Akmerkez Lostra Salonunun Sahibi Muhittin Yıldız

Ayakkabı deyip geçmeye gelmez. Rahat olmalı, kıyafete uymalı, şıklık katmalı... Tabii bir de uzun süre dayanmalı. Yaşamımızın vazgeçilmez parçası ayakkabıları bizimle daha uzun süre bir arada tutmak için yola çıkan Akmerkez Lostra Salonunun Sahibi Muhittin Yıldızla atalardan gelen inceliği, zorluğu ve keyfi konuştuk

Eklenme Tarihi : 02 Aralık 2007 Pazar
akmerkez-lostra-salonunun-sahibi-muhittin-yildiz
Modern Zamanın Ayakkabı Hastanesi Akmerkez Lostra Salonu`nun kuruluş hikayesini sizden dinleyebilir miyiz? Lostra salonu hizmeti vermeye 1980 yılında İstanbul Levent`te, 12 metrekarelik küçük bir dükkanda başladık. 1995`e kadar Levent Lostra Salonu`nda devam ettik ama daha sonra Akmerkez`den gelen bir teklif üzerine orada bir dükkan açıp Akmerkez Lostra Salonu olarak bugünlere geldik. Babadan kalma işimizi hem okuyup hem de çalışarak bugünlere getirdik. Müşterimiz sayesinde onların önerileri, eleştirileriyle her gün yeni şeyler öğrenip kendimizi geliştirdik. Bizim işe girişimiz tabii ki çıraklık dönemiyle başladı. Babamız ayakkabı tamiri yapıyordu. Dört renkten ibaret olan ve beyaz ayakkabıların bile boyanmadığı bir dönemdi bizim dönemimiz. Tabii sonraları birçok deri çeşidi çıktı. Ben de kimya ve boya işiyle ilgilenen tanıdıklarımın fabrikalarında deriye uygun boya için hem onlara çıraklık ettim hem de öğrenmiş ve üretmiş oldum. Akmerkeze geçme kararını nasıl verdiniz? Doğrusu kolay olmadı. Ben 6 ay direndim çünkü Levent`teki yerimiz kendi mülkümüzdü. Ayrıca o zaman alışveriş merkezleri yaygın değildi. Fakat hem hizmetin niteliğinin değişik ve renkli olması, hem de kalitemizi gören Akmerkez yetkilileri çok cazip teklifler sununca, en sonunda oraya gitmeyi uygun gördük. Bu noktada özellikle vurgulamak istediğim bir konu var. Akmerkez Lostra Salonu`nun başka hiçbir yerde şubesi yoktur. Bazen müşterilerimizden duyuyorum, farklı yerlerdeki lostra salonları bizim Akmerkez`de bile şubemiz var diyorlarmış. Bu beni çok üzen bir durum, çünkü biz kendi iş yerimizdeki kaliteyi sağlamak için büyük bir çaba harcadık. Bizim adımızı kullanarak iş yapan birinin yapacağı kalitesiz bir hizmet, Akmerkez Lostra Salonu`nun itibarına da gölge düşürebilir. O yüzden diyorum ki; Bu konuda gerçek hizmet kalitesini yaşamak isteyenler Akmerkez`e gelmeliler. Peki zincirleşmeyi hiç düşünmüyor musunuz? Şehir dışından bile kargoyla iş yaptıranlar var. İstanbul dışına çıkan ama devamlı bizimle iş yapan müşterilerim var. Yine de ben zincirleşme konusuna sıcak bakmıyorum. Müşterilerimiz arasında işadamları, futbolcular, basın mensupları, mankenler gibi elit bir kesim bulunuyor. Bizim için iyi temsil edilmek çok önemli. Açıkçası 4-5 tane şube açmaktansa ben Akmerkez`i kaybetmemeyi tercih ederim. Zincirleşince belki daha çok para kazanırsınız ama kaliteyi düşürme riskiniz var. Birçok alışveriş merkezinden teklif alıyoruz ama her şubeyi Akmerkez kalitesinde yürütmek için yeterli zamanım yok. Tabi hiç gerçekleşmeyecek diye bir şey söylemiyorum ama şu an için düşünmüyoruz. Yeşilköy, Bağdat Caddesi gibi Akmerkeze uzak oturan ama sık gidip gelen müşterilerim var. Israr ediyorlar o bölgelerde de bir yer açmamız için. İzmir, Ankara, Bursa`dan da hizmet verdiğimiz insanların böyle talepleri oluyor. Şu an için düşünmediğimizi söylüyorum ama onların beklentilerini karşılamak adına daha değişik uygulamalar gerçekleştiriyoruz. Örneğin hafta sonları Akmerkez`e gelip ayakkabılarını bırakan müşterilerimize tamirden sonra kargoyla geri dönüş yapıyoruz. Yaz aylarında müşterilerimizin çoğu Antalya, Bodrum gibi kentlerde oluyor. Sizin işiniz ustalık gerektiren bir iş. Şu an çalışanlar da yaşını almış ustalar. Genç ustalara ihtiyacınız yok mu? Yenileri yetişiyor mu? Bu işin bir okulu yok. Çıraklık okulları var ama bizim işimizi tam anlamıyla öğretebilecek bir eğitim yok. Bizim işimizde ustalık, pratikte öğrenilir. Eli yatkın olanın, sabredenin, emek harcayanın öğrenebileceği ve başarabileceği bir iş. Doğrusu son yıllarda yetişmiş kalifiye eleman bulmakta zorluk çekiyoruz. Eskiden ustalarının yanında yetişen gençler, zaman içinde pişerdi. Bu bir sanat. Sanatı önce sanatkardan öğrenmek gerekir. Şimdiki gençler ise çok sabırsız. Usta olmak için emek ve tecrübe gerekir. Şimdiki nesil hemen yetiştim zannedip pratiğe geçmek istiyor. Eski ustalar yaşlanırken yerlerine yenileri maalesef gelmiyor. Akmerkezin içinde ayakkabı üreten firmalara destek veren bir firmasınız aynı zamanda. Bu konuda nasıl bir sistem yürüyor? 10 seneden beri buradayız, Akmerkezdeki birçok mağazayla anlaşmalı bir şekilde çalışıyoruz. Müşteri ayakkabısını getiriyor mağazaya bırakıyor onlar da bize getiriyorlar bu şekilde süreklilik ve güven de sağlanmış oluyor. En iyi derileri, en güzel modelleri kullanarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mevsimsel bir etkilenme var mı çalışmalarınızda? Tabii, mevsimlere göre değişiyor. Ekim, Kasım ve Aralık aylarında çalışmalarımız oldukça yoğunlaşıyor. Kış aylarında yoğunluk düşer, bahar aylarında ise yazlık tamiratlarla işler yavaş yavaş yoğunluğunu kazanmaya başlar. Burada yaptığınız her şey yeni. Ve hayat zaten hızla değişiyor. Sizin işiniz de hem hizmet hem perakendecilik. Bugünün gelişmeleri karşısında yok olmaya yüz tutmuş bu mesleği ayakta tutmak için birtakım yenilikleri de yapıyorsunuz. Kendi çocuklarınıza bu mesleği devam ettirmeleri için nasıl bir yol çiziyorsunuz? Ben kardeşimle bu işi gittiği yere kadar götüreceğim. Öncelikle çocuklarımızın okullarını bitirmelerini istiyoruz. Yapacaklarsa eğitimle bu işi yapsınlar daha ileri götürmek isterlerse devam ederler ama eğitimleri doğrultusunda bir iş yapmak isterlerse bayrak bizimle birlikte kalır. Çoğalmada seri üretim için makineleşmeye gidebilirler ama bu aynı yeri tutmayacaktır. Müşterilere yönelik satışta da birtakım uygulamalar var, promosyonlar var. Tamamen müşteri memnuniyetine yönelik uygulamalar bunlar. Sizin bu tür faaliyetlere girmek gibi bir gelecek planınız var mı? Tabii biz her türlü yeniliğe açık bir çalışma stratejisi taşıyoruz. Fakat bahsettiğiniz uygulamalar için tam donamımız yok. Swiss Otel, Çırağan Otel gibi mekanlarda, müşterilere ve personele yönelik çalışmalarımız var. Oralarda da isim yapmış durumdayız. Diğer organizasyonlar ve ilerisi için ise çocuklarımızın kararlarını dikkate almayı düşünüyoruz. Onlar bu işi devam ettirmeye karar verirlerse şubeleşmeye gideriz ama bu işi devam ettirmedikleri takdirde de biz götürebildiğimiz yere kadar götüreceğiz. Müşteri portföyünüzde erkekler mi ağırlıkta, kadınlar mı? Yüzde 80 kadın, yüzde 20 erkek diyebiliriz. Kadınlar büyük bir farkla önde. Erkekler çok fazla tamirat yaptırmıyor, daha çok boya için geliyor. Gelen tüm müşterimizle iş ilişkisi değil de arkadaş, kardeş ilişkisi içinde sohbet ediyoruz ve işimizi içlerine sindirerek bizim de içimize sinecek şekilde icra ediyoruz. Sakıp Bey vefalı müşteriydi Bildiğimiz kadarıyla ünlü müşterilere de sahipsiniz. Bu müşterilerinizle gerçekleştirdiğiniz çalışmalarla ilgili anlatabileceğiniz bir anı var mı? Rahmetli Sabancı, 20 sene önce bir ayakkabısını yollamıştı bize. Siyah beyaz bir ayakkabıydı ve arka kısmı giyilmekten yırtılmıştı. Biz onu oldukça sağlam bir şekilde tamir ettik, boyadık ve kendisine gönderdik. Ayakkabının yeni halini görünce inanamamış ve bana yeni ayakkabı aldınız herhalde diyerek şaşkınlığını dile getirmiş. Ertesi gün aynı ayakkabıları giyip bir televizyon çekimine gitmiş. Biz ertesi gün gazetede şu başlığı gördük; Sakıp Bey ve şık ayakkabıları. Herkes ayakkabıların yeni olduğunu düşünmüştü. Yine Sakıp Sabancıyla ilgili ilginç bir anımız daha var. Kendisinin lacivert bir çift ayakkabısı vardı. Ve tamamen parçalanmıştı. Biz ayakkabının üzerinde bulunan tokaları çıkarıp yeni bir çift ayakkabı yapıp o tokaları da taktık. Normalde yeni pabuç yapmayız ama Sakıp Bey için bunu yapmıştık. Tek bir çiftti ve özel bir ayakkabıydı. Ertesi gün gönderdik işi ve dükkan Sakıp Beyin sekreteri tarafından arandı. Sekreteri, Sakıp Beyin bizi Karaköydeki iş merkezine çağırdığını haber verdi. Kardeşim davete gitti. Karaköydeki iş merkezinde toplantı salonunda müdürleriyle beraber oturuyorlar. Ve o müdürlere mesleğimize değer verdiğimiz için bizi örnek gösteriyor. Ne yaparsanız yapın işinizi en iyi şekilde yapın öğüdünü veriyor.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive