Macera dolu Amerika – 1

07 Ağustos 2017 Pazartesi

Perakende Uzmanı ve Danışmanı Ramazan Başan, Amerika gezisinde perakende sektörüne yönelik gördüklerini ve deneyimlediklerini kendi ajandasına not ederek ülkemize geri döndü. Dünyanın popüler ülkesi olan ve herkesin bir şekilde aşina olduğu Amerika, perakende sektörü için nasıl bir dünya? Ülkemizdeki perakendeyle farklılıkları neler? Dersler çıkarılacak olsa Amerika’dan nasıl dersler çıkarılır? Bu gibi soruları Başan, Perakende.org için kaleme aldı. Gayet önemli ve dikkat edilmesi gereken noktalara değinen Başan’ın ilkini bugün yayınladığımız notlarını Perakender.org’da yazı dizisi şeklinde okuyabilirsiniz…

macera-dolu-amerika-–-1

Çocukluğumuzda “Küçük Ev” dizisinden gece yatmadan önce herkese iyi geceler demeyi öğrendik. Dallas dizisinden o kadar etkilendik ki her şehirde Dallas adında dükkân, JR lakaplı bir abimiz vardır mutlaka.

 

Amerika’da şu sıralar TV’lerin haber kanallarında Trump analizleri devam ediyor. Ülkenin yarısı nereden geldi bu adam, zücaciye dükkanına girmiş fil misali görse de, vatandaşlarının gündeminde ne Suriye ne Ortadoğu var. Haritada Amerika harici bir ülke göster desen bulamaz, o kadar. Gündemi bizden farksız, bizde futbol, acun ve diziler gibi, Amerika’da da Amerikan futbolu, basketbol, buz hokeyi, magazin, TV...

 

Türkiye’de karpuzu kabak aşısıyla üretildiğinden beri yemiyorum. Damar damar görüntüsü benim çocukluğumda yediğimiz karpuzdan çok uzak. Çocukluğumda yediğimiz doğal karpuzu Amerika’da yiyeceğim de aklıma bile gelmezdi. Gıdada pek çok şeyin sentetiğini yapan Amerikalılar karpuzu doğal tüketiyorlar. Yıllardır aradığım karpuzu bu yaz Amerika’da yedim.

 

Amerika’nın bana sorarsanız en büyük sorunu obezite ve sağlıksız beslenme olduğunu söyleyebilirim. Fastfood kültürünün yaygın olması ve porsiyonların XL olması bunu destekliyor. Diğer taraftan bizde kıymanın kilogram fiyatı 12 dolar (43TL) iken Amerika’da dana kıyma kilogramı 6 dolar(20 TL) .

 

Eleştiri kültürünün medya, üniversite ve toplumda kabul görmesi, yeniye, farklı olana  olumlu bakışı, değişime, teknolojiye  yapılan yatırım sayesinde dünyaya yayılmış dev şirketleriyle ve markalarıyla dünya ekonomisine yön veriyorlar.

 

Parasının üzerinde “Biz Allah”a inanırız diyecek kadar, her otel odasında İncil’i koyacak kadar Hıristiyan olan Amerika, bir o kadar da açık fikirli, modern ve İzmirli… Kimse kimsenin ne giydiğine, nasıl yürüdüğüne bakmıyor. Yasalarla ve toplumsal kurallara uyarak modern hayatı yaşıyorlar.

 

“Tır”ların ekonomiye can verdiği kesin… Otobanlarda otomobilden daha fazla Tır var Amerika’da. 500 kilometre yol yaptım araçla, 1 dolar yol köprü ücreti vermedim. Missisippi’de bataklığın üzerine yaptıkları yaklaşık 15 kilometre uzunluğundaki viyadüğü geçtim ki, bizde olsa çuvalla para öderdik. Kapitalizmin göbeği bir ülkede yolu, halkın verdiği vergilerin karşılığında ücretsiz geçerken, bizde milli irade ayaklarıyla bizi sömürmeleri çok tuhafıma gidiyor.

 



Aracını park ederken, toplu taşımada otobüse binerken, gecenin bir saatinde markette alışveriş yaparken olmayan kasada tek başımıza aldıklarımızı kasadan geçirirken, seni vicdanımla baş başa bırakan sistem var, dilersen paranı biletini kullanıyorsun.

 

Acaba Müslümanlığımızla övündüğümüz kendi düzenimizde kontrolün olmadığını fark ettiğimizde nasıl ödemeden geçerizi düşünme otomatiğini nasıl izah edebiliriz. Gecenin 2’sinde ara sokakta kırmızı ışığı bekleyen Amerikalının  kurallara uyma alışkanlığını nasıl izah ederiz? Yollarda elektroniği melektroniği hiç radar olmadığı halde otobanda 120-130 kilometreyi kimsenin ihlal etmemesini nasıl izah ederiz?

 

Sizlere kaldığım süre boyunca farklılıklarımızı, alacağımız iyi yönleri, ders çıkaracağımız olumsuz yönleriyle Amerika’yı anlatmaya çalışacağım.

 

Saygı ve sevgilerimle