Meyve suyu sektöründe hammadde sorunu yaşanıyor

Meyve suyu sektörünün 2012 yılını değerlendiren MEYED, meyve suyu sanayisinde dünyanın tedarik merkezi olabilecek potansiyele sahip olan Türkiye’nin, geçtiğimiz yılı hammadde temininde yaşanan sorunlarla mücadele ederek geçirdiğini açıkladı. MEYED Genel Sekreteri Ebru Akdağ, “Sanayiye yönelik meyve üretiminin geliştirilmesi için stratejik adımların bugünden atılması gerekir. Aksi takdirde Türkiye çok önemli bir fırsatı kaçırır” dedi
meyve-suyu-sektorunde-hammadde-sorunu-yasaniyor Eklenme Tarihi : 16 Ocak 2013 Çarşamba

Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED), sektörün 2012 yılını değerlendirdi. MEYED Genel Sekreteri Ebru Akdağ, hammadde temininde yaşanan sıkıntıların, sektörün başlıca sorunu olduğunu belirtti. Akdağ, ülkemizin coğrafi, iklimsel ve demografik birçok avantajına sahip meyve suyu sanayisinin; hammadde temininde yaşanan sorunlar nedeniyle uluslararası pazarlarda hak ettiği yerlere ulaşamadığını ifade etti. 

Akdağ; “Sektördeki ihracat, son 10 yılda 6 kattan fazla artarak, 36 milyon dolardan, 2012 yılında ortalama 230 milyon dolara yükseldi. Meyve suyu ihraç edilen ülke sayısı 151’e ulaştı. Bu gösterge, ülkemiz ürünlerinin küresel meyve suyu pazarında büyük ölçüde kabul gördüğüne, fiyat rekabetimizin artması halinde ihracatımızın büyüyeceğine işaret ediyor. Türkiye, 13 milyar dolar değerindeki dünya meyve suyu ticaretinden onca avantajına rağmen sadece yüzde1.7 pay alabiliyor. Bu payı artırmak için üreticilerin rekabet gücünü arttıracak yapısal sorunların çözümlenmesi büyük önem taşıyor” dedi.

Türkiye fırsatı kaçırmamalı
Ebru Akdağ, Türkiye’nin, meyvecilikte dünyanın en şanslı ülkelerinden birisi olduğunu söyleyerek, “Başta AB olmak üzere dünyanın tedarik merkezi olabilecek bir potansiyele sahip. Dünya kayısı ve vişne üretiminde birinci, nar üretiminde üçüncü, elma üretiminde dördüncü, limon üretiminde beşinci, şeftali ve üzüm üretiminde altıncı, portakal üretiminde sekizinci konumdayız. Meyve suyu sektöründe en çok işlenen sekiz meyvenin (elma, şeftali, kayısı, vişne, portakal, nar, limon ve üzüm) üretim miktarı son 10 yılda yüzde 33 civarında arttı. Ancak bu üretim, iç tüketim ve ihracattaki büyümeyle aynı oranda olmadı. Aynı dönemde sektör, hammadde teminindeki tüm engellere rağmen, işlediği meyve miktarında yüzde 190 düzeyinde artış sağladı. Meyve üretiminin, sektördeki büyümeye paralel artmaması, aradaki farkın her geçen gün açılmasına neden oldu. Artan iç tüketim ve ihracat talebi, meyve üretiminin yetersiz kalacağı sinyalini vermeye başladı”  şeklinde konuştu.  

Sanayiye uygun meyve üretimi yaygınlaşmalı
Artan hammadde sorununun çözülmesi için sanayiye uygun meyve üretiminin doğru havzalarda, meyve işleme ve paketleme tesislerinin etrafında kümelenecek şekilde yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Akdağ; “Ülkemizde gelişmiş pazarlardan farklı olarak, sanayiye yönelik meyve üretimi yapılmaması, sanayiye uygun cins ve türlerin bulunmaması büyük bir eksiklik olarak karşımıza çıkıyor. Bu da sahip olduğu büyük potansiyele rağmen, sektörün yarı kapasiteyle çalışmasına neden oluyor. Sektörün uluslararası platformlarda rekabetçi olabilmesi için verimliliğin artırılması, sanayi tipi meyve üretiminin yaygınlaşması gerekiyor. Bunun için de, sinai şirketlerin kurulması, büyük ölçekli sanayi tipi meyve üretimi yapılması, birim alandan yüksek verim alınması, modern tarım tekniklerinin uygulanması, hasat dönemini uzatabilecek türler geliştirilmesi, tarım ve sanayi arasındaki bağın güçlendirilmesi gerekiyor” dedi. 

Rakamlarla meyve suyu sektörü
Güncel durumda meyve suyu sanayinin cirosal büyüklüğü 2 milyar TL, ihracatı 230 milyon dolar ve işlenen meyvesi 1 milyon ton civarında seyrediyor. Meyve suyu sanayisi, ülkemizde üretilen meyvenin sadece yüzde 10-15’lik bir kısmına talep oluşturuyor. Türkiye’de toplam meyve suyu ve benzeri ürünlerin (meyve nektarı, meyveli ve aromalı içecekler) tüketimi 2000’li yılların başından itibaren büyümesini sürdürerek, 2011 yılında yaklaşık 921 milyon litreye ulaştı. Ancak o yıllardan bu yana sektörde ilk defa geçtiğimiz dönemde bir daralma yaşandı.

Tüketim 2012’de, 900 milyon litre düzeyine geriledi. Yüzde 100 meyve suyu ve meyve nektarının tüketim miktarı 2012 yılına kadar düzenli bir şekilde artarak 678 milyon litreye yükselmişti. 2012 yılı tahminlerine göre bu rakam ortalama 600 milyon litrede kaldı. 2012’deki daralmaya rağmen son 10 yıllık dönemde yüzde 100 meyve suyu ve meyve nektarı tüketiminin yüzde 200, yani 3 kat arttığı görülüyor. Bu büyüme rakamı her ne kadar bir potansiyeli işaret ediyor olsa da hammadde üretimi ve teminindeki engellerin aşılamaması durumunda sürüklenilen çıkmazı da ortaya koyuyor.  

Firmanın Diğer Haberleri

Firma Haberleri

Tümü
  • SİMİT SARAYISİMİT SARAYI
    Simit Sarayı Kuveyt’te
  • CHEPCHEP
    CHEP’ten dev satın alma
  • BOYNERBOYNER
    Boyner eskileri ‘İyiliğe Dönüştür’ecek