CFS Türkiye Genel Müdürü Osman Tüzün

Ağırlıklı olarak kırmızı ve beyaz et sektörüne hitap eden Convenience Food Systems (CFS), gıdanın üretim aşamasından, son tüketiciye sunum aşamasına kadar çözümler üretiyor. CFS Türkiye`nin Genel Müdürü Osman Tüzün, perakende sektörünün büyümeseni sürdürmesinin kendileri için de hayati önem taşıdığını söylüyor

Eklenme Tarihi : 03 Aralık 2007 Pazartesi
cfs-turkiye-genel-muduru-osman-tuzun
Üretimden Satışa ÇözümlerÖncelikle kendinizi kısaca anlatır mısınız? 25 yıldır gıda ve perakende sektöründe çalışıyorum. İlk olarak Migrosda başladım. Sonra Şişe Camda çalıştım. Orada gıda ambalajları, özel ambalajlar konusunda deneyim kazandım. Arkasından Tetra Pakda 7-8 sene gıda, özellikle sıvı gıda alanında çalıştım. CFS`de ise 5`inci yılımı tamamlamış durumdayım. CFSde; kırmızı et, beyaz et, peynir ve gıdanın diğer yan sektörlerinde; hem ambalaj, hem hazırlama, hem de pişirme konularıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Başlamışken devam edin. CFS`yi anlatabilir misiniz? CFS, Convenience Food Systemsin kısaltılmış hali. CFS gıdada çözümler üreten bir firma. Gıdanın hazırlanma aşamasından nihai tüketiciye sunum aşamasına kadar tüm aşamaları kapsayan bir çözümü, üreticiye toplu bir şekilde sunabiliyoruz. Amaç üreticinin daha verimli çalışması. Yani daha verimli bir şekilde, daha iyi mamül üretebilmesini temin etmek bizim görevimiz. 1997 yılına kadar CFS, Tetra Pak gruba bağlı bir şirketti. Şu an da Amerikan AEA Partners in Corparation şirketine bağlı. CFS`nin yaptığı iş tam olarak nedir? Ağırlıklı olarak çalıştığımız sektör kırmızı et ve beyaz et. Buralarda yapılacak olan ürün gruplarına göre, hammaddenin işletmeye girişinden ambalajlanmış halde çıkışına kadar tüm makinaları üretiyoruz. Bu makinalar, Avrupa`da 7 tane fabrikada üretiliyor. Hollanda`da 2 tane, Almanya`da 3 tane, İtalya ve Danimarka`da da 1er tane olmak üzere 7 tane fabrikamız var. Bu fabrikalarda; karıştırma makinaları, enjeksiyon makinaları, köfte hamburger makinaları, kızartma makinaları, pişirme makinaları, dondurma makinaları, termofor ambalaj makinaları, düşel ambalaj makinaları, lolipop makinaları, ambalaj malzemeleri olmak üzere; ürünün rafa çıkışına kadarki gelişimini sağlayabilecek ekipman ve malzemeleri üretiyoruz. Kırmızı ve Beyaz et ağırlıkta dediniz. Müşteri profilinizden biraz bahsedebilir misiniz? Çok geniş bir kesime hitap ediyouz. Türkiyedeki müşterilerimiz; et piyasasına yeni girenler de olabiliyor; belli bir zamandan beri çalışmakta olan ve kendini geliştirmek, işletmesini büyütmek isteyen; daha modern ekipmanlarla, daha verimli çalışmak isteyenler de olabiliyor. Bunların yanında; bizim müşterilerimiz arasında, bu işe daha kapsamlı, entegre olarak girmiş et üretim fabrikaları da var. Müşterilerin hacimlerine, büyüklüklerine göre böyle bir ayırım yapabiliriz. Bir de müşterilerimizi ürettikleri ürünlere göre ayırabiliriz. Bazı müşterilerimiz sadece şarküteri ürünleri üretiyorlar : sucuk,salam,sosis,pastırma gibi ürünler. Bazı müşterilerimiz köfte-hamburger üretiyorlar. Bazıları işlenmiş, yemeye hazır ürünler, ısıt-ye şeklinde ürünler üretiyorlar. Farklı şekillerde sınıflandırabiliriz. Kısaca biz hepsine hitap ediyoruz. Türkiyede şu anki durumunuz nedir? Türkiye`de bir temsilcilik değil, branch ofis olarak bulunuyoruz. Yani bizimkisi. CFS, Türk pazarına olan inancının bir işareti olarak buraya gelmiş, kendi şirketini kurmuş. Türkiye pazarına hizmet veriyoruz ve tabii ki Türkiyenin genel ekonomik konjoktüründen etkileniyoruz. Makinalar belli bir planlama, yatırım gerektiriyor. Dolayısıyla bizden makina alan yatırımcının doğru makinayı almasını istiyoruz. Bu yüzden ürünün cinsi, nitelikleri, üretim miktarı hep en baştan gözden geçirilmeli. Müşteriye öyle bir makine sunmalıyız ki, müşterinin ihtiyacından, ne daha az, ne de daha fazla nitelikte olmalı. Çünkü fazlası gereksiz bir yatırım olur. Amacımız, doğru makinayı alması için müşteriye yardımcı olmak. Yani müşteri size gelip bir makina talep ettiğinde durumunu inceleyip ona göre bir öneride mi bulunuyorsunuz? Tabii. Yapacağı ürünün niteliklerini öğrenmeye çalışıyoruz. Ona uygun makinanın neleri yapabileceğini, ne kadar yapabileceğini anlatıyoruz müşteriye. Pazardaki durumunuz nedir? Kendinizi nerde görüyorsunuz şu anda? CFS, aldığımız işaretlere göre, müşteri gözünde oldukça iyi bir yerde. Çünkü en başta yapmaya çalıştığımız şey -ve yapmaya devam edeceğimiz şey- müşteride güven uyandırmak. Sonra da bu güveni devam ettirmek. En kaliteli, en doğru makinayı vermeye çalışıyoruz müşteriye. Yani yerimizden bir şikayetimiz yok. Daha da gidecek yolumuz var. Satış öncesi destek tamam. Ya satış sonrası destek? Bizim mühendislerimiz tarafından yapılıyor. Satış sonrası destek, bu sektörde çok önemli. Her şeyden önce, makinayı işleten müşterinin de eğitimli olması lazım. Bu eğitimi de biz veriyoruz. Burada en büyük sorun, eleman değişiklikleri. Bunun yarattığı sıkıntıları da gidermek bize düşüyor. Çünkü makinanın doğru çalıştırılması demek, makinadan alınacak maksimum verimin de elde edilmesi demek. Bu yüzden mühendislerimiz hem montajda, hem de bakımlarda gerekli eğitimleri vererek, satış sonrası destek veriyor. Sırf bunlarla da yetinmiyoruz; gerektiğinde de yurt dışından eleman getirtiyoruz. Müşterimize bize ihtiyaç duyduğu zamanlarda gereken desteği vermek için elimizden geleni yapıyoruz. Çünkü bu çok önemli bir konu. Müşteriyle ilişkimiz asla bitmiyor. Yani müşteriyle bitmeyecek bir ortaklık kuruyoruz.Tabii müşterimizin de buna bu şekilde bakması gerekli. Sadece bizim bakmamız yetmiyor. Sizden bir 2004 değerlendirmesi isteyeceğim. Nasıl bir yıldı? 2004 beklenenin üzerinde hareketliliğin olduğu bir yıldı. Alınan ekonomik tedbirlerin paralelinde bizim sektör de dahil olmak üzere birçok sektör bu kadar hareketlilik beklemiyordu. Bu bir yığılmanın sonucu mu; yoksa gerçekten ekonomik şartların bir yansıması mı; ya da dövizin beklenmeyen şekilde düşmesinin nedeni mi? Bilmiyorum; ama zannediyorum sektör de genel olarak memnun. Ama biz makina tedarikçileri olarak iyi bir yıl geçirdik dememiz yetmez. Müşterilerimizin de iyi bir yıl geçirmiş olması gerekiyor. Onların da iyi bir yıl geçirmiş olmaları için iyi satış yapmış olmaları gerekiyor. Haksız rekabetten korunuyor olmaları gerekiyor. Türkiye`de henüz perakendeciliğin gelişimi tamamlanmadı. Pazarın sadece yüzde 25-30`u, büyük perakendecilerin elinde... Onların başarıları, kazandıkları ivme, bütün sektöre yansıdığı için çok önemli. AB kriterlerinin perakendeye ve size yansıması konusunda ne düşünüyorsunuz? AB kriterleri, bizim açımızdan bakıldığında, ürünün standartize ediliyor olması; haksız rekabetin ticari şartlarda ortadan kalkma eğilimine girmesi demek. Bu ikisinin gerçekleşmesi sektöre bir rahatlık getirecektir. Beklediğimiz bu. Bir başka konu da ihracat. Özellikle bizim için çok önemli. Özellikle beyaz et sektöründe, 2005 ortalarında bunun yolunun açılmasını bekliyoruz. Böyle bir umut var. Bu tabii bizim sektörü de canlandıracak. 2005 konusunda da bir tahmin almak istiyorum sizden. Kısa vadeli planlarınız neler? 2005 yılında, 2004`ün bıraktığı yerden, ekonominin daha iyiye giderek büyümesini umuyoruz. Beklenti bu. Göreceğiz. Müşterilerimizin daha rahat nefes aldığı bir ortamın bizim için de daha iyi olacağını biliyoruz. Çünkü makinalarımız çok iyi. Sistemlerimiz ve çözümlerimiz doğru. Çözümlerimiz tüm dünyada denenmiş. Bunların Türk pazarına ve sanayicilerine çok faydalı olacağından eminiz. Tüm bunlar; amaçlı, planlı, programlı bir yatırımla birleştiği vakit daha büyük mana ifade edecek. Bizim temel planımız, Türkiye pazarında büyümek. 10 yıl sonra CFS yi Türkiye cephesinde nerde görüyorsunuz? Buradan çok daha ileri yerlerde görüyorum. Çözümlerini, sistemlerini, Türkiye`de daha da yerleştirmiş; Türkiyenin ekonomik koşullarının müsade ettiği ölçüde çok daha yukarıda görüyorum. Tüm gelişen ülkelerde bu böyle olmuş. İspanya, İtalya gibi bize benzeyen pazarlara baktığımızda, şu anda Orta Avrupa ülkelerinin geçirdiği evrelere baktığımızda, hep böyle bir gelişme görüyoruz. Türkiyede de bunları bekliyoruz. konusunda ne düşünüyorsunuz? AB kriterleri, bizim açımızdan bakıldığında, ürünün standartize ediliyor olması; haksız rekabetin ticari şartlarda ortadan kalkma eğilimine girmesi demek. Bu ikisinin gerçekleşmesi sektöre bir rahatlık getirecektir. Beklediğimiz bu. Bir başka konu da ihracat. Özellikle bizim için çok önemli. Özellikle beyaz et sektöründe, 2005 ortalarında bunun yolunun açılmasını bekliyoruz. Böyle bir umut var. Bu tabii bizim sektörü de canlandıracak. 2005 konusunda da bir tahmin almak istiyorum sizden. Kısa vadeli planlarınız neler? 2005 yılında, 2004`ün bıraktığı yerden, ekonominin daha iyiye giderek büyümesini umuyoruz. Beklenti bu. Göreceğiz. Müşterilerimizin daha rahat nefes aldığı bir ortamın bizim için de daha iyi olacağını biliyoruz. Çünkü makinalarımız çok iyi. Sistemlerimiz ve çözümlerimiz doğru. Çözümlerimiz tüm dünyada denenmiş. Bunların Türk pazarına ve sanayicilerine çok faydalı olacağından eminiz. Tüm bunlar; amaçlı, planlı, programlı bir yatırımla birleştiği vakit daha büyük mana ifade edecek. Bizim temel planımız, Türkiye pazarında büyümek. 10 yıl sonra CFS yi Türkiye cephesinde nerde görüyorsunuz? Buradan çok daha ileri yerlerde görüyorum. Çözümlerini, sistemlerini, Türkiye`de daha da yerleştirmiş; Türkiyenin ekonomik koşullarının müsade ettiği ölçüde çok daha yukarıda görüyorum. Tüm gelişen ülkelerde bu böyle olmuş. İspanya, İtalya gibi bize benzeyen pazarlara baktığımızda, şu anda Orta Avrupa ülkelerinin geçirdiği evrelere baktığımızda, hep böyle bir gelişme görüyoruz. Türkiyede de bunları bekliyoruz.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive