Perakende Artık Daha Güzel - Kozmetik

Türkiyedeki kozmetik sektörü ve marketlerdeki kozmetik reyonları; satın alma gücündeki artışa paralel olarak, büyümeye devam ediyor

Eklenme Tarihi : 28 Kasım 2007 Çarşamba
perakende-artik-daha-guzel-kozmetik
Güzellik anlayışı, tarih boyunca değişen bir kavram olmuştur. Farklı coğrafyalarda, farklı kültürlerde güzel olan hep farklıdır... Farklı kültürlerde ve tarih boyunca değişmeyen tek şey ise, insanın güzele olan ilgisi olmuştur. Kozmetik kavramının doğmasının ve bin yıllardan beri varlığını sürdürmesinin sebebi de bu ilgi olmuştur. Türkiyedeki kozmetik sektörü ve marketlerdeki kozmetik reyonları; satın alma gücündeki artışa paralel olarak, büyümeye devam ediyor. Cilt ve saç temizliği, bakımı ve güzelliği konusunda uygulanan mamuller gerek geçmişte, gerekse günümüzde insan hayatında özel bir rol oynamaktalar. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; insanlar daima, kişisel hayat standartları ile bağımlı olmaksızın, diğer tüketim mamullerine kıyasla kozmetik ürünlere karşı daha kuvvetli bir ilgi gösteriyorlar. Günümüz dünyasında kozmetik ürünlerin kişi başına tüketim adetleri, ülkelerin gelişmişlik oranları açısından en önemli kriterlerden biri olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, Türkiyenin sosyal ve ekonomik gelişmesinde, insan ihtiyaçlarının çeşitleri ve miktarları göz önünde tutulduğuna dikkat çekerken; Türk toplumun psikolojik ve fizyolojik etkilerle kozmetik ürünlerini kullanma isteği gittikçe artıyor. Kişilerin sosyo-ekonomik seviyesinin yükselmesi ve özellikle modern toplumdaki kadının evden fabrikalara, iş yerlerine ve devlet görevlerine geçerek sosyal katılışı ve bu yollarla gelir sahibi oluşu, kozmetik ürünlerin talebini artırmıştır. Türkiyede 1972 yılında o günkü koşullarla kozmetik ürün üretmeye başlayan ve parmakla sayılabilecek düzeyde az firmayla yola çıkan bazı kozmetik sanayi kuruluşları ürünün kalitesi dahil teslimata kadar pek çok zorluklar yaşamışlardır. 1975 yılında aynı sanayi firmaları cilt ürünlerinin üretimine başladıklarında işlemler eski problemlerden daha uzak ve daha deneyim kazanılmış bir hızla ve ekiplerle devam etmiştir. 2000lerde üretimini son teknolojik koşullara uygun olarak yapmaya yönelik çalışmalarla yürüten bu sanayi kuruluşları, artık Türkiyenin bütün kozmetik ihtiyaçlarını karşılayacak kapasitededirler. Bugün Türkiye kozmetikte kullanılan gül yağı, ıhlamur çiçeği, defne yaprağı, bergamot, nane, limon, portakal, mandalina, turunç gibi narenciye esas yağlarını ihraç eden bir ülke... Diğer dünya ülkeleri gibi tüketim açısından ilk sıralarda yer alan Türkiye Kozmetik Sanayi, 2000lerde bir çok yerli ve yabancı kuruluşlarca hammadde üretiminden başlayarak her çeşit kozmetik ürünü üreten dünya ülkeleri arasına girmiş durumda. Geçtiğimiz ay yenilenen kozmetik kanunu, sektördeki bu büyümenin göstergelerinden biri. Tanımlanamayan Kozmetik Aslında sokaktaki insan için kozmetik kelimesini tanımlamak oldukça güç. Anlamı sorulduğunda, akla gelen ilk şey, genelde makyaj malzemesi veya parfüm oluyor. Kozmetik (cosmeticus) kelimesi; düzenli, tertipli anlamına geliyor. Yunanca kosmos ise, süs eşyası demek. Kozmetik; bin yıllardır, insan yaşamında önemli bir yer tutmuştur. Kozmetiklerin yaşam kalitesini artırdığı, bugün herkesin kabul edeceği bir gerçek... Peki Kozmetikin tanımı nedir? Kişisel bakım gereçleri olarak da çevirebilir miyiz? Hangi ürünler Kozmetik olarak tanımlanabilir, hangileri tanımlanamaz? 2005 Tarihli Kozmetik Kanununa göre (Türk Kozmetik Kanunu 24 Mart 2005/5324): Kozmetik; insan vücudunun epiderma, tırnaklar, kıllar, saçlar, dudaklar ve dış genital organlar gibi değişik dış kısımlarına, dişlere ve ağız mukozasına uygulanmak üzere hazırlanmış, tek veya temel amacı bu kısımları temizlemek, koku vermek, görünümünü değiştirmek ve/veya vücut kokularını düzeltmek ve/veya korumak veya iyi bir durumda tutmak olan bütün preparatları veya maddelerdir. Amerikan gıda, ilaç ve kozmetik kanununda kozmetik; Dökülmek, serpilmek, ovulmak veya başka herhangi bir şekilde uygulanmak suretiyle vücudun ve vücudun herhangi bir kısmının temizlenmesi, güzelleştirilmesi, cazibesinin artırılması ve görünüşünün değiştirilmesi amacıyla uygulanan preparatlar ve bunların hazırlanması için kullanılan maddelerdir. Bu tanımlardan yola çıkarak, kozmetikler vücudun temizlenmesi, güzelleştirilmesi ve görünüşünün değiştirilmesi amacıyla kullanılan ürün ya da maddelerdir diyebiliriz. Kozmetoloji ise; bu ürünlerin insan görünüşünün düzeltilmesi için sistematik bir biçimde incelenmesiyle oluşan bir bilimdir. Sınıflandırmada birlik yok Kozmetik ürünlerini sınıflandırmak, başlı başına bir sorun. Bir ürünün kozmetik (ya da kişisel bakım) ürünü olarak kabul edilme kriterleri belli; ancak bunların sınıflandırılması kısmında çok farklı uygulamalarla karşılaşmak mümkün. Bu yüzden marketlerin kozmetik reyonları birbirlerinden çok farklı düzenleniyor. Aynı marketler zincirinin farklı şubelerinde bile bu farklı sınıflandırma hemen göze çarpıyor. Bu sınıflandırmalara örnek olarak, aşağıdaki çalışmayı gösterebiliriz: Kremler, emülsiyonlar, losyonlar, jeller ve yağlar (el, yüz, ayak v.b. İçin) Yüz maskeleri(cilt soyucu olanlar hariç) Fondötenler (sıvı, pat, toz) Makyaj pudraları, banyo sonrası kullanılacak pudralar, hijyenik pudralar v.b Tuvalet sabunları, deodorant sabunlar ve kalıp temizleyiciler Koku veren ürünler Parfümler (en az yüzde 5 a/a esans içerenler ) Tuvalet suları (eu de toilette) (en az yüzde 1.5 a/a esans içerenler) Kolonyalar ( eu de cologne) Limon kolonyaları en az 70 derece (yüzde h/h), diğer kolonyalar en az 60 derece (yüzdeh/h) alkol içermelidir. Limon kolonyaları hiçbir boyar madde içermemelidir, rengi yalnızca kullanılan, esanstan kaynaklanabilir. Kolonya üretimi ve dolumu yapılacak yerlerin, Kozmetik Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde belirtilen kurallara ve iyi üretim uygulamaları kılavuzuna uygun olması şartı aranır. Kokulu sular Banyo ve duş ürünleri (tuzlar, köpükler, jeller v.b) Depilatuarlar (kıl dökücü ve kıl sökücüler) Koku giderici ve ter önleyiciler Saç bakım ürünleri Saç boyaları ve açıcılar Dalgalandırma, düzleştirme ve sabitleştirme amacıyla kullanılanlar Temizleyiciler (losyonlar, pudralar, şampuanlar) Saça şekil verenler ve şekli koruyanlar (losyonlar, saç spreyleri, briyantinler) Tıraş için kullanılan ürünler (kremler, köpükler, losyonlar v.b) Yüz ve göz makyajında ve makyajın temizlenmesinde kullanılan ürünler Dudaklara uygulanmak amacıyla hazırlanmış ürünler Ağız ve diş bakım ürünleri Tırnak bakımı ve süsü için kullanılan ürünler Haricen uygulanacak kişisel hijyenik ürünler Güneş ürünleri (güneşlenme öncesi ve sonrası) Güneş olmaksızın cilde yanık ten görünümünü vermek üzere kullanılan ürünler Cilt rengini açmak için kullanılan ürünler Cilt kırışıklıklarına karşı kullanılan ürünler Çok aşamalı üretim Kozmetik ürünlerinin üretimi çok ciddi ve disiplinli bir çalışmayı gerektiriyor. Bu konuda uzmanlar personel, üretim yeri ve aşamalarıyla ilgili bazı önerilerde bulunuyorlar. Uzmanlara göre; Planlanmış tüm aktivitelerin doğru ve eksiksiz yapılması için, yeterli bilgi ve deneyimi olan yeterli sayıda personel bulunması; Binaların içinde yapılacak işlemlere uygun şekilde tasarlanmış olması ve bazı temel özellik ve gerekliliklere sahip olması; Üretilen ürün çeşitliliği ve cinslerine göre farklı olmakla birlikte her üretim ve/veya dolum yerinde kullanılmakta olan üretim ve dolum/ambalajlama ekipmanları ve laboratuarlarda kullanılan ölçüm aletlerinin olması; Tüm prosedürlerin ve talimatların kolay anlaşılır bir şekilde ve yazılı olması, ilgili olduğu aktivite konusundaki önemli ve dikkat edilmesi gereken konuları açıkça belirtmesi; Prosedürlerin ve proses talimatlarının kullanacak kişilerin kolayca ulaşacağı yerlerde bulundurulması, gerektikçe güncelleştirilmesi, valide edildikten sonra ilgili departman ve kişilerin onayları alınarak kullanıma sunulması; Prosedürlerin eski kopyaların kullanımdan kaldırılması ve yeni kopyaların kullanıma verilmesi için kontrollü sistem ve sorumlular belirlenmesi; Prosedürlerin iş emniyeti, sağlık ve çevre koruma ile ilgili konuları da kapsaması gerekli görülüyor. Kozmetik üretimi pek çok aşamadan oluşan bir işlemdir. Her aşamada yapılacak işlemler, prosedürler ve talimatlarla tanımlanmış olmalı ve yapılan işlemlerin her biri de işlemler yapılırken kayıt edilmelidir. Aşağıdaki konular ürün kalitesini önemli ölçüde etkileyecek işlemlerdir: Hammadde, ambalaj materyali ve yarı mamul ürünleri kontrolü: Üretime başlanmadan önce, test edilmiş ve kullanım onayı verilmiş olmalıdır. Testleri henüz tamamlanmamış ve onayı verilmemiş olan karantina altındaki materyaller üretimde kullanılmamalıdır. Materyalin üzerindeki etiket materyalin durumunu (karantina, kabul ret gibi) açıkça belirtilen kelimeler içermeli ve mümkünse bunları belirtir renklerle işaretlenmelidir. Üretimde kullanılacak su: Spesifikasyonda belirtilen tüm özelliklere uygun olmalıdır. Kozmetiklerde kullanılan en önemli hammadde olması nedeniyle suyun kalitesi çok önemlidir. Depolama koşullarının uygunluğu: Tüm materyaller, her hangi bir kontaminasyona maruz kalmayacak bir şekilde uygun ambalajlar içinde saklanmalıdır. Üretime hazırlık: Onaylı olduğu etiketinde belirtilmiş olan ham maddeler, doğrudan üretim tankına veya temiz ve sanitize edilmiş tartım kaplarına tartılarak; materyalin ismini ve miktarını açıkça gösteren etiket yapıştırılmalıdır. Üretim: Üretim talimatına uygun şekilde tüm karıştırma işlemleri yapılıp in-proses kontrol yapılmalı ve kayıt edilmelidir. Dolum / Ambalajlama: Dolum ve ambalajlama sırasında yapılan tüm kontroller kaydedilerek diğer kayıtlarla saklanmalıdır. Bitmiş ürünün depolanması: Ambalajlanıp satışa hazır hale gelmiş ürün, son testleri yapılıp satış onayı verilinceye kadar karantina altında tutulur. Paketler tüm bilgileri içeren etiketlerle işaretlenmelidir. Her şeyden yeteri kadar numune alınarak raf ömrü süresince özel bir alanda saklanmalıdır. Kalite kontrol: Kalite kontrol pek çok farklı aşamada yapılan çok önemli bir işlemdir. Kalite kontrol departmanı bazı temel görev ve fonksiyonları yerine getirebilecek deneyim ve bilgiye sahip kişi ve kişilerden oluşturulmalıdır. Bu fonksiyonlar yeterli alan ve olanaklara sahip laboratuarlarda yerine getirilmelidir. Endüstriyel hijyen: Kozmetik ürünler, kullanıcının sağlığına içerdiği mikroorganizmalar nedeniyle zarar vermemelidir. Bu nedenle, üretimin her aşamasında, kontaminasyonu engelleyecek önlemler almalı, hijyen koşullarının uygunluğu sağlanmalıdır. Mikrobiyolojik uygunluk: Kozmetikler mikrobiyolojik uygunlukları açısından test edilmelidir. Kozmetik Ürünlerin test edilmesi Kozmetik ürünlere yapılacak dört farklı test türü varDayanıklılık testleri: Hazırlanan ürünün kullanılma ve depo edilme süresince, istenilen özelliğini koruyup koruyamayacağının kontrolüdür. Kullanılış testleri: Ürünün istenilen amaca erişip erişmediğini, çoğunluğun isteklerine cevap verecek özellikte olup olmadığını, aynı tür ürünler arasındaki durumunu saptamak amacı ile yapılır. Fizyolojik testler: İki grup olarak incelenebilir. Bunlardan birincisi, tıbbi etkisi olan preparatların istenilen özelliklerinin klinik testlerle saptanması, ikincisi ise preparatın herhangi bir biçimde zararlı olup olmadığı, fizyolojik bir etki yapıp yapmadığının incelendiği toksisite testleridir. Kalite kontrol testleri: Preparatın istenilen standartlara uyup uymadığı imalatın uygun şartlarda yapılıp yapılmadığının kontrol edildiği ve imalat serileri arasındaki farkları ortaya koyan testlerdir. Kozmetik mağazacılığına yeni soluk Perakende mağazacılıkta İstanbul merkezli kozmetik zincirlerine kafa tutan ve yakın bir tarihte birçok farklı kentte şubelerini göreceğimiz Kağan Parfümeri`nin Bursanın sosyal yaşamında ayrı bir yeri var. Sürekli gelişen yapısı, müşteri ihtiyaçları doğrultusunda genişleyen ürün çeşitliliği Kağan Parfümerinin en gözalıcı özelliklerinden. Nalbantoğlu semtinde küçük bir satış noktası olarak doğan Kağan Parfümerinin üretime, markalaşmaya uzanan öyküsünü Merkez Mağaza Müdürü Nurgül Karaçivi ile konuştuk. Kağan Parfümerinin kuruluş öyküsünü kısaca anlatır mısınız? Kağan Parfümeri, 1979 yılında Nilgün ve Doğan Karnibat tarafından merkez mağaza olarak adlandırdığımız Nalbantoğlu semtinde hizmete girdi. 48 metrekarelik alanda faaliyete başlayan Nalbantoğlu şubemiz gittikçe büyüdü ve gelişti. 1996 yılına geldiğimizde 850 metrekarelik bir alanda, 110 kişilik deneyimli ve güler yüzlü kadromuzla, prestij, mas-market grubu, çamaşır çeşitlerimiz ve bol promosyonlarımızla Bursalı bayanların taleplerini karşılamaya devam ediyorduk. 1998 yılında Nalbantoğlunda faaliyete geçirdiğimiz Güzellik Salonumuz ise, deneyimli ve tecrübeli estetisyen kadrosu ve son teknoloji ürünü cihazlarla donatılmış salonuyla Bursalı bayanlara hizmet vermeye başladı. Kağan Parfümeri, Zafer Plazadaki mağazasını da 2000 yılında faaliyete geçirdi. 210 metrekarelik alanda kurulu olan Zafer Plaza mağazamız, toplam 35 kişi ile müşterilerine hizmet veriyor. 17 Şubat 2005 tarihinde Altıparmak Mağazamızı hizmete geçirdik. Bayiliğini yaptığımız kaliteli ve çeşitli kozmetik ürünleriyle bayanların güzellik ve bakım ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Kaç mağazanız var? Çalışan sayınız ne kadar? Merkez dahil üç mağazamız var. İlki Nalbantoğlundaki merkez mağaza, ikincisi Zafer Plaza, son olarak da Altıparmak mağazamızı hizmete açtık. Ve yine Nalbantoğlunda Güzellik Salonumuz bulunmakta. Çalışan sayımız 200ü bulmakta. Bayan personel çoğunlukta ama çalışanlarımız arasında erkeklerde bulunuyor. Bursada yeni mağaza açmayı düşünüyor musunuz? Bursanın İhsaniye semtinde dördüncü bir mağaza açmayı planlıyoruz. Kağan Parfümeri olarak hayallerinizin ne kadarını gerçekleştirdiniz? Bundan sonraki hedefleriniz neler? Kağan Parfümeri hayallerinin bir kısmını gerçekleştirdi ama, hayallerimiz çok fazla. Şimdiye kadar 48 metrekarelik bir alandan, üç mağazalık bir alana ve güzellik salonuna ulaşması bunun göstergesi. En kısa zamanda, İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalyada da mağazalarımız hizmete girecek. Kağan Parfümerinin kısa sürede bu kadar benimsenmesini ve büyümesini neye bağlıyorsunuz? Müşterilerimizi hiçbir zaman sadece ürün verilerek parası alınacak kişiler olarak görmedik. Onların ihtiyaçlarını uygun ürün ve uygun fiyatlarla karşılamayı, onlarla aynı şeyleri düşünmeyi öncelikli hedef edindik. Bunda da başarılı olunca Kağanı büyüttük.Öncelikle kesinlike müşterilerimize her zaman için ilke edindiğimiz kuralı uyguluyoruz. En iyiyi, en kaliteliyi en ucuza satmayı Kağan Parfümeri hedef olarak aldı ve bunu başarılı bir şekilde götürüyor. Müşteri potansiyelimizin oluşmasındaki en önemli unsur, kaliteli hizmetimiz. Hizmeti kusursuz bir şekilde götürdüğümüze inanıyoruz. Onun dışında müşterilerimizi kesinlikle çok iyi takip ediyoruz. Onların ihtiyaçlarına, onların cilt yapılarına, onların isteklerine göre ürünleri veriyoruz. Amaç sadece ürün satmak değil. Amaç; müşteriye iyi hizmet vermek ve sürekliliği sağlamak. Bu bizim için çok önemli. Müşterilerinize nasıl ulaşıyorsunuz? Gelen bütün müşterilerimize özel kart açıyoruz. Bu özel kartlarda müşterilerimize ait bilgiler var. Kullandığı ürünlerden tutun, doğum tarihi, evlilik yıldönümü, müşterinin özellikleri bu kartlarda belirtiliyor. Bu kayıtlar, bilgisayar sistemimizde müşteri hizmetleri bölümüne giriliyor. Müşterilerimize telefonlarla, kısa mesajla ya da internet üzerinden ulaşıyoruz. Kendi isminizle üretiminiz var mı? Kağan Parfümeri olarak bir üretimimiz var. Şansa adında, Kağanın kendi tesislerinde Minareliçavuş Köyünde parfümlerimiz özel üretime geçti. Bu sadece parfümle sınırlı kalmayacak, yakın bir zamanda deodorant, kolonya gibi çeşitli ıtriyat ürünlerini kapsayacak, genişleyecek. Kağan Parfümerinin raf fazlası ürünleri, 2000 yılına kadar Nalbantoğlu Mağazasının çevresindeki irili ufaklı dokuz ayrı yerde depolanıyordu. Mağaza adedinin artması stok seviyesinin de artışını beraberinde getirince, daha büyük bir deponun ihtiyacı ortaya çıktı. Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi tarafından tahsis edilen yaklaşık 3 bin metrekarelik arazi üzerinde bir sığınak ve idari binanın da yer aldığı 3 katlı depo inşaatına da işte o zaman başlandı. Titiz ve uzun süren çalışmalar sonucu 2001 yılının Ekim ayında üretim tesisi kullanıma açıldı. Binanın 1500 metrekarelik alanı ağır ürünler için depo olarak kullanılırken, alt katı ise Şansa Parfümlerinin imal yeri olarak faaliyete geçirildi. Prestij markalara ait ürünlerin yanı sıra küçük boyutlu makyaj malzemeleri de ayrıca dört farklı depoda muhafaza edilmekte. Yakın zamana kadar parfümümüz İstanbuldan doldurularak getiriliyordu. Sağlık Bakanlığının izniyle kendi tesislerimizi kurduk ve burada her türlü dolumunu, testlerini, piyasa sunumunu kendimiz hazırlıyoruz. Esanslarımız yurtdışından, Fransadan ithal geliyor. Usulüne uygun olarak doldurulmuş, ambalajlanmış, kapalı bir şekilde 10-15 litrelik kutularda getiriyoruz. Keza alkolümüz ve kullandığımız diğer kimyasallar da yurtdışından geliyor. Çelik kazanlarımızda bu malzemeleri harmanlayıp, belli uygun sürelerde dinlendirip, ölçümlerini yapıp, kalitelerini kontrol edip, ambalajlayarak piyasaya veriyoruz. Şansa neden ucuz? Bay ve bayan olarak ürünlerimiz farklı. 50ye yakın bayanlar, 40a yakın da baylar için Şansa çeşidimiz var. Bunlar orijinal ürünlerin yerli versiyonlarıdır. Niçin ucuz? Sağlığa zararlı mı? Soruları ile karşılaşıyoruz. Kağan Parfümeri olarak dünyanın her yerinde yapılan işi yapıyoruz. Esansla alkol karışımını uygun hale getirmek yani inceltmek için iyonize su kullanıyoruz. Ama orijinaller kristal şişelerde, dizayn edilmiş kutularda satılıyor. Biliyorsunuz markalar milyon dolarla konuşulan ve yatırım yapılan ürünler. Gerçi bizim de yatırımımız bir hayli fazla ama biz orijinal ambalajları kullanmıyoruz. Özetle, biz de aynısını veriyoruz, ama daha ekonomik fiyatlar uyguluyoruz. Çünkü Herkesin güzel kokmaya ihtiyacı var diye düşünüyoruz. Uzun yıllardır hizmet veriyorsunuz. Kozmetik sektörü çerçevesinden bakarsak, güzellik anlayışında neler değişti? Son zamanlarda hem kadınlar, hem de erkekler cilt bakımına büyük önem veriyor. Cilt bakımı için çalışan kadınlar ya da ev hanımları ayrımına gitmek yanlış olabiliyor. Her iki kesim de cildine çok önem verebiliyor. Kendilerine uygun ürünleri bizim mağazalarımızda bulabiliyor. Güzellik salonumuzda kadınların yaz döneminde çok sık karşılaştığı problemlerden biri selüloit ve incelmede de hizmet veriyoruz. Bunun için salonumuzda LPG ve INFRAFIT denilen iki cihazımız var. Amaç zayıflamak değil, beden incelmesine yardımcı olmak. Bu aletlere belirli seanslarda girildikten sonra sonucu güzel neticeler alıyoruz. Güzellik salonunuzda başka ne tür hizmetler var? Güzellik salonumuzda yurtiçinde ve yurtdışında eğitim almış, diplomalı-sertifikalı uzmanlarımız, cilt bakımı uygulamaları yapıyor. Bu bakımlar içinde Valmont, Dermologica, Lancome, Germaine De Cappuccini, MD bakım odalarında bu isimleri taşıyan ürünleri kullanan estetisyenler, çeşitli cilt sorunlarına çare olmaya çalışmakta. Skin master, LPG ile kaş kaldırma, LPG ile tüm yüz, yüz mimikleri, boyun liftingi de yüz bakım ünitemizin sunduğu hizmetler arasında sıralanabilir. Özellikle iş yorgunluğunu üzerinden atmak isteyen bayanlar için önerdiğimiz vücut bakımı odalarında Aroma Terapi, Dermologica, Germaine De Cappuccini, Detox, Presor (Lenf Dranaj), vücut masajı, Hydro Masaj Küveti seanslarını uygulamaktayız. En çok karşılaştığınız sorunlar neler? Müşterinin cildine bakılıyor, yağ araştırması yapılıyor, uygun bir ürün veriliyor. Ama eğer müşteri uzmanlarımızın önerdiği ürün yerine kendi istediği ürünü satın alma konusunda ısrarlı olursa, sorun yaşadığımız oluyor. Örneğin, zayıflama programlarında haftada en az 3 saat çalışılması gerekiyor. Özellikle çalışan kadınların iş yoğunluğu nedeniyle bu programa gerekli saati ayıramaması problemlere yol açıyor. Çalışan kadınlar genellikle Cumartesi günü hizmet almak istiyor. Yoğunluk artıyor. Güzellik salonumuzda hızlandırılmış program uygulamıyoruz. Çünkü müşteri memnuniyeti düşüş gösteriyor. İki saatlik programı bir saate düşüremiyorsunuz. Hepsinin bir detayı var. Potansiyel var Kozmetik sektörünün 35 yıllık köklü firması Temsu Kozmetik A.Ş. Dış Ticaret Müdürü Altan Eplek, Temsu ve kozmetik sektörüyle ilgili sorularımızı yanıtladı. Eplek, gerekli destek verildiğinde; kozmetiksektörünün büyük bir ihracat potansiyeline sahip olduğunubelirtiyor. Temsuyu tanıyabilir miyiz? Temsu Kozmetik ve Kimya San. AŞ., 35 yılı aşkın süredir kozmetik ve temizlik grubu ürünlerin üretimini yapan; ürettiği ürünleri grup bünyesindeki firma ile tüketicinin hizmetine sunan sektörün lider firmalarındandır. Özellikle: Türkiyede ilk sıvı sabun markası Sandy ve ilk limon kolonya markası Pereja ile sektöre ışık tutmuş firmalardan bir tanesi olup gerek yurt içinde tüketicilerin ve piyasaların isteği doğrultusunda değişik kategori ve özelliklerde, gerekse yurtdışında ülkenin demografik ve ekonomik yapısına uygun farklı gelir gruplarına hitap edecek ürünler üretmektedir. Ürünlerinizden bahseder misiniz? Ürettiğimiz ürünler; e.d.t., deodorant, kolonya, sıvı sabun, şampuan, traş kremi, traş köpüğü, traş balsamı, traş kolonyası, bebe ürünleri, oda spreyi, güneş yağı ve sütü, saç jölesi, sıvı bulaşık deterjanı, cam temizleyici, ıslak havlu ve mendil üretimlerini kendi tesislerinde üretmektedir. Arge departmanında sürekli olarak yeni projeler üzerinde çalışmalar yapan firmamız şu anda toplamda 26 ülkeye hem kendi markasında hem de prıvate label olarak satış yapmaktadır. Bu ülkelerin bazılarında kendi markalı ürünlerimizde gerek pazarlama yatırımı( tv radyo reklam, ilan ) gerekse promosyonel çalışmalar yaparak ürünlere gerekli desteğini sağlamaktadır. Türkiyedeki Kozmetik Sektörünü değerlendirir misiniz? Türkiyede Kozmetik sektörü diğer gelişmiş ülkelere göre daha az gelişmiş durumda . fakat gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere göre gerek genç nüfusun olması gerekse dinamik bir yapıya sahip olmamız bizim açımızdan çok büyük bir avantaj sağlamakla birlikte halen yeterli ve istenen düzeye ulaşmamıştır. Sektörde yaşanan sıkıntılar nelerdir? Türkiye genelindeki Yerel üretici firmalarda genel olarak sermaye yetersizliği ve gerekli yasal düzenlemelerin ve piyasa kontrollerinin yeterli düzeyde olmaması bir handikap doğurmakta. Burada en büyük handikap ise kişi başına düşen milli hasılanın diğer gelişmiş ülkelere göre çok düşük olması, üretici firmaların sermaye darlığı, yatırım yapma zorluğu, dönemsel olarak yaşanan ekonomik krizler ve bürokratik engeller. Bu kadar büyük zorluklara rağmen Türk üretici firmalar devamiyetini ve marka bilinilirliliğini en azından sağlamış durumda. Aynı zamanda merdiven altı tabir ettiğimiz üretim ve çalışma izni olmayan firmaların özellikle krizden sonra artması, yerel ve merkezi otoritelerin ve bu firmalara karşı yaptırımda geç kalması sektörü ciddi derecede sıkıntıya sokmakta. Burada en büyük görev yine yerel ve merkezi otoriteler düşmekte. Özellikle piyasada satılan ve Bakanlık izni olmadan üretilen ürünlerin tespiti ve gerekli yasal önlemleri alması bir nebze sektöre olan güveni artırır.Bununla birlikte yurtdışı pazarlarda gerek fuar gerekse ülkelerle yapılacak olan ikili ticaret anlaşmaları ile devlet desteğinin artması sektörü ihracat konusunda potansiyel sektör konumuna sokabilir.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive