Yerel Marketlerden Güçlü Markalar Oluşacak

Trafiğin durmadan aktığı İstanbulda, İstanbul PERDER, şehrin kendisi gibi dur durak bilmeden çalışıyor. 42 üyesi ve 705 şubesiyle art arda proje üreten derneğin başkanı Turan Özbahçeci, perakende sektörünün tek sigortasının PERDER olduğunu düşünüyor

Eklenme Tarihi : 15 Nisan 2010 Perşembe
yerel-marketlerden-guclu-markalar-olusacak
Özlem ELGÜNİstanbul PERDER kimler tarafından, ne zaman, nasıl kuruldu?İstanbul PERDER, 2006 yılında benim de içinde olduğum 37 kurucu üye tarafından kuruldu. Geçici yönetimden sonra yapılan ilk genel kurulla birlikte 15 kişilik bir yönetim oluşturuldu. Ben ilk aşamada yönetim kurulu üyesi, sonrasında ise başkan yardımcısıydım. İkinci dönemde ise başkanlık görevini devraldım. Oluşturduğumuz 15 kişilik bir kadro ile çalışmalarımıza devam ediyoruz.  Derneğin şu anda kaç üyesi var? Üye marketlerin isimleri ve şube sayıları nelerdir?Derneğin şu anda 42 üyesi bulunuyor. Alpark, Ardaş, Arma Gıda, Barem, Biçen, Birmar, Bizim Toptan Satış, Çağrı, Efor, Ermega, Fon, Gökkuşağı, GrupBereket, Grup Hatipoğlu, Grup Şirin, Hakmar, İfa, İspar, Karadağ Market, Kartal, Mevlana, Mopaş, Nurdağ, Onur Group, Oruç Market, Özlem Market, Özkuruşlar Market, Paşmar Gıda, Sarıyer, Selam Market, Seyidoğlu, Show Market, Snowy, Şafaklar, Şahmar Market, Yeni Seher, Uyum, Üçler, Vatan, Reyon, Beğenal ve Düzgün Marketin toplam 705 şubesi var. Ben devraldığıma 36 üye, 429 mağaza vardı. Kriz olmasına rağmen, iki yılda yüzde 50den daha fazla büyüttük PERDERi. Sadece geçen yıl 105 tane mağaza açtık. Üyelerin toplam mağaza metrekareleri ve istihdam ettiği personel sayısı nedir?Üyelerimizin toplam mağaza metrekareleri 829 bin 139. Toplamda 14 bin 723 kişiye istihdam sağlıyoruz. 2010, proje yılı olacakİstanbul PERDER olarak gerçekleştirdiğiniz birçok proje var. Bunlardan bazılarını hatırlatabilir misiniz bizlere?İstanbul PERDER olarak bir araya geliyor, sohbet ediyor, yemek organizasyonları yapıyorduk ancak üyelerimiz artık bizden daha farklı şeyler bekliyordu. Biz de Kasım 2007de bizim için önemli olan 8 ana konu belirledik ve 8 haftada 8 proje hayata geçirmeye karar verdik. Akaryakıt ve poşet projesini gerçekleştirdik. Yazarkasa rulosunun ortak satın almasını yaptık. Pos giderlerimizi minimize etmek ve maaş ödemelerimizi tek banka üzerinden yapabilmek için çalışmalar yürüttük ancak o dönemde patlak veren kriz dolayısıyla hayata geçiremedik. Şimdilerde bu projeyi de tamamlıyoruz. Bunlarla da yetinmeyerek her geçen gün bir adım daha atmaya gayret gösterdik. Giderlerimizi mutlaka minimize etmemiz gerekiyordu. 2008 yılında tamamen giderlere odaklandık. Bir süre sonra farklı arayışlar içine girdik ve Fayda A.Şyi kurduk. Mayıs 2008de Fayda projesini Kayseride anlattık. Haziranda da Türkiye Perakendeciler Federasyonunun Bursada yapılan genel kurulunda görücüye çıkardık. Ancak 2008 sonlarında ortaya çıkan kriz nedeniyle herkesin evine dönmesine karar verdik. Gün PERDER günü değil, evinde yangın günü, bu yüzden şirketlerimizi düzene sokmamız lazım dedik. Maliyetleri, bilançoları, mağazaların metrekare verimliliklerini, gider kalemlerini daha da minimize etme ve geliri artırma modelleriyle ilgili söyleşiler yaptık. İki ayda bir gerçekleştirdiğimiz İstanbul PERDER Söyleşilerinin beşincisini Antalyada yapacak ve marka olmak konusunu işleyeceğiz. İstanbul dışına taşıdığımız bu söyleşileri belki ileride yurt dışında yapıyor olacağız. Üyelerimiz orada hem teorik hem de pratik eğitim alacak. İki ayda bir sabah kahvaltıları yaparak neyi doğru, neyi yanlış yaptığımızı tartışıyoruz. İŞKURla imzaladığımız proje neticesinde 2010 yılında 3 bin kişiye istihdam sağlayacağız. Tüm personelimize sertifika çıkaracağız. Her çalışan, teorik ve pratik eğitimin ardından icra ettiği işle ilgili sertifika alacak. Her salı bilgi işlemden hijyene kadar, aklınıza gelebilecek birçok konuda eğitimler düzenliyoruz. 2010 yılını proje yılı ilan ettik. En önem verdiğimiz proje ise elektrik. Üyelerimizin daha ucuz enerji alabilmesi için bir çalışma yaptık. Bu aydan itibaren bütün üyelerimiz enerjide yüzde 20 iskonto alacak. Bu iskonto yakın bir gelecekte daha da yukarı çıkacak. Çıraklık eğitimleri devam ediyor. Bu eğitimle üyelerimize ciddi bir tasarruf sağladık. 17 yaşındaki öğrenciyi alıyor, eğitime gönderiyoruz. Bir gün teorik, beş gün de pratik eğitim alıyor. SSK primini devlet ödüyor. Böylece üyelerimiz bu primden kurtulduğu gibi, kalifiye elemana sahip oluyor.Bilmeyenler için, Fayda projesini nasıl anlatabiliriz?Dernek çatısı altında ortak yapabileceğimiz işleri dernekte yapmaya gayret gösteriyoruz. Örneğin ortak akaryakıt alımında dernek protokolünü yapıyor, Ardaş da o protokole uygun olarak akaryakıt satın alıyor. Böyle bir düzen hâkim. Fakat dernekte işler sınırlı. Her şeyi dernekte yapma şansımız yok. O nedenle zayıf halkalarımız neler? Bunlara baktık. Öncelikle private labelda çok zayıfız. Discountlarla mücadele edemiyoruz. Benim şu anda 8 tanesi discount olmak üzere 33 mağazam var ancak mücadelede zorlanıyorum. 33 mağazanın oluşturduğu hacimle 2 bin mağazanın oluşturduğu hacim aynı değil. Exclusive ürünleri organize edemiyorduk. Yani gidip de bir firmaya Senin 10 gramajlık bir ürünün var, bizim için 8 gramajlı bir ürün çıkar, sadece biz satalım diyemiyorduk. Gıda dışında da başarılı değildik. Çok yüklü miktarda alıp satma imkanımız yoktu. Nasıl yaparız derken, Fayda projesi çıktı ortaya. Eşit sermayeler koyacağız, bir anayasası olacak, Fayda bu anayasa paralelinde büyüyecek ve anayasanın dışına çıkmayacak şeklinde öngörüler koyduk önümüze ve üyelerimizle paylaştık. Ortak olmak isteyenlerin bu şartları kabul etmesi gerektiğini belirttik. 72 tane şirket Faydaya evet dedi. Fayda, sahibi olmayan bir şirket. Kişilerin tekelinde değil. Uzun soluklu bir iş; Faydadan hemen yarın bir şey beklemek yanlış. Henüz markalarını oluşturuyor, raflarda yavaş yavaş belirmeye başlıyor. Geçen sene 242 barkodla 46 milyon ciro yaptı. Bu sene 180 milyon ciro hedefliyor. En az 300 barkodu rafta organize edecek. Şu an 142 ana barkodu var. Biz Faydada bir olguyu yıktık. Bir araya gelemezler. Bir şey yapamazlar. Şirket kuramazlar, kursalar da başarılı olamazlar diyenleri yanılttık. Procter&Gamble ya da Ülker nasıl bir pazarlama ve strateji firmasıysa, Fayda da onların yolunda ilerliyor. Faydanın acelesi yok, adım adım yürüyor. Fayda, 2015 yılında Türkiyenin en büyük pazarlama ve strateji şirketlerinden bir tanesi olacak. Sadece ürün yapmakla kalmayacak, sadece marka yönetmeyecek. Bir eğitim satın alma operasyonu da yapacak, belki teknolojik satın almayı da organize edecek. Dışarıdan bulduğu bir teknolojiyi ortaklarına ve pazara satmak için mücadele edecek. Fayda şu anda birçok projeyle uğraşıyor, çeşitli teklifler de alıyor. Sektörde öncelikli sorun sistem, en büyük boşluk ise yasaPeki, hayata geçirdiğiniz sosyal sorumluluk projeleri de var mı?  Kızılayla yaptığımız işbirliği neticesinde Gazzeye ciddi bir yardım yapmıştık. Şimdi ikinci bir proje üzerinde çalışıyoruz. Tüm mağaza çıkışlarına Kızılay kumbaraları koyuyoruz. Mağazalarımızın her birine günde bin müşteri girse, bunların da yüzde 5i kumbaraya 1 TL atsa, ciddi rakamlar yapar. Yakın zamanda Elazığda bir felaket yaşandı biliyorsunuz. İnşallah tekrarlanmaz ama bizim Kızılayı güçlü tutuyor olmamız lazım ki bu gibi durumlarda yaraları sarabilelim. Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğiyle (TOFD) birlikte yaptığımız projeler var. Üyelerimizin açılış törenlerinde kimse çelenk ya da çiçek yollamaz, çelenk bedeli TOFD ve benzeri derneklere gönderilir.Perakende sektöründe yaşanan sorunlar neler? İstanbul PERDER olarak bu sorunlarla ilgili ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?Öncelikle bir sistem sorunu var. Biz, üyelerimizin daha sistemli ve fizibil olmasını istiyoruz. Artık sistemi maksimize kullanmamız lazım. Teknolojik altyapı kullanılmadıkça uluslararası firmalarla mücadele etmek mümkün değil. Sektördeki en büyük boşluk yasa. Bu yasa olmadan neleri organize edebileceğimize bakıyor, ortaklık kültürü geliştiriyoruz. Tüm üyelerimiz birleşecek diye bir şey de yok. İki kişi anlaşıyorsa, iki kişi birleşmeli. Ortak lojistik yapmalı, ortak bilgi işlemi kullanmalı. Maliyetler minimize edilmeli çünkü karşınızdakinin gücü sizinkinden farklı. Ben, yerel zincirlerin PERDERde bu zinciri çok zorladığını düşünüyorum. Çünkü onlar beş sene önce bu kadar dirençli bir yerel zincirle karşılaşacaklarını tahmin etmiyorlardı. Zaten yok olup gidecekler, bu ülke tamamen bize kalacak diye düşünüyorlardı. Ama biz özellikle son iki yılda bu anlayışı değiştirdik. Nielsenin 2009 verilerine göre en çok büyüyenler, lokal zincirler ve discountlar. Uluslararası market zincirleri sıkıntıda. En yakın noktada bir lokal zincir ya da discount olduğu için metrekare içini dolduramıyorlar artık. Discountlar bakkallara, yerel zincirler de büyük hipermarketlere gidişi engelliyor. Çünkü insanlar daha yakında olanı tercih ediyor. İstanbul PERDER için 2010, proje yılı olacak. Perakende sektörünün tek sigortası PERDER. PERDER çatısı altında bulunmayan bütün meslektaşlarımız artık bu çatıya girmek durumunda. Üyelerimize hiçbir zaman emrivaki iş yaptırmadık. Herkes kendi ticaretini kendisi yaptı. Ama kendi ticaretinin yanında artı ne yapacağının öngörüsünü PERDER koydu. Perakende sektörünün halihazırdaki durumuna ilişkin görüşleriniz nelerdir? Önümüzdeki günlerde ne gibi gelişmeler yaşanacak sizce? 2010 yılına dair beklentileriniz neler?Piyasa biraz daha düzelecek. Yerel marketlerden daha güçlü markalar oluşmaya başlayacak. Oluşturduğumuz markalar her geçen gün daha da büyüyorlar. Çünkü daha fizibil büyümeye başladılar; daha hesaplı, alt yapısı sağlam... 2010da kârlılık zor, artık eski kârlılıkları yakalamak pek mümkün değil. Ama maliyetleri kısma ve diğer operasyonlarla, kârlılığın belli bir istikamette yürüyeceğini düşünüyorum. Tabii perakendecinin sadece perakende odaklı çalışıyor olması gerekiyor. 2010, strateji yılı olmalı. 2009 yılında oldukça zorlandık ancak 2010 ve 2011, büyümek için bir fırsat. Küçük noktaların satışları gerçekleşecek, el değiştirmeler olacak, kimi mağazalar devredilecek. Birçok yerel market satın alma operasyonlarına başladı. Uluslararası zincirler de kendi mağazalarımızı size kaptırmayacağız, biz de satın alacağız diyor. Bu da çok güzel bir olgu. Ben bu ve önümüzdeki yıl birleşmeler bekliyorum. Kafa dengi olan, bir araya gelip organize olabilen sektör temsilcilerinin gemileri yakıp güzel birleşme modelleri ortaya çıkaracaklarını düşünüyorum. PERDER de artık çıtayı yükseltiyor. Biliyorsunuz geçtiğimiz sene Yerel Zincirler Buluşuyor isimli bir konferans gerçekleştirmiştik. O konferansı bu yıl da hayata geçireceğiz. Üç bine yakın katılımcının, fuaye alanında 90 tane standın, bütün sektör bileşenlerinin olacağı bir gün organize ediyoruz. Konuşmacılar çok etkin. Artık yerel zincirler daha büyük bir lokasyonu yönetiyorlar. İftar yemekleri de bizim için çok önemli. Geçen sene Kapalıçarşıda bir iftar yemeği düzenledik biliyorsunuz. Nasıl olacak? Sahne, masalar nasıl kurulacak? Yemek nerede ve nasıl yenecek? dendi ama biz başardık. Biz aslında ezberi bozuyor, olmayanı yapıyoruz. Bu sene iftar için daha farklı bir program düşünüyoruz. Bir sarayda olabilir. Dönüp baktığımda yapmış olduğumuz her türlü aksiyonun karşılığını çok rahat alabildiğimizi görüyorum. Çok güzel fikirlerimiz var ama zamanının gelmesini bekliyoruz. Zamanla hayata geçireceğiz. Yerel Zincirler Buluşuyor da bir kırılım noktası olacak diye düşünüyorum. Artık perakende sektöründe yerel zincirler Biz buradayız, biz varız, Türkiyenin en büyük oyuncuları biziz diyecek.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive