Ankara PERDER, Sektöre Yön Vermeye Devam Ediyor

2001 yılında kurularak ülke çapındaki perakendecilerin örgütlenmesinin de yolunu açan Ankara PERDERin çalışmalarını ve sektöre dair görüşlerini dernek başkanı Mustafa Altunbilekden öğrendik

Eklenme Tarihi : 24 Aralık 2009 Perşembe
ankara-perder-sektore-yon-vermeye-devam-ediyor
Özlem ELGÜN Ankara PERDER kimler tarafından, ne zaman, nasıl kuruldu?Ankara PERDER, 2001 yılında Ankaralı yerel perakendeciler tarafından ülkemiz perakende sektöründe faaliyet gösteren tüm perakendecilerimizi organize bir yapı içinde, kayıtlı, kurallı ve sistematik, gelişmelerini tamamlamış güçlü markalar haline getirme vizyonuyla kuruldu. 2001 yılında Ankaralı perakendecilerin çalışmalarıyla başlayan bu sivil toplum kuruluşu hareketi; diğer bölgelerde de yankı bularak sırasıyla 2004 yılında Samsun, 2006 yılında İstanbul, Ege, Bursa, Batı Karadeniz, 2007 yılında Kayseri, Güneydoğu, son olarak 2009 yılında Konya ve Çukurova PERDERin kurulması ve bunların bir araya gelerek federasyon olmasına kadar gelen bir süreç oldu. Derneğin şu anda kaç üyesi var? Üye marketlerin isimleri, şube sayıları, toplam mağaza metrekareleri, kasa ve istihdam ettiği personel sayıları nedir?Şu an geldiğimiz noktada 28 üyemiz, 20 üye firmamız bulunuyor. Bunlara ait 10 bin 727 metrekare kullanım alanına sahip toplam 445 şubemiz ve 10 bin 506 çalışanımız ile derneğimiz 2010 yılında da oluşturduğu projeler, destek olduğu fuar ve organizasyonlarla sektöre yön vermeye hazırlanıyor. Üyelerimiz; Akyurt Marketler, Altunbilekler Gıda, Başgimpa Gıda, Bilalım Market, Bildirici Gıda, Canbesi Çiftliği, Çağdaş Market, Çelikler Market, Macit Market, Makromarketler, Marka Gıda, Öncü Gıda, Öztürk Market, Soykan Gıda, Şavak Gıda, Şekerciler Market, Taşet Market, Tivmaş Gıda, Yeşilova Market ve Yunus Market.Ankara PERDERin çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz? Ankara PERDER, kuruluşundan beri üyelerini ticari tanıtıma teşvik etmek, teknolojik yenilikleri takip etmelerini sağlamak ve sınaî-ticari bilgilerini artırmak amacıyla yurt dışında ve yurt içinde düzenlenen genel nitelikli yahut ihtisas fuarlarına katılım organizasyonları düzenliyor. Bu fuarlarda hem üyelerimizin gündemi takip etmesi sağlanıyor hem de satın alma stantları açılarak üreticilerimize destek olmaya çalışılıyor. Derneğimiz, bu yıl dördüncüsü düzenlenen Ankara Gıda-Tek 2009 Uluslararası Gıda ve Gıda Teknolojileri Fuarının da 2 yıldır destekleyicisi durumunda. Burada amaç, yerel üreticilerimizle birlikte, Ankarada alanımızla ilgili fuar sektörünün de gelişmesine destek olmak... Üyelerimize, onların istihdam ettiği yöneticilere ve her kademedeki personeline yönelik sektörümüzle ilgili modern işletme yöntemlerini tanımaları ve kendi tesislerinde bu yöntemleri uygulamaları hususunda bilgi ve beceri kazanmalarını sağlamak için mesleki eğitim programları düzenliyoruz. Sonuncusu 13 Ekimde, Perakendecinin Kategori Yönetimi konusunda düzenlenen eğitimlerimiz; Finans Yönetimi, İnsan Kaynakları Yönetimi, Aile Şirketlerinin Kurumsallaşması, Kriz ve Kaos Yönetimi, Marka / Temel Mağazacılık Yönetimi, Risk Yönetimi, Görsel Düzenleme ve Alan Yönetimi gibi konularda sürekli olarak üyelerimize ve çalışanlarına ulaştırılmaya devam ediyor. Yine sektörümüze kalifiye eleman kazandırmak için yaptığımız çalışmalarımız da bulunuyor. AB hibe projeleri kapsamında, sektöre ara eleman yetiştirmek için bir takım İŞKUR projeleri hazırlıyoruz. İstihdam garantisi vereceğimiz, staj yapabilmeleri için firmalarımızı sonuna kadar açacağımız genç arkadaşlarımıza bir meslek kazandırmayı hedefliyoruz. Türkiyede perakende sektörünün kayıtlı, kurallı ve disiplinli bir şekilde çalışmasını sağlamak için yasa çalışmaları konusunda hükümet ve sivil toplum kuruluşları nezdinde çalışmalarımız devam ediyor. Bu konuda federasyonumuzun girişimlerini Ankarada olmamız vesilesiyle yakından takip ediyor ve destekliyoruz. Üyelerimizin sık sık bir araya gelmesini sağlayarak sektörün ortak sorunları ve çözüm önerileri üzerine beyin fırtınası toplantıları düzenliyoruz. Ankara ve çevresinde yaşayan müşteri kitlesini nasıl tanımlarsınız? Ankara genel olarak memur ve öğrenci şehri... Bölgesel olarak da müşterilerimiz, İç Anadolu Bölgesi insanının özelliklerini taşıyor. Ancak tabii ki hiçbir şehirde tek tip müşteri profilinden bahsedemeyiz. Her semtte ayrı bir kültür ve ayrı bir profil var. Biz de mağazalarımızı müşterilerimizin beklentilerine göre donatıyor, onlarla beklentilerine göre iletişim kuruyoruz.Yavaş yavaş geride bıraktığımızı umduğumuz ekonomik durgunluk, Ankara ve çevresinde sektörü nasıl etkiledi?Kriz, kendini perakende sektöründe diğer sektörlerden sonra göstermiş olsa da elbette bizleri de etkiledi. Vatandaşlarımızın işsiz kalması, Ankarada ağırlıklı olarak memur olan müşterilerimizin maaşlarında fazla artış olamaması işimize yansıdı. Buna bir de Ankaranın büyük sanayi yatırımları yapılan bir bölgede olmayışı, bölgede daha çok küçük ve orta ölçekli işletmelerin yer alıyor olması eklenince, Ankara perakendecileri için de ekonomik durgunluğun yaşandığı bir dönem oldu.Perakende sektörünün hâlihazırdaki durumuna ilişkin görüşleriniz nelerdir? Önümüzdeki günlerde ne gibi gelişmeler yaşanacak sizce? Yerel ve yerli perakendeciler oldukça hareketli ve güçlü bir yapı sergiliyor son yıllarda... İçlerinden büyük markaların çıkabileceğini de düşüyorum. Ancak tabii ki bu süreci büyümeye, güçlenmeye ve kurumsallaşmaya ayıran; kendi değerine sahip çıkan firmalar sektörde kalmaya ve ayakta durmaya devam edebilecek. Stratejilerini iyi belirleyenler kalıcı ve güçlü olacak. Ankara hakkında:Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti olan Ankara, Türkiye'nin en kalabalık ikinci, dünyanın ise en kalabalık kırk beşinci kenti. Türkiye'nin coğrafi merkezine yakın olduğu için, hem konum hem de işlev itibariyle Türkiye'nin kalbi benzetmesi yapılır. Ankara, kedisi, keçisi ve bu keçinin yünü, tavşanı, armudu, balı, çiğdemi ve Kalecik Karası denilen misket üzümü ile ünlü. Kentin nüfusu, 2000 yılı sayımına göre 3.203.362 kişi.Bilinen tarihi en az 10 bin yıl öncesine, Eski Taş Çağı'na ulaşan Ankara, Hattileri, Hititleri, Frigleri, Lidyalıları, Ahamenişleri (Persler), Makedonyalıları, Galatları (Keltler), Romalıları, Selçukluları ve Osmanlıları ağırlamış, Batı ve Doğu medeniyetlerine ev sahipliği yapmış. Geçmişte, Galatlar'ın bir boyu olan Tektosaglara ve sonrasında Friglere başkentlik eden kent, 1923'ten beri de Türkiye Cumhuriyeti'ne başkentlik ediyor. Roma İmparatoru Gallienus döneminden bir Ankyra sikkesi, Ankara adının çapadan geldiği efsanesini yansıtıyor. Bazı efsanelere göre Ankara, Frig Kralı Midasın bir gemi çapası bulduğu yer. Büyük İskender'in Doğu Seferi sırasında Anküraya MÖ 333'de geldiği kayıtlara geçmiş. Frigler, Galatlar ve Romalılar tarafından gemi çapası anlamına gelen Anküra olan şehrin adı, Ankyra ve Ancyra olarak yazılmış. Kentin adı, Türklerin Anadolu'ya gelmesinden sonra Ankara, Engürü ve Engüriye olarak değişime uğradı, Batı dillerine de Angora olarak geçti. Türkiye Cumhuriyeti devleti, 1930'da yabancı ülkelerden Türk şehirleri için Türkçe adların kullanılmasını resmen talep edince posta idaresi Angora olarak adreslenmiş mektupları Ankara'ya ulaştırmadı. Böylece zamanla Ankara adı evrenselleşti.Ankara, doğuda Kırıkkaleye bağlı Balışeyh ve Yahşihan, kuzeydoğuda Ankaraya bağlı Kalecik, kuzeyde Çankırıya bağlı Şabanözü, ve Ankaraya bağlı Kızılcahamam, kuzeybatı ve batıda Ankaraya bağlı Güdül ve Beypazarı, güneyde Ankaraya bağlı Polatlı ve Haymana, güneydoğuda ise Ankaraya bağlı Bala ile komşu.Ankara'da Opera Meydanı, Tandoğan Meydanı, Şili Meydanı, Hergele Meydanı gibi birçok meydan, Tunalı Hilmi Caddesi, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, İsmet İnönü Bulvarı gibibirçok cadde, sokak ve bulvar var. Bunlardan Opera Meydanı: Gençlik Parkı, Devlet Opera ve Balesi, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Etnografya Müzesi, Cumhurbaşkanlığı Orkestrası ve İller Bankası gibi birçok yapıya ev sahipliği yapıyor. Günümüzde eski Ankara mutfağına has birçok yemek ve tatlı hâlâ yaşatılıyor. 2008'de yapılan bir araştırmaya göre, 93 çeşit yöresel yemek, tatlı ve içecekleri ile Ankara, Gaziantep ve Elazığ'dan sonra üçüncü en zengin mutfağa sahip. Bunların arasında, dutmaç ve miyane gibi çorbalar; Ankara tavası, alabörtme, calla, ilişkik, sızgıç, siyel, siyer, bici, pıtpıt pilavı, mucirim köftesi, tohma, şirden dolması, papaç, yalkı, carcıran, göter, kaile, topaç, cızlama, öllüğün körü gibi yemek ve hamur işleri; karga beyni, köyter, omaç, perçem, tiltil helvası, zerdali boranası ve Beypazarı yöresine ait 80 katlı baklava gibi tatlılar ile bazlamacın, gizleme, çerpit, kartalaç, kömbe, kete, saçkıran, şerit ve yarımca gibi ekmekler sayılabilir. Kaynak: http://tr.wikipedia.org/Bu röportaj Market dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive