Eklenme Tarihi : 20 Ekim 2011 Perşembe
Tolga Yıldız

Devri-i perakende

41 kere maşallah! Hayırdır inşallah diye devam eder gider ya tekerleme. Aman nazar değmesin diyenlere, dudak arasından tuh/tuh şeklinde çıkarılan minik tükürükçükler de eklenir mutlak.


Şaka bir yana; hacim çok büyük. Sadece tanıtım için 50 milyon harcandı.Amaç, belli; İstanbul, bölgenin alışveriş/eğlence merkezi olacak!Zaten öyleydi diyenler mutlak çıkar. Bu kez başka, bu kez çok daha organize her şey Çevre ülkelerin yanı sıra, gelişmiş ülke tüketicilerinin de tercihini İstanbuldan yana kullanması amaçlanıyor.Tarih seçimi yapılırken, Paskalya ve Hamursuz tatilleri dahi düşünüldü. En basitinden başlamak gerekirse, Alışveriş Festivali değil, yabancılar dikkate alınıp Shopping Fest tercih edildi. Para da onlarda nitekim Alışverişe ve de eğlenceye bir koşu bu. Her kesimden ciddi destek de var. Beklenen ise, 3 milyar dolarlık bir hacim. Nitekim 28 banka özel hazırlıklar da yaptı.Firmalar eldeki stoklarını artırdı. Hepsi 23.00a kadar çık olsa da, ayrıca nöbetçi AVM bile olacak, gece 2yekadar alışveriş olanağı yaratılacak. Hediye olarak, ev de var araba da Bol şansUmarım Shopping Fest ülkede yeni ve ekstra bir ekonomik canlılık oluşturur. Nitekim otel doluluk oranının yüzde 100 seviyesine ulaşması, perakendenin yine kazanacağı anlamına gelir. Üstelik bir başka gerçek şu ki; bu etkinlik, perakendenin geleceğine de, önemli tohumlar atacak.Masal dinlerdik ya hep. Ve sonu, hep mutluluk ile biterdi:- 40 gün 40 gece düğün yapmışlar Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetineYine öyle olmalı***Sadık mısınız kartları? En azından ben öyle diyorum. Nitekim gün geçmiyor ki bir perakendeci en iyi kartı ben çıkardım demesin Doğal Doğru nitelikte çıkarılan, alışverişinize gerçekten ayrıcalık getiren bu aile kartları, önemli bir noktaya ulaştı. Ancak, en önemli kusurları hepsi, birbirinin aynısıPeki, tüketici ne yapacak?Cüzdanları zaten kredi kartları ile ağzına kadar dolu, bir de perakendecinin özel kartlarını mı taşıyacak? Sanırım evet!İşte bu noktada, alınan hizmetin niteliği öne çıkmaz mı? Fayda-fiyat ilişkisi dikkate alınırken, elde edilen mutluluk, beklentiyi karşılayabiliyorsa, elbette o satış noktasının özel kartı da cüzdan da olabilir.Çünkü tek başına kart aslında hiç bir şey! Sunulan, mal ve hizmetler bütünü çok şey!Hayat da öyle değil mi? Hani çok kullandığımız zincir örneği de öyle değil midir? Her zincir, en zayıf halkası kadar güçlüdürPerakende dünyası için de, önemli olan; en zayıf halkanın yeniden inşa edilmesi/olumlu hale getirilmesidir. Üstelik bu sadece başlangıç olacak; ardından diğer zayıf/güçsüz/yetersiz olan noktaların değiştirilerek daha olumlu hale getirilmesi, gündeme gelecek.Hiç durmadan; daha iyi olabilmek için sürecek bu çalışmalar.Niye mi?Perakendenin amansız yarışında, hayatta kalabilmek için başka şans yok ki ***Gün be gün daha net anlaşılıyor sanırım. Göz kararı ve hislerimizle olan tanıklığımız, sayısal veriler ile bütünleşmiş durumda şimdi. Zararsız giden ekonomik iklim(?) gerekli güven ortamını vermiş olmalı ki, keyifler yerinde. Cirolar, eskinin hesabını kapatıyor olsa gerekİlgimi çeken şu ki; güçlü bir ivme gösteren AVM yatırımları, daha uzun süre devam edecek. Doğru yeri seçenler, en azından bu süreçte güler yüzlü.Ağzımıza almak istemesek de, durgunluk içeren keyifsiz günleri kimse hatırlamak istemiyor.Üstelik, ülke olarak üzerimize biçilen kıyafet de belli:- Üret Ve tüketAmerikan modelinin aynısını yaşamaya devam***Önümüzdeki süreçte görünen o ki; AVM içersinde yer alamayan markalar, önemli sorunlar yaşayabilir.Çünkü verilerin basit analizinde görünen; yönelim AVMlere.Özellikle iklimlendirilmiş ortamları ve sosyal alanları nedeniyle, alışveriş yapılmasa dâhi, gezilmesi gereken mekânlar olarak değer buluyor.Üstelik ortalama kalış süreleri neredeyse 3 saat düzeyini yakalayacak.İstanbul devasalığından Anadoluya çıkınca, daha değerli ve hatta prestij mekânları olarak dikkat çekiyorlar. Neden/sonuç ilişkisi ise aslında basit:- Sosyal alan darlığıAileler, gençler, çocuklar; daha doğrusu toplumun her katmanından bireyler, beldelerinde gidebilecek en önemli mekânı AVM olarak görüyor. Aklımdan gitmeyen kritik sorum şu:- Kısa sürede 300 AVM sınırına dayanacak olan ülkemin perakendesi, gelecek 10 yıl içersinde payını artıracak mı?Ve buna paralel önemli bir sorum daha var ki, epey karışık yanıtlar içeriyor:- Ülke ekonomisindeki reel payı ve lokomotif sektör konumu ile giderek daha etkin konuma gelen organize perakende, yasalara da düzenleme getirebilecek mi?Gelecek 10 yılın ivmesini, ulusal ve uluslararası anlamda da bu iki kritik soru belirleyecek, eminim.Göreceğiz!Perakendenin ışığı üzerinizde olsun
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive