Eklenme Tarihi : 20 Ekim 2011 Perşembe
Tolga Yıldız

Lojistik İhtiyaç Ve Zaman Yönetimi Üzerine

Üretim ve lojistik ayrılmaz bir bütün. Neredeyse, bir elmanın iki yarısı.


Nasıl olmasın ki?Üretim, her zaman tüketimin hemen dibinde ol(a)maz ki. Yerel ihtiyaçlar dışında, farklı bölgelerde olacağı hemen hemen kesin olduğuna göre, lojistiğe kesin ihtiyaç var.Bu nedenle, birimlerinde lojistik olmayan işletmeler yok gibidirKonunun en önemli açmazı da, nitekim bu konumlamada ortaya çıkıyor. Bir hesaba göre yaklaşık 100 bin ara elemana ihtiyaç duyulan sektörde, en önemli sıkıntı, gelişmekte olan ülkelerin ortak derdi :- Nitelikli personel !Günümüz işletmelerinde dış kaynak kullanımı arttıkça, lojistik sektöründe eğitim görmüş, nitelikli personel ihtiyacı, daha da önem kazanmakta. Üstelik, düzleşen dünya ekonomisinde, sözgelimi kriz olgusunu anında her kesim hissetmesine rağmen, yabancı yatırımcıların Türkiye ilgisi eksilmiyor. ArtıyorKimi direkt kendisi geliyor, kimisi partner çözümleriyle Türkiye ekonomisinde yer edinmek üzere girizgah yapıyor. Şirket evliliklerinin bir gerekçesi de bu.Dünya perakendesinin, genç ve artan nüfus nedeniyle, Türkiye yönelimi, stratejik konumlamaya eklenince, tüketiciye giden her aşama-zincirin, her halkası giderek daha da önem kazanıyor.Hız ve zamanın yönetilmesi-yarışılması her zamankinden daha öne geçiyor.Her aşamada kazandırılan dakikalar, Tedarik Zinciri Yönetiminin önemini ortaya koyuyor. Nitekim, Prof.Dr.Martin Cristopher, bu yapılanmada, çok ciddi bir tespiti-öngörüyü yapmış bile :- Gelecekte rekabet; şirketler arasında değil, ürünlerin tedarik zincirlerinde olacaktır.Salt bu öngörü dahi, sektöre eğitim anlamında ciddi kazanımlar getirmekte gecikmedi. Birbiri ardına açılan Meslek Liseleri ve Meslek Yüksek Okul bölümleri, sektöre, bugün ve gelecekte, daha büyük katkılar sağlayacak.Öyle ki, bu bölümlerde okuyan pek çok genç kardeşim neden bu bölümü tercih ettiniz sorusuna aynı yanıtı veriyor :- Geleceğin mesleği, geleceğin sektörü Lojistik !Nitekim, haksız olduklarını da sanmıyorum2009-2010 öğretim yılı için, Feriha Uyar Kız Meslek Lisesi Ulaştırma Bölümü öğrencilerine destek veriyoruz. Depo Yönetimi ve Lojistik Hizmetler içeren ana dersler, büyük bir istek ile sürüyor. Direkt, işletmelerin içinden-sahadan gelen konu uzmanları, deneyimlerini Milli Eğitim programlarına göre organize ediyor.Ulaştırma Hizmetleri alanı altında yer alan eğitimlerde, sektörün ihtiyaçları, bilimsel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda anlatılıp-gösterilirken, gerekli olan mesleki yeterliğe ulaşmış, nitelikli ara elemanlar yetiştirmek, temel hedef. Yüzde 15 sınırına dayanmış olan işsizliğe karşı da minik bir duruş aslında.İlk tanışmamızda öğrenci kardeşlerime nerelerde istihdam edileceksiniz sorusunu yöneltince, bölümün daha yükseğini okuyup dikey geçişler yapmanın yanı sıra, çoğu, iş alanlarını belirlemişti : Lojistik şirketleri, Fabrikaların lojistik-depo birimleri, Gümrük işletmeleri, İthalat ve ihracat yapabilen firmalarVe her biri, tedarik zinciri yönetimindeki gibi, hızla yiten zamanın, çok değerli olduğunu biliyor, kısa sürede yaşam mücadelesine atılmayı hedefliyordu. Ancak, zamanı nasıl kullanacakları-yönetecekleri konusunda, bilgiye-deneyime ihtiyaç duydukları da ayrı bir gerçektiPek çoğumuz için sevimsiz olan pazartesi sendromu onlar için de geçerli. Koca bir hafta. Topu topu 168 saat. Sanki, birazcık gibiYönetebilirsek, sorun yok. Her şeye yetişebilmek mümkün.Yeri gelmişken, zaman yönetimi ile ilgili genelleme yaparak, her kesim için birkaç örnek verip, önemli tuzaklardan söz edivereyim.Günümüz teknoloji kullanımında, zaman savurganlığının ya da bireysel olarak tuzağa düşmedeki en önemli unsurun, internet gezintileri olduğunu söylemeliyim. Amaçsız-şuursuz-yasak-ilginç-artı değer katmayan vs.vs gezintiler büyük zaman kayıpları. Üstelik geri gelme şansı yok.Gerektiğinden fazla uyumak, adeta kabus. Çok uyuyunca, çok dinleneceğini sanmak resmen ahmaklık. Ve en önemli engellerden bir diğeri de, nedeni ne olursa olsun yapılması gereken bir işi ertelemek. Güvensizlik, insanda sıkıntı yaratır. Tedirgin ortamın oluşması, coşkuya engeldir ki, yanlış yönlere sapmaya-zaman kaybına neden olur. Tersi durumda ise, yani aşırı güven bazen büyük riskler yaratabilir. Sonucunda, hüsran ve hayatla acı bir yüzleşme vardır. Doğrusu, kendini iyi tanımaktan geçer. Öyle değil mi ?Hepimiz en iyisi için mücadele vereceğiz tabii ki. Ancak, gereksiz mükemmeliyetçilik ne yazık ki, çoğu zaman iş dünyasının gerçekleriyle örtüşmeyebilir. Bu durumda, moral-motivasyon sorunu beraberinde gelir ki, tümüyle zaman kaybıdır. Belki de, kişiyi ve genel yapıyı ruhi bunalımlara itebilir.Çözüm; her zaman en basit gerçekte gizlidir, ya da daha doğru bir tanımlama ile yalın olmakta.Pareto Analizi boşu boşuna çıkmadı ki.Yapılacakları, önem sırasına göre sıralamak zor mu?Rakamların dilinden anlamıyorsanız, pratik yöntem, hayatımızın her aşamasında var ve doğru bir tarz. Çok önemli-Önemli-Önemsiz sıralamasını yapamazsanız, zaman dilimleri içersinde birden bire önemsiz sınıfına geçebilirsiniz.Önceki hafta, değer verdiğim dostlar ile bir kahvaltıdayız. Kahvaltı biraz uzayınca, Kerem Kılıç, hepimize ortak bir soru yöneltti :- En iyi arkadaşınız kim?Bilemedik tabiki. Sorunun ardında yatan, felsefi yaklaşımı görememiş, o nedenle farklı yanıtlar vermiştikKerem Kılıç büyüğümüz yanıtladı soruyu :- Sizi en az meşgul eden kişidir !Ve ardından, nazik bir şekilde izin isteyerek, kahvaltımıza noktayı koyarak, bizi de işlerimize yöneltti.Unutmayalım ki, şu kısa ömrümüzde zaman; geri döndürülmesi ve biriktirilmesi mümkün olmayan, en değerli unsur olarak sürekli bizimle yarışır. Teslim almak da, teslim olmak da, bizlerin elinde
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive