Türkiyeye gelecek yabancı yatırımcı sayısı 2012de artacak

Jones Lang LaSalle tarafından hazırlanan, Türkiyede perakende, ofis, lojistik ve otel sektörünün değerlendirildiği Türkiye Gayrimenkul Pazarı - 2011 Gelişmeler & 2012 Öngörüler raporu, Jones Lang LaSalle Türkiye Başkanı Avi Alkaş ve Sermaye Piyasaları & Danışmanlık Hizmetleri Direktörü Dr. Kıvanç Ermanın katılımıyla düzenlenen toplantıda açıklandı. Raporda Türkiyenin 2012de daha fazla doğrudan yabancı yatırım çekeceği ve yabancı yatırımın, teşviklerle beraber 2012 yılında artacağı öngörülüyor. Bununla birlikte Türkiyenin lider rolü ile beraber ekonomik ve politik gücünün, 2012 yılında Orta Doğu ve Kuzey Afrikada artması bekleniyor

Eklenme Tarihi : 01 Şubat 2012 Çarşamba
turkiyeye-gelecek-yabanci-yatirimci-sayisi-2012de-artacak
Soldan sağa: Avi Alkaş, Kıvanç ErmanJones Lang LaSalle araştırma departmanı tarafından hazırlanan ve Türkiyedeki perakende, ofis, lojistik ve otel piyasalarını değerlendiren Türkiye Gayrimenkul Pazarı - 2011 Gelişmeler 2012 Öngörüler raporuna göre; * Dünyadaki güçlü oyunculardan biri olarak Türkiye, 2011 yılında yatırımcıların radarında yer almaya devam etti. * Türkiye, Çinden sonra en fazla büyüme gösteren 2nci ülke oldu.* 2011 yılı boyunca Türkiye perakende pazarında perakendeciler, yeni ve yaratıcı konseptlerle güçlü bir büyüme sergiledi.* Küresel ekonomilere kıyasla 2012 yılında güçlü bir konumda yer alması ve orta vadede güçlü bir ekonomik görünüme sahip olması beklenen Türkiyenin, yatırımcılar için ilgi çekici bir bölge olmaya devam edeceği öngörülüyor. * Gerçekleşmesi beklenen işlemler için devam eden pazarlık ve görüşme süreçlerinin 2012nin ilk yarısında başarılı bir şekilde sonuçlanması beklenmektedir. Geliştirilen projeler için ise yatırımcı talebinin sınırlı olacağı, fakat birincil gayrimenkuller için getiri oranlarının artan ilgiye paralel olarak, küresel beklentilerle aynı seviyede kalacağı öngörülmektedir. Buna bağlı olarak, getiri oranlarının yüzde 7.0-yüzde 7.5 bandında olacağı öngörülüyor ve bu oranının yüksek tarafının 2011 sonuna göre 50 baz puan üzerinde olduğu tahmin ediliyor.* 2012 yılının genel beklentiler doğrultusunda küresel ekonomi için zor bir yıl olacağı düşünülüyor, ancak Türkiye Yatırım Piyasasının birkaç yıllık durgunluktan sonra bu yıl bir geri dönüşe sahne olması bekleniyor. * 2012 yılında ekonomik büyümenin IMF tahminlerinin üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor, fakat 2011 yılı ile karşılaştırıldığında büyüme oranlarında bir düşüşün olacağı da öngörülüyor.* 2011 yılında ihracat rakamı rekor kırarak USD 134.5 milyar seviyesinde gerçekleşti. Orta Vadeli Ekonomik Plan hedefleri doğrultusunda hükümetin 2012 hedefi USD 150 milyar seviyesinde. İhracat yapılan ülke çeşitliliği ve hükümetin agresif ihracat politikasından dolayı, Avrupadaki ekonomik krizin Türkiyeye çok ciddi etkilerinin olmayacağı öngörülüyor.* Cari açığın 2012 yılındaki sürdürülebilir büyüme ile birlikte düşüşe geçmesi bekleniyor. Ayrıca cari açık artan ihracattan da avantaj sağlamış ve ihracat yapılan ülkelerin çeşitliliğinden dolayı Avrupadaki Euro Krizinin etkileri sınırlı oldu.* Türkiye bütçe açığını disiplinli bir mali politika uygulayarak istikrarlı bir seviyede tutmayı başardı. Bütçe açığının 2012 yılında değişmeyerek, bir önceki yıl ile benzer bir tablo çizmesi bekleniyor.* Türkiyenin daha fazla doğrudan yabancı yatırım çekeceği ve yabancı yatırımın teşviklerle beraber 2012 yılında artacağı öngörülüyor.* TCMB, enflasyonun 2012 yılında yüzde 5 dolaylarında olacağını hesapladı ve ekonomik büyümeyle beraber enflasyon hedefi çerçevesinde hareket edeceği öngörüsünde bulundu.* Türkiyenin lider rolü ile beraber ekonomik ve politik gücünün 2012 yılında Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesinde artması bekleniyor.* 2011 yılındaki güçlü perakendeci talebinin aksine, 2012 yılında perakendecilerin büyüme planları için özellikle de rekabetin yüksek olduğu bölgelerde daha dikkatli bir yol izleyecekleri fikri ön plana çıkıyor. Buna rağmen ikincil şehirlere olan perakendeci talebinin artmaya devam etmesi bekleniyor.* 2011 yılındaki güçlü performansın ardından perakende pazarındaki gelecek arzın 2012 2013 yılında da aynı şekilde devam edeceği tahmin edilmekte ve ekonomik yavaşlamadan dolayı gelecek arzlarda beklenen bazı gecikmelerin olabileceği göz önünde bulunduruluyor.* Orta vadede yaratıcı perakende konseptlerinin önemli ve ayırt edici bir faktör olmaya devam etmesi bekleniyor ve 2012 yılında online perakendenin büyümeye devam edeceği tahmin ediliyor.Türkiye perakende pazarı görünümüTürkiye Gayrimenkul Pazarı - 2011 Gelişmeler 2012 Öngörüler raporunda, 2011 yılında, gerçekleşen çarpıcı ekonomik büyüme ve tüketici harcamasına bağlı olarak, hem uluslararası hem de yerel perakendecilerin pazara talebinin oldukça kuvvetli olduğu görülüyor. Türkiyenin devam eden olumlu ekonomik gelişimine bağlı olarak, yatırımcı ilgisinin 2012de de devam etmesi bekleniyor, bu kapsamda devam eden birkaç potansiyel işlemin, 2012 içerisinde tamamlanacağı öngörülüyor. Bununla birlikte rekabetin artmasıyla, perakendeciler arasında yenilikçi konseptler yoluyla öne çıkma eğiliminin arttığı ve bu eğilimin gelecek yıllarda da artmaya devam edeceği ve önem kazanacağı tahmin ediliyor. Jones Lang LaSalle Türkiye Başkanı, Avi Alkaş: Konumun, 2011 yılında da perakendecilerin genişleme planlarını etkileyen en önemli faktörlerden birisi olmaya devam ettiği görülüyor. Hem önemli perakende pazarlarında hem de ikincil şehirlerde, modern alışveriş merkezlerine olan perakendeci talebi oldukça güçlü. Avrupadaki ekonomik yavaşlama, Ortadoğu ve Kuzey Afrikadaki politik belirsizliğin de etkisiyle, Türkiye, perakendecilerin genişlemesi için en çekici pazarlardan biri haline geldi. Perakendeci talebinin artması ve yeni markaların Türkiye pazarına giriş yapmasıyla, pazarda zaten mevcut olan rekabet daha da güçlendi. Rekabetteki bu artış, perakendecilerin, yeni konseptler oluşturmak ve çeşitli alışveriş platformlarında yer almak gibi yenilikçi fikirlere daha çok yoğunlaşmasına sebep oldu. Online perakendecilik, 2011de de agresif büyümesine devam etti. Birçok perakendeci online mağazalar kurarken, birçoğu da özel alışveriş web sitelerinde yer almayı tercih etti. Online perakendecilik alanındaki hızlı gelişim, küçük ölçekli perakendecilerin tüketiciye ulaşımını kolaylaştırmış ve pazardaki konumlarını güçlendirdi. 2020 yılında, dünyadaki perakende satışlarının yüzde 20sinin dijital ortamda gerçekleşmesi bekleniyor, dünya ile orantılı olarak Türkiyedeki online perakende satışlarının da önemli oranda artacağı öngörülüyor. Bununla birlikte e-ticaret şirketlerine olan yatırımcı ilgisinin de önümüzdeki yıllarda ivmelenerek artacağı öngörülüyor. 2011de Türkiye perakende pazarına Pinkberry, Converse, Payless, Virgin, Victorias Secret ve Bath and Body Works gibi birçok uluslararası marka giriş yaptı. Marc by Marc Jacobs, Micheal Kors ve Zilli ilk mağazalarını açarken, Chanel ve Hermes yeni mağazalarını hizmete sundu. 2011de çeşitli gelir seviyelerinden geniş kitlelere hitap eden uluslararası ve yerli markalardan HM, CA, ADL ve Mavi Jeans, agresif bir yayılma stratejisi izlemiş, çocuk perakende sektörü gelişimi de 2011de hız kazandı. Baumaxx, Ikea, Darty, Metro Cash and Carry ve Koçtaş gibi ana mağazalar, 2011de hem ana perakende pazarlarında, hem de ikincil şehirlerde hızla büyümeye devam eden markalar oldu.Perakende arzında, 2009-2010 periyodundaki yavaşlama sürecinin ardından 2011de kayda değer bir gelişim olduğu gözleniyor. 2009-2010 periyodunda 800 850 bin metrekare aralığında gerçekleşen perakende arzı, 2011 yılında 1 milyon 201 bin 500 metrekare olarak kaydedildi. 2012-2013 yılları içerisinde alışveriş merkezi gelişiminin güçlü olması beklenmekle birlikte ekonomik büyümedeki yavaşlamanın, bazı projelerin tamamlanma tarihlerinde ertelemelere neden olabileceği ön görülüyor. 2011 yılında perakende pazarına olan yatırımcı ilgisi yoğun olup özellikle devlet yatırım fonlarının Türkiye pazarına girme isteklerinin yüksek olduğu görüldü. Yatırımcı ilgisinin İstanbulla sınırlı kalmadığı ve diğer şehirlere olan ilginin de yoğun olduğu görülüyor. 2011deki yüksek yatırımcı ilgisine rağmen, üzerine görüşülen potansiyel işlemler gerçekleşmedi. Ancak bir veya iki işlemin 2012 yılının ilk çeyreğinde sonuçlanması bekleniyor. 2011de cadde perakendeciliğinin yatırımcılar için öncelikli hedeflerden biri olmaya devam ettiği görüldü. İstanbul, Ankara ve İzmir perakende pazarındaki durumu özetleyecek olursak, 2011 sonu itibarıyla İstanbuldaki perakende arzı 104 AVMde 3 milyon 78 bin metrekare, Ankarada 33 AVMde 1 milyon 127 bin metrekare, İzmirde ise 19 AVMde 365 bin metrekare. 2013 sonuna kadar toplam kiralanabilir alan büyüklüğünün İstanbulda 4 milyon 196 bin metrekareye, Ankarada 1 milyon 316 bin metrekareye, İzmirde ise 431 bin 500 metrekareye ulaşması bekleniyor. Perakende yoğunluğunda İstanbul, bin kişi başına düşen 232 metrekare toplam kiralanabilir alan (TKA) ile Ankaradan sonra ikinci sırada yer alırken, 2013 sonu itibarıyla bu rakamın 287 metrekareye ulaşması ve İstanbulun en yoğun pazar haline gelmesi bekleniyor. Ankaradaki 236 metrekare TKAnın 2013te 257 metrekareye, İzmirdeki 101 metrekare olan TKAnın ise 110 metrekareye yükselmesi öngörülüyor. Perakendeci Talebi ve Kira Görünümüne bakıldığında İstanbul hem ulusal hem de uluslararası perakendecilerden en yoğun talep gören şehir olmasının yanı sıra Türkiye pazarına yeni giren markaların mağaza açmak için ilk tercih ettikleri pazar oldu. Türkiyedeki birincil kira rakamının da göstergesi olan İstanbul pazarında, birincil kira seviyesi 2011in ilk yarısında güçlü perakendeci talebine bağlı olarak EUR 5 artarak, metrekare başına aylık EUR 80ya ulaştı. Önümüzdeki dönemde de bu rakamın EUR 80 seviyesinde kalacağı öngörülüyor. İstanbulda perakendecilerin gelişme stratejilerini önemli derecede etkileyen önemli bir faktör olarak perakende caddelerindeki yer kısıtlılığı ve yüksek kira seviyeleri oldu. İstenilen standartlarda mağaza bulunamaması ve kiraların çok yüksek olması nedeniyle, birçok perakendeci genişleme stratejilerini alışveriş merkezlerine yönlendiriyor. Ankarada, lüks markalarla birlikte daha geniş kitlelere hitap eden markaların talebinde güçlü bir artış oldu. Ankarada organize perakende alanlarında metrekare başına aylık ortalama kira seviyeleri EUR 15-20 arasında seyrederken, birincil kira rakamı EUR 30ya kadar çıkabiliyor. İzmir ise 4 milyona yakın nüfusu ve ülke ortalamasının üstünde satın alma gücüyle, perakende potansiyeli yüksek bir şehir. İzmirde metrekare başına aylık ortalama alışveriş merkezi kiralarının EUR 20-25 arasında değiştiği, birincil kira oranlarının ise EUR 40ya kadar ulaştığı tahmin ediliyor. Perakende Caddeleri pazarına baktığımızda, perakendecilerin alışveriş caddelerine olan talebin artış gösterdiği görülüyor. Ortalama performans gösteren bir alışveriş merkezine kıyasla, alışveriş caddelerindeki yaya sirkülasyonunun fazlalığı, perakende caddelerinin perakendeciler tarafından daha çok tercih edilen alanlar haline gelmesine sebep oluyor. İstanbul, Türkiyenin en gelişmiş organize perakende pazarı olmasının yanı sıra, cadde perakendeciliği açısından da en önemli pazar. Avrupa Yakasındaki Nişantaşı bölgesi ve İstiklal Caddesi ile Asya Yakasındaki Bağdat Caddesi, şehirdeki başlıca perakende caddeleri olarak öne çıkıyor. Ankarada şehir merkezinde bulunan Arjantin, Tunalı Hilmi ve Filistin caddeleri, İzmirde ise Karşıyaka, Kemeraltı ve Alsancak başlıca perakende caddeleri olarak öne çıkıyor. İkincil şehirler perakende pazarına bakıldığında, 2011 yılı sonu itibarıyla İstanbul, İzmir ve Ankara hariç diğer şehirlerdeki alışveriş merkezi sayısının 146ya, toplam kiralanabilir alanın ise 3 milyon 30 bin 500 metrekareye yükseldiği görülüyor. TKAda ilk sırada Akdeniz Bölgesi yer alırken, Akdeniz Bölgesini İç Anadolu Bölgesi, Marmara Bölgesi, Karadeniz Bölgesi, Güney Doğu Anadolu Bölgesi, Ege Bölgesi takip ediyor. İstanbul, Ankara ve İzmirin dışındaki şehirlerde 2011 sonu itibarıyla toplam 722 bin 500 metrekare TKA ile 29 alışveriş merkezi inşaatının başlamış olduğu görülüyor. Projelerin 2013 sonu itibarıyla tamamlanması bekleniyor. Böylelikle 2013 sonu itibarıyla bu şehirlerdeki toplam TKA stokunun 175 alışveriş merkezinde yaklaşık 3 milyon 753 bin metrekare TKAya ulaşması bekleniyor. İkincil bölgelerdeki perakende yoğunluğunda 2011 yılı sonunda, İstanbul ve Ankaradan sonra, Karabük, Bolu ve Trabzon sırasıyla Türkiyenin en yoğun şehirleri oldu. 2013 yılı sonunda beklenen projelerin tamamlanmasıyla, Kırıkkalenin Karabük şehrini geride bırakacağı, Karabük ve Bolu şehirlerinin yoğunluğunun 166 metrekare ve 146 metrekareye ulaşacağı öngörülüyor. Perakende talebinin, 2011 yılında ikincil şehirlerde, özellikle güçlü konumlarda yer alan ve erişilebilir konumda olan projelere ilişkin yüksek olduğu görüldü. 2011 yılında ikincil şehirlerdeki güçlü projelerde erkek hazır giyim perakendeci talebi ile ayakkabı sektörü perakendeci talebinin yüksek olduğu gözlemlendi. Bunlara ek olarak elektronik ve yapı market markalarında 2011 yılında güçlü bir talebin olduğu görüldü ve bunun 2012 yılında devam edeceği öngörülüyor açıklamasında bulundu.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive