Ege PERDER 1 Yaşında

Ege Bölgesindeki yerli perakende zincirlerini çatısı altında toplayan Ege ve İzmir Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendeciler Derneği (Ege PERDER) 1 yaşına girdi

Eklenme Tarihi : 18 Aralık 2007 Salı
ege-perder-1-yasinda
Dernekin kuruluş yıldönümü nedeniyle bu akşam İzmir Crown Plaza Otel Büyük Salonda saat 20.00de bir yemek verilecek. Ege PERDER Başkanı Vahdet Sarıkaya Dernekin kuruluş yıldönümü nedeniyle yazılı bir açıklama yayınladı: Bizler perakende pazarındaki hızlı büyüme ve değişime adapte olabilmek için bir çatı altında toplanma ihtiyacı duyduk. Aslında bizlerin bir araya gelme çabaları 1990lı yıllara dayanmaktadır. Ve her seferinde bu çabalar o veya bu şekilde sonuçsuz kalmıştır. Her deneme bizler için yeni bir tecrübe olmuştur. Hatalarımızdan ders alarak, bugün bir yılını doldurmuş bir birlikteliğin gururuyla karşınızdayız. Çok değil bir yıl önce bu günlerde 9 işletmenin bir araya gelmesiyle kurulan derneğimiz şimdi 25 üyeli bir güç olmuştur ve her geçen gün yeni üyelerin katılımıyla da büyümektedir. Derneğimiz aynı zamanda ülke genelindeki PERDERleri temsil eden Türkiye Perakendeciler Federasyonunun üyesidir. Bugün Türkiye genelinde perakende sektöründe ciro dağılımlarını incelersek, yüzdesel oranda hiper zincir ve uluslararası perakendecilerin en yüksek pay aldığı illerin başında İzmir gelir. İzmir kendi yatırımcılarına sahip çıkamamıştır. Maalesef bugün yaşanan bu realitenin en büyük sorumlusu yerel yönetimlerdir. Hatta daha ileri gidelim İzmir Büyükşehir Belediyesidir. Bugünkü başkanı ve yönetimi tenzih ederim. Ne kadar acıdır ki uzunca bir dönem, İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırsız belediye olanaklarını seferber ederek, hatta yasaları çiğnemek pahasına, vergi topladığı kendi esnafıyla, kendi seçmeniyle rekabet eden bir ticari kuruluşa dönüştürmüştür. Bugün hükümetler KOBİleri kalkındırmak için proje üstüne proje üretirken, üyesi olmaya çalıştığımız Avrupa Birliği, KOBİleri kalkındıran projelere önemli bir bölümü hibe olmak üzere mali destek verirken, belediyemiz bizlerle rekabete girmiş, hatta bizleri yok saymıştır. Bu durum geleceği görmekten, planlamaktan aciz, günü kotarmaya çalışan, tabiri caizse tribünlere oynayan basit politikaların bir tezahürüdür. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan tanzim satış mağazaları kısa adıyla Tansaşlar, ülkemizde türünün ilk ve en uzun yaşayan tek örneği olarak güzel İzmirimizin esnafının belini bir daha düzelmeyecek şekilde bükmüştür. İşim icabı başta İstanbul, Ankara olmak üzere bir çok ili dolaştım, gittiğim illerde yerel yönetimlerin yerel perakendecilere yaklaşımlarına tanık oldum, kendi insanına, yatırımcısına destek olabilmek için çabalayan belediye başkanlarıyla tanıştım. İzmir adına sadece ne kadar üzgün olduğumu söyleyebilirim. Neden bir çatı altında toplanma ihtiyacı duyduk! Bizi göremeyen, bizi dinlemeyen, bizi anlamaya çalışmayan yerel yönetimlere daha güçlü bir ses ve daha net bir görüntüyle derdimizi anlatabilmek için. Bugün İzmir ulusal perakendecilerin en güçlü olduğu illerin başında gelmektedir. İzmir perakende pazarını elinde tutan markaların sayısı bir elin parmakları kadar bile yok. Türkiye perakende pazarını elinde tutan markaların sayısı da iki elin parmaklarını geçmez. Ve bu markalar her geçen gün güçleniyor. Uluslararası mağazacılık yapan işletmeler satın almalarını da uluslararası düzeyde gerçekleştirmektedirler. Benim 5 liraya aldığım bir ürüne 3 lira raf satış fiyatı koyan bir güçle mücadele edebilmem için, öncelikle benim de o ürünü 3 liranın altında bir fiyatla almam lazım. Çok sık yaşanan bu durum karşısında tedarikçi firmalardan genellikle dinlediğimiz hikayeler aynı: Bizim bilgimiz dışında yapıldı, Zararına satıyorlar, Bir lira destek vermedik. Bize gelen beyanları dinlersek, uluslararası yapılar Türkiye pazarında değil para kazanmak, batmamak için çabalıyorlar, hatta her sene yurt dışından ülkemize zararlarını karşılamak için milyonlarca euro para transfer ediyorlar. Kim bilir son dönemde döviz kurlarının düşük seyretmesinin bir nedeni de budur. Gelelim öz eleştiriye, biz nerelerde yanlış yaptık. Bugün, kurumsallaşamadığımız sürece bu pazarda bir geleceğimizin olmayacağının bilincindeyiz. Marka olmak zorunda olduğumuzu biliyoruz. Birçoğumuz günü kotarmak için çalışıyorduk. Geleceğin planlanmasıyla ilgili hiçbir ciddi çabamız yoktu. İşin detaylarında boğulmuştuk. Bırakın dünyayı Türkiyedeki sektörel gelişmeleri takip etmekten çok uzaktık. Ama şimdi bu anlayış değişmeye başladı. Artık, kendimizin ve personelimizin eğitimine zaman ve mali kaynak ayırıyoruz. Babadan gördüklerimizin en doğru olduğuna inanmışlık sona erdi. En iyisini bizim bilmediğimizi öğrendik. Sürekli gelişim için zaman ve para harcamaya başladık. Neden bir çatı altında toplanma ihtiyacı duyduk? Bireysel olarak çeşitli nedenlerle göremediğimiz, bilmediğimiz anlayamadığımız konularda ortak aklın gücünden faydalanmak için. Ege PERDER olarak geçtiğimiz bir yıl içerisinde neler yaptık sorusunun cevabına gelince; çok şey yaptık. En önemlisi, aynı masa etrafında oturup ortak sorunlarımızı, dertlerimizi paylaştık. Birbirimizi zarara uğratacak kırıcı rekabete son vermeye başladık. Derneğin menfaatleri için kişisel faydalarımızdan fedakarlık edebildiğimizi, ortak bir dil konuşabildiğimizi gördük. Güven çok zor kazanılan fakat çok kolay kaybedilen bir olgudur. En önemlisi birbirimize güvenmeyi öğrendik. Bir yıl içerisinde dışarıdan gelen bazı olumsuz söylem ve eylemlere karşı tek vücut kaldık. İç meselelerimizi kendi içimizde çözmeye çalıştık. Dışarıya yansıtmamaya özen gösterdik. Hiper zincirlerin zaman zaman mantık sınırlarını zorlayan güç gösterilerine karşı aklı selim bir duruş sergiledik. Bir yıl içerisinde önce kendimizin yani patronların sonra çalışan personelimizin gelişimine katkıda bulunacak eğitim programlarını faaliyete geçirdik. Dernek binamızın üçüncü katını eğitim ve seminer salonu olarak düzenledik. Dernek bünyesinde, üyelerimize ücretsiz eğitimler gerçekleştirdik. Bu konuda sektörün en iyi kuruluşundan, Perakende Bilgi Evinden destek aldık, almaktayız. Değişik illerde Federasyonumuzun desteklediği gıda fuarlarını ziyaret ettik, bu illerdeki yerel perakende mağazalarını gezme imkanı bulduk. O ilde faaliyet gösteren dernek üyeleriyle sektörün dünü-bugünü-geleceği hakkında fikir alışverişinde bulunma şansımız oldu. Kısaca vizyonumuzu geliştirdik. Ofislerimizden dışarı çıkıp dışarıda neler olup bittiğine baktık. Kendi adıma, Dernek adına, sektör adına gelecekten umutluyum. Ancak artık yapılacak hatanın telafisinin olmadığını hepimiz kabul etmeliyiz. Türkiye perakende sektöründe rekabet gücümüzü koruyabilmek için öncelikle geleceğimizi planlamamız gerektiğinin bilincindeyiz. Bu inançla 2008 yılında uygulama imkanı bulacağımıza inandığımız bazı projeler üzerinde çalışıyoruz. Ancak projelerin hayata geçirilmesinde son karar mercii Federasyonumuzdur. Bir yıl içerisinde tarih yazmak gibi bir hülyamız yok. Acele etmeden, temkinli ve yere sağlam basarak yürümeyi tercih ediyoruz. Birlikten kuvvet doğar sözünden yola çıktık, perakendeciler olarak aynı çatı altında birleştik.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive