Federasyonun Genel Kurulu`nda Türkiye Perakendesi Gücünü Gösterdi

Türkiye Perakendeciler Federasyonu 1nci Olağan Genel Kurulunda kurucu başkan Şeref Songör, önümüzdeki dönemin başkanlığına resmi olarak seçildi

Eklenme Tarihi : 18 Aralık 2007 Salı
federasyonun-genel-kurulunda-turkiye-perakendesi-gucunu-gosterdi
Federasyonun istişare kurulunda görev alacak isimler de belli oldu. Sanayi Bakanı ve Tarım Bakanının da katıldığı genel kurul, Türkiye perakendesinde yerli sermayenin gövde ve güç gösterisi niteliğindeydi Türkiye Perakendeciler Federasyonu, resmi kurulma tarihi olan 12 Eylül 2006nın ardından ilk olağan genel kurulunu gerçekleştirdi. Federasyonun kurulması sürecinde tüm derneklerin ortak isteği doğrultusunda başkanlık görevini üstlenen Şeref Songör, genel kurul sonrasında da önümüzdeki dönem için Türkiye Perakendeciler Federasyonu Genel Başkanlığına seçildi. Kocatepe Kültür Merkezinde gerçekleştirilen genel kurula, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Çoşkun, Tarım Bakanı Mehdi Eker, milletvekilleri, sivil toplum örgüt temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Şeref Songör, konuşmasında özetle şunları aktardı: Kuruluşumuz henüz bir yılını tamamlamamış olmasına rağmen sektörümüzü analiz etmek, çözüm önerileri oluşturmak ve gelişim projeleri yapmak anlamında güzel çalışmalarımız oldu. Önemli bir değişim ve dönüşüm sürecine giren ülkemiz perakendeciliğinin geldiği noktada, küresel markaların etkilerini arttırmak isteyeceğini, rekabet olgusunun hızlanacağını, aynı zamanda müşteri ihtiyaç ve beklentilerinin artacağını düşünüyoruz. Bu olgu kurumsallaşma ve değişen şartlara göre kendimizi sürekli geliştirmemizi ihtiyaç haline getirmiştir. Bizler de ortak aklı kullanarak bu hedefler ile yola çıktık; ülkemiz perakendecileri olarak kendi ülkemizde sinmek bize yakışmamalı, önce ülkemizde ulusal, güçlü, kendi tüketici ve üreticilerimize en kaliteli en rekabetçi hizmeti veren markalar olmak istiyoruz, hemen akabinde ise uluslar arası bir marka olarak öncelikle çok ihtiyaç duyulduğunu düşündüğümüz bölgemizde, devamında ise tüm dünyada ülkemizin kalkınması, tanıtımı ve tüm markalarımızla da beraber gelişmek şeklinde büyük hedeflerimiz var. Perakendeciliğin öneminden bahsetmişken ülkemiz perakendeciliğinin rekabetçi olması, tüm markalarımızla gelişmesi için öncelikle ülkemizde sağlam bir yasal alt yapıya ihtiyaç vardır. Şu anda Meclis gündeminde olan Büyük Mağazacılık Yasa Tasarısı bizim önem verdiğimiz ve sektörümüzün gelişmesine katkıda bulunacağını düşündüğümüz bir yasadır. Ülkemizde bir mağaza sistemi kurmaya çalıştığımızda ciddi bürokratik engellerle karşılaşmaktayız. Örneğin mağaza açabilmek için 47ye kadar sayabildiğimiz bürokratik formaliteye ihtiyaç vardır. Bu çok ciddi bir zaman ve emek kaybıdır. Bunun yerine çerçevesi çizilmiş, formalitelerin azaldığı bir yasal temel sektörü güçlendirecektir. Perakendecilik sektörünün işletmeci temsilcileri olarak bizler müşterilerimiz kadar çalışanlarımızın da sağlıklı, huzurlu ve mutlu olmasını önemsiyoruz. Konuya sadece maddi kâr amaçlı olarak bakmıyoruz. Çalışanlarımızın aile yaşamlarının huzurlu ve mutlu olması, hafta sonlarını sevdikleriyle birlikte geçirebilmeleri, çalışanlarımızın mutluluğu adına bizim açımızdan önemlidir. Bireyler özel yaşamlarında mutlularsa, iş hayatlarında başarılı oluyorlar. Sektörümüzde insan kaynaklarını kalitelendirmek, maddi ve sosyal anlamda cazibeyi artırmaya bağlıdır. Kendi güçlü markalarımız olmalı Son zamanlarda sektörümüzde sıkça görülen zararına satışlar ve aldatıcı indirimler, haksız ve yıkıcı rekabetin oluşmasına neden olmaktadır. Özellikle uluslararası markaların bu tür yaklaşımları, ulusal markalarımızın gelişmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Buna karşılık bizim de uluslararası güçlü rekabetçi markalar yaratıp tüm dünyaya açılmaya ihtiyacımız var. Bunun için öncelikle kendi ülkemizde güçlü desteğe ihtiyaç duymaktayız. Üreticilerimizle, bankalarımızla, çiftçimizle ve tüketicimizle el ele vererek birlikte başarmalıyız. Sonucu baştan belli bir yarışa girmek yerine; haksız rekabet, zararına satışlar, indirimlerin aldatıcı ve denetimsiz yapılması gibi birçok konuya gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıyla çözüm bulunmalı, böylece bu markalarla rekabet edebilir düzeye gelebiliriz. Bizler sektör olarak bize özel bir koruma istemiyoruz, çıkacak yasa tüm sektöre hizmet edecek adaletli bir yapıda ve asgari müşterekte buluşturacak şekilde düzenlensin istiyoruz. Değerli dostlarım; bizler yürümek değil koşmak istiyoruz. Ama nereye gittiğimizi bilerek ve doğru adımlar atarak geleceği yeniden şekillendirmeye hazırız. Özelde de perakendecilik sektörünü yakından tanıyan bir başbakanımızın olmasını büyük bir avantaj olarak görüyoruz. Bunun bir örneğini, tekstilde ihtiyaç hissedildiğinde yüzde 18lik KDVnin yüzde 8e hızlı ve pratik olarak düşürülmesinde ve kurumlar vergisinin yüzde 30dan yüzde 20ye indirilmesinde yaşadık. 2006 verilerine baktığımızda da buradaki indirimlerden bir vergi kaybı olmadığını, hatta kayıt dışılığa karşı ciddi bir tedbir olarak gerçekleştiğini yaşadık. Gıda ürünleri konusunda da KDVlerin düşürüleceğine ilişkin çalışmaları görüyoruz. Burada zaten gıdaya lüks tüketim olarak yaklaşılması doğru olmamalı. Aynı zamanda sebze meyve ve et ürünlerinde sektöre yüzde 1 ile girip, yüzde 8 KDV ile çıkan ürünlerin yine kayıt dışılığı özendirdiğini maalesef ifade etmek isterim. Bu düzenleme içerisinde bunlarla beraber bir çözüm üretilmesini de bekliyoruz. Hükümetimizden yasaları bekliyoruz İşte tüm bunlarla birlikte bizimde hükümetimizden özelde beklentimiz; perakendecilik sektöründe lüzumsuz bürokrasiyi yok edecek, çalışanların daha huzurlu ve kaliteli yaşamalarını sağlayacak bir şekilde, toplumun sosyal ve aile yaşantısına olumlu yönde katkı sağlayabilecek, haksız rekabet ve aldatıcı indirimlerden kaynaklanan yıkıcı ve kartelleşmeye giden bir yapı yerine, tüm bunlara çözüm üretebilecek sektöre ve topluma fayda sağlayacak yasal düzenlemeyi de içinde bulunduğumuz yasama döneminde hükümetimizden bekliyoruz. Biz de buradan alacağımız güçle; iş ve güç birlikteliği için hazırladığımız çalışmalarımızı tamamlayıp, bununla birlikte tüm dünyaya örnek olacak projeler üreteceğiz inşallah Amacımız geleceği inşa etmek Bugün geldiğimiz noktada yaşadığımız çevre ve dünya ciddi tehdit ve tehlikeler ile karşı karşıya bulunmaktadır. Plansız ve düzensiz üretim, etkin olmayan yasal alt yapılar, sistemsiz sanayileşme ve üretim süreçlerinin sürekli gelişmesi beraberinde küresel ısınma tehlikesini yaşamamıza neden olmuştur. Özellikle ülkemizin tarım politikasını çok daha planlı ve etkin bir programla desteklememiz, bu sorunların çözümlenmesine katkıda bulanabilir. Bu nedenle ancak küresel boyutta ortak stratejiler geliştirerek bu sorunun üstesinden gelebiliriz. Yaşadığımız dünyayı korumak ve geliştirmek hepimizin gelecek nesillere olan bir borcudur. Hedefimiz gelişmek, güçlenmek ve uluslar arası arenada yerli ve ulusal markalarımızla omuz omuza etkili bir biçimde rekabet edebilmektir. Birlikte sektörümüzün önünü açacak stratejileri geliştirmeliyiz. Amacımız günü kurtarmak değil, geleceği inşa etmektir. Bu senenin tüm dünyada Hz. Mevlana yılı olmasına istinaden, konuşmamı Mevlana Celalettin Rumi Hazretlerinin sözü ile noktalamak istiyorum: Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir. Sevgili dostlarım, başarıyı yakalamak için bizler de aynı hedeflerde aynı duyguları paylaşabilmeliyiz. Bakanlar katıldı Türkiye Perakendeciler Federasyonu 1nci Olağan Genel Kuruluna Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun ile Tarım Bakanı Mehdi Eker de katıldı. Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, hükümet olarak perakendeciliğin kayıt altındaki güçlü ve vergilendirmiş ekonomi açısından önemini bildiklerini, sektördeki yasa eksikliğinden kaynaklanan olumsuzlukları düzelteceklerini belirten bir konuşma yaptı. Coşkun: Yerli sermayenin önemini biliyoruz. Kapımız her türlü yatırımcıya açık, bu ülkeye hizmet edecek sermaye hangi ülkeden gelirse gelsin kabulümüz. Ancak kendi girişimcimizi de kimseye göz göre göre yedirmeyiz. Biz herkes için adil, eşit ve doğru kurallar getiren ve tüketiciyi de mağdur etmeyecek düzenlemeleri en kısa zamanda yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın Bakan Coşkundan sonra söz alan Tarım Bakanı Mehdi Eker de, organize perakendeciliğin bütün üretim süreçlerini etkileyen ve hepsinin en üst basamağındaki sektör olduğunu vurgulayarak, perakendenin düzenli olmasının üretimi, üretimin düzenli olmasının da tarımı olumlu etkileyeceğini belirtti. Yerli perakende markalarının böylesine güzel bir genel kurul gerçekleştirmesine çok seviniyorum çünkü bu yerli üreticimizi ve çiftçimizi de geliştirebileceğimizin göstergesi diyen Eker, gıda alanında Türkiyenin geleceğe güçlü bakması için toprak reformu ve verimliliği artırmak gibi tedbirlerin hassasiyetle uygulandığını sözlerine ekledi. Hep birlikte yemek Başkanın ve istişare kurulunun açık oylama sistemiyle belirlendiği genel kurul, bir seçimden çok Türkiye perakendesinin güç gösterisi niteliğindeydi. Ankara PERDERin ev sahipliği sebebiyle yoğun destek verdiği genel kurula, İstanbul PERDERin tüm üyeleri üç otobüs kaldırarak iştirak etti. Ayrıca Bursa, Ege, Karadeniz, Çukurova gibi bölgelerden PERDER temsilcileri ve birçok kentten yerli perakende markaları da genel kuruldaydı. Türkiye Perakendeciler Federasyonunun Olağan Genel Kuruluna katılan üyeler akşam da Lale Restoranta Başkan Şeref Songörün davetlisi olarak hep birlikte yemek yedi. Aile havasında geçen yemeğin ardından Başkan ve Ankara PERDER üyeleri, diğer kentlerden gelen katılımcıları tek tek uğurladı. :::::::::::::::GÖMME:::::::::::::::::::::: Türkiye Perakendeciler Federasyonu Yeni Dönem Görev Dağılımı Yönetim Kurulu Asil Üyeler Şeref Songör İbrahim Özhan Ümit Erdem Uzun Nihat Kaya Erdal Tüfekçi Vahdet Sarıkaya Niyazi Güneri Denetim Kurulu Asil Üyeler Rahim Tüfekçioğlu Kudret Kayabaşıoğlu Doğan Seyhan Disiplin Kurulu Asil Üyeleri Mustafa Altunbilek Hacı Mustafa Narman Galip Akgün Eklertpf002.jpgtpf21.jpg
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive