Bursa PERDERde Güç Birliği

Bursa PERDER Başkanı, Fayda A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve Seyhanlar Genel Müdürü Doğan Seyhan ile Bursa PERDERin faaliyetleri, Fayda A.Ş ve perakende sektörü üzerine keyifli, bir o kadar da önemli bilgiler aldığımız bir söyleşi gerçekleştirdik

Eklenme Tarihi : 28 Aralık 2009 Pazartesi
bursa-perderde-guc-birligi
Özlem ELGÜNBursa PERDER, üyeleri ile nasıl bir işbirliği içerisinde? Gündeminizde hangi faaliyetler var?Bursa PERDERi farklı kılan, üzerinde önemle durduğumuz faaliyetlerimizden biri; eğitim... Üyelerimize her ay eğitimler veriyoruz. Bugüne kadar Mağaza Yöneticileri ve Şarküteri gibi eğitimler verildi. Geçtiğimiz ay da Rafta İnovasyon konulu bir eğitimim gerçekleştirdik. Bu eğitim, Türkiyede ilk kez Bursada veriliyor. Eğitimlerimizi üyelerimizin ortalama 120 çalışanı ile birlikte gerçekleştiriyoruz. Eğitime katılan kişi sayısı, bizim için önemli bir başarı. Kategori Yönetimi, Rafların Düzeni ve Ürün Farklılaştırma gibi konu alt başlıkları da çalışanlarımıza farklı bir bakış açısı kazandıracak diye düşünüyoruz.Bursa PERDER olarak sorunlarınız neler ve bu sorunları çözmek için neler yaptınız? İlk olarak personel konusundaki sıkıntıları ve çözümleri konuşalım dilerseniz?Eğitimli personel bulamama, sorunlarımızın başında geliyordu. Bugün, gerçekleştirdiğimiz eğitimlerle çok yol kat ettik. Perakende sektörü temsilcileri ile bilgi paylaşım sistemimiz mevcut değildi. Bir personelin çalıştığı kuruluşa maddi manevi zararı olmuş ve bu yüzden işine son verilmişse; bir diğer kuruluş bu personelin yaptıklarından haberdar olmuyordu. Dolayısıyla aynı personelin başvurusunu kabul edip işe başlatabiliyordu. Aynı zararlara kendisinin de uğraması yüksek ihtimalle söz konusu oluyordu. Şimdi ise üyelerimiz bu tür personeller hakkında derhal bilgilendiriliyor ve aynı sektörde, üye kuruluşlar içerisinde o kişinin çalışması mümkün olamıyor. Diğer sorunlarımızı güncel olarak her gün konuşuyoruz ve bunlara çözüm yolları arıyoruz. Bu sayede güç birliğimiz ve takım ruhu içerisindeki birlikteliğimiz daha da perçinlenmiş oluyor. Karşılaştığınız hırsızlık olaylarında nasıl davranıyorsunuz?Yine aynı bilgi paylaşım sistemimiz sayesinde, organize hırsızlık şebekeleri ile de mücadelemiz arttı. Eğer üye bir kuruluşumuz hırsızlık olayı yaşamış ise buradaki detayları tüm üye kuruluşlar ile paylaşarak bilgi sahibi olmalarını ve önlem almalarını sağlamış oluyor.Üyelere tedarikçi tavsiyesiTedarik zincirini nasıl yönetiyorsunuz? Bu konuda yaptırımlarınız ve tercihleriniz nelerdir?Üyelerimizin marketlerini kurma aşaması ve tedarikçilerini seçme noktasında da paylaşımlarımız mevcut. Onayladığımız ve problem yaşamadığımız tedarikçilerle çalışılması yönünde belirleyici rolümüz var. Daha önce üyelerimizden birinin ciddi sorunlar yaşadığı tedarikçinin, bundan sonra üyelerimizle çalışma durumu söz konusu olmuyor. Aynı şekilde uygulamalar konusunda tecrübe sahibi olan bir üyemiz, bu tecrübesini diğer üyelerle paylaştığında, muhtemel uğrayacağı zararları zamanında önlemiş oluyor. Rekabette ticari etik değerler konusuna değinecek olursak, nasıl davranıyorsunuz?Sektör içerisinde yaşadığımız sıkıntılardan biri de aynı ve birbirine yakın yerlere market şubelerinin açılması oluyordu. Şimdi üyeler yeni şube yatırımlarında, diğer bir üyenin şubesinin yakınında olmamaya özellikle dikkat ediyor. Biz Bursa PERDER olarak bunu da önledik fakat bu konuda da kanun gerekiyor. Gıda yasasında düzenleyici kanun maddelerinin bir an önce hükümet tarafından çıkarılması lazım.Üst düzey idari çözümler için çabalarınız nelerdir?Bakanlık görevi süresince Sanayi ve Ticaret eski Bakanı Ali Coşkuna defalarca raporlar ilettik, çözüm önerileri sunduk ve bunların yasalaşmasını talep ettik. Yine aynı şekilde Devlet Bakanı Zafer Çağlayana da aynı sorunları ve çözüm önerilerini ileterek sonuç bekledik. Fakat maalesef bu sorunlar çözüme kavuşturulmadı, ilgili yasalar bir türlü çıkartılmadı. Şu an için özellikle Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Ekere, bizleri desteklediği için özellikle teşekkür ediyorum. Fayda A.Şnin oluşumuna çok önemli katkıları var. Örneğin her yıl ramazan ayında bakliyat zamlanırken, bu yıl fiyatlarda herhangi bir artış olmadı. Bunun bir tek sebebi var; Fayda A.Ş... Tarım Bakanlığının desteği sayesinde, Toprak Mahsulleri Ofisinden (TMO) aldığımız mercimeği ve pirinci 4 yerine 2 TLye satmaya başladık. Fındık, piyasada 18 TLye satılırken, biz TMOdan şartlı olarak aldık ve kilogramını 10 TLden sattık. Dolayısıyla daha önceki dönemlerde sattığımız mercimek, pirinç ve fındık miktarlarından çok daha fazlasını bu yıl içerisinde satmış olduk. Tüketici derneklerinden de övgü ve teşekkürler alarak, kazanan tüketiciye desteğimizden dolayı gururlandık. Şeker fabrikalarından 6 ay vade ile aldığımız şekerden tüm üyelerimizi faydalandırdık. Son olarak Çaykur ile bir işbirliği gerçekleştirdik. 800 gram Batı Karadeniz çayı, sadece PERDER üyelerinde 9 TL yerine 7,9 TLden satılacak.Kısacası hem tüketici hem de üyeler kazandı. Bu da güç birliğinizin en önemli göstergesi olmuş... Başka katma değerli faaliyetleriniz var mı?Örneğin Neffis marka fındık kremasında, piyasada bulunan muadil fındık kremasından daha üstün bir kalite yakaladık. Diğer ürünün fındık değeri 5 iken, bizim ürünümüzde 6 ve fiyatı diğeriyle aynı. Bursa halkı GDOdan uzakÜst düzey idari ilişkilerden bahsettik. Bunun yanı sıra bölgesel ve yerel yönetimlerle, il ticaret ve sanayi odasıyla ilişkileriniz nasıldır? Bu alandaki çabalarınız nelerdir?Bursa PERDER, 30 üyesi de şirket olduğu için aynı zamanda Ticaret ve Sanayi Odasının da üyesi. Yaptığımız tüm işlerle omuz omuza bir çabamız söz konusu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) bünyesinde kurulan ve Bursa Valiliğinin de desteklediği Gıda Masasına üyelerimiz arasında yaptığımız görev dağılımı neticesinde iki arkadaşımızı temsilci olarak atadık. Arkadaşlarımız demokratik bir seçim ortamında oy birliği ile seçildi. Gıda Masasında görev yapacak arkadaşlarımız, üyelerimizin tanımladığı ve tespit ettiği tüm sıkıntılara, BTSOnun da desteğini alarak çözüm arayacaklar. Bunların en başında enerji konusu geliyor. Sanayicilerimiz enerjide yüzde 30luk bir fayda kazanırken, biz de sanayi elektriği kullandığımız halde maalesef bu imkândan istifade edemiyoruz. Sanayi Bakanlığının vermiş olduğu kredi desteklerinden de hiçbir şekilde faydalanamıyoruz. Dolayısıyla tüm bu sıkıntılarımızı aktararak, çözüm yolları bulmaya çalışıyoruz. Temel amacımız birlikte yürümek.Sorunlarınıza çözüm yolları üretmek için, üyeleriniz arasında yapmış olduğunuz görev dağılımından bahsettiniz. Kimler, hangi görevleri aldı öğrenebilir miyiz?30 üyemiz arasından 20 görev noktasında iş bölümü yaparak, üyelerimizin çoğulcu katılımını sağladık. Bu sayede PERDERe sağlayacakları hizmetler ile hem katılımcı olmalarını hem de ait olma duygularının oluşmasını sağladık.Görev dağılımları ile görevlileri oy birliğiyle, şu şekilde oluşturduk:Dernekler Masası / Federasyon: İbrahim ÖzhanFayda A.Ş / Eğitim ve Kargem: Doğan SeyhanBTSO / Tarım: Cahit ÜçelBelediyeler: Önder ÖzemreHal ve pazarcılar / Petrol sözleşmeleri: Haşim KılıçBasın sorumlusu: Mithat AçıkPoşet ve ambalaj: Yusuf YılmazGSM ve telefon: Şefi BekiroğluAraç kiralama ve takip: Edip KuşaslanKredi kartları ve banka: Ayhan SamukHukuk: Temel AltunMuhasebe takip: Gökhan Seyhanİç tüzük: Ferşat NarmanHalkla ilişkiler ve Ar-Ge: Süleyman EkincioğluGezi ve seyahat işleri: Yener DinçSosyal sorumluluk: Ferit AlparslanBu faaliyetlerle hem ilişkilerimizin düzenlenmesi hem satın alma gücümüzün artması hem de kendimizi daha iyi ifade edebileceğimiz iletişim kanalımızın oluşmasını hedefliyoruz. Sosyal sorumluluk projeleri de geliştirerek, topluma katkılarımızı sürdürüyoruz. Örneğin doğada kısa sürede yok olan poşetler için toplu satın alma yapıyoruz. Bu sayede hem maliyetlerimizi düşürüyor hem de doğaya katkıda bulunuyoruz. Petrol Ofisinden üyelerimize yüzde 6,5lik bir indirim avantajı sağladık. Spastik çocuklarımız ve omurilik problemi yaşayan hastalarımıza dağıtılmak üzere 20 adet akülü araba alımı gerçekleştirdik. Alım gücü zayıf ailelerimiz için alışveriş kartı uygulamasını başlattık. Ürün tedarikçilerimiz bize fabrikalarını gezdirmek veya ürün lansmanı yapmak istediklerinde tüm üyelerimizi tek tek davet etmek yerine, toplu olarak davet gerçekleştiriyoruz. Bu da tedarikçilerimiz ile iyi bir işbirliği sonucunu getirmiş oldu. Pazarcılar ile sıkıntılarımız vardı. Bu konuda meyve ve sebze hali yöneticileri ile bir araya gelerek toplantılar düzenledik. Tüketicinin de korunmasına yönelik bu çabalarımızın sonucunda Bursa halkı Genetiği Değiştirilmiş Organizmalardan (GDO) uzak durmuş oldu.GDO, şu an Türkiyenin gündemini oldukça meşgul eden, insan sağlığını ilgilendiren oldukça önemli bir konu... Siz, bu gibi ürünler ile ilgili ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?Bursa hali, Türkiyede eşi benzeri olmayan bir hal... Bu özelliğimiz ile her zaman gurur duyuyoruz. Hale her giren ürün, laboratuarlarda test edilerek GDOlu olup olmadığı inceleniyor. Bu sayede ve biz marketçiler aracılığı ile Bursaya GDOlu ürün girmiyor. Fakat pazarcılar ile yaşadığımız sorun da zaten bu noktada başlıyor. Bir yandan haksız rekabete yol açan pazarcılar, diğer yandan da gayri resmi olarak kendi kurdukları buzhaneler aracılığı ile kayıt dışı alım yapıyorlar. Dolayısıyla halkımıza kontrolsüz ürünler satılıyor.Pazarcılar ile kontrolsüz ürün satışı dışında da önemli ayrımlarınız söz konusu. Biraz bunlardan da bahsedebilir misiniz?Pazarcılar ile ilgili gelişmeler il idare kurumlarınca da bilinmesine rağmen, bizler mücadelemizi büyük bir kararlılıkla sürdürüyoruz. PERDER üyeleri, pazarcılar karşısında daha avantajlı ve büyük oranda fayda sunuyor. Örneğin, bizler kayıt dışı faaliyet göstermeyerek satış fişi kesiyoruz. Kredi kartı ile ödeme kabul ediyoruz. Eve kadar servis hizmetlerimiz mevcut. Müşterilerimiz ürünlerimizi seçerek alma şansına sahip. Kanserojen siyah poşet kullanmıyoruz. GDOlu ürünlerin satışına kesinlikle izin vermiyoruz. Personelimiz her zaman güler yüzlü, eğitimli ve yardımcı olma çabası içinde.Haklarımız korunmalıİdari yönetimlere buradan özetle söyleyecekleriniz nelerdir?Gıda Yasasının bir an evvel çıkmasını istiyoruz. Metrekare büyüklüğü ve yapısı ne olursa olsun, yan yana marketler açılmasına izin verilmemeli. Örneğin Çanakkale ve Bandırma bunu başardı. Aynı uygulamayı Bursa olarak bizim de başlatmamız gerekiyor. Çünkü biz büyük bir aileyiz. Bu aileye sahip çıkılmasını ve haklarının korunmasını istiyoruz. Sonuçta 3 bin 500 çalışanımızla, 120 bin metrekare toplam alanımızla, 191 mağazamızla ve Türkiye genelinde 4.2 milyar dolar ciromuzla gerçekten büyük bir aileyiz. Bu aileye destek verilmesi gerekiyor.Şu an icra etmiş olduğunuz görevlerinizin yanı sıra siz de bir müşteri, tüketicisiniz. Bir de bu çerçeveden baktığınızda, değerlendirmeleriniz nelerdir?Bizim, artık hayat felsefemiz haline gelmiş bir sloganımız var: Yemeyeceğin, ailene de yedirmeyeceğin ürünü satma. Tüketici platformları ile sürekli iletişim halindeyiz. Şaibeli, problemli ve sağlıksız ürünleri tespit ettiklerinde bizlerle paylaşıyorlar. Biz de bu ürünleri kesinlikle raflarımızda satışa sunmuyoruz. Üretim tarihi ve son kullanma tarihine mutlaka ve katiyetle dikkat ediyoruz. Tarihi geçen ürünleri kesinlikle raflarda tutmuyoruz. Hijyen kurallarına uyarak, gereken tüm koşullarını sağlıyoruz. Beyaz ve kırmızı ette, veteriner kontrolü altında, soğuk zinciri kırmadan üretim, sevkıyat ve sunum yapıyoruz. Kıymanın ve köftenin bakteri üretmesine asla izin vermiyoruz.Son olarak bizlerle paylaşmak istediğiniz bir konu var mı? Dünya, bizimle ilgili 3 konuya akıl erdiremiyor. Sosyal yardımlaşma kültürümüz, manevi değerlerimiz ve kayıt dışı ekonomik faaliyetlerimiz. İlk iki nokta; kültürümüz ve değerlerimiz çok önemli. Bunlara sahip çıkarak gelecek nesillerimize aktarmalıyız. Kayıt dışı ekonomik faaliyetlerden ise bir an evvel kurtulmamız lazım. Mehmet Akifin bir yurt dışı gezisinden döndükten sonra söylediği şu cümle aklıma geliyor: Onların işi bizim dinimiz gibi, bizim dinimiz onların işi gibi... İşimizde de en mükemmel noktaya ulaşmak için, topyekûn seferber olup, ekip ruhuyla en iyilerini başarmamız gerekiyor.Bursa hakkında: Bursa, 2007 resmi nüfus sayımına göre Türkiye'nin 4üncü büyük ili ve 4üncü Büyükşehir nüfusuna sahip şehridir. Marmara Bölgesi'nin Güney Marmara bölümünde yer almaktadır. Ekonomik açıdan Türkiye'nin en gelişmiş illerinden biri olan Bursa doğal ve tarihsel zenginlikleriyle de önem taşır. Birçok medeniyetin izlerini taşıyan Bursa, tarihin, doğal güzelliklerin ve gelişmişliğin bir harmanı niteliği taşır. Ayrıca Türkiye'nin en önemli sanayi kenti olduğu söylenebilir. Yüzölçümü 10 bin 891 kilometrekare olan Bursa ili, kuzeyde Marmara Denizi ve Yalova ili, kuzeydoğuda Kocaeli ve Sakarya, doğuda Bilecik, güneyde Kütahya ve Balıkesir illeri, batıda yine Balıkesir iliyle çevrilidir.Bursa'da en çok Osmanlı Devleti'nin kuruluş dönemine ait tarihî eserlerin bulunmasının sebebi ise,Bursa'nın Osmanlı Devleti'nin ilk başkenti olmasıdır.Bursanın merkez ilçeleri Osmangazi, Nilüfer, Yıldırım, Mudanya, Gemlik, Gürsu, KesteldirUludağ, Gölyazı, Mudanya, İznik, Cumalıkızık ve Ulu Cami, Bursanın turistik yerleridirBursa; otomotiv, tekstil, makine, gıda sanayi sektörlerinde söz sahibidir. Tarihte ilk havlu üretiminin Bursa'da gerçekleştiği söylenir, halen de havlu üretimi ve ihracatı gerçekleştirilir. 1961 yılında kurulan Türkiye'nin ilk organize sanayi bölgesi Bursa Organize Sanayi Bölgesi ile daha sonra oluşan Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi ve özellikle İzmir ve Ankara yollarının çevresi Bursa'da sanayileşmenin yoğun olduğu yerlerdir. Karagöz Gölge oyunu, tarihte Bursa'nın Türk kültür yaşamına kazandırdığı en önemli etkinliklerdendir. Kılıçkalkan, yörenin ünlü halkoyunudur. İskender Kebap, yörenin ünlü yemeğidir. Kestane şekeri ve Kemal Paşa tatlısı ünlü tatlılarındandır. Trilye zeytini de dünyanın en iyi cins zeytinlerindendir. Bursada şehir içi ulaşım 1998'e kadar taksi, dolmuş ve belediye otobüsü gibi klasik sistemlerle karşılanıyordu. 1998'de Bursa metrosunun temeli atıldı ve 2002'de işletmeye açıldı. Şehirde ayrıca bir teleferik hattı vardır. Uludağ'a ulaşım, dolmuş ve taksilerin yanı sıra 1963'te tamamlanarak hizmete açılan bu hatla karşılanmaktadır. Bu hat Türkiyenin ilk teleferik hattıdır, 4 bin 766 metre uzunluğundadır. Kabinlerin her biri 40 yolcu kapasitelidir. 2005 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türkiye'nin ilk ve tek kalite belgeli Büyükşehir belediyesi olmuştur. Bursa'da, 1975 yılında Uludağ Üniversitesi kuruldu. Cumhuriyet tarihinin ilk modern sinema-tiyatro-konser salonları arasında yer alan Tayyare Kültür Merkezi, mimar Arif Hikmet Koyunoğlu'nun projesi doğrultusunda Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) tarafından yaptırılmış ve 1932 yılında Bursada hizmete açılmıştır. Kaynak: http://tr.wikipedia.org/Bu röportaj Market dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive