Dört Mevsim Ağız Tadı Dondurma

Özellikle yaz günlerinin yaklaşmasıyla herkesin aklı, onda... Çileklisi mi, çikolatalısı mı, vanilyalısı mı? Üreticilerin sunduğu onlarca çeşit arasından seçim yapmak çok zor... 7`den 70`e herkesin ortak sevgisi olan dondurma, yüzyıllardır insanoğlunu mutlu ediyor...

Eklenme Tarihi : 28 Kasım 2007 Çarşamba
dort-mevsim-agiz-tadi-dondurma
Dünyanın en sevilen lezzetlerinden biri olan dondurma bugün dünyanın her yerinde dört mevsim keyifle tüketilen bir gıda. Bu tadın nerede ve nasıl ortaya çıktığı araştırıldığında birçok efsane ve mit ile karşılaşılıyor. Dünyanın her ülkesinde dondurma hakkında ilginç hikâyeler anlatılmasına rağmen bu hikayelerin hiçbiri dondurmanın yapılışını, tariflerin içeriğini doğrulayacak herhangi bir tarihsel kanıta sahip değil. Roma İmparatoru Neron`un bir çeşit buzlu dondurma yediği söylenir. Ayrıca Çinliler`in de yüzyıllar öncesinden dondurma yaptıkları iddia edilir. 1296`da Marco Polo`nun Çin`deki dondurma tariflerini beraberinde Venedik`e getirdiği ve daha sonra da Fransız 2. Henri ile evlenen İtalyan Catherine de Medici`nin ahçıları tarafından Fransız Meclisi`ne tanıtıldığı anlatılır. Yapılan araştırmalar dondurmanın tarihçesinin evrimsel olduğunu ortaya çıkartıyor. Dondurmanın doğuşu; buz ve karla soğutulmuş içeceklere, yarı dondurulmuş limonatalara, su dondurmasından süthane dondurmasına kadar dayanıyor. Teknolojinin olmadığı çok eski tarihlerde buz, buz mahzenlerinde ve kar ocaklarında belirli bir formülle suyun içine tuz katılması ile elde ediliyordu. Tuzun içinde bulunan ve suya katıldığında buz elde edilen amonia gazı aslında soğutma teknolojisinin ilk adımı olarak tarihe geçmiştir. İkinci Dünya Savaşı´nın sona ermesiyle, dondurma üretimi çok daha uygun ortamlarda gerçekleştirilmeye başlayınca, günde yaklaşık yüz ton dondurma işleyebilecek kapasitede dev tesisler çıkmış ortaya. Çeşitlilikte büyük artış kaydedilip, maliyetin de aşağı çekilmesiyle, önceleri lüks bir tüketim maddesi olarak nitelendirilen dondurma, her mevsim, her yerde tüketilen bir damak tadına dönüşmüş. Türkiyede hâlâ az tüketiliyor ama sektör hızla büyüyor.. Dondurmanın Türkiyede bir sektöre dönüşmesi ise son 25 yıla dayanıyor. Yapılan istatistikler, Türkiye´de dondurma tüketiminin hâlâ çok düşük olduğunu gösteriyor. Yıllık dondurma tüketimi, Avrupa´da yaklaşık olarak 17 litre iken, Türkiye´de bu rakam 1 litreyle sınırlı kalıyor. Türk tüketicisini endüstriyel dondurmayla tanıştıran marka Panda olmasına rağmen, bugün endüstriyel dondurma pazarının en büyük bölümünü Algida elinde bulunduruyor. Algidaya rakip olarak 1999 yılında Türkiye piyasasına giren Almanların ünlü dondurma markası Schöller, pazardan hedeflediği payı alamadı. Pazarın hakimi Algida ile Panda arasındaki yarışa geçtiğimiz sene bir Türk dondurma markası katıldı: Ülker Golf.. Anadolu`da tarih boyu dondurma Anadolu`da yüzyıllar öncesinden gelen şerbet-kar ya da buzla soğutulmuş tatlı içecekler içme alışkanlığı vardı. 13`üncü yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu`nun ilk zamanlarından beri buz, yüksek Anadolu düzlüklerinden toplanıp buz mahzenlerinde depolanırdı. 17`inci yüzyılda da kar ticareti yapan karcılar İstanbul`da önemli bir profesyonel gruptu. Kar, Anadolu`dan diğer bölgelere katırlarla nakledilir ve konsantre üzüm suları ile karıştırılıp dondurma benzeri buzdan tatlılar elde edilirdi. Türkiye`de buz ve karın temin edilmesine rağmen dondurma, yakın bir tarihe kadar hatta 17`inci yüzyıla kadar yenilmezdi. Türkiye`de dondurma, kendine özgü, tipik bir tatlı olarak ve keçi sütü, şeker ve sahlepten yapılıyordu. Dondurma, yakın bir geçmişe kadar çok kalın olduğu için bir kancaya asılır ve büyük bir bıçak yardımıyla porsiyonlar halinde kesilirdi. Metal tabaklarda baklavayla birlikte ikram edilirdi. Dondurmanın nasıl yapıldığına dair kesin bir tarif yoktu. Dondurmanın yapılış şekli ağızdan ağıza nesilden nesile aktarıldı. 1980`li yılların sonlarına doğru dondurma markalarının doğmasıyla sektör de büyük gelişmeler yaşandı. Önce Panda daha sonra da Algida`nın sektöre girmesiyle dondurma altın çağını yaşamaya başladı. Özellikle Algida, son yıllarda yürüttüğü reklam kampanyalarıyla dondurmayı kışın da tüketilen bir tatlı haline getirdi. Üç Yüz Yıllık Lezzet Maraş Dondurması Bugün dünyada adı dondurma ile yanyana anılan iki şehir var: Biri İtalya`nın Roma şehri, diğeriyse Türkiye`nin Kahramanmaraş şehri. Roma Dondurması uzun yıllardır birçok dünya ülkesinde biliniyor, tüketiliyor ve çoğu ülkede taklit ediliyor. Son on yıldır Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinde tüketilmeye başlanan Türkiye`nin ünlü Maraş Dondurması`nın taklit edilmesi ise mümkün değil. Çünkü bu dondurma, tamamen Anadolu topraklarına özgü üç yüz yıllık köklü bir lezzet kültürünün ürünü ve sadece Maraş`ta üretilebiliyor. Maraş`ı bir cennet bahçesi gibi kuşatan efsanevi Ahir Dağı`nın eşsiz flora ve faunası bu dondurmayı benzersiz kılan temel etmenlerdir; bu coğrafyaya özgü kekik, keven, sümbül ve çiğdem gibi çiçeklerle beslenen keçilerin eşsiz kıvam ve aromaya sahip sütleri ve olağanüstü bir cömertlikle topraktan fışkıran yabani orkide çiçeklerinin yumru köklerinden elde edilen mucizevi salep Maraş Dondurması`na taklit edilmesi imkansız olan bir lezzet, aroma ve kıvam sağlar. Dünyada dondurma Asya`da, Kore ve Çin`de 64`üncü yüzyıldan bu yana buz kullanılıyor. O tarihlerde kış aylarında buz hasatlanır ve nehir kıyılarındaki mahzenlerde saklanırdı. Ayrıca Koreleliler`in Sudan adında buzla soğutarak yenen tatlıları da vardı. Günümüzde Asya, dünyada en hızlı gelişen dondurma pazarına sahip. 1997`de dondurma üretimi Çin`de 845 milyon litreye ulaştı. Asya ülkelerinde 3 milyar insan yaşıyor. 1998`de yapılan araştırmalarda kişi başına düşen yıllık dondurma tüketimi 0,6 litre olarak belirlendi. 1997 yılında ABD`de yapılan benzer bir araştırma bu ülkedeki kişi başı ortalama dondurma tüketiminin 20 litreden fazla olduğunu ortaya çıkardı. Bu da yılda yaklaşık olarak 2,826 milyon litre dondurma üretimi demek. Pazar açısından ABD`ye yakın olan Latin Amerika, iklimi açısından da dondurma yemeye elverişli. Yıllık tüketim 1 milyar külah dondurma civarında. Birçok merkez ve Güney Amerika ülkeleri dünden bugüne buzu, geleneksel olarak soğuk içecekler yapmakta kullanmışlar. Meksika`daki Aztekler 15`inci yüzyılda volkanlardan aldıkları karları, yemeklerini ve içeceklerini soğutmak için kullanmışlar. Ayrıca Peru ve Colombia`daki Andres dağlarındaki karlar da soğutmak amacıyla kullanılmış. 16`ıncı yüzyılda İspanyollar sorbelerini ve buzla soğutulmuş diğer ürünlerini buraya getirmişler. Helado, İspanya`daki gibi uzun süre dondurma anlamında kullanılmış. Sonraları Portekizliler ve İtalyanlar`ın da Latin Amerika`ya gelmesiyle dondurma çeşitlendi. Ardından Arjantin ve Uruguay`da da popüler oldu. Daha sonraları İspanyol fetihçiler, Meksika`ya karla şekeri karıştırma alışkanlığını getirerek çikolata ve vanilyayla tanıştılar. Unilever Pazarda sahip olduğu yüzde 17lik pay ile dünyanın en başarılı dondurma şirketi olan Unilever, sağlıklı yaşam anlayışına yönelik seçeneklerini çoğaltmak amacıyla yaptığı yatırımları artıracağını açıkladı. Unilever, dondurma ile ilgili olarak araştırma ve geliştirmeye yıllık olarak yaklaşık 50 milyon Euro harcıyor ve bu rakamın yüzde 40ı hızla büyüyen sağlıklı yaşam sektörüne dondurmayı da giderek artan oranda dahil ediliyor. Unilever, aynı zamanda marka portföyü içindeki tüm dondurmalarının besin profilini yükseltecek çalışmaları da gerçekleştireceğini açıkladı. Unilever Sağlık Enstitüsü ile birlikte çalışan ve Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) beslenme kılavuzlarını temel alan şirket, 2.000 dondurma çeşidini içeren tüm ürün portföyünde, hangi besin değerlerinin zenginleştirilebileceğini belirlemek amacıyla 18 aylık bir projeyi tamamlamış bulunuyor. Unilever Dondurma Kategorisinin ürün portföyündeki çeşitlerin, besin değeri açısından ve kullanılan yeni teknolojilerle, sütçülük ve besicilikte yağ miktarının doğal olarak azaltılması üzerine yoğunlaşıyor. Şirketin çocuklara yönelik ürün portföyünün hemen hepsinde yapay renklendiriciler ve aroma maddeleri yerine doğal renklendirici ve aroma maddeleri kullanılıyor. 2006 yılında ise ürünlerdeki ilave şeker miktarının yüzde 10-20 oranında düşürüleceği ve meyve miktarının ortalama olarak yüzde 10-15 oranında artırılacağı belirtiliyor. Unilever, başarılı ürünler geliştirmek ve etkili yeniliklere imza atmak için her yıl dünyanın çeşitli yerlerinde gerçekleştirdiği müşteri ihtiyaçlarına ilişkin araştırmalara yaklaşık 25 milyon Euro harcıyor. Algida Türkiyenin araştırmalarla geliştirdiği ve Türk tüketicisinin hem beklentilerine, hem de damak tadına hitap eden en yeni ürünlerinin başında; Süper Cornetto Kaymak, Ceviz ve İncir Soslu; Max Frigola, Max Maximuz; Carte dOr Ekmek Kadayıflı, Carte dOr Şeftali Şenliği, Carte dOr 3lü Lezzetler Kaymak-Ceviz-Antepfıstıklı, Carte dOr 3lü Lezzetler Çikolata-Vişne-Çikolata Parçalı Kaymak ve Algida Puding geliyor. Lezzetten ve eğlenceden ödün vermeden, sağlıklı yaşam anlayışına uygun ve hafif seçimler yapmak isteyenler içinse Algidanın ürün portföyünde şu ürünler bulunuyor: Referans ürünlere göre yüzde 33 daha az kalorili Magnum Light ve Algida Light ; sadece 40 kcal ve yüzde 3.3 yağ içeren Minimilk, 83 kcal ve yüzde 3.7 yağ oranıyla Buzzy, 54 kcal içeren Buzparmak ve 28 kcal içeren Yazbuz ürünleri ise hiç yağ içermiyor. Sağlıklı yaşam sektörü, yıllık yüzde 11lik büyümesi ile Unilever için önemli bir gelişim alanı oluşturuyor. Sağlıklı yaşamdaki yeniliklerin dondurma kategorisini de olumlu yönde etkileyeceğini düşünen şirket yetkilileri, daha sağlıklı dondurmanın, dondurma yemek için yeni fırsatlar doğuracağını ve böylece dondurma yeme alışkanlığının mevsimsel değişimden daha az etkileneceğini belirtiyor. Unilever Dondurma Kategorisinin Avrupadaki Ar-Ge çalışmalarının öncelikli alanları arasında; dondurmanın süt ve meyvelerden gelen yararlı besin öğelerinin dondurmaya daha fazla taşınması ve böylelikle dondurmanın eski reçetelere göre daha hafif ve yararlı olması yer almaktadır. Bu alanda, geçen sene Avrupada, klasiğe göre yüzde 30 daha az kalori içeren Carte dOr Light ile elde edilen başarı dikkat çekiyor. 2004 yılında şirketin en başarılı yeniliği olan bu kategori, geçtiğimiz yıl toplam Avrupa satışlarının yüzde30 oranında artmasına olanak sağladı. Geçen sene Avrupada aynı zamanda yüzde 33 daha az yağ ve yüzde 35 daha az kalori içeren Magnum Light piyasaya sürüldü. Türkiyede de light tipi ürünler başarılı satış grafiği yakalamaya başladı. Unilever Dondurma Kategorisinin, kolesterolü aktif olarak düşürecek, laktozsuz ve sağlığa aktif yararları olan fonksiyonel ürünler üzerine çalışmaları devam ediyor. Bernd Ellmann, Unilever Dondurma ve Dondurulmuş Gıdalar Avrupa Grup Başkan Yardımcısı durumu şu şekilde açıklıyor: Amerikada, piyasaya yeni sürülen çeşitlerimizin yüzde 60ı sağlıklı yaşam alanına yönelik seçenekleri zenginleştiriyor. Tüketicilerin bu yönelimi şu anda Avrupada da gün geçtikçe yayılıyor. Pazarın lideri olarak amacımız tüketicilerimize en geniş dondurma yelpazesini; yani eğlenceli alternatiflerden sağlıklı yaşam anlayışı için yaratılan yeni seçeneklere kadar uzanan tüm seçenekleri sunabilmek. Böylece tüketicilerimizin şimdiki ve gelecekteki ihtiyaçlarını karşılayabiliriz. 2010 yılında Avrupadaki portföyümüzün yüzde15-20sinin sağlıklı yaşama anlayışına yönelik geliştirilen ürünlerden oluşacağını tahmin ediyoruz. Harald Melwisch, Global Marka Direktörü- Unilever Dondurma Kategorisi: Unileverin 2005 yılı itibariyle uygulamaya koyduğu hayata canlılık katma stratejisi, dondurmayla ilgili şu üç noktayı kapsıyor: Mevcut ürünlerin besin profilini geliştirmek, tüketicilere her zamankinden daha fazla ürün çeşidi sunmak ve sağlıklı yaşam konusunda bilinçli tercih yapmalarını kolaylaştırmak. Aynı zamanda dondurmayı, dengeli beslenmenin eğlenceli bir parçası olarak sunmak. Tüketicilere bilgi vermek amacıyla bu yıl itibarıyla tüm dondurma çeşitlerimizin ambalajları üzerinde dört temel besin maddesiyle ilgili, internet sitemizde ise sekiz temel besin maddesi ile ilgili bilgilere yer vereceğiz. Unilever, Dünya Sağlık Örgütü ile beraber çalışarak, tüketicilerin daha kolay anlayacağı bir etiket üzerinde bilgilendirme sisteminin geliştirilmesinde de önemli bir rol üstlenmektedir. Unilever, bugün dondurma yemenin insana mutluluk verdiğini bilimsel ilk kanıtını gözler önüne seriyor. Unileverin Londra Psikiyatri Enstitüsünde yürüttüğü son çalışma dondurma yemenin beynin keyif bölgelerini harekete geçirdiğini ispatladı. Gerçekleştirilen araştırmada, gönüllülerin beyinleri, harici kullanılan görüntüleme cihazı (bir fMRI tarayıcı) ile tarandı ve sonuçlar Algida Carte dOr yemenin beyindeki keyif bölgelerini hemen uyandırdığını açıkça gösterdi. Don Darling, Geliştirme Başkan Yardımcısı Unilever Dondurma Kategorisi Avrupa: Gelecekte dondurma genel olarak sağlıklı yaşamın gelişmesine katkıda bulunma şansına sahip olacak. Örneğin; dondurmanın en önemli iki bileşeni süt ve meyvedir. Bunların ikisi de sağlık için çok faydalı besin öğeleri içerir. Meyvedeki besleyicilik bağışıklık ve sindirim sistemimizi güçlendirir, kalp sağlığımızı korur. Bazı meyvelerin doğal olarak daha yüksek besin değerlerine sahip olmasının ve bu faydaların dondurmaya entegre edilebilmesinin tüketicilerimizin daha keyifli ve doğal bir yoldan sağlıklarına fayda sağlamalarına olanak vereceğini öngörüyoruz. Ayrıca, sütten gelen önemli bir besin kaynağı olan kalsiyumu vücudumuzun daha kolay emmesini sağlayan D Vitaminini de artırmaya çalışıyoruz. Dondurmadaki D vitamini seviyesinin artması vücudun sütteki kalsiyumu emmesine yardımcı olacaktır. Unilever`in dondurma operasyonu hakkında - Unilever, küresel bazda yüzde 17 Pazar payı ve 4.4 milyar Euro değeri ile dondurma sektöründe birinci sıradadır. - Unilever dünyada 41 farklı pazara 2000 farklı dondurma çeşidi sunmaktadır. Portföyünde Max, Magnum, Carte dOr, Cornetto, Breyers and Ben Jerrys gibi bazı çok bilinen ürünler bulunu- yor. - Çocuklar için üretilen en önemli ürünler: Max Big Max, Mini Milk, Buzzy, Yazbuz, Buzparmak, Twister ve Calippodur. - Unilever, dünya çapında değişik dondurma ürünlerini özgün kalp logosuyla tek çatı altında toplar ve farklı pazarlara değişik isimlerle sunar. Örneğin İngiltere ve Çinde Walls, İtalyada Algida, Almanyada Langnese, Brezilyada Kibon ve Hollandada ve Portekizde de Ola gibi isimler kullanıyor. - Unilever Dondurma Kategorisi, Unilever Gıda Kategorisinin ciro bazında yüzde 20sini ve genel şirket portföyünün yüzde 10unu oluşturuyor. Ülker Üç yıl önce Golf markasıyla adım attığı dondurma pazarında hızla büyüyen Ülker, bu yıl da yeni ürünleri ve tanıtım atağıyla sektördeki iddiasını ortaya koyuyor. Ülker Golf Pazarlama Müdürü Petek Ulusu, markanın üç yıl içinde geldiği durumu ve bu yılın hedeflerini şöyle anlatıyor; Ülker Golf olarak sektörde 3 ana kategoride üretim yapıyoruz. Impulse (porsiyonluk) dondurmalar, Take Home (ev tüketimine yönelik) dondurmalar ve catering (otel, cafe gibi ev dışı tüketim için) dondurmalarımız. Bu gruplarda oldukça geniş bir ürün yelpazemiz var. Impulse grubunda bu sene 35 çeşit ürün, take home grubunda 24 çeşit, cateringde 29 çeşit ürün bulunuyor. Her sene bu portföyden eksilmeler ve portföye eklemeler oluyor. 2005 senesi için 22 yeni ürün çıkarıldı. Bunlardan bazıları şöyle: Impulse grubunda Çokoprens, Toto, Royal, Kitymilk, Tiki. Take Home grubunda Royal Sakızlı, Royal Vanilyalı, Mavi Yeşil Light (Kakaolu ve vanilyalı), İkram Vanilyalı. Catering grubunda Royal Antepfıstığı, Çilek, Fındık, Vanilya, Limon, Vişne, Kayısı. Ülker dondurma atağını sürdürecek 2005 yılı Ülker Golfün üçüncü yılı ve şu anda pazarda ikinci konumdayız. Bundan sonra da rakiplerimizi daha da zorlayan bir çalışma içinde olacağız. Gerek tüketicilerden gerekse piyasadan çok olumlu tepkiler alıyoruz. Ülker grubu, Schöller fabrikasını satın aldıktan sonra oldukça ciddi yatırımlar yaptı. Dolap adedini yüzde 205, satış hacmini yüzde 575, araç adedini yüzde232, üretim kapasitesini yüzde210 ve bölge adedini yüzde218 oranında artırdı. 2005 ve gelecek yıllar için kendimize yüksek hedefler koyduk ve bunlara ulaşmak için çalışacağız. Ülker Golfün pazara girmesiyle ambalajlı dondurma pazarı litre olarak yüzde 25 büyüdü. Kişi başına düşen dondurma tüketimi 0,9 kg.dan 1,4 kga yükseldi. Daha çok satış noktası dondurma satmaya başladı. Dondurma tüketimi çoğunlukla insanların gördüklerinde canlarının çekmesi ve istemeleriyle olur. Dondurmayla ne kadar sık karşılaşırsanız o kadar çok tüketirsiniz. Satış noktalarının sayısının artmasına paralel olarak tüketim de arttı. Markamızın tüketicilerden kabul görmesi de dondurma tüketimini artırdı. Yeni ürünler geliştiriyoruz Ülkerin Schöller fabrikasını satın aldıktan sonra dondurma pazarına büyük bir yenilik getirmiş ve tüm dondurmalarında taze süt kullanmaya başlamıştır. Bu oldukça önemli bir yatırımdı. Taze sütün ürünlerimize verdiği lezzet ve sağlık ayrıcalığını kullanmaya devam edeceğiz. Şu andaki çalışmalarımız tüketicilerimizi yeni ürünlerle buluşturmak üzerine. Önümüzdeki yıllarda Türk tüketicilerinin henüz bilmediği sürpriz tadları piyasaya vereceğiz. Bu konuda gıda sektöründeki tecrübelerimize güveniyoruz. Üretim kapasitemizi arttırmak için çalışmalarımız da devam ediyor. Pazarda markamıza olan taleple birlikte bu yatırımları da devreye alacağız. Pazarın büyüyeceğine inanıyoruz Türkiye dondurma pazarı 100 milyon litredir. Bunun yüzde 20si açık (pastane tipi, küçük üreticiler), yüzde 80i ambalajlı dondurmadır. Dondurma pazarı genç nüfuslu bir ülke olan Türkiyede büyüme potansiyeli oldukça yüksek bir pazardır. Şu anda diğer Amerika ve Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında tüketim oldukça düşük. Amerikada kişi başına düşen yıllık tüketim miktarı 25 lt. Soğuk bir Avrupa ülkesi olan İsveçte 12,8 lt., Fransada ise 6,3 lt. Türkiyenin bu pazarda gidecek daha çok yolu var. Dondurma tüketimi diğer ülkelerde olduğu gibi 12 aya yayılabilirse pazar çok iyi noktalara gelecek. Ayrıca dondurmanın besleyici değeri de aynı miktardaki sütten daha fazladır. Ancak bu da çok fazla bilinmiyor. Çocuklarınızı sütle beslemenin en güzel ve kolay yolu dondurma yedirmektir. Üstelik Ülker Golf ürünleri gibi taze sütle yapılan bir dondurma olursa tadı ve besleyiciliği çok daha güzel oluyor. Panda Has Gıda, 1984 yılında yerli sermaye ve Alfa Laval (Danimarka) teknolojisi ile kurulmuş Türkiyenin ilk endüstriyel ambalajlı dondurma üreticisi. Türkiyede uzun yıllar dondurma dendiğinde akla ilk gelen marka olan Panda, Unileverin Algidayı Türkiye pazarına sürmesiyle pazarın büyük bölümünü bu markaya kaptırdı. Herşeye karşın ayakta kalmayı başaran firma, son dönemde reklam ve tanıtım etkinliklerine de hız verdi. Panda, İstanbuldaki modern tesislerinde, uluslararası sağlık standartlarına uygun olarak tamamen kapalı sistemle üretim yapıyor. Ürünler pastörize ve homojenize edilerek hazırlanmakta, -45Cde şoklanmakta, -25Cde fabrikadan satış noktalarına sevkedilmekte ve -18Cde tüketiciye sunulmaktadır. Panda, hem uluslar arası tatları hem de geleneksel Türk tatlarını içeren geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Ürünler 3 ana başlık altında toplanabilir; anında tüketilen ürünler, ev tipi ürünler ve endüstriyel ürünler. Panda, 25 bin satış noktası (derin dondurucu), 150 soğutmalı kamyon ve ülke çapındaki 28 yetkili distribütörü ile etkin bir dağıtım sistemine sahip. Panda, reorganizasyon süreci doğrultusunda uluslararası iş geliştirme faaliyetlerine çok daha fazla önem vermeye başladı. Firma, Avrupa, Rusya ve Ortadoğuya devam eden ihracatının yanı sıra, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Balkanlar`da da faaliyetlerinin yoğunlaştırdı. En tatlı rekabet Eskiden sadece yaz serinleticisi olarak görülürken, günümüzde dört mevsim ağız tadına dönüşünce, büyük bir pazar ve bununla birlikte gelen tatlı bir rekabet kendiliğinden oluştu. MTM Medya Takip Merkezi yaptığı medya araştırması ile sektörü inceledi.. Pazar büyük olunca, lezzetin yanısıra tanıtım ve pazarlama çalışmaları da firmaların vazgeçilmez konularının başında geliyor. Mart-Nisan 2005 aylarında yaklaşık 93 milyon dolarlık reklam harcaması.. Geçen sene, Ülkerin, Golf markasıyla dondurma pazarına girişi sektörü hareketlendirmiş ve MTM Medya Takip Merkezinin 2004 yılı Nisan-Ağustos aylarını kapsayan araştırmasının sonuçlarına göre, Algida, Golf ve Panda markaları 14 TV kanalına 304 milyon 415 bin dolarlık reklam geliri sağlamıştı. MTMin yeni araştırma verilerine göre bu yıl yarış, 21 Martta Golfün start vermesiyle başladı ve 27 Martta Algida reklamlarıyla devam etti. Pandanın henüz reklama başlamadığı sektörde Mart-Nisan ayında toplam 4.477 reklam yayımlandı. Bu reklamların 3.128 tanesi Algida reklamı olurken, Golfün reklam adedi 1.349 adet olarak gerçekleşti. Algidanın Mart-Nisan 2005 reklam harcaması yaklaşık 57 milyon dolar ulaşırkenken, Golfün reklam harcaması ise 36 milyon dolar oldu. Hem halkla ilişkiler hem reklam çalışmalarıyla pazardaki satış oranlarını artırmayı hedefleyen Algida ve Golf, yaz döneminin güçlü bir rekabete şahit olacağının ilk işaretlerini veriyor. 2004te Nisan ayında başlayan reklamlar, bu sene Mart ayının ortasına kadar öne çekildi. Reklam stratejilerini yakından takip eden markalar, bir hafta arayla ekranlarda boy göstermeye başladılar. Algida bir hafta gecikmeli başladığı yarışta hızlı bir yükseliş gösterdi ve Nisan ayının sonuna kadar, rakibinin iki katından fazla reklam verdi. Algida hem halkla ilişkiler hem reklam çalışmalarıyla sektördeki liderliğini koruyor.. Tükiye pazarında yıllardır lider olan Algida, pazardaki payını korumaya kararlı. Halkla ilişkiler çalışmaları ve medyada yer alan haberleriyle dikkatleri üzerine çeken Algida, Mart ve Nisan aylarında, yazılı-görsel ve elektronik basında toplam 162 haberle yer aldı. MTM Medya Takip Merkezinin araştırma sonucunda, hakkında en fazla haber yapılan dondurma markası olan Algidayı, Ülker Golf 18 haberle ikinci, Panda ise 14 haberle üçüncü sırada takip etti. Pastane kültürü hakim Unilever ve Ülker arasında yaşanan markalı dondurma savaşının dışında Türkiye`deki dondurma pazarında esas savaş markalılarla pastane dondurmaları arasında yaşanıyor. Mado Yaşar Dondurmaları ilk konsept mağazasını 1993`te Caddebostan`da açtı. Şu anda yurtdışında 10, yurtiçinde 22 ilde 148 noktada satılıyor. Bu yıl yurtiçinde 20 Mado Cafe daha açılacak. Hedef her ilde bir Mado Cafe. Yurtdışına 1996`da KKTC bayiliği ile açılan markanın Dubai, Bulgaristan, Kore, Suudi Arabistan, Bahreyn, Avustralya, Kuveyt, Umman, Katar gibi ülkelere de ihracatı var. 50 çeşit dondurma üreten Mado, ürün portföyünü de her geçen gün geliştiriyor. Edo Ferah, Edo ve Fedo markalarıyla sunduğu Kahramanmaraş dondurmasını dünyaya tanıtan Ferah Dondurma Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti., 1986 yılında çağın gereklerine cevap verebilecek modern bir tesis kurdu ve Edo markasıyla piyasaya sürdüğü dondurmaların üretimini hızlandırdı. Kahramanmaraşta, Kayseri yolu üzerinde 10 bin metrekarelik bir alanda kurulan Edo Dondurma Tesislerinde 30 yönetici ve 200ü aşkın personel görev alıyor. Üretimde hijyene önem veren Edo, son teknolojiyle sınai tipi dondurma üretiminin tüm gereklerini yerine getiriyor. Edo Dondurmalarının tümü Kahramanmaraştaki modern tesislerde ve son derece hijyenik şartlarda üretilip farklı büyüklüklere sahip frigorifik araçlarla dağıtılıyor. Güllü dondurmacı 1979`da, Samsun`da `geleneksel dondurma` ile sektöre giren, 1992 yılında da fabrikasyon üretime başlayan Sakız Dondurma, Samdo ve Sakız Cafe`lerde, el ile hazırlanan gül şeklindeki dondurmaların patentini aldı. Şirket, yılda 50 bin ton dondurma üretim kapasitesine sahip. 2005`te yurtdışına açılmayı hedefleyen firma 70 çeşidi açık olmak üzere 110 çeşit dondurma üretiyor. Geçen yıl Samdo - Cakes markasıyla dondurulmuş pasta üretimine de başladı. İlginç bilgiler - Dondurma, donmuş olarak yediğiniz tek hazır üründür. - Ortalama büyüklükte bir dondurma, yaklaşık 50 yalamada bitirilebilmektedir. - Şimdiye kadar yapılan en büyük dondurma, 4 metre yüksekliği, 10 ton ağırlığı ve 4 ton süslemesi ile 1985te Anaheim Kaliforniyada yapılmış ve Guinness Rekorlar Kitabına geçmiştir. -500 Avrupalı Beslenme Uzmanı arasında yapılan güncel bir araştırmada, uzmanların yüzde 70i şunu söylemiştir: İnsanların dengeli bir diyeti sürdürememelerinin önemli nedenlerinden biri; dondurma gibi keyifli gıdaları diyetlerinin dışında tutma çabalarıdır. - Kişi başına 24 litreyle dünyadaki en çok dondurma tüketimi Amerika Birleşik Devletlerindedir. Avrupada ortalama tüketim, kişi başı 6 litre civarındadır. Dondurmada nelere dikkat edilmeli? Yaz aylarının vazgeçilmez tatlarından biri de rengarenk dondurmalar! Fakat yemeden önce genellikle; acaba kilo alır mıyım? Diyetimi bozar mı? İçeriğindeki katkı maddeleri sağlığa zararlı mı? gibi birçok soru akılları karıştırır. Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Seçil Kenar dondurma yemeden önce kafanızı karıştıran bu soruların yanıtını verdi: Dondurmanın yapımında süt ve süt ürünlerinin yanı sıra şeker, glikoz şurubu gibi tatlılık verici maddeler, bitkisel yağ ve/veya süt yağı, çeşidine göre çikolata, kakao, meyve, fındık/fıstık, karamel gibi besinler, sahlep, kıvam verici, doğal ve doğala özdeş aromalar bulunmaktadır. Yüksek miktarda süt içermesinden dolayı besin değerleri açısından zengindir. Dondurmada protein, karbonhidrat ve yağın yanı sıra A, B, C, D ve E grubu vitaminlerle birlikte kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineraller de bulunuyor. Kilonuzu etkilemesi, günlük tüketilen kalori miktarı ve harcanan enerji miktarı ile ilişkilidir. Dondurmanın kalori değeri diğer baklava, pasta gibi hamurlu tatlılara oranla çok daha düşüktür. Eğer sağlıklı ve dengeli besleniyorsanız ve egzersizinizi yapıyorsanız dondurma tükenmenizde hiçbir sorun yoktur Sağlıklı ve dengeli bir beslenme programında haftada 1-2 kez dondurma tüketimi önerilebilir. Önemli olan besinlerin tüketim sıklığı ve miktarının ayarlanarak beslenme programına konmasıdır diyen Dyt. Kenar, özellikle çocuklarda fazla olan kalsiyum ihtiyacının karşılanmasında ve enerji açığı olan çocuklarda dondurma tüketimini önerdiklerini belirtti. Dondurma seçiminde ve tüketiminde dikkat edilmesi gereken noktaları Dyt. Seçil Kenar şöyle anlattı: Süt mikroorganizmaların kısa sürede üreyebileceği ve bireyde ciddi sağlık problemlerine sebep olabilecek bir besin öğesi olmasından dolayı dondurmanın mutlaka pastörize sütten yapılmış olması gerekiyor. Üretim esnasında gıda maddeleri tüzüğüne uygun olan katkı ve renk vericilerin kullanılması, uygun paketleme ve etiketlemenin yapılmış olması, üretim sonrası dağıtımının soğuk zincire uygun yapılması büyük önem taşıyor.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive