Alışveriş Merkezleri Yatırımcıları Derneği’nin Başkanı Hulusi Belgü

Alışveriş Merkezleri Yatırımcıları Derneği’nin (AYD) Başkanı Hulusi Belgü, yeni dönem hedeflerini anlattı ve sektörü değerlendirdi. Perakendecilerle kazan-kazan prensibiyle yürütülecek faaliyetlerde AYD’nin rolünün çok büyük olduğuna dikkat çeken Belgü, “Hep birlikte bu sektörün gelişimine, ulusal ve uluslararası arenada örnek ülke olabilmeye ve bu gelişimi sürdürülebilir hale getirmeye odaklandık” diye konuştu. Bu kadar hızla ilerleyen AVM sektöründe yanlış yatırımların olmasının doğal olduğunu anlatan Belgü, en büyük hatanın ise “onlar yapmış, biz de yaparız” demek olduğuna değindi. AYD Başkanı Hulusi Belgü, 2023 yılına kadar Türkiye’de alışveriş merkezi olmayan kentin kalmayacağı görüşünde

Eklenme Tarihi : 21 Mayıs 2013 Salı
alisveris-merkezleri-yatirimcilari-derneginin-baskani-hulusi-belgu

Fulya B. ÖZTÜRK

AYD’de başkanlık görevi sizin için ne ifade ediyor?

2009 Mart ayında kuruluşundan bu yana ülkemizin en dinamik sektörlerinden birisi olan perakende sektörü içerisinde organize perakendenin AVM kanadını temsil eden Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği Başkanlığı, kurucu başkanımız olan ve derneğin bugünkü başarısında çok önemli katkıları olan Hakan Kodal’dan bir bayrak devri olarak bana geçti. Ben de önceki dönemde AYD Başkan Yardımcısı olup yeni dönemin başkanı olarak bu görevi, Türkiye’de çok önemli AVM yatırımları olan kurumum adına en iyi şekilde yerine getirip yeni başarılara imza attıktan sonra bir başka meslektaşıma devir etmeyi arzu ederim. Türkiye AVM sektörü 40 milyar dolar yatırım ve 360 bin kişiye istihdam sağlayan büyüklüğüyle ve sürekli büyüme gösteren yapısıyla hem yabancı hem yerli yatırımcıların içerisinde yer aldığı bir konumda. Bu yatırımların yaklaşık 3’te 1’i yabancılara ait… Ben de bir yabancı yatırımcı olan Multi Development Türkiye’nin yöneticisi olarak bu görevin bana layık görülmesinden dolayı gurur duyuyorum.

AYD’de başkanlık yaptığınız dönemde neler yapmayı hedefliyorsunuz?
Ülkemiz AVM sektöründe Avrupa’da ve dünyada kendinden söz ettiren çok önemli yatırımlar yapıldı ve yapılmaya da devam etmekte. Önemli olan bu yatırımların karşılığını bulmaları… Bunun için öncelikle sektör verilerinin çok hassas bir şekilde takip edilmesi ve sektörün kurumsallaşıp şeffaflaşması adına  bu datanın toplanarak bir sektör bilgisi haline dönüştürülmesi gerekli.  AYD tarafından kuruluşundan bu yana hazırlanmakta olan AVM ciro endeksi ve AVM DataBank bu çok önemli eksikliği giderdi. Bu bilgileri derinleştirmek ve yatırımcıların yatırımlarını planlarken fizibilitelerinde kullanabilecekleri sektör gerçeklerini objektif olarak yansıtan data oluşturmak en önemli konulardan bir tanesi. Son 10 yıl içerisinde çok hızlı bir büyüme kaydetmiş olan sektörümüzün başarısının sürdürülebilir olması için gerekli yasal düzenlemelere sektörümüzün sivil toplum örgütü olarak müdahil olmak da AYD’nin önemli misyonlarından. Bildiğiniz gibi AVM sektörü perakende sektörü ile paralel bir büyüme sergilemekte. AVM’ler içerisinde kiracılarımız olarak yer alan perakendecilerimiz ile birlikte karşılıklı kazan kazan ilkesine bağlı kalarak birlikte yürütülecek olan faaliyetlerde AYD’nin rolü çok önemli. Başkanlığım döneminde bu ilişkinin çok daha verimli olması ve ülkemiz AVM ve perakende sektörünün ulusal olduğu gibi uluslararası pazarlarda da temsili ve başarıları için çalışacağız. 

Geçtiğimiz haftalarda 5’incisi düzenlenen AVM Yatırımları Konferansı’nı nasıl değerlendiriyorsunuz? Amaç neydi ve amacına ulaştı mı? Konferansta çıkan sonuçları değerlendirir misiniz?
Her yıl olduğu gibi bu yıl 6-7 Mart günlerinde iki gün olarak 5’inci Alışveriş Merkezi Yatırımları Konferansı’mızı rekor düzeyde katılımcı ile gerçekleştirdik. Bu yıl konferansımıza toplam 550 kişi katıldı ve yine uluslararası ve ulusal yatırımcıların en üst düzeyinde konuşmacıların olduğu oturumlar ilgi ile izlendi. Birinci gün AVM yönetimi ve pazarlama ağırlıklı olan oturumlarımızda, ikinci gün ekonomi, yatırımlar, sektörel rekabet ve planlama konuları işlendi. Amacımız AVM sektörünün organize perakende sektörü içerisindeki güncel sorunlarını ve bulunduğu yeri tartışmaktı. AVM yatırımcıları ve işletmecileri başarılı uygulamalarını paylaştılar ve konularında uzman olan kişiler görüş ve değerlendirmelerini aktardılar. Kısacası amacımıza ulaştık diyebilirim. Her geçen konferansta bir sonraki konferansımızın çıtasını bir yükseğe koymayı düşünüyoruz tabii ki.  

Türkiye’de AVM ve perakende sektörü çok büyük gelişmeler gösterdi ve Türkiye’nin de parlayan yıldızı oldu. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz, Türkiye’de AVM ve perakende sektörü neleri başardı?
Dediğiniz gibi organize perakende Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri haline geldi. Öyle ki artık Avrupa’da bile söz sahibi olmaya başladı. Kısa zamanda önemli başarılar elde edildi. 2009 yılı başında 25 milyar dolar olan yatırım miktarı, günümüzde yüzde 60’lık bir artış ile 40 milyar dolara ulaştı. 2009 yılında 9 milyar dolar seviyesinde olan yabancı sermaye bugün yüzde 33’luk bir ivmelenme ile 12 milyar dolar seviyesine geldi. Bugün 360 binin üzerinde kişiye iş olanağı sağlayan AVM sektörü Türkiye’de ortalama 4 kişilik bir aileyi ele alırsak, yaklaşık 1 milyonun üzerinde kişinin hayatına dokunuyor. Özellikle son 5 yılı incelediğimizde yüzde 69’luk yükselişle 8,3 milyon metrekareye, yüzde 46’lık artış ile 54 ilde 300 AVM’ye ulaşmış ve bin kişi başına düşen GLA rakamı 106 metrekare seviyesine gelmiş durumda.  5 yıl öncesinde AVM’lerde metrekare başına 401 TL olan cirolar yüzde 61’lik artış ile 647 TL’ye, 840 milyon olan ziyaretçi sayısı yüzde 79’luk bir artış ile 1,5 milyar kişiye ulaştı. AVM toplam cirolarına baktığımızda son 5 yılda yüzde 163 gibi önemli bir artış yaşandı ve yıllık toplam AVM ciroları 19 milyar TL’den 50 milyar TL’ye seviyesine geldi. Bu veriler ile birlikte 2013’de sektöre 1 milyon 100 bin metrekare kiralanabilir alan eklenmesi ile 9,4 milyon metrekareye ulaşılması, ciro seviyesinin 60 milyar TL’yi aşması, ziyaretçi sayılarının 1,6 milyar kişiye ulaşması öngörülmekte.  Biz AYD olarak hep birlikte bu sektörün gelişimine, ulusal ve uluslararası arenada örnek ülke olabilmeye ve bu gelişimi sürdürülebilir hale getirmeye odaklandık.

Sektörde güzel haberler epey fazla ama yanlış yatırımlar da oldukça üzücü. Sizce bu yanlış yatırımlar nasıl önlenir, sektöre kaybı nasıl azaltılır?
Bu kadar hızla ilerleyen bir sektör içerisinde yanlış yapılan yatırımlar olması bizce çok doğal. Bir AVM’nin doğru projelendirmesi, doğru marka karması ile açılması ve doğru bir şekilde yönetilmesi gerekli. Bu safhalardan herhangi birinde bir hata varsa veya zaman içerisinde olursa maalesef her sektörde olduğu gibi AVM sektöründe de kapanmalar veya fonksiyon değiştirmeler hatta hiç açılmaması bile söz konusu olabilir. Aslında 300 adet aktif AVM olan bir sektörde 15 bin metrekareden daha büyük kiralanabilir alanı olan, kapanan veya binası fonksiyon değiştiren 7 adet proje olmasının kabul edilebilir bir oran olduğunu düşünüyoruz. Bu yanlış yatırımların olmaması için az önce saydığım doğru yapılması gereken adımların atılması ve bu adımları atarken şeffaf, objektif ve güvenilir bilgilerden yararlanılması, işi bilen kurum veya kişilerden danışmanlık alınması ve kısa vade değil uzun vade için düşünülmesi şart.

Sizce AVM sektöründe yapılan en büyük hatalar neler oluyor?
Bence en büyük hata, “onlar yapmış, biz de yaparız” demek. Her şehrin, her bölgenin kendine göre doğruları olacağını unutmamak lazım. Bir bölgede çok başarılı olan bir mağaza karması veya yapı tarzı diğer bir bölge için hiç doğru olmayabilir. Her örneğin en başarılı olan taraflarını aldık ve müthiş bir proje yarattık demek de çoğunlukla hüsran yaratabiliyor. O yüzden yetkin danışmanlar, projeciler ve işletmecilerin planladığı AVM’ler, uzun vadede gerekli adaptasyonları zamanında ve yerinde yapması halinde başarı oluyorlar. AVM’leri yaşayan bir organizma gibi düşünüp, zamanın şartlarına göre kendini değiştiren ve yatırımcısının elini üzerinden hiç çekmediği sürekli ilgi isteyen bir işletme olarak düşünmeliyiz.

Cumhuriyetin 100’üncü yılı nedeniyle 2023 hedefleri her sektörde oluşturuluyor. Hedefler önemli elbette ama siz 2023 vizyonunda AVM ve perakende sektörünü nerede görmeyi öngörüyorsunuz?
İstanbul stratejik konumu nedeni ile yüzyıllardan beri ticaretin ve uygarlıkların kilit noktası oldu. Son 20 yılda yaşanan pek çok gelişme ve değişme ile İstanbul, bugün hem Avrupa’da hem de Ortadoğu’da başarılarından söz ettiriyor. Organize perakende sektörü açısından baktığımızda da bunu çok net olarak görebiliyoruz. Son 3 yıldır gerçekleşen İstanbul Shopping Fest ile İstanbul, özellikle Ortadoğu ülkelerinin alışveriş başkenti konumuna geldi. Şu an mevcutta 81 ilimizin 54’ünde AVM bulunuyor. 2023 yılına kadar AVM’si olmayan illerin kalmayacağını ve perakende sektörünün Türkiye’nin önemli bir kimliği haline geleceğini ve özellikle İstanbul’un yakın bölge ülkeleri için bir alışveriş, eğlence ve tatil destinasyonu haline geleceğini düşünüyoruz.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive