türkiye için referans olabilir, bunun dışında temel çıkış noktası olamaz. Çünkü Tesco gibi dünyanın farklı ülkelerinde başarılı operasyonlar yürüten şirketler yerel bilgiye büyük önem verir. Her ülkenin, hatta şehrin kendine özgü tüketim ve alışveriş alışkanlıkları bulunur. Sizin uzmanlık alanınız olan private labelın AB ülkeleriyle kıyaslayarak Türkiye`de nasıl bir yol haritası izleyeceğini düşünüyorsunuz? Özel markalı ürünler tüketicilerin ihtiyaç ve beklentilerine en hızlı cevap vermemizi sağlayan güçlü bir enstrüman olarak karşımıza çıkar. İngiltere gibi gelişmiş bir pazarda Tesconun özel markalı ürünleri toplam satışlardan yaklaşık yüzde 50 pay alır, bu da yaratılan sadakatin bir göstergesidir. Türkiyede ki perakendecilere baktığımızda ise, genel olarak bu oran yüzde 10lar seviyesindedir ve bu da bize daha yolun başında olduğumuzu gösterir. Fakat gelişmelerin hızlı ve olumlu ilerlediği de eklenebilir. Örneğin; her yıl nisan ayında Sadece private label sektörü için İstanbulda fuar düzenleniyor. Bu durum gösteriyor ki, önümüzdeki yıllarda Türkiyede perakende sektöründe private label alanında önemli gelişmelerin olacağıdır. Müzakere sürecinde gıda güvenliği ve HACCP konusunda neler düşünüyorsunuz? Bu konunun private label ürünlere etkileri nelerdir? Bu konuda private label sektörünün çok önemli bir itici güç olduğu söylenebilir. Çünkü Türkiyede birçok üretici private label yapmadan önce perakendeciler tarafından denetlenerek, HACCP konusunda bilgilendiriliyor ve belgeleri sorgulanıyor. Bu durum üçüncü bir denetim fırsatını yaratıyor. Bu sayede private label ürünler, tüketiciler için çok daha güvenli bir seçenek haline geliyor. Sizin dışınızda private label uygulamalarını beğendiğiniz, başarılı bulduğunuz perakendeciler var mı? Türkiyede hala yeterli ve amacına tam olarak hizmet eden bir private label politikası olduğuna inanmıyorum. Fakat doğru adımlarla ilerleyen perakendecilerin varlığı da göz ardı edilemez. Üreticiler kanadında kendi markalarına zarar vereceği düşüncesiyle marketlerle özel markalı ürün çalışması yapmaktan kaçınan firmalar da var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Türkiyede bir çok üretici private label ürünlerinin markalara zarar verdiği konusunda şüphelere sahiptir. Bu görüşe katılmayarak, aksine private labelın markaları geliştiren bir uygulama olduğunu düşünüyorum. Bu durumun üreticileri kaygılandırdığı görülüyor. Fakat tecrübelerim bunun doğru kullanıldığında üreticiye, tüketiciye ve perakendeciye faydaları olan bir çalışma olduğunu doğrulamaktadır. Bu nedenle hedefleri doğrultusunda üreticilerin private label konusunda kendilerini geliştirmeleri gerekliliğine inanıyorum. Private Label Association of Turkey / Özel Markalı Ürünler Tedarikçileri Derneği (PLAT) Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Yavuz Private label bir işletmenin ürettiği standart veya üretebilme olanaklarına sahip olduğu herhangi bir ürünü, dünyada uygulanan kalite standartlarının dışına çıkmadan, müşteriden gelen talepler doğrultusunda imal etmesidir. Burada müşterinin kendisinin sahibi olduğunu belgelediği marka ve dizayn altında üretmektedir. Private label yani özel markalı veya müşteri markası altında üretim denir. Üretici olarak yapmamız gereken tek şey birbirimizden korkmamamız, kıskanmamız, benden başka kimse üretmesin mantığına sahip olmamamız. Aksine bir çatı altında birleşerek, üretimlerimizde güçlü olduğumuz konuları belirleyip, kapasiteler oluşturmamız önemli. Dolayısıyla gelebilecek büyük taleplere yanıt verebilme olanaklarını yaratmamız gerekiyor. Bizler bu tip oluşumları harekete geçirmedikçe, bugün 8.5 milyar dolar yardımın geleceği laflarının bile Türkiye para piyasalarını alt üst etmesinden, AB kapısında her türlü kaprise dayanan Türkiyede yaşamaktan, şikâyetçi olmamalıyız. Çünkü bu olumsuzluklara neden olan sebeplerden bir bölümünü kendimizde aramalıyız. Uzak Doğuda mucizeler yaratan insanların yarattığı mucizeyi bizim gerçekleştirmemiz imkânsız mıdır? Bunları başarmamız hiç zor değil. Bunları kişisel olarak hepimiz biliyoruz ama bir araya geliş tartışamıyor, sabır gösteremiyoruz. Üreticiler, perakendeciler ve tüketiciler, birbirinden ayrılmayacak bir bütünlükte hareket etmek zorunda. İçlerinden birini dışarıda bırakırsanız, diğerleri otomatikman işlevselliğini yitirir. Dünya standartlarında, kalitesi yüksek, ambalajı sağlıklı, tüketicinin beğenisi ve güvenini kazanmış, markalı mallar ile kalite ve ambalaj yönünden rekabet edebilen, kullanımı kolay ve dayanıklı, yenilikçi ürünlerin ortaya sunulması gerekiyor. Private label konsepti altında, tüketicinin onayladığı ve benimsediği kalitede mallar üretip, tüketiciye satmak ve tüketici memnuniyetinin ve güveninin sürekliliğini sağlamak oldukça önem taşıyor. Ataman Kozmetik Ataman Kozmetik, Uni Wipes markasıyla Türkiyede ilk ıslak mendili üreten firma 2000 yılından beri Avrupa, ABD, Afrika ve Arap ülkelerine ihracat da yapıyor. Bu firmanın büyümesinin arkasında ise Private Label (Market markası) trendi var. Şirket, Metro, Migros ve Carrefour gibi zincir marketlere PL üretimi gerçekleştiriyor. Başarısında, ihracatın yanı sıra, marketlere yönelik faaliyetlerinin de büyük payı var. Şirketin cirosunun yüzde 20-25lik kısmını PL ürünleri oluşturuyor. Ahmet Fahri 1996 yılında F. Ernur Çamlıca`nın baba adı olan Ahmet Fahri`nin ismiyle kurduğu firma, üretime doğal sabun ve soğuk sıkma zeytinyağı ile başladı. Üretim yeri olarak verimli topraklarıyla ünlü Ege`nin incisi Aydın seçildi. Başlangıçta ilk yaatırım doğal sabun üzerine yapıldıktan sonra ihracat faaliyetlerine de başlandı. Bugün itibariyle firmanın doğal sabun ve soğuk sıkma zeytinyağının yanı sıra çiçek özü kullanılan çok üst kalitede sıvı el sabunu ve koruyucu ilaç kullanılmadan güneşte pişirilerek üretilen, içerisinede kumyasal maddeler buluhmayan tamamen doğal domates salçası da bulunuyor. Beş ülkeye ihracat gerçekleştiren firma, ülke ekonomisne döviz kazandırmanın haklı gururunu yaşıyor. Berbak Gıda Firma, 1993 yılında kurularak pirinç ve bakliyat piyasası içindeki yerini aldı. Paketleme ve dolum tesisleri, Gebze Şekerpınar köyünde 2 bin metrekare kapalı alanıyla dikkat çekiyor. Private Label üretimin en çok bilinen ve ğüçlü markalarından olan Berbak Gıda`nın Ofis, Hey ve Gondol olmak üzere tescilli üç markası bulunuyor. Pirinç ve bakliyat paketlemesi yapılamaktadır. İSO 9001:2000 ve HACCP belgeleri bulunuyor. Berbak Gıda, Tarım Ürünleri Hububat Bakliyat ve Paketleme Sanayicileri Derneği`nin (PAKDER) kurulmasına da öncülük eden bir firma. Ağırlıklı olarak yurt içine satış yapan firma, dönemsel ihracat taleplerini de değerlendiriyor. Ar-Ge çalışmalarıyla dikkat çeken kurum özellikle Gima ile iyi bir işbirliği sergiliyor. Gima`nınyurt içindeki dört ana deposu olan İstanbul, Ankara, Adana ve İzmir depolarına sevkedilen Berbak Gıda ürünleri, bu ana depolar vasıtasıyla 10 yıldır bütün Gima mağazalarında tüketicinin beğenisine sunuluyor. Can Meşrubat Firma, 1990lı yıllardan başlayarak meşrubat piyasasına hızla girdi. Bu süre zarfında hızla kendini büyüterek üretim hatlarını çoğalttı ve ürün çeşitliliği anlamında gelişti. Ağırlıklı olarak Ege, Orta Anadolu, Güney ve Doğu Anadolu Bölgelerinde satış ve bayilik oluşumlarını tamamlayan firma, daha sonra İstanbul ve Karadeniz Bölgesinide sisteme dahil etti. Bugün 15 bin metrekarelik dolum tesisiyle üretim gerçekleştiren Can Meşrubatın ürün portföyünde kola, portakal, gazoz, limon, tonik, soda ve meyveli soda bulunuyor. Çiçek Gıda Firma 10 yıldan bu yana baharat üretiminde hizmet veriyor. Çiçek Gıda yerel zincir marketler, süpermarketler, bakkallar, tavuk ve et satış noktaları gibi perakendenin değişik kollarına ürün sağlıyor. Firma, gerek standart gerek özel tip standları ile İstanbul`da bayiler kanalıyla satış gerçekleştiriyor. Çeşitli baharat firmalarına fason üretim de gerçekleştiren firma, yenilik ilkesi gereğince teknolojisini sürekli geliştiriyor. HACCP ve ISO belgelerini almak için çalışmalar yapan Çiçek Gıda`nın yetkilileri, yakın bir zamanda bu belgeleri de alarak tüketicilerle daha üstün bir kalitede buluşacaklarını belirtiyor. Europap Firma, 1932 yılında kuruldu. Europap hâlen Tezol Şirketler Grubu`na bağlı olarak temizlik kağıtları üretimi ve satışı ile iştigal ediyor. Firma, Kipa, Metro, Real, Bim, Özdilek ve Carrefour gibi büyük gruplara, Private Label kategorisinde uzun yıllardır temizlik kağıtları üretiyor. Europap, geçen yıl Torbalı/İzmirdeki 70 dönüm arazide kurulmuş olan yeni fabrikasında kendi kağıdını üreten tam entegre bir tesis olarak hizmet vermeye başladı. Bu tesis, Türkiye`de temizlik kağıtları sektöründe hizmet veren tam entegre dört tesis arasında yer alıyor. Converting kapasitesi olarak Türkiyede ikinci büyük makine parkuruna sahip olan şirket, 2004 yılında kendi markaları olan Mare, Ecco, Soft ve Marine ürünlerimizi gerek büyük zincir mağazalarda ve gerekse bayilik teşkilatlarıyla tüketicilere sunmaya başladı. Europap, İstanbulda düzenlenen Private Label fuarında temizlik kağıtları kategorisinde ürünlerimiz en kaliteli ürün, en iyi ambalaj, en rekabetçi fiyat dallarında birincilik ödülü aldı. Firma, hammadde seçiminden üretime, hijyenden kalite kontrole, satış pazarlamadan sevkıyat işlemlerine değin her faaliyetin büyük bir özenle yapıldığı şirkette koşulsuz müşteri memnuniyetinin tüm çalışmaların temelini oluşturduğunu belirtiyor. Gondol Plastik San. 1978 yılında kurulan Gondol Ticaret, plastik mutfak ve ev gereçleri sektöründe hizmet veriyor. Gondol Ticaret, 2000 yılında uretiici firması, Gondol Plastik Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi`ni kurdu. Firma, bugün 13 adet plastik enjeksiyon makinasına sahip olan tesislerinde, en son teknoloji ürünü olan makinalar ve kalıplarla üretim gerçekleştiriyor. Firmanın yıllık plastik hammade tüketim kapasitesi 1430 ton civarında. Gondol Ticaret, 200`e yakın imalat ürünün yanı sıra piyasada mevcut bulunan 170 firmanın ürettiği 2 bin adetin üzerinde değişik ürünü toptan bazında satıyor. Firma kendi markası olan Gondol`un haricinde AR-GE, Piknik, Tillo markalarıyla yurtiçindeki firmalara, Akıno ve Sıla markalarıyla da yurtdışına Private Label üretim gerçekleştiriyor. Hey Gıda Hey Gıda, 1996 yılında faaliyete başladı. Hey Gıda amatör girişimci ruhu ve işinde uzman profesyonel kadrosuyla, 3 bin metrekare kapalı alanda, son teknoloji makine parkı ve titizlikle kontrol edilen hijyenik şartlarda üretim gerçekleştiriyor. Firma, Green Island ve Ofis markalarıyla çay tiryakilerine, kaliteli, Türk damak lezzetine uygun, paketli, süzen poşet ve demlik poşet ambalajlarda siyah, yeşil, bitkisel ve meyveli çay ürünlerini sunuyor. 2004 yılı Hey Gıda Ltd Şti adına çok önemli adımların atıldığı bir yıldı. Ambalajlarının tamamını yenileyen firma, ürün portföyüne de birçok yeni çeşidi ekledi. Hey Gıda, 2005 yılında da ulusal marka bilinirliğini artırmayı ve yurt çapındaki dağıtımı yaygınlaştırmayı hedefliyor. İpek İdrofil Pamuk 1971 yılında kurulan İpek İdrofil Pamuk Türkiyedeki en büyük hidrofil pamuk üreticilerinden biri. Firma, kasarlı pamuk, kulak çubuğu, makyaj pamuğu ve makyaj pedi üretimi gerçekleştiriyor. İpek İdrofil Pamuk ,son beş yıldan beri tüm dünyada söz sahibi olmak için yaptığı modernizasyon yatırımları ile hem kapasite, hem de kalite açısından hedeflerini büyütmüştür. Temel stratejisi olan toplam kalite hedefine ulaşma amacını ise 2002 Ağustos ayında gerçekleştirerek , TÜV NORD CERT GmbH Co. KGden TS EN ISO 9001 belgesini alan İpek İdrofil Pamuk, Ahmetbeydeki fabrikasında 47 bin metrekare açık alan üzerinde, 5 bin 500 metrekare tamamlanmış, 6 bin 500 metrekare inşaatı devam eden tesislerinde faaliyet gösteriyor. İDA Kimyevi ve Sıhhi Maddeler Pazarlama San. Haramidere Sanayi Bölgesi`nde hizmet veren firma, 1997 yılında Yalovanın Hersek Köyünde çocuk bezi imalatına başladı. 1999 depreminden olumsuz etkilendiğinden kendi binaları olan Beysan Haramidere Sanayi Sitesine taşındı ve halen aynı adreste çocuk bezi ve ıslak mendil üretimine devam ediyor. Firmanın bu ürün kategorilerinde Bambola, Cool Fresh ve Morbido Textile markaları bulunuyor. Renksan Plastik Sünger San. Renksan Plastik Sünger Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, 22 yıllık geçmişinde daima yeniliklere imza atarak Speed markalı ürünleriyle sektöründe söz sahibi oldu. Değişen dünyada gelişen teknolojilere ayak uyduran ve 24 bin metrekare kapalı alana sahip dünyanın sayılı entegre tesisleri arasında gösterilen fabrikasında modern şartlarda üretim gerçekleştiren Renksan, insan kaynakları Ar-Ge, üretim ve pazarlama faaliyetlerinde devamlı tüketici odaklı çalışmayara ağırlık veriyor. Sektöründeki diğer firmalara yarı mamul ve mamul sağlayan yapısıyla ayrı bir öneme sahip olan Renksan, 32 ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla da uluslararası arenada saygın bir konumda bulunuyor. Sözer Gıda Şirket 6 yıldır PL üretimi yapıyor. İlk anlaşma ise BİM marketlerle gerçekleştirilmiş. Türk kahvesiyle başlayan üretimleri, hazır kahve, kahve kremasının ardından şimdi de üçü bir arada kahveyle sürüyor. Şimdi Metro, Tansaş, Real, Yimpaş gibi bölgesel ve orta ölçekli marketlerin PLlerini üretiyor. Bu alanda en büyük üreticilerden biri. Daha önce marketlerin yurt dışında yaptırdığı kahve üretimini almış durumdalar. Yurt dışına da üretim yapıyorlar. PL üretimine başlamadan önce aylık 20 ton olan üretimleri 120 tona çıkmış durumda. PL üretiminin yanında kendi Milker ve Efendi markalarıyla da üretim yapıyorlar. Satışlarının yüzde 70ini PL oluşturuyor. Gelecek yıl üretimlerini yüzde 30 artıracaklar. Sudesan Sudesan Temizlik ve Ambalaj, 1964 yılından beri faaliyette olan bir aile şirketi. 70li yıllarda temizlik sektörüne hammadde satışıyla başlayan etkinlikleri, 80lerin sonunda fason üretim, 90ların sonunda ise PL üretimiyle devam etti. Üretimlerinin yüzde 65ini, cirolarının yüzde 80ini oluşturuyor. Şu anda yurtiçi ve yurtdışı toplam 42 firma için fason ve PL üretimi yapılıyor. Şirketin ev tipi ve endüstriyel kategorisinde genel temizlik, bulaşık, çamaşır, oda ve kumaş deodorantı ve kozmetik gruplarında 30un üzerinde ürünü bulunuyor. Sapro Firma, kişisel bakım ve ev temizliği için ıslak mendil üretimi gerçekleştiriyor. Sapro`nun üretiminin büyük bir kısmı Avrupa ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor. Bu ihracatın gerekliliği olan Avrupa kozmetik yasasına ve ISO 9001 standartlarına uygunluk Sapro`nun Private Label pazarındaki gücünü de artırıyor. Sapro`nun ürün portföyünde, günlük kullanım için kutu ve refill ambalajda ıslak mendil, makyaj temizleme mendili, ıslak bebek temizlik havlusu, ıslak cep mendili, ıslak tuvalet kağıdı, intim temizlik mendili, yer temizleme bezi, cam temizleme bezi, antibakteriyal temizlik bezi, mobilya temizleme bezi bulunuyor. Kuruluş amacını, dünya pazarlarına entegre olarak dünya markaları ile hem kalite hem iş hacmi olarak rekabet edebilmek ve tüm dünya pazarlarında kaliteden ödün vermeden büyümek olarak ortaya koyuyor. Temsu Kozmetik Temsu, 35 yılı aşkın süredir kozmetik ve temizlik grubu ürünlerin üretimini yapan; özellikle Türkiye`de ilk sıvı sabun markası sandy ve ilk limon kolonya markası pereja ile söktörün en çok tanınan köklü markalarından biri. Firmanın ürettiği ürünler arasında; deodorant, kolonya, sıvı sabun, şampuan, traş kremi, traş köpüğü, traş balsamı, traş kolonyası, bebe ürünleri, oda spreyi, güneş yağı ve sütü, saç jölesi, sıvı bulaşık deterjanı, cam temizleyici, ıslak havlu ve mendil bulunuyor. Temsu Kozmetik, hem aralarında Migros, Gima, Tansaş gibi güçlü ulusal zincirlerin bulunduğu yurt içindeki perakendecilere, hem de yurt dışında 26 ülkeye kendi markalarının yanı sıra private label ürünler sunuyor. Tibet İthalat İhracat ve Kozmetik San. Kurtköy-Pendik tesislerinde faaliyet gösteren Hayat Gıda Sanayi A.Ş. ve Tibet İthalat İhracat ve Kozmetik Sanayi A.Ş. toplam 63 bin metrekarelik kapalı alanda kurulu, tam entegre üretim tesislerinde faaliyet gösteriyor. Yapılan bu atılımlar sonucunda, tüketici tarafından marka bağımlılığına sahip CamSil, Ernet, Kenton gibi markalar, yüksek üretim ve satış faaliyetleriyle birlikte daha büyük kitlelere ulaşıyor. Hedefleri büyük olan Grup, Eylül 2000`de başladığı ISO 9001 çalışmalarını Nisan 2001`de sonuçlandırarak, Hayat Gıda ve Tibet için ISO 9001 Kalite Belgesi`ni aldı. Geniş hammadde ve ürün depolama alanları, özel su ve enerji imkanları, TEM ve E5 karayollarına kolay ulaşım avantajı ile ideal üretim tesisi olma özelliklerindeki şirket; gıda, evsel temizlik ve kozmetik alanlarında yurt içi ve yurtdışı müşterilerine standart ürünlerini üretmekte, aynı zamanda endüstriyel ve fason piyasalarda müşterilerinin isteklerine uygun ambalaj şekli ve adetlerde üretim yapmaktadır. 2001 yılında yatırıma daha da eğilecek olan Grup, yeni ürün atılımlarıyla, bünyesindeki ürün sayısını tüketicinin isteklerine göre artırmaya devam ediyor. Şirketin toz gıda ve baharat grubunda Kenton, Kent, temizlik grubunda CamSil, Cenk, DeoNet, Ernet, Fulnet, Miscam, Obje, Salon, Tibtrap markaları bulunuyor. Titiz Temizlik Titiz Temizlik 1997 yılında kuruldu. Firma, toz deterjandan, kulak çubuğuna kadar kişisel bakım ve temizliğin birçok kategorisinde üretim gerçekleştiriyor. Aynı zamanda Titiz Kağıt Grubu`nda da tuvalet kağıdından havluya birçok çeşit sunuyor. 2004 yılı Titiz açısından tonajda büyüme yılı oldu. Titiz markası oldukça geniş bir ürün yelpazesiyle tüketicilere hizmet sunmaktadır. Firmanın ürün gamında çamaşır deterjanları ve yumuşatıcılardan, tuvalet kağıdı havlu peçete ıslak mendil, bulaşık deterjanları, cam ve yüzey temizleyiciler, sıvı sabunlar, çamaşır suyu, halı şampuanı, oda parfümü, çöp torbaları, bulaşık süngerleri, temizlik bezleri, pamuk, ayakkabı boyası, kolonya, çeşitli mutfak ve banyo ürünlerine birçok çeşit bulunuyor. Uzay Kimya PLye dayalı üretim ve pazarlama stratejisiyle öne çıkan şirketlerden biri de Uzay Kimya 1983 yılından beri temizlik sektöründe faaliyet gösteren şirket, uluslararası markalarla rekabet eder boyuta gelmiş durumda. Bu cephenin yanı sıra, 1996 yılından bu yana da PL pazarına yönelik üretim yapıyor. İlk anlaşmayı Migros ve Şok marketlerle yapan Uzay Kimya, sonra diğer zincirlerle de iş yapmaya başladı. Bugün Metro, Real ve Gima için de üretim gerçekleştiriyor. Şu anda üretimin yüzde 35-40ını bu ürünler oluşturuyor. Viking Temizlik ve Kozmetik Ürünleri 1978 yılında İzmirli Avcı kardeşlerin, Güzelyalı`da Avcı Kimya adı altında ilk üretime başladıkları Viking Temizlik Ürünleri, 1989 yılına kadar bölgesel olarak faaliyetine devam etti. 1989 yılında şirketleşen işletme, Viking Temizlik Ürünleri Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak yoluna büyüyerek devam ediyor. Bugün 10 bin metrekare kapalı üretim alanı, 30 ürün grubu ve 110 farklı ürün çeşidiyle kolili ve endüstriyel temizlik pazarında güçlü bir potansiyele sahip. Tüm üretim tam otomatik makinalarla sağlanmaktadır. Kaliteli ve gelişen performansta ürün üreterek tüketicilerine en doğru ürünü, en doğru fiyatla sunmayı misyon olarak üstlenmiş olan Viking Temizlik Ürünleri bu hedefine 130 çalışanı, 36 bayii, ulusal ve yerel zincirler, tedarikçiler ve son tüketicileri ile ulaşıyor. Firmanın Viking markasıyla şampuan, çamaşır deterjanı, sıvı deterjanlar, bulaşık deterjanı, banyo mutfak temizzlik ürünleri bulunuyor. Firma uzun bir süredir Bim, Kipa, Kiler, Gima, gibi önemli zincir marketlerle Private Label çalışmaları gerçekleştiriyor. Volkan Kozmetik San. Firma, 1982 yılında kolonya imalatı ile girdiği sektörde bugün Yılday, Vural, Mimoza, Lotus, Fuar, Elhamra, Zeren, Se Ce Se markalarıyla hizmet veriyor. Volkan Kozmetik, artık kolonyanın yanı sıra aseton, vazelin, gülsuyu, jöle, ıslak mendil, oda spreyi, açık parfüm, kişisel bakım ürünleriçeşitlirine pazara sunarak güçlü bir ürün portföyünde faaliyet gösteriyor. 2 bin 400 metrekare kapalı alana sahip Ege Serbest Bölgesi`ndeki tesislerinde Ar-Ge çalışmalarına önem vererek üretim gerçekleştiren firma, kısa bir süre önce Rebacid markasını bünyesine kattı. Hangi perakendecide, hangi markalar var? Ankara Dağıtım Organizasyon (ADO): Private label sektöründe perakendecilerin kendi aralarında yaptıkları organizasyonlarda etkili oluyor. Kısa adı Ado olan Ankara Dağıtım Organizasyon, Perder üyesi toplam 207 marketi olan 16 zincir mağaza ortaklığında kuruldu. Kurulan yeni şirket, Türkiyede ve dünyada yer alan üretici firmalardan yıllık 60 milyon dolarlık özel markalı ürünlerin tedarik edilmesi ve bunun ortağı zincir mağazalara dağıtımını hedefliyor. Kurulan bu şirketin ikinci yıl hedefi, zincir mağazaların toplam cirosunun yüzde 15i tutarında olan özel markalı ürün satışını gerçekleştirmek. Ayrıca diğer marketler ile işbirliğine giderek, özel markalı ürünlerin satış ve dağıtımını ulusal platformda yaygınlaştırmayı hedefliyor. Adese: Private Label markası; Adese Bim: Başlıca Private Label markaları; Blume, Kaanbey, Dost, Centro, Mr. Green, Fulnet Bahar: Private Label Markası; Bahar Bauhaus: Private Label markası; Bauhaus Biçen: Private Label markası; Biçen Carrefoursa: Private Label markası; CarrefourSa DiaSa: Private Label markası; Dia Gima: Private Label markası; Gima ve Gimmy Price Today Groseri: Private Label markası; Groseri Kipa: Private Label markası; Kipa Pazar markası altında Kiler: Private Label markaları; Kiler, Kilerim Migros: Başlıca Private Label markaları; Migros, Şok, Viva, Value, Tipo, Albatros Pilsner, Prestige, Piomont, Rocher, Frey, Scala Mopaş: Private Label markası; Mopaş Metro CashCarry: Başlıca Private Label markaları; Aro, Alaska, Watson, Active, Authentic, Steinbach, Sigma, Fleurelle, Timor, Varesa, Tarrington House, Budget, Lambertazzi, Dazzlers, Faust, H-Line, Goldhand, Altınel, Metro Quality, Luxana, Dreaming, Casaroma, Villa Noble Praktiker Yapı Marketleri: Başlıca Private Label markaları; Sigma, Varesa, Budget, Fleurell Real Hipermarketler Zinciri: Private Label Markası Tip, Tansaş: Private Label markası; Tansaş
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive