Alp Önder Özpamukçu sektörü Perakende.org için değerlendirdi

Kategori Mağazacılığı Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve Koçtaş Genel Müdürü Alp Önder Özpamukçu, dernek çalışmalarından sektörün sorunlarına kadar bir çok konuyu Perakende.org için yanıtladı. Sektörün en büyük sorunlarından biri olarak dolarizasyonu gördüğünü belirten Özpamukçu, gündemdeki kredi kartı taksit koşullarının sektörü olumlu - olumsuz her anlamda etkileyebileceğini ve daha fazlasını anlattı

Eklenme Tarihi : 07 Ekim 2016 Cuma
alp-onder-ozpamukcu-sektoru-perakendeorg-icin-degerlendirdi

Perakende.org özel haberi

 

Gıda ve hazır giyim kategorileri dışında kalan tüm organize perakende sektörünün temsilcisi konumunda olan Kategori Mağazacılığı Derneği’nin (KMD) çalışmalarından kısaca bahsedebilir misiniz?

KMD’nin üye yapısının çeşitliliğinden ötürü çalışma konularımız da oldukça geniş bir alana yayılıyor. Ancak genellemek gerekirse, mevzuat çalışmalarımız öne çıkıyor. Sektörümüzün önünü açan, gelişimini destekleyen her türlü çalışmaya dahil oluyoruz. Bunun yanında sorun yaratan uygulamaları da çözmek için çalışıyoruz. Sektörümüzün en önemli sorunu istihdama çözümler geliştiriyoruz. AB Erasmus+ programından aldığımız hibe ile online perakende eğitimi projemizi tamamladık.  İSMEK ve İŞKUR ile birlikte Perakende Okulu’nu açtık. Üyelerimizin iş ilanlarını girebileceği İŞPER Perakende Platformu’nu yayına aldık. Çözüm ortaklarımızla üyelerimizi buluşturup network ortamı yaratıyoruz. Üyelerimize yönelik çözüm geliştirmiş firmalara kendilerini tanıtma fırsatı yaratıp, üyelerimize fayda sağlıyoruz. Eğitimlerimizle, seminerlerimizle üyelerimiz arasında bilgi alışverişine yardımcı oluyoruz.


Organize perakendenin en büyük sorunlarından birisi birlikte hareket edememek. Türkiye’de bu sorun sizce nasıl çözüme kavuşabilir?
Sektörel konularda aslında birlikte hareket ediyoruz. Buna bizim gibi dernekler ve federasyonumuz öncülük ediyor. Sektörün önünü açacak, gelişimini destekleyecek konularda, tüm oyuncuların mutabakatıyla alınan kararlar uygulanmaya çalışıyor. Ancak ticari meselelerde doğal olarak oyuncular kendi stratejilerini uyguluyor.


11 Ekimde Perakende Teknolojileri Sempozyumu’yla sektörü bir araya getireceksiniz. Bu sempozyumun ana fikri sizce ne olacak? Hangi mesajları vermek istiyorsunuz?
Sektörün gündeminde her geçen gün daha da önem kazanan konu verimlilik. Dijitalleşmeyi de verimlilik için büyük bir fırsat olarak görüyoruz. Sadece süreçlerimizi yönetmekte değil, tüketicimizi takip ederken de teknolojiden bolca faydalanıyoruz. Ayrıca sektörümüzü düzenleyen mevzuattaki değişimler de hayatımıza yeni teknolojilerin girmesini sağlıyor. Burada önemli olan, ihtiyaçlarımız için doğru teknolojileri seçebilmek ve optimum maliyetle bu yatırımı hızlıca gerçekleştirebilmek. Yoğun rekabetin yaşandığı perakendede hızlı adapte olabilmek ve bunu sürekli kılmak büyük önem taşıyor. Doğru geliştirilmiş bir teknolojik çözüm, perakendecilerin işini kolaylaştırırken bu çözümü geliştiren firmaların da uluslar arası arenada yolunu açabiliyor. Perakende Teknolojileri Sempozyumu, perakendecilerle çözüm ortaklarını bir araya getiren yapısıyla, bu amaca da hizmet ediyor.


Perakende sektörünün teknoloji takibini ve alt yapısını değerlendirecek olursanız, bu konuda Türkiye ne durumda?
Türkiye, perakende sektörümüzün yapısı ve hacmi bakımından önde gelen pazarlardan biri. Tüketicimiz de teknoloji kullanımını seven bir toplumdan geliyor. Bu nedenlerle, süreçlerimizde teknolojiyi olabildiğince ileri düzeyde kullandığımızı düşünüyorum. Yerel teknoloji firmalarımızın da bizler için geliştirdiği çözümleri gördükçe uluslararası arenalarda karşılaştığımız uygulamaları kısa süre içinde Türkiye’de de kullanacağımızı öngörüyorum.


Son aylarda alışverişlerdeki rakamlar ne oldu? İnsanlar alışveriş oranlarını düşürdü mü? Kış aylarını nasıl görüyorsunuz?
Halkın refahını etkileyen, tüketimi dolayısıyla üretimi de etkileyen bir sektörüz. Toplumun aynasıyız bir anlamda. 2003-2013 yılları arasında çok önemli adımlar, büyük atılımlar oldu sektörümüzde. Dünyayı etkileyen 2008 krizi ardından bu büyüme dalgalı bir seyre girdi. Modern perakende hala büyümeye devam ediyor ama şimdilerde karlılık problemi ile başa çıkmaya çalışıyoruz. Son yıllardaki seçimler, terör eylemleri ve en son yaşadığımız hain kalkışma tüketicimizin güvenini azalttı, dolayısıyla bu da işlerimizi etkilemekte. Bunların aşılmasıyla tüketicinin güvenini arttırıcı ve sektörü geliştirici faaliyetlerimizin hızlanacağına inanıyorum. İçinde bulunduğumuz dönem ve genel duruma bağlı olarak alışverişte bir miktar düşüş gözlemliyoruz. Ancak gerek devletimizin aldığı önlemler gerek bizlerin çabasıyla bu durumun kısa sürede aşılacağına inanıyorum. Türkiye, demografik yapısıyla, ekonomisiyle büyüyen ve gelişen bir ülke. Perakende sektörünün de son 5 yıllık performansını devam ettirerek orta vadede ortalama yüzde 8-9 bandında büyümesini bekliyoruz.


Güncel sektörel sorunlarınız hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? Çözüm önerileriniz nelerdir?
Ülkemizin önemli sorunlarından biri haline gelen konu maalesef dolarizasyon. Kira maliyetlerimizin dövize endeksli olması ve dövizin dalgalı seyri bu maliyetlerimizi kontrol etmemizde sıkıntı yaratıyor.
Yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle kredi kartında taksit sınırının 9’dan 12’ye çıkarılması sektörümüz tarafından olumlu karşılandı. Ancak taksit sayısının elektrik-elektronik eşya ve bilgisayar alımlarında 6’ya düşürülmesinin ve kozmetikte sıfırlanmasının ise bu ürünlere olan talebi azaltmasından ve perakendecileri zora sokmasından kaygı duyuyoruz. Ekonomiyi canlandırmak amacıyla alınan önlemler neticesinde kredi kartı taksit sınırlamasının birçok kategoride artırılırken, elektrik-elektronik eşya ve bilgisayar alımlarında 9 taksitten 6 aya düşürülmesi, zaten düşük kar marjlarıyla çalışan teknoloji marketlerini olumsuz etkileyebilecektir. Son üç senedir zaten küçülen bilgisayar satışları, toplumumuzun bilgiye ulaşımını da dolaylı olarak kısıtlayabilecektir. Kozmetik alışverişinde taksitin tamamen sıfırlanması ise bu alanda sahte ve kaçak ile mücadelenin olduğu bir noktada, kayıtlı kurallı çalışan modern perakende kurumlarının yıkıcı bir etkiyle karşı karşıya kalıp bu alandaki genel uygulamanın yerli üretimi de olumsuz etkileyebileceğini düşünüyoruz.


Muhasebe personeli olarak başladığınız iş hayatınızda şu an hem sektörün en güçlü firmalarından birinde Genel Müdür pozisyonundasınız hem de sektörde çok önemli bir yere sahip derneğin Yönetim Kurulu Başkanısınız. Buradan seslenecek olsanız henüz yolun başında olan genç isimlere nasıl tavsiyelerde bulunabilirsiniz? Siz neleri daha iyi yaptınız?
Perakende, ilk iş deneyimi olarak gençlere öncelikle müthiş bir ticaret bilgisi sunuyor. Ticareti öğrenmek hayatın her boyutunda fayda getirir. Perakendede müşteri ilişkilerini, satışı, pazarlamayı, planlamayı, lojistiği, kısaca birçok işi öğrenir, uygularsınız. İşini sevenlerin, tutkuyla bağlananların kariyer basamaklarını bu kadar hızlı çıktığı pek az sektör vardır. Perakendede bunun pek çok örneği var. Ben de bu örneklerden birisiyim.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive