Amerikan Tarım Bakanlığı’ndan Türkiye notları - 5

Türkiye perakendesinin her yönüyle ele alındığı ve sektöre resmen bir check-up yapan Amerikan Tarım Bakanlığı Yabancı Tarım Servisi’nin (Foreign Agricultural Service – FAS) “Gıda Perakendesi” raporu son kısmıyla bugün yayında. Bölümlere ayırdığımız raporun tamamına haberin alt kısmındaki linklerden ulaşabilirsiniz. Perakende.org, özel araştırma ve çeviri haberleriyle sektörün nabzını tutmaya devam edecek

Eklenme Tarihi : 31 Ağustos 2015 Pazartesi
amerikan-tarim-bakanligindan-turkiye-notlari-5

Perakende.org özel haberi – Çeviri: Oğuzhan Emre Avcı

 

Amerikan Tarım Bakanlığı Yabancı Tarım Servisi, (Foreign Agricultural Service – FAS) Türkiye perakendesi üzerine derin araştırmalar yaparak sektöre dair ne varsa tüm yönlerini gözler önüne serdi. Sektörün gelecekte nasıl bir ivme izleyeceğinden büyümek ve mağazalaşmak aşamalarına, coğrafi şartların sektöre etkisinden ülkenin ekonomik gidişatının sektöre getireceklerine kadar her yönden sektöre yol haritası çizen rapor, FAS’ta yayınlandıktan sonra ilk kez Türkçeye çevrilerek Perakende.org’da sizlerle buluşuyor.

C)Rekabet
ABD'nin ihracat konusunda karşılaştığı en önemli rakip Avrupa Birliği ülkeleridir. Avrupa Birliği ülkeleri, Gümrük Birliği anlaşmasındaki düşük ithalat vergileri sayesinde daha avantajlı hale geliyorlar. Bu ülkeler aynı zamanda ABD'ye kıyasla Türkiye'ye daha yakın bir konumda yer aldıkları için daha düşük nakliye ücretleri ve daha kısa teslimat süresi avantajlarından da yararlanıyorlar. Fransız Carrefour, Alman Metro ve Real, İngiliz Tesco gibi Avrupalı büyük yatırımcı hipermarket zincirleri Türkiye ithalatında Avrupa ülkelerinin egemenliği açısından büyük rol oynamaktadır. Avrupa'dan ithal edilen ürünlerin büyük bir kısmını süt ürünleri, peynir, çerez, işlenmiş meyve ve sebze gibi ürünler oluşturmaktadır.

Türkiye'nin işlenmiş gıda sektörü modern ve gelişmiştir. Aynı zamanda çeşitli alt sektörlere ve büyük miktarlarda yüksek kaliteli ürün potansiyeline sahiptir. Türk gıda üreticileri yenilikçidirler ve diğer ithal ürünlere benzeyen yeni bir ürünü satışları artırmak için iyi bir fırsat olarak görürler. Bu durum da aynı zamanda ithal ürün pazarında güçlü bir rekabet ortamı yaratır.

ABD Nüfus Sayımı ve Ticaret Verileri'ne göre Türkiye, 2014 yılında Amerika'dan 401,6 milyon dolar değerinde tüketici odaklı tarım ürünü ithal etti. Bu ürün listesinde en önemli kalem olan 268,8 milyon dolar ile yemiş ve sırasıyla 30,7 milyon dolar ile hazır gıda, 16,6 milyon dolar ile süt ürünleri ve 13,9 milyon dolar ile işlenmiş meyve bulunmaktadır.

 

D)En iyi ürün beklentileri

1.)Pazardaki mevcut ürünler
İthal gıda pazarında beklentisi en yüksek olan ürünler tanınmış markaların sos, alkollü ve alkolsüz içecekler, kakao, kahve, çikolata, şekerleme ürünleri, bisküvi, kraker, kahvaltılık tahıllar ve peynir çeşitleri gibi ürünleridir. En fazla ithal edilen ürünlerin özeti aşağıda yer almaktadır.

Kakao ve Çikolata: Kakaonun yerel üretimi olmadığı için Türkiye bu kategoride ithalata bağımlıdır. Türkiye’deki çikolata sektörü ise küresel çikolata sektöründeki yüzde 5 büyüme ile karşılaştırıldığı zaman, her yıl yaklaşık yüzde 10'luk bir oranda büyüme gerçekleştiriyor. Çikolata tüketimi gelir düzeyi ile doğru orantılı olup, toplam çikolata tüketiminin yüzde 40'ı Marmara Bölgesi'nde gerçekleşmektedir. Pazar şu anda yerel üreticilerin egemenliğinde olsa da tüketiciler yeni tat ve markalara oldukça meraklılar.

Kahve: Hazır ve filtre kahve pazarında Nestle ve Jacob's markaları egemen olsa da, lüks kafe ve restoranlar açısından aromalı gurme kahveler için niş pazarı Starbucks ve Gloria Jean's ile ortaya çıktı. Alman kahve dükkanı Tchibo da Aralık 2000'de Türk oazarına girdi ve 11 şehirde 52 mağaza açtı.Yüksek kalitedeki kahve çeşitlerini Makro Center gibi yüksek kalite marketlerde bulabilirsiniz.

Kuruyemiş ve Şekerlemeler: Türk halkı şekerleme ürünlerinin haricinde ceviz, badem, çekirdek gibi kuruyemiş öğelerini de oldukça fazla tüketiyor ve Türkiye'nin en büyük ceviz ve badem tedarikçisi şu anda ABD. Türkiye 2014 yılında ABD'den toplam 268,8 milyon dolarlık yemiş ithal etti. Türk pazarında her zaman Amerikan yemişine rekabetçi fiyatlarda olmak kaydıyla yer var.

Şarap: Türkiye 3,7 milyon ton ile dünyanın en büyük 5. üzüm üreticisi ve 567 bin ekili alanı ile 4’üncü sırada fakat bu üretimjn yalnızca yüzde 2'lik bir kısmı şarap yapımında kullanılıyor. Yıllık şarap tüketimi kiş başına 1 litre civarında olsa da yerel markaların da artmasıyla her geçen gün büyüyen bir pazara sahip. Türk tüketiciler bu sayede farklı şaraplar tanımaya başlıyor ve ithal şarap markaları gün geçtikçe artıyor.

Bira: Lager çeşitlerine sınırlama getirildiğinden bu yana Türk tüketicilerinin bira seçimlerinde gözle görülür bir kayma yaşanıyor. Son yıllarda piyasaya sunulan malt çeşitlerinin pazar paylarında büyük bir artış görülüyor ve tüketicilerin yeni tat ve ürünlere karşı oldukça istekli olmasından ötürü daha fazla marka pazara girmeyi başarıyor. Türkiye’de bira tüketimi artan genç nüfus ve turist sayısıyla orantılı şekilde artıyor. Bira sahip olduğu fiyat avantajının etkisiyle en çok tüketilen içki ve 2014 yılında tüketim toplamda yaklaşık 1 milyar litreye ulaştı. Bazı Belçikalı bira markaları da artık yüksek kalitedeki publarda yer almakta ve tüketiciler tarafından fazlasıyla talep edilmektedir. Ancak bu biralarda sınırlı bir arz söz konusudur.

Un ve Unlu Mamuller: Kraker, kurabiye, diyet ekmek, diyet kraker ve özel makarna çeşitleri Türk pazarında ithal edilen ürünler arasında yer almaktadır. Bu ürünler yüksek gelirli tüketicilere hitap etmekte olup özel mağazalar, süper ve hipermarketler gibi orta-yüksek segmentte bulunan perakende mağazalarda bulunmaktadır. Ürünler şekersiz, glutensiz ve ya başka özelliklerine göre ayrılmış şekilde farklı farklı bölümlerde satılmıyor. Eğer ürünler bu özelliklerine göre farklı bölümlerde yer alırsa tüketiciler için daha güvenli raf seçenekleri olacak ve bu yüzden daha fazla ücret ödemeyi kabul edeceklerdir.

Kahvaltı Gevrekleri: Mısır gevreği, yulaf ezmesi, müsli, kuru üzümlü gevrekler, karışık meyveli ve çikolatalı tahıllar gibi ürünlerin çeşitlilikleri Türk tüketicilerinin de memnuniyetiyle birlikte artıyor. Bu ürünleri genellikle kentlerde yaşayan insanlar tercih ediyorlar ve tüketiciler bu ürünleri discount mağazalarda da bulma şansına sahipler.

Soslar ve Şuruplar: Bu ürünlerin ithalatı tüketicilerin damak tadı çeşitliliklerine göre artmaya devam ediyor ve bu ürünler genellikle orta-üst sınıf perakende mağazalarında yer alıyorlar.2014 yılında Türkiye ABD'den 1.2 milyon dolar değerinde çeşni ve sos ithal etti. Soya sosu, acı soslar ve barbekü sosu şu anda piyasadaki en popüler ithal sos çeşitleridir.

Fonksiyonel Gıda: Fonksiyonel gıda ürünlerinin tüketimi sağlıklı ürün tüketimi doğrultusunda hızlıca artmaktadır. Şu anda diyet ürünler, probiyotik yoğurt çeşitleri ve bitki çayları Türkiye'de bulunan fonksiyonel gıdaların başlıcalarıdır. Fonksiyonel gıda katkı maddeleri, destekleyici gıdalar ve herhangi bir şekilde zenginleştirilmiş ürünler pazarda oldukça yüksek bir büyüme potansiyeline sahiptirler.

 


2.)Güçlü Satış Potansiyeli Olup Piyasada Bulunmayan Ürünler
Organik İşlenmiş Ürünler: Sağlıklı yaşam ve tüketim eğilimine paralel olarak organik ürünler Türkiye'de popülerlik kazanmaktadır. Organik ürünlerin fiyatlarının her geçen yıl daha makul seviyelere inmesiyle bu ürünlere olan talep de artmaktadır. Türkiye organik ürün anlamında büyük bir üreticisi olsa da şuanda raflarda bulunan ürünler yumurta, taze ürün ve otlar ile sınırlıdır ve yalnızca organik yoğurt, çikolata, reçel ve tahin gibi birkaç işlenmiş ürün mevcuttur. Organik işlenmiş ürün çeşitliliğinin önümüzdeki yıllarda önemli bir satış potansiyeli olacağı öngörülmektedir.

Hazır Gıda: Kadınların işgücüne daha fazla katılması ve tüketicilerin yaşam tarzlarının değişmesiyle birlikte aynı zamanda şehirlerde işten eve gelindiğindeki yemek yapacak süre kısıtlılığı hazır gıdaların popülerliğinin artmasına sebep olmuştur. Yemeye ve pişirmeye hazır gıdaların pazarı bu açıdan yüksek potansiyele sahiptir. Türkiye 2014 yılında ABD'den 30,7 milyon dolar değerinde hazır gıda ithal etmiştir.

Gurme/Yabancı Gıdalar: Tüketicilerin beğenileri daha sofistike hale geldikçe Tex-Mex, Çin, Thai ve Japon mutfaklarındaki gibi alışkın olunmayan gıdaların bulunduğu restoranlara ilgi artmıştır. Bu durum aynı zamanda perakende satışlarına da etki etmiştir. Örneğin son zamanlarda farklı mutfaklarda kullanılan sos çeşitlerinde gözle görülür bir artış söz konusudur. Bu etnik yemeklerin yapımında kullanılan malzemelerin satış potansiyeli sadece tüketicilere değil aynı zamanda bu mutfakları kullanan restoranlara da bağlıdır.

Sağlıklı Atıştırmalıklar: Sağlıklı atıştırmalıklar pazarda büyük ölçüde mevcut değil fakat tüketiciler bu ürünlerin oldukça farkındalar.2014 yılında Türkiye ABD'den 1.9 milyon dolarlık atıştırmalık ürün ithal etti. Burada yaşanan boşluk yükselen sağlıklı tüketim eğilimi ile birlikte tedarikçiler için iyi bir satış fırsatı yaratıyor.


3.)Piyasada Mevcut Olmayan Ürünler
Genetiği Değiştirilmiş Ürünler: Türkiye'de insanların tüketimi için genetiği değiştirilmiş ürün bulunmamaktadır. Ülkede yönetmelikler kısa bir süre içerisinde köklü değişikliklere tabi tutulabilmesinden ötürü ihracatçıların herhangi bir plan yapmadan önce son yönetmeliklerin ne olduğundan tam olarak emin olmaları gerekmektedir. Son yıllarda yönetmelikler açısından gerçekleşmiş olan en önemli düzenlemeler biyoteknoloji ürünleri yasağı ve et ithalatı ödemeleri olmuştur.

Raf ömrü 6 aydan kısa olan ürünlerin Amerika'dan Türkiye'ye ihracatı gemide geçen sürenin uzun olması ve geniş ithalat prosedürleri yüzünden sürecin daha da uzaması nedeniyle çok fazla tavsiye edilmez. Ayrıca pahalı şarap çeşitleri gümrüklerde birkaç şişenin prosedür gereği test edilmesi nedeniyle daha da maliyetli hale gelir.

Türk tüketicilerinin damak zevkleri ve tercihlerinin Amerikalı tüketicilerden farklı olduğunu dikkate almak her zaman faydalı olacaktır. Küreselleşme sonucunda her ne kadar şehirlerdeki insanlar yeni tatlara ve tercihlere alışmış olsalar bile Türk halkı bazen yeni tatlara karşı oldukça dirençli olduğu için bazı ürünlerin oradaki damak tadına uygun hale getirilmesi gerekir.

Geçmiş yıllardaki, bazı ürünlerin Türkiye pazarındaki başarısızlık örnekleri çoğunlukla yetersiz pazarlama ve marka konumlandırma stratejilerine bağlı oldu. Batıda popüler olan ürünler Türkiye'deki insanların yaşam tarzlarının büyük bir parçası haline geldiğinden ötürü, uluslararası tanınmış ve bilinen markalar pazara girme ve pazarda başarılı olma konusunda oldukça işe yarar bir durumdadır. İhracatçılar başarılı bir şekilde pazara girmek için özellikle marka konumlandırma konusuna oldukça duyarlı olmalı ve araştırma-pazarlama faaliyetlerine yatırım yapmaya son derece hazır olmalıdırlar.

 

Raporun giriş notlarına buradan,
İlk kısmına şuradan,
İkinci kısmına şuradan,
Üçüncü kısmına buradan,
Dördüncü kısmınaysa şuradan ulaşabilirsiniz.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive