Türkiye’yi dünya 3’üncüsü yapacak 6 stratejik hamle hazır!

24 Ekim 2017 Salı

Avrupalı markaların komşu ülkelerden yaptığı alımın 5 yıl sonra 30 milyar dolara ulaşacağını söyleyen Hikmet Tanrıverdi, Türkiye’yi stratejik 6 hamle ile hazır giyim ihracatında dünya 3’üncülüğüne taşıyacaklarını belirterek, Türkiye’nin “yakın ülke” kartını kullanarak sadece AB ülkelerine ihracatını 22-23 milyar dolara çıkarabileceğini bildirdi. Tanrıverdi, 6 stratejik atağın hayata geçirilmesi durumunda 60 milyar dolar ihracatın yakalanabileceğini vurguladı

turkiyeyi-dunya-3uncusu-yapacak-6-stratejik-hamle-hazir

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), kartların yeniden karıldığı küresel pazarlarda Türkiye’nin daha güçlü ve iddialı bir şekilde yerini alabilmesi için izlenecek stratejiyi belirledi. Dünyanın önde gelen araştırma şirketlerinden McKinsey’in analitik desteği ile hazırlanan “Hazırgiyim Sektörünün Vizyon Belgesi” raporunun ışığında oluşturulan ve Türkiye’yi hazır giyim ihracatında dünya 3’üncüsü yapmayı hedefleyen strateji, İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi tarafından kamuoyuna açıklandı. Hikmet Tanrıverdi, sektörün önde gelen isimlerinin de yer aldığı toplantıda hazır giyim ve konfeksiyon endüstrisinin Türkiye ekonomisi için hayati önem taşıdığının altını çizdi. Tanrıverdi, 2023 yılı için konulan 60 milyar dolar ihracat hedefinin sektörün orta ve uzun vadede kritik rolünü sürdüreceğinin en önemli işareti olduğunu söyledi. Hazır giyim sektörünü bu iddialı hedefe ulaştıracak alt yapıyı oluşturmak için kamu otoritesi ile el ele büyük bir uyumla çalıştıklarını vurgulayan Tanrıverdi, şöyle devam etti: “Hazır giyim ve konfeksiyonda Türkiye olarak küresel oyuncular arasında yer alıyoruz. Dünyanın 7’nci, AB’nin 3’üncü büyük tedarikçisiyiz. 60 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşabilmemiz için dünya ölçeğinde 3’üncü büyük tedarikçi olmak durumundayız. Bizi bu iddialı hedefe ulaştıracak rota değişikliği için uzun süredir çalışıyoruz. Bu çalışma çerçevesinde dünyanın önde gelen araştırma şirketlerinden McKinsey’in analitik desteğini alarak sektörün röntgenini çektik. 2005-2015 döneminde küresel hazır giyim ihracatının her yıl ortalama yüzde 5,1 büyüdüğü görülüyor.”

 

Hikmet Tanrıverdi, Türkiye’nin hazır giyimde en büyük pazarının AB olduğunu hatırlatarak, hızlı teslim ve tasarım gücüyle rakiplerinden ayrıştıklarını ve Avrupalı alıcı tarafından farklı bir yere konulduklarını söyledi. Sektör olarak alternatif pazarlara yoğunlaşmanın bir sonucu olarak Türkiye hazır giyim ihracatında AB’nin payının yüzde 71-72’lere düştüğünü hatırlatan Tanrıverdi şunları söyledi: “Dünyanın en büyük 3 ihracatçısından biri olabilmek için kimsenin oynayamadığı bir oyunu oynamak zorundayız. Bu oyunu oynayabileceğimiz tek sahne var, o da AB pazarı. Elbette dünyanın bütün ülkeleri ihracat radarımızda olacak. Ancak Türkiye’nin Avrupa pazarı için bugüne kadar sunduğu ve bundan sonra da güçlendirerek sunabileceği bir değer önermesi bulunuyor. Türkiye olarak Avrupa’nın yakından tedarik pazarının yarısına sahibiz. Avrupa’daki perakendeci dostlarımız 2023 yılında 30 milyar dolar yakından alım yapacaklar. Biz işte bu noktada ‘yakın ülke’ kartımızı oynayacağız ve yakından tedarik pazarındaki payımızı yüzde 75’e yükseltip AB’ye yıllık ihracatımızı 22-23 milyar dolarlar seviyesine taşıyacağız. Bu büyük  pazarı özellikle Fas, Tunus ve Portekiz gibi ülkeler ile yeni gelişen Balkan ülkelerine kaptırmamak için çok çalışmak zorundayız.”

 

Hazır giyim ihracatını 60 milyar dolara taşıyacak strateji hazır

Hikmet Tanrıverdi, Türk hazır giyim sektörüne Avrupa’da daha fazla alan açmanın yolunun tasarım ve markalaşmadan geçtiğinin altını çizdi. Almanya’nın 6, İspanya’nın 5 markasının bulunduğu küresel ilk 100’de sadece bir Türk perakende markasının olduğuna dikkat çeken Tanrıverdi, Türkiye’yi 60 milyar dolar ile hazır giyim ihracatında dünya 3’üncülüğüne taşıyacak stratejiyi şöyle özetledi:

 

  • En dijital tedarik zinciri: Üreticilerimizin dijitalleşmeye yatırımını teşvik ederek, Türkiye’yi en dijital tedarik zinciri konumuna taşıyacağız. Böylece küresel alım gruplarıyla stratejik işbirliğimizi arttıracak alt yapıyı güçlendireceğiz. 
  • Küresel ilk 100’de 5 Türk markası: Küresel ilk 100’de halen bir Türk perakende markası bulunuyor. İhracatın geliştirilmesi için şansı olan markalarımızı destekleyerek bu rakamı en az 5’e çıkarmak için kamu otoritesinin gücünü de arkamıza alarak çalışacağız.  
  • Verimlilikte öncü üretici:  Üretimde birim maliyetleri düşürebilmek için üyelerimizi verimlilik  odaklı yatırımlara teşvik edeceğiz. Böylece orta fiyat seviyelerinde rekabet gücümüzü arttıracağız. 
  • Hızlı moda tasarımı ve katma değerli ürünlerde öncü: Hızlı moda tasarımı ve yüksek katma değerli üretim yetkinliğimizi arttırarak bu konuda en çok bilinen 5 ülke arasına gireceğiz.
  • Made Fully in Turkey: Hazır giyim değer zincirinin tüm alanlarında oynama yeteneğine sahip bir oyuncu olarak rekabetçi bir Made Fully in Turkey markası yaratacağız. Böylece yakın mesafe içinde üretimin çevresel avantajlarından faydalanarak en çevreci üretici pozisyonumuzu güçlendireceğiz.
  • Perakende değer zincirinde oyun alanını genişletmek: Özellikle Avrupa pazarında çok markalı ve markasız perakende mağazaları ile kuvvetli iş birlikleri kurarak Türkiye’den tedarik yapan hazır giyim toptancıları yaratacağız.