“Yerli üretimi koruyamazsak eti daha pahalı yeriz”

09 Kasım 2017 Perşembe

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye boyutlarındaki bir ülkenin hayvancılıkta sürdürülebilir yerli üretimden vazgeçmesinin mümkün olmadığını bildirerek: “Yerli üretimi koruyamazsak eti daha pahalı yeriz.” dedi

yerli-uretimi-koruyamazsak-eti-daha-pahali-yeriz

Kırmızı et ve sütte yerli üretimin boyutunun 45,7 milyar doları bulduğunu belirten Bayraktar: “28 milyar doları aşkın büyük ve küçükbaş hayvan varlığı, 17,7 milyar dolar kırmızı et ve süt üretimi olan bir ülke, yerli üretimi ihmal edemez, her yıl milyarlarca dolarlık ithalat yapamaz. Nüfus 80 milyonu, sığınmacı, mülteci ve yabancı sayısı 5 milyonu aşmışken, hayvancılıkta dışa bağımlı yaşanmaz.” ifadelerini kullandı.

 

Dünya nüfusunun yüzde 1,1’inin bu topraklarda yaşadığı düşünüldüğünde keçi, sığır ve koyun eti üretiminin dünya ortalamasının üzerinde bulunduğunu ve gelişmiş ülkelerin oldukça gerisinde kalındığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti: “Tabii kırmızı et üretiminin özellikle sığırda, bir bölümü yurt dışından alınan besi hayvanlarının besiyi takiben kesilmesinden elde edilmektedir. Bu rakam da toplam kırmızı et üretiminin yüzde 10’unu aşmaktadır. 2016 yılı verilerine göre, üretici fiyatlarıyla 24 milyar 319 milyon liralık süt, 29 milyar 213 milyon liralık kırmızı et üretilmiştir. Kırmızı et ve süt toplamında 53 milyar 532 milyon liralık bir üretim söz konusudur. 2016 yılı ortalama kuru ve üretici fiyatlarıyla 8 milyar doları aşkın süt, 9,7 milyar dolara yakın kırmızı et üretimi yapılmıştır. Kırmızı et ve sütte 17,7 miyar dolarlık bir üretim söz konusudur. Bunlar önemli, ihmal edilemeyecek rakamlardır. Bu üretimde yaşanacak bir kırılma, aksama, ülkeye milyarlarca dolarlık dövize sebep olur.

 

“Besicimiz üretimden kaçınırsa vay halimize, ette bugünleri ararız”

Bayraktar, Türkiye’nin boyutları itibarıyla çok büyük bir ülke olduğunu, ihtiyaçlarının ve üretim rakamlarının da buna paralel olarak önemli miktarlara ulaştığını, bu talebin ithalatla karşılanmasının imkansız olduğunu belirtti. “Hayvancılıkta yerli üretim korunmaz, üretim sekteye uğratılır, ahırlara yeni besi hayvanların konulmazsa, besicimiz üretimden kaçınırsa vay halimize. O zaman ette bugünkü fiyatları arar, eti daha pahalı yeriz” diyen Bayraktar, bunun telafisinin 10 milyarlarca dolarla bile yapılamayacağını, ülkenin ithalata her yıl çok büyük miktarlarda döviz harcamak durumunda kalacağına dikkati çekti. 

 

“Yapılması gereken besiye alınan hayvan başına destek vermektir”

Bayraktar, içinde bulunulan durumdan kurtulmanın yolunun ithalattan değil, karkasta kilogram başına 1 lira 88 kuruş, hayvan başına 495 lira 93 kuruş zarar eden üreticinin zararının giderilmesinden, üreticinin hayvan başına 500 lira da kar elde edebilmesinin sağlanmasından, sonuç olarak besiye alınan hayvan başına  1000 lira destek verilmesinden geçtiğini bildirdi. Şemsi Bayraktar, bunun devlete maliyetinin 315 milyon dolar gibi, 2010-2016 dönemindeki 5 milyar 40 milyon dolarlık ithalat göz önünde bulundurulduğunda, gayet makul bir bedelle karşılanabileceğine dikkati çekti.

 

“Yerli üretimi artırmamız ve ithalata son vermemiz şart”

 2010-2016 döneminde ithalata 5 milyar 40 milyon dolar harcandığını, sadece 2016 yılında 1 milyar 48 milyon dolarlık ithalat yapıldığını bildiren Bayraktar: “Yerli üretimi artırmamız ve ithalata son vermemiz şarttır. Hayvancılıkta daha fazla üretim için hayvan sayısını ve verimliliği artırmak zorundayız. Et veriminde sığırda 42’nci, koyunda 80’nci, keçide 38’nci olarak üretim açığımızı kapatamayız.” dedi.