İstanbul PERDER Başkanı Turan Özbahçeci

İstanbul PERDERin Genel Kurulu geçtiğimiz ay içinde yapıldı ve yeni yönetim belirlendi. Biz de İstanbul PERDERin yeni Başkanı Turan Özbahçeci ile bir araya geldik, yeni yönetimin uygulayacağı projeleri ve hedeflerini konuştuk

Eklenme Tarihi : 15 Mayıs 2008 Perşembe
istanbul-perder-baskani-turan-ozbahceci
Emre Durdu Önce Genel Kurulu değerlendirerek başlayalım isterseniz...29 Martta bir Genel Kurulumuz oldu. Kurucu yönetimde çok fazla bir değişikliğimiz olmadı. Perder kültüründe görev istenmez, göreve aday olunmaz, görev verilir. Yeni yönetim kurulunun ilk toplantısını yaptığımız zaman tüm arkadaşlarımıza görev verdik. Hangi işi en iyi kimlerle yapabileceğimizi düşünerek bu görev dağılımını yaptık. Bizim derneğimizin üyelerinin hepsi firma sahibi ya da ortağı. Herkesin işi başından aşkın ki zaten perakendenin çalışma koşullarını biliyorsunuz. Normal şartlarda bile özel hayatımıza, ailemize zaman ayırmakta güçlük çektiğimiz anlar oluyor. Buna karşın görev verdiğimiz hiç kimse olumsuz geri dönüş yapmadı. Yeni dönemdeki tüm arkadaşlarıma, öncelikle görevden kaçmadıkları için bu özverilerinden dolayı şimdiden çok teşekkür ediyorum. Bu zamana kadar da hizmetlerde bulunmuş, çıtayı yukarı taşıyıp bayrağı böylesine güzel şekilde bize devretmiş tüm çalışma arkadaşlarımıza ve eski başkanımız Erdal Tüfekçiye tekrar teşekkür ediyorum. Siz eski yönetimde de projelerde çok aktif olarak yer alıyordunuz. Bunların sonuca ulaşanlarını hemen her sayımızda anlattık biliyorsunuz. Şimdi yeni dönemin projeleri ne olacak, biraz bunlardan bahsedelim isterseniz?Tabi ki... Akaryakıtta Petrol Ofisi, kağıtta Tekofaks, ambalaj ve poşette ise Ayplastik Ambalaj ile protokollerimizi imzaladık, çalışmalarımızı başlattık. Bu anlaşmalardan yararlanmak isteyen üyelerimiz, çok ciddi yararlarını görmeye başladı ve gider kalemlerinde önemli düşüşler oldu. Ayrıntılarından hem sizin derginizde hem çeşitli mecralarda sıkça bahsettik. Daha önce bahsetmediğimiz daha yeni gelişmelerden söz edecek olursak, sonuca ulaşan en yeni projemiz; broker hizmetleri ve sigortacılık ile ilgili. Brokerlik hizmetleri ve kapsamlı bir danışmanlık hizmetinin alınabilmesi amacıyla Omni Sigorta ve Nart Sigorta ile anlaşma sağladık. 1 Mayıs 2008de Omni Sigorta ile ön protokol imzaladık. Bu anlaşma; uluslararası sigorta reasürans, risk mühendisliği, hasar önleme çalışmaları, karşılaştırmalı sektör ve risk analiz raporlarının hazırlanması, alacak risklerinin yönetimi, hasar yönetimi, sigortalı ihtiyaçlarına özel (tailor-made) sigorta sözleşmelerinin düzenlenmesi, mevcut sigorta poliçesinin analizinin yapılarak hasar kontrolü ve maliyet avantajını sağlayan sigorta programlarını hazırlamak, hasar ödemelerinde takip ve kontrolü yapmak gibi avantajlar sunuyor. Bu konuda üyelerimiz ciddi sıkıntılar çekiyorlardı. Sigorta hizmetleri oldukça karışık bir konu. Bununla sürekli ilgilenecek bir kişi istihdam etmek de üyelerimiz birçoğu için mümkün değil. Ancak derneğimizin avantajlarını kullanarak yaptığımız anlaşmayla hem bu işlemleri kolaylaştıracağız, hem de üyelerimize yarar sağlayacağız. Personelimizin tamamı sertifikalı olacak Sektörün en önemli sorunu, herkesin dile getirdiği gibi kalifiye eleman eksikliği. Bu konuda PERDERin önemli projeleri var. Yeni dönemde neler olacak?Biz iki yıl içerisinde çalışanlarımızın tamamının mutlaka sertifikalı olmasını hedefliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığının da eğitim sertifikalarıyla ilgili bütün donanıma sahip olması lazım. Bu aslında yasal bir zorunluluk fakat biz bunu yeni dönem içerisinde çok iyi planlamak istiyoruz. Zaten şu anda derneğimizde bir insan kaynakları yöneticimiz var, onun iki asli görevi var; birincisi, bizim şu anda üyelerimiz olup da insan kaynakları birimi oluşturmamış, bu organizasyonu yapamamış bütün üyelerimizin derneklerini bizzat ziyaret ederek insan kaynakları biriminin doğru oluşturulmasını sağlamak. İkincisi, çalışanlarımızın tamamının eğitim sertifikasyonunu organize etmek. Bunlarla ilgili yaptığımız birinci projemiz, çıraklık eğitimiyle ilgili geçen dönemde yapmış olduğumuz çalışmayı şu anda büyütüyoruz. Milli Eğitim Bakanlığıyla yapmış olduğumuz çıraklık, ustalık, kalfalık çalışmalarının tamamını bu bölgeye yaydık. Bunun direktörlüğünü de Mopaş Yönetim Kurulu Başkanı Reşat Bey yapıyor. Her birimin başında bir tane yönetim kurulu üyemiz olacak. Eğitim projeleri Federasyon bünyesinde mi yapılıyor?İstanbul PERDER bayraktarlığıyla yapıyoruz. Ama İstanbul PERDERin bir özelliği var, bizim İstanbul PERDER olarak bakışımız, tüm yerli organize perakende zincirlerinin ortak vizyonu ve misyonunu kapsıyor. Kendi üyelerimize yarar sağlarken, Türkiyenin her noktasındaki yerli markalarımız bundan nasıl yararlanır onu da düşünüyoruz. Federasyon da yapılan projelerin paylaşımı konusunda bize destek veriyor. İstanbul, Türkiyenin kalbi, odak noktası, bütün operasyonlar burada arttığı için, şirketlerin genel merkezleri, genel müdürlükleri burada olduğu için bizim burada projeleri yürütmemiz daha kolay. Ekibimiz de var şu an burada. Onun için biz yapmış olduğumuz bütün projeleri diğer derneklerdeki arkadaşlarla paylaşıyoruz. Onlara da bu konuda faydalı olmasını sağlıyoruz. Kısa vadede ortak satın alma gündemi yok Biz, sizleri yakından tanıdığımız için PERDERin kendi dinamikleri gereği kuruluş aşamasında ortaklık gibi bir girişimde özellikle bulunmadığını biliyoruz. Ancak belli temeller artık oturmuş gözüküyor. Şu durumda artık böyle bir ortaklık gündeme gelebilir mi?Evet, sizler yani sektörel yayınlar, bizleri yakından tanıyor. Bildiğiniz gibi PERDERin kuruluşunda herkes birbirine güvendi ve çok güzel bir sinerji oluştu. O dönemlerde böyle bir girişimde bulunmak çok yanlış olurdu. Şimdi herkes birbirini tanıdığı için ortak satın alma ya da ortak ürün geliştirme gibi konular daha ciddi ve güven zedelemeden konuşulabiliyor. Ancak yine de bizce erken. En azından kısa vadede, ortak satın almalar yapmaya talip değiliz. Derneğimizin böyle bir misyonu ve vizyonu yok. Bizim yapacağımız, marketlerimizde atıl olan, marketlerimizde avantaja dönüştüremediğimiz veya birkaç kişinin avantaja dönüştürdüğü kurumsal ilkeleri hayata geçirmek ve bunlarla giderlerimizi azaltmak. İlerleyen günlerde gelir kalemlerimizi artıracak uygulamalar da yapabiliriz. Ancak bunların içinde ortak satın alma yok. Neler var peki? Bununla ilgili çok ciddi projelerimiz var. Belki de bankamatiklerle ilgili, marketlerin bir köşesine bankamatikler koyacağız, yerimizi kiraya vereceğiz. Bununla ilgili bir gelir elde edeceğiz. Projelerimizle giderleri azaltarak zaten gelir elde etmiş oluyoruz. Ancak bunun üzerine bir de direkt gelir getiren projeler de geliştireceğiz. Bankamatik sadece konuşulan bir konu, birçok konu var ancak onları daha da şekillendiğinde paylaşırız. Özellikle yakında paylaşacağımız çok önemli bir projemiz var, ortak bir girişimle hem giderlerimizi azaltacağımız hem de sektördeki KOBİ'leri de önemli ölçüde hareketlendirecek, Türkiye'ye katkı sağlayacak bir proje. Şu an açıklamayacağım ancak çok yakında basınla paylaşacağız. Biraz da yeni organizasyon yapısından bahsedelim. Ekip oldukça gelişti gördüğüm kadarıyla... Evet, şu anda 9 kişilik bir ekibimiz var, bu ekip dahilinde bir Genel Koordinatörümüz var. Dernek artık kurumsallaştı. Biz sadece yapılan çalışmalara yön veriyoruz. Şu anda buradaki arkadaşlarımız, bu projeleri Genel Koordinatörün altında üç tane birimde yönetiyor; insan kaynakları birimi, projeler birimi, halkla ilişkiler, basın ve reklam birimi. Biz bütün projelere açığız, market ve perakende konusunda avantaj sağlayabilecek, konuşulabilecek, yarınlarımızı daha iyi kılabilecek bütün projeler için kapılarımız açık. Bunları konuşup, tartışıp hedefe götürmek istiyoruz. Geçtiğimiz yıl birçok fuar ve organizasyonda PERDER aktif destek sağladı. Bunlar sürecek mi, kesinleşenler var mı?Yeni kurulan bir dernek olduğumuz için bize destek için gelen herkese kapımızı açtık. Tabi ki bunların hemen hepsinden iyi kötü bir yarar sağladık, en azından sektörde bir sinerji yaratmış olduk. Ancak hem üyelerimizin enerjisini daha sağlıklı kullanmak, hem de yapılan işlerin kalitesini yükseltmek adına artık biraz daha seçici olabiliriz. Daha doğru, daha kullanılır, daha organize ne işler yapabiliriz, onunla ilgili planlamamızı yapıyoruz. Yerel olmamıza rağmen ulusalların yapamadığı bazı organizasyonlar içerisinde de kendimizi görmek istiyoruz. Bunların içerisinde elektronik raf etiketiyle ilgili bir çalışmamız olacak. Eğer bunu parametre ve fiyatları biraz gevşedi, bununla ilgili bir altyapı çalışmamız oldu. Belki yurtdışından bir yazarkasa POS organizasyonu düşünebiliriz. Biz 2 yıl içerisinde marketlerimize aldığımız her şeyin daha iyi olmasını sağlayacağız. Üyelerin toplantılarda sıkça dile getirdiği bir istek PERDERin kendisini ulusal basında daha iyi duyurabilmesi gerektiği. Siz ne düşünüyorsunuz?Katılıyorum... PERDER, geçtiğimiz iki yılda kendini derneğe üye olması gereken yerel zincirlere ve perakendenin üretici ve tedarikçi kanadına tanıttı. Bu önemli bir başarı çünkü bizim sektörümüz çok geniş. Bugün PERDERi aklı başında üreticiler, tedarikçiler ve ulusal perakendeciler yakından takip ediyor, ne yapacağımızı merak ediyor. Bunu sağlamak kolay değildi ancak hem bizim çok aktif olmamız hem de sektörel yayınların iyi desteğiyle bunu sağladık. Şimdi kendimizi halka da anlatabilmeliyiz. Yeni dönemde en büyük projelerimizden bir tanesi PERDER markasını ulaşabileceğimiz her noktaya tanıtıyor olmamız. Hatta bunun içerisinde yurt dışı da var. Yurtdışında perakende dernekleri varsa bunların işbirliğine girip, bu işleri nasıl yaptıklarını görüp, bizim burada yaptığımız güzel şeyleri onlarla paylaşıp, onların yaptıklarını da burasıyla paylaştırmalıyız.. Bu keyifli sohbeti çok klasik ancak artık olmazsa olmaz bir soruyla kapatalım. Ne olacak bu Yasa Tasarısının hali?Yasa Tasarısı ile ilgili zaten iki yılda duruşumuzu sağlam bir tavırla sergiledik. Bugün tasarıya karşı olanlar, karşılarında ciddi gücü olan bir muhatap olduğunu biliyor, ortam başıboş değil artık... Bununla ilgili çok ciddi bir özveri verildi. Özellikle Federasyonun ve Ankaradaki arkadaşlarımızın çok ciddi, çok fedakarca, çok özverili çalışmaları oldu. Biz artık kurallı çalışmak istiyoruz, kurallı rekabet etmek istiyoruz. Kuralsızlık gerçekten bizi rahatsız ettiği kadar ülke ekonomisini de rahatsız ediyor. Perakendede çalışanları ve küçük esnafımızı bitiren iş saatleri, duvar duvara açılan marketler, haksız fiyat rekabetleri, zararına satış, standart sağlanmamış herkesin kafasına göre yaptığı Private Label ve bunun gibi birçok konuya artık dur diyoruz. Bu konuda söylenecek her şeyi, her mecrada defalarca söyledik. Bundan sonra da söylemeye devam edeceğiz ve yurt çapında sesimizi daha da iyi duyurmak için elimizden geleni yapacağız. Tabi ülkemizin siyasi ortamı da son günlerde biraz karışık. Umarım bütün bunlar netleştikten ve hükümet bu konuya el attıktan sonra, sektörümüz hak ettiği kurallarına ve yasal çalışma ortamına kavuşur.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive