Arsis Yönetim Kurulu Başkanı Osman Şentürk

Türkiyede güvenlik sektöründe referans alınan, örnek gösterilen bir firma Arsis... Yurt dışında edinilen müthiş tecrübe ile iç pazarda da ağırlığını artıran Arsis, geliştirdiği özel çözümlerle de Avrupalı rakiplerini kıskandıracak seviyede. Bu başarının hikayesini ve güvenlik alanındaki son gelişmeleri sektörün duayen ismi Arsis Yönetim Kurulu Başkanı Osman Şentürk ile konuştuk...

Eklenme Tarihi : 29 Kasım 2007 Perşembe
arsis-yonetim-kurulu-baskani-osman-senturk
Dünya onları takip ediyor Arsis`in verdiği hizmetler ve çalışma sisteminden bahseder misiniz? Arsis 1984te kuruldu. O dönemin çalışma şartlarına uygun şekilde distribütörlükle yani dışarıdan getirdiklerimizi satarak faaliyete başladık. Fakat şirketin ilk kuruluşunda dahi bunun böyle gitmeyeceği, sadece başkasının ürettiğini satmanın Arsisi büyük hedeflere taşımayacağını düşünüyordum. Ancak bu kadar teknik bir konuda, hemen kaliteli üretime geçmek mümkün değildi. Bu yüzden etkin Ar-Ge departmanımız, 1994 yılında faaliyete başladı. İlk önemli satışımızı ABDde Checkpointe yaptık. Bu tarihle 2000 yılı arasında geçen süre bizim için tecrübe yılları oldu. Çalışmalarımız esnasında bir noktayı fark ettim. Dünyada hızla yükselen Uzakdoğu üretim gücü, 2000li yıllara girilip Çin Dünya Ticaret Örgütüne katılınca önü kesilemez duruma gelecekti. Fakat bir ayrıntı daha gördüm, o da Uzakdoğu Asya ülkelerinin müthiş iş gücüne karşın, kalitede ve özel tasarımlarda ne kadar zayıf kaldığıydı. Sıradan bir firma olarak kalmamanın, Çin ile rekabet edebilmenin yolu, farklı tasarımlarla özel çözümlerde uzmanlaşmak ve yurt dışına yüksek kalitesine karşın uygun fiyatı olan ürünleri çok sayıda satmaktan geçiyordu. Bu yüzden Ar-Geye yatırımımızı sürekli artırdık. Bu çalışmalarla 2000li yıllara yaklaşık 17 tane, dünya patenti sadece bizde olan ürünle girdik. Yapamayacağımız şeyi yapamayız dedik, dürüst olduk. Yapabileceğimize inandığımız şeyi ise en iyi kalitede, en hızlı ve kalitesi oranında satılabilecek en uygun fiyatta ürettik. Yurt dışına satışlarımız günden güne arttı ve gerçekten çok ciddi boyutlara ulaştı. Özel çözümler üretiyoruz Rakiplerinizle fark yaratmak adına ne gibi değişik hizmetler sunuyorsunuz? Bu bağlamda güvenlik sektöründeki son yıllara damgasını vuran teknolojik gelişmeler sizce nelerdir? Arsisi farklı kılan iki özellik var. Birincisi bizim satışlarımızın yüzde 95ini yurt dışı oluşturuyor. Yurt dışında bu tarz müthiş bir etkinliğe ulaşınca bu avantajı iç pazara yansıttık. Yurt dışında başarılı olabilmenin ilk şartı çok sayıda ürünü, az kârla satmak. Bunun için de büyük mağaza zincirlerinin bizi tercih etmesi gerekiyordu. Onlar da bir arayış içerisindelerdi. Avrupada özel çözümler üreten firma sayısı gerçekten çok az. Almanyada gerçekleştirilen Euroshop fuarına katıldık. Orada bile parmakla gösterildik. Bunun nedeni Uzakdoğu ülkelerinin pazarı domine etmiş olması. Hong Kongun arka sokaklarında üretilip dünyaya satılan çöplük mal doldu Avrupa... Doğru düzgün üretim yapabilecek ve iyi fiyat verebilecek şirket arıyor Avrupadaki yatırımcılar. Biz bu fırsatı değerlendirdik. Kaufhoff/Kastad müşterilerimiz,Bugün İngilterede ünlü Harrods mağazaları bile güvenlik sistemlerini Arsisten alıyor. Hatta dünyanın en büyük perakende zinciri Wal-Mart tedarikçileri ile de çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Görüşmelerimizi yoğun olarak sürdürüyoruz, iş hacmimizi daha da artıracağız. Bizi farklı kılan birinci nokta bu. İkincisi de özel çözümler üretebilmek. Biz sadece basit kameralar kurmuyoruz. Tabi kamerayı küçümsemiyorum, kamera ürün kaybını önlemede çok etkili değildir ancak basit hırsızlıkları önlemek adına caydırıcı bir etki gerçekten yaratır. Fakat başta da dediğim gibi güvenlik sistemleri artık çok kapsamlı. Bizim bu alanda yaptığımız işin asıl tanımı profesyonel görüntü aktarımıdır. Tüm mağazaların güvenliği tek bir merkezden yönetiliyor. Bu çok önemli. Görüntü aktarımı dendiğinde saçma şeyler algılanıyor. Oysa bu profesyonel bir konu. Standartları korumalıyız. Üzerinde aldatıcı resimler olan, Türkiyeyi güvenlik sistemleri mezarına çeviren ucuz Çin mallarının profesyonel görüntü aktarımıyla ilgisi yok. Biz ürünü kendimiz de üretsek ya da başkasından alıp satacak olsak ürünü ilk önce kendimiz test ediyoruz. Yani önce satın almacı gibi çalışıp sonra satıyoruz. Bunlar bize ihracatta başarıyı getiriyor. Bunların getirdiği avantajları da yurt içinde kullanıyoruz. Biz benzerlerinden çok daha kaliteli ürünleri, daha ucuza, adeta export fiyatlarla iç pazara sunuyoruz. Türkiye`de güvenlik sektörünün şu anki konumunu değerlendirir misiniz? Güvenlik sektörü, teknolojik anlamda geçmişten günümüze önemli değişimler geçirdi. Eskiden biliyorsunuz güvenlik denildiğinde insanların aklına sadece korumalar ve güvenlik görevlilerinden oluşan insan gücü geliyordu. Bugün bu anlayış değişti. Güvenliği asıl sağlayanın teknolojik unsurlar olduğu net bir şekilde anlaşıldı. Görüntü aktarımı sistemleri, alarm sistemleri ve daha değişik birçok uygulamayla birlikte güvenlik, artık çok kapsamlı, çok geniş bir kitlenin ihtiyaçlarını karşılayan ve son derece fazla sayıda ürünü üretip sunan bir sektör haline geldi. Türkiye açısından ele alacak olursak, güvenlik sektörünün Türkiyede henüz yolun başında olduğunu ve gidecek daha çok mesafesi olduğunu düşünüyorum. Bir bakıma Türkiye bu işe yeni başladı da diyebilirim. Sektör açısından ele alırsak bu çok ciddi bir avantaj. Şundan dolayı avantaj; Türkiye sürekli hareket halinde. Sürekli yeni yatırımlar oluyor. Bu yatırımlar güvenlik sektörünü de hareketlendiriyor. Avrupada böyle bir hareketlilik yok. Onlarda en fazla periyodik aralıklarla mevcut sistemleri revizyon etme var. Bizdeki bu hareket, sürekli yatırım, onların da çok dikkatini çekiyor. Güvenlik sektörü açısından Türkiye, geleceğe yönelik en önemli ve en cazip pazarların arasında yer alıyor. Avrupa Birliğine uyum sürecindeki Türkiyedeki organize perakendeciliği güvenlik altyapıları açısından değerlendirir misiniz? Büyük ölçekte şirketlerin güvenlik altyapısı açısından, Avrupadaki rakiplerinden farkı yok. Hatta Türkiyedeki yatırımlar, Avrupaya kıyasla çoğunlukla yeni yatırımlar olduğu için kullanılan teknoloji daha iyi. Perakende genel olarak Türkiyenin teknolojiye en iyi adapte olan sektörlerinden. Rekabet için öyle de olmak zorunda. Son dönemlerde küçük ve orta ölçekte perakendeciler de güvenlik konusunun önemini anladı. Onların iş yapılarının gereği bence daha fazla dikkat etmek zorundalar. Büyüklerle mücadele ederken önemli bir kayıp yaşarlarsa bu onlar için daha kötü olur. Güvenlik uzun vadeli düşünülmeli Satış sonrası destek anlamında ne gibi hizmetler sunuyorsunuz? Biz 1984ten bugüne sektörün içindeyiz. Güvenlik kısa vadeli hesaplarla, günlük düşüncelerle yürütülebilecek bir konu değil. Zaten sektörün geçmiş yıllarda geçirdiği tecrübelere bakarsak, böyle düşünen firmaların başarısızlığa mahkum olduğunu ve kapanıp gittiğini görürüz. Sattığınız ürünün servislerini ve periyodik bakımlarını düzenli sağlamanız gerekir. Bu ürünlerin yedek parçalarının stoklarınızda her zaman bulunması gerekir. Buna örnek olabilecek olaylar yaşıyoruz. Örneğin müşteri sistemi almış ancak firma kapanıp gitmiş. Bizi arıyor; Şu sisteme sahip çıkar mısınız? diye soruyor. Bunları yaşamamak için en baştan dikkatli olmak gerekir. Sektörün gelişimi adına meslek örgütleri ve ilgili devlet birimlerinden ne gibi çalışmalar bekliyorsunuz? Güvenlik, başlı başına ele alınması gereken bir ihtisas konusudur. Zaten güvenlik güçleri var. Kameraları da yerleştirip kayıt altına alınca iş biter demekle olmuyor artık. Nüfus arttı, kültürler değişti, verilen hizmetlerin değişmesi gibi suçlular ve suçların da niteliği değişiyor. Türk insanı, gıdadan teknolojiye birçok iş kolunda nasıl üreteceğini öğrendi ve uyguluyor. Şimdi ürettiklerimizi ve kazandıklarımızı nasıl koruyacağımızı da öğrenmemiz gerekiyor. Bir işletmenin kendi kazancını, kendi mallarını, kendi demirbaşlarını koruma tercihi tamamen o işletmeye ait gibi görülebilir. Ancak hizmet sektöründe çalışan bir kuruluşsanız ve insanlar hizmet görmek adına sizin mağazalarınıza geliyorsa, en azından caydırıcılık adına işletme sahibinin tüm güvenlik tedbirlerini alması gerekir. İşin bu kısmı çoğunlukla işletmenin insiyatifinde ancak bunların dışında direkt olarak devletin denetlemesi ve kontrol etmesi gereken hususlar bulunuyor. Örneğin alarm sistemleri. Türkiye, bilip bilmeden takılan kalitesiz alarm doldu. Yanlış ve gereksiz yere çalarak insanları rahatsız ediyor. Bu ve benzeri konularda Avrupa Birliği ülkelerinin kesin standartları var. Kalitesiz alarm kullanımıyla diğer insanlara rahatsızlık verilmemeli, binalar ve yapıların yangın ve gazla ilgili güvenlik sistemleri eksiksiz olmalı. Ayrıca AB ülkelerinden örnek alıp uygulamamız gereken, kanunlardan çok devletin insanına verdiği önemi gösteren konularda biz şu an oldukça geriden takip ediyoruz. Trafikteki ana arterler, stadyumlar, toplu taşıma araçları, hastane ve daha birçok noktada güvenlik anlamında henüz ABdeki uygulamaların yanına yaklaşamadık. Ancak Kophenag kriterlerini uygulamak için imza attıysan ve Avrupalı olacağım diyorsan bunlar zaman içinde olmalıdır, olacağına da inanıyorum. Arsisi gelecek yıllarda nerelerde görmeyi hedefliyorsunuz? Arsis, bir Türk firması değil de Avrupada bir ülkenin firması olsa, bugün hisse senetleri tavan yapmış, uluslararası tüm teknoloji devlerinin satın almak için baskı yaptığı bir firmaydı. Yine geliyorlar kapımıza tabi. Baktığınız zaman Türkiyenin ihracat dezavantajlarına karşın yine de Avrupanın sayılı, parmakla gösterilen firmalarından biri olduk. Bu bağlamda şirket evliliklerine sıcak bakıyorum. Yurt dışında da birçok büyük şirket güç birliği gerçekleştiriyor. Arsis için de gelecek dönemlerde böyle bir şey düşünebiliriz. İlginç bulduğum bir gözlemimi aktarayım. Türkiyede bizim boyutumuzun 4te biri etmeyen firmalar, isimlerinin sonuna holding yazıyor. Bunlar içi boş şeyler, Arsisin bunlara ihtiyacı yok. Biz bir iki yıl içinde gerçek holding olacağız. Uzun vadede ise dünyada çok çok farklı bir noktaya ulaşacağımızı tahmin ediyorum. Çoğu kişinin hayal bile edemeyeceği bir noktaya...

Firmanın Diğer Haberleri

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive