Zafer Plaza Alışveriş Merkezi Genel Müdürü Engin Koban

Bursanın Kalbi Zafer Plazada Atıyor

Eklenme Tarihi : 03 Mart 2008 Pazartesi
zafer-plaza-alisveris-merkezi-genel-muduru-engin-koban
Faaliyetine başladığı 1999 yılından beri, Bursaya farklı bir yaşam tarzı kazandıran, koşulsuz müşteri mutluluğu anlayışı ile AMPDden en iyi AVM ödülünü alan Zafer Plaza Alışveriş Merkezinin Genel Müdürü Engin Koban ile bir araya geldikCanan KılınçÖncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Kariyerinize nasıl başladınız, neler yaptınız?Bursa İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünden 1982 yılında mezun oldum. Daha sonra askerlik görevimi tamamlayarak, hemen sonrasında iş hayatına atıldım. Kariyer basamağımda ilaç, tekstil, inşaat, gıda ve endüstriyel mutfak sektörü olmak üzere pazarlama departmanlarında üst düzey yönetici olarak görev yaptım. Yaklaşık 25 yıllık iş yaşamımda asıl uzmanlık alanım pazarlama oldu ve özellikle de perakende sektörü ile yakından ilgilendim, pazarlama çalışmalarının bu yönüyle uygulayıcısı oldum. Bunların yanı sıra tiyatro, gazete köşe yazarlığı, elektronik dergi ve gazetelerde yazarlık, yayın kurulu üyeliği uğraş alanlarım oldu. Gerek sosyal gerekse profesyonel anlamda kurulmuş sivil toplum kuruluşlarında aktif görevler almak ve birlikte sosyal sorumluluk anlayışı ile ortak çalışmalar yürütmek de zaman ayırmaktan mutluluk duyduğum faaliyetlerdir. Gıda Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu üyeliği, Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) üyeliği ve aynı dernekte Eğitim Komisyonu üyeliği, Bursa Kalder ve Gıda Uzmanlık Grubu ve Avrupa Birliği Proje Uzmanlık Grubu üyeliği, Mutfak Dostları Derneği üyeliği bu faaliyetlerim arasındadır. Biraz da Zafer Plazadan bahsedelim isterseniz...Zafer Plaza, Bursanın ilklerinden biri. Bursada henüz çok katlı mağazacılık ya da departmanlı mağazacılık yeni yeni yerleşirken, organize perakendenin uygulama noktası olarak dokuz yıl önce Bursanın alışveriş yaşamına farklılık ve renk getirdi. Özellikle geleneksel alışveriş mekanlarına çok yakın olan lokasyonu ile dikkat çeken Zafer Plaza, 9 yıllık zaman diliminde Bursada sadece bir alışveriş mekanı olarak görülmedi. Açıldığı günden beri bir yandan alışverişe kalite ve farklılık kazandırırken, diğer yandan da sanat ve kültür ağırlıklı ve sürekli devam eden etkinlikleri, sinema salonları, yemek alanları ile zamanın etkin değerlendirildiği bir yaşam alanı oldu. Belki sizler de hatırlarsınız, bir dönem kızımın da katıldığı dans eğitimleri Bursalı gençlerle orta yaşlıları Zafer Plazada dansla buluşturdu ve buraya çekti. Zaman içerisinde bu tarz etkinlikler daha da arttı. O nedenle alışveriş merkezleri, zaman fakiri olduğumuz günümüzde ziyaretçilerine sadece bir tüketici gözüyle de bakmıyor, zamanlarını değerlendirebilmelerine yönelik pek çok alternatif sunabiliyor. Zafer Plaza da bu yönüyle sürekli kendini farklılaştırarak Bursa halkı için hizmeti öncelikli görüyor. Bugün Bursada sayıca artan alışveriş merkezleri karşısında Zafer Plazayı nasıl konumlandırıyorsunuz?Perakende sektörü ülkemizde hızlı gelişen ve farklılaşan sektörlerin başında geliyor. Bu gelişimin Bursada da yansımalarını görüyoruz. Bunlar Bursaya olumlu kazanımları ve katma değeri olan yatırımlar. Her şeyden önce yeni istihdam alanı yaratılıyor. Bugün bir alışveriş merkezi pek çok gencimize iş olanağı sağlıyor. Ayrıca pek çok markaya ulaşabilmeyi mümkün kılıyor. O nedenle alışveriş merkezleri doğru yerlerde konumlandığı ve hedef kitleyi doğru belirleyerek planlı bir yatırım olduğu sürece çok fazla sorunla karşılaşılmıyor. Bir başka bakış açısı ile bu soruyu ele alacak olursak İstanbulda Akmerkez nasıl bir idolse ve sektörün bu güne gelmesinde öncülük etmişse Zafer Plaza da Bursa için aynı konumdadır.Zafer Plazanın bu konumundan yola çıktığımızda ise sorunuza temamızın sloganı ile cevap vereceğim; Bursanın Kalbi. Daha önce radyo anonslarında kullandığımız bu sloganın bir konumlandırma ve iletişim stratejisi olarak Bursanın Kalbi Zafer Plaza teması ile sevgililer gününde lansmanını yaptık. Bu temayı 2008 yılı itibarı ile yaygın olarak işleyeceğiz.Bu o kadar önemli ki Bursalılar için, özellikle şehrin merkezi semtlerinde oturanlar yürüme mesafesinde, daha dış semtlerde oturanlar ise her türlü ulaşım aracı ile çok rahat ulaşabiliyor. O nedenle Zafer Plazayı farklılaştıran en önemli nokta bu olsa gerek. Gerek Zafer Plaza çalışanları ve gerekse alışverişlerini bizden yapan müşterilerimiz buradaki samimi ve içten ortamı diğer merkezlerde bulamadıklarını sıkça ifade ediyor. Bunun yanı sıra kentin dokusuna uyum sağlayan mimarisi, 9 yıldır titizlikle üzerinde çalışılan kaliteden ödün vermeyen hizmet anlayışı Bursa halkını Zafer Plazaya bağlıyor. Zafer Plazanın müşteri profilini değerlendirerek, sadık müşteri yaratmayı başardığınızı düşünüyor musunuz?Müşteri profili ve müşteri sadakati açısından da farklılığımız söz konusu. Zafer Plazanın müşteri profiline baktığımızda kaliteli hizmet alma beklentisinde olan herkes diyebiliriz. Sadık müşteri derken, bu yönde zaten kuşkumuz olamaz. Bizi bu noktaya sadık müşterilerimizin taşıdığını düşünüyorum. Bundan sonraki pazarlama çalışmalarımızda da sadık müşterilerimizi hedefleyen etkinliklerimizle onları taçlandırma, projelendirdiğimiz çalışmalarımız arasında olacak. 120 mağaza ve bin 100 çalışanımızla Zafer Plaza ailesi olarak, gücümüze güç katan Bursa halkına hizmet etmek bizim için her zaman gurur kaynağı oldu ve olmaya devam edecek. Sanatsal etkinlikleriniz oluyor. Bunlardan biraz bahsedebilir misiniz?Zafer Plaza yönetimi olarak sanata dair etkinlikleri her zaman öncelikle ele aldık. Bu konuda yapılan çalışmalara baktığımızda; müzik dinletileri, sergiler, sanatçılarla ziyaretçileri buluşturma, sanatsal eğitim çalışmaları başlıcaları olarak görülebilir. Zafer Plaza için bundan sonraki etkinliklerde önemli gördüğünüz ana temanız ne olacak?Biz sanatla, kültürle ziyaretçilerimizi buluşturmak ve farklı bir ortamda keyifli alışveriş yapmalarını sağlamak üzere tüm özel günleri hatırlatan temalarda etkinliklerimizi sürdüreceğiz. Bununla birlikte bugüne kadar yapılanların yanı sıra sosyal sorumluluk bilinci ile yapılacak çalışmaları önceliklerimiz arasına aldık. Sosyal sorumluluk amaçlı yapacağınız çalışmalardan biraz söz edebilir misiniz?Bugün sürdürülebilir ekonomik kalkınma ve refah için bireylerden kurumlara kadar herkesin sosyal sorumluluklarını samimi ve içten bir şekilde, özellikle de faaliyette bulunduğu kente katma değer yaratacak şekilde yerine getirmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Bu noktadan hareketle konuyu kurumlar açısından ele aldığımızda kurumlarımızın kârlılığı hedefleyen çalışmalarının yanı sıra toplumdaki paydaşlarına yönelik sosyal aktiviteleri de önemsedikleri oranda, varlıklarını sürdürebildiklerini görüyoruz. Dünyadaki gelişmeler de bu yönde. Türkiyede de bu çalışmaların çok güzel örneklerini artık yaygın olarak görmemiz mümkün. Buna karşın bu çalışmaların hala yeterli düzeyde olmadığını söyleyebilirim. Bu çalışmalar tamamıyla gönüllülük esasına bağlı ve özveri gerektiren çalışmalar. Biz de bu özveriyi her zaman göstereceğiz. Bu konudaki projelerimizi de hazırlıyoruz ve kısa sürede hayata geçireceğiz. Türkiyede şu an için alışveriş merkezlerinin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?Bu konu sürekli yaygın medyada da işleniyor. Küresel dünyada her şey çok hızlı değişiyor ve hızlı yayılıyor. Perakende sektörü ve alışveriş kültürü de artık farklılaşıyor ve adeta hızına yetişilemiyor. Sektör, lokasyonu yatırım öncesinde doğru planlanmış, işletmesi düzgün alışveriş merkezleri olduğu sürece, ülkemizde daha da gelişecek. Türkiye nüfus olarak çok büyük. Yüzde 40ı 24 yaşın altında genç bir nüfusa sahibiz. Dünyada pek çok yatırımcı bu yönü ile ülkemizi izliyor ve Türkiyeye yatırım yapıyor. Her geçen gün ekonomiye katılan, çalışmaya, para kazanmaya başlayanların oranı artıyor. Ayrıca bu kesim alışveriş merkezlerinden alışveriş yapma kültürü ile yetişti. O nedenle; bu da alışveriş merkezlerinin geleceğinin çok parlak olduğunu gösteriyor. Organize perakende sektörünün en iyi uygulayıcıları olan alışveriş merkezlerinin sayısı dünyada da hızla artıyor. Türkiyede nüfusla orantılandığında Avrupadaki büyüklüğün çok altındayız. Ama bu demek değil ki; yan yana alışveriş merkezleri olmalı. Bu noktada zaten hızlı bir olumsuz geri dönüş yaşanıyor. O nedenle yatırımcıların yatırım kararlarında doğru yerde konumlanmayı önemli görmeleri gerekiyor. Ayrıca yatırımlarda, yatırımcının o merkezi diğerlerinden farklı kılan unsurları öne çıkarmayı başarabilmesi gerekiyor. Kirlilik yaratan, atıl kalacak yatırımlara daha başlangıçta kaynak ayırmamak gerekiyor. Perakende sektörü için bugün önemli gördüğünüz en önemli sorun nedir?En önemli sorun, pek çok sektör için olduğu gibi, ancak bu sektörde biraz daha fazla hissedilen nitelikli personel sorunu. Ne yazık ki bugün bu sektöre girenler kariyer hedefinden ziyade kısa süreli çalışmayı tercih ediyor. Bu da sektör için bir açmaz yaratıyor. Bu sorunun çözümü yönünde alışveriş merkezleri de önemli bir görev üstleniyor. Özellikle mağaza çalışanlarına yönelik eğitimlere ağırlık veriliyor. Bu eğitimler aynı zamanda çalışanlar tarafından kariyer açısından önemli görülüyor ve mesleklerini itibarlı görmelerini sağlıyor. Bugün birçok mağazada kariyerini bu yönde geliştiren mağaza müdürleri ve bölge satış müdürleri olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz. Bu kariyer gelişimini, gençler arasında mesleki tercih açısından önemli bir kriter olarak görebiliriz.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive