Türk ayakkabı sektörü Avrupalı rakiplerinin tozunu attırıyor II

Özellikle 1980li yıllarda ciddi ölçülerde yapılan yatırımlarla büyük bir sanayi haline gelen ayakkabı sektörü, bugün gurur verici bir tablo sergiliyor. Tasarım konusunda epey yol aşındıran Türk ayakkabı markaları, inovasyon, çalışanlarına verdiği eğitim, müşterilerine uyguladığı CRM çalışmalarıyla Avrupalı rakiplerinin tozunu attırıyor!

Eklenme Tarihi : 27 Ekim 2010 Çarşamba
turk-ayakkabi-sektoru-avrupali-rakiplerinin-tozunu-attiriyor-ii
Fulya B. ÖZTÜRKZeusun lirinden çıkardığı seslerden etkilenerek kanatlı bir başlıkla Hermese gönderdiği ayakkabılar, yüzyıllardır ayaklarımızda Kimi zaman siyasi tepkilerin bir numaralı aktörü olan ayakkabılar, her döneme tanıklık yapmış ve modanın da yüksek ökçesiinde yerini almış Kadınların önemli tutkularından olan ayakkabı, her sezon yüzlerce modeliyle vitrinlerde yerini alıyor. Türkiyede 1950 yılında küçük ölçekte sanayileşmeye başlayan ayakkabı, çok önemli yolları aşındırdı. Özellikle 1980li yıllarda sektörde ciddi makine parkı yatırımları yapılarak sanayileşmenin neredeyse yüzde 40ı tamamlandı. Gelinen nokta ise gurur verici Onlarca firma, yüzlerce tasarım ürünü ve binlerce mağaza Tasarım ağırlıklı çalışan Türkiyenin en önemli ayakkabı markaları, inovasyon, çalışanlarına verdiği eğitim, müşterilerine uyguladığı CRM çalışmalarıyla da dikkat çekiyor. Türkiyenin en önemli ayakkabı markalarının yöneticileri anlatıyorYeşil Kundura Satış Kanalları Yöneticisi Mustafa AtukYeşil Kundura, Türkiyenin ilk Ayakkabı Market zinciri. Sektörde pek çok ilkleri bulunuyor. Sizden dinleyebilir miyiz ilkleri. Yeşil Kundura, ayakkabı sektöründe hangi yenilikleri getirdi, nasıl bir vizyon sağladı?62 yıllık bir geçmişe sahip olan firmamız Türkiyede ilk iş ve güvenlik botu üretimi, Türk özel sektöründe ilk askeri bot üretimi, Türkiyede ilk ayakkabı ve bot ihracatı, ilk Ayakkabı Market zinciri, ilk çelik burunlu, bombeli (Steel Toe) bot ve ayakkabı üretimi gibi sektördeki birçok ilklere imza attı. Yeşil Kundura bugün pek çok markalı bünyesinde bulunduruyor. Peki, kurulduğu 1948 yılında nasıl başladı her şey? Kuruluş hikâyesini dinleyebilir miyiz?Yeşil, 1948 yılında kuruldu. 1974 yılında ülkemizin tarihteki ilk ayakkabı ihracatını gerçekleştirerek altın madalya ile ödüllendirildi. Çıkış noktası, Türk ordusuna bot ve iskarpin üretmek olan Yeşil, ulaştığı kalite ve yüksek üretim kapasitesini tüketici ile paylaşmak amacı ile 1980 yılında perakende zincirinin ilk halkasını hayata geçirdi. 1990lı yıllarda başlayan uluslararası markalarla olan işbirliği, Yeşili lisanslı üretim, know-how ve pazarlama anlayışı açısından sektörde lider bir konuma getirdi. 2003 yılı ise Yeşil için yeniden yapılanma sürecinin başladığı bir dönüm noktası oldu. Hizmet yelpazesindeki tüm faaliyetler, günümüzün pazarlama anlayışına uygun bir şekilde yeniden tanımlandı. 62 yıldır şıklık ve rahatlığı benimseyenlerin vazgeçemediği Yeşil markası kaliteli ve güvenilir ayakkabı denildiğinde ilk akla gelen ayakkabı markası olarak öne çıkıyor. Yeşilin distribütörü olduğu global markalar, Crocs, Wolverine, Merrell, Harley Davidson, Cat, Hush Puppies, Minnetonka, Sanük ve Dr. MartensTitiz bayi seçimiÖnemli bir üretim gücünüz var. Üretim tesisleriniz ile ilgili bilgi alabilir miyiz? Yıllık üretiminiz nedir?Fabrikamızın makine parkının yıllık üretim kapasitesi ortalama yılda 2 milyon 500 bin çifttir. Enjeksiyon tabanlı, hazır yapıştırma tabanlı, goodyear-welt üretim tarzlarının tamamı için. Fakat eleman sayımızı ve yaptığımız ürünlerin üretim tekniklerini dikkate aldığımızda yıllık 650 bin çift civarında üretim yapabilmekteyiz. Aylık homojen bir üretim dağılımı ile 750 bin800 bin çift civarında üretim yapabilecek eleman sayımız var. Üretim tarzlarının farklılık göstermesi üretim kapasitemizi de şekillendiriyor. Bundan dolayı çalışan sayısıyla üretebileceğimiz miktar arasında tam bir orantı kurmak doğru değil. Çalışanlarımızın tüm üretim tarzlarını bilecek şekilde eğitimli olmaları en büyük avantajımız. Bu sebeple çalışan sayımızı yüzde 10 artırdığımızda üretim kapasitemiz de en az yüzde 2530 artabiliyor.Türkiye genelinde kaç mağazanız ve bayiniz bulunuyor? Ağırlıklı olarak hangi bölgelerde varsınız?Türkiyede, Marmara 27, İç Anadolu 7, Ege 5 ve diğer bölgelerde de 3 olmak üzere toplam 42 mağazamız bulunuyor. Ayrıca tüm Türkiyeye yayılmış olan 150 corner bayimiz de bulunuyor. Ama ağırlıklı olarak Marmara bölgesindeyiz.Bayilerinizi seçerken öncelikleriniz ve kriterleriniz nelerdir?Öncelikle söz konusu lokasyonların doğru olması gerekiyor. Mevcut bayii ve mağazalarımızı olumsuz yönde etkilemeyecek bir nokta olmasını tercih ediyoruz. Bayilik talebinde bulunan girişimcinin sektörden gelen biri olması öncelikli tercihimiz. Mağaza veya corner ile ilgili bir fizibilite çalışması yapılıyor. Bayii adayının Yeşil felsefesine uyum sağlayabilecek, şirket çıkarlarını koruyacak biri olmasına dikkat ediyoruz. Tüm bunların yanında elbette şirket geçmişlerine de bakıyoruz.Yeni mağazalar yolda, eskiler yenilenecekSon dönemdeki yatırımlarınız daha çok AVMler sanırım. AVMleri tercih etmenizin nedenleri ne oldu? Avantajları neler oluyor?Önümüzdeki dönemlerde alışveriş alışkanlıklarının neredeyse tamamının AVMlere kayacağına inanıyoruz. Belli şehirlerde belli caddeler halen özellikle alışveriş merkezleri olmaya devam ediyor. Ancak bu nitelikte çok fazla cadde yok. Özellikle Anadolu da AVMlerin kabul görmesi beklenmedik kadar çabuk olmakta. AVMlerde gerek mağaza inşası gerekse müşterilerin sizlerin mağazasına gelmesi için caddelein aksine daha az çaba sarf ediyorsunuz. Bir takım işler sizin adınıza AVM yönetimleri tarafından yapılıyor. AVMlere gelen müşteriler kendileri için daha uzun bir süreyi alışverişe ayırıyorlar.Dünden bugüne tercihler ne yönde değişti sizce? Bu yılın trendleri hakkında bilgi alabilir miyiz?Özellikle 2009 yılı ile birlikte tüketicinin alışverişte beğeninin yanında fiyat odaklı davranış eğilimlerinde artış görülüyor. Bu da doğal olarak tüm markaların ürün fiyatlandırmasında önemli rol oynuyor. Ürün trendlerinde ise her yeni sezonda moda dünyasının ünlü tasarımcılarının önderliğinde farklı temaların ortaya çıkmakta olduğunu görüyoruz. Örneğin 2010-2011 sonbahar kış sezonunda military desenlerin ve renklerin hâkimiyetini, camel renginin her tonunu, western kaynaklı renk ve formları ve kürk detaylı ürünleri oldukça sık göreceğiz.Sektörde pek çok oyuncu bulunuyor. Rekabeti nasıl değerlendiriyorsunuz?Rekabetten korkmamak lazım. Etik değerlerin dışına çıkılmadıkça müşterilerin gözünde bizleri güvenilmez göstermedikçe sektördeki tüm oyuncular için faydalı olacaktır. Sektöre bundan sonrada yeni oyuncuların girmesi mümkün. Zaman zaman fiyatlar üzerinden yapılan rekabet müşterilerin bizler hakkında olumsuz düşünmesine sebep oluyor. Ve bizler kendi kendimize zarar vermeye başlıyoruz. Önümüzdeki dönem ile ilgili projeler, yenilikler olacak mı? Bünyenize katmayı planladığınız başka markalar var mı?Önümüzdeki dönemde yeni mağazalar açaçağız. Eski konsepteki mağazalarımızı gelecek dönemde yenilemiş olacağız. Seri üretimine başladığımız boy uzatan ayakkabı ve geniş kalıplı ayakkabı koleksiyonlarımızı kış ve yaz sezonları için yeni modellerle geliştiriyoruz. Büyük numara ayakkabılarda da seri üretime geçmek istiyoruz. Bünyemize yeni markalar katmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki yaz sezonu ile birlikte anlaşmasını imzaladığımız Lumberjack markasının yeni yaz koleksiyonunu mağazalarımızda ve bayilerimizde satışa sunacağız. Görüşmelerini sürdürdüğümüz iki yeni markayı da bünyemize katmak için bekliyoruz. Flo Mağazacılık Genel Müdür Yardımcısı Selim TaşkınTürkiyenin bir numaralı ayakkabı merkezi sloganı oldukça iddialı Bu iddianın altında neler yatıyor, neler sunuyorsunuz müşterinize?Sizin de belirttiğiniz gibi oldukça iddialı bir sloganla ifade ediyoruz kendimizi. Aslında bu iddiayı üzerinde çok fazla düşünülmüş ve dikkat çekici olması için kullanılmış bir slogan olarak değil de, yaptığımız çalışmaların ve harcadığımız emeklerin sonucunda geldiğimiz konumun bir tür ifadesi olarak değerlendirmek daha doğru olur. Özetle bu iddia bizi ve bulunduğumuz konumu kısa ve net bir biçimde ifade eden bir tanım oldu bizim için. Burada rahatlıkla tanım ifadesini kullanabiliyorum çünkü bizim altı boş bir iddia ortaya atmak gibi bir düşüncemiz olmadı hiçbir zaman. Her şeyden önce bir numara olmanın kısmen ölçülebilir bir değer olduğu unutulmamalı. Dolayısıyla böyle bir iddiada bulunabilmek için öncelikle altını doldurmak gerekecektir. Biz bu iddianın altını kuruluşumuzdan bu yana yaptığımız çalışmalarla zaten doldurmuş durumdayız. Son yıllarda mağaza ve müşteri sayılarımızda ciddi oranlarda artışlar yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Bu artışlar doğal olarak cirolarımızı da etkiledi ve toplam ciro miktarımızın artan bir ivme ile yükselmesini sağladı. 2010 yılının ilk altı ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre ciromuzu yüzde 85 oranında arttırmış olmamız bunun en büyük göstergesi. Ciro değerlerimizdeki bu hızlı artışın nedenini sadece mağaza sayımızdaki artışa bağlamak çok büyük bir yanılgı olacaktır. Biz firma ve kalite olarak büyürken satış fiyatlarımızı düşüren ve müşterilerimize iyi kaliteyi her zaman daha uygun fiyata sunmayı amaçlayan bir şirketiz. Bunun karşılığını da aynı mağaza ve metrekarelerde geçen yıla göre yüzde 47 artış sağlayarak almış durumdayız. Tabi ki bir numara olmak için mağaza ve müşteri sayılarının artması ve ciro değerlerinin yükselmesi yeterli bir kriter değil. Flo, geniş ürün yelpazesi, yüksek müşteri memnuniyeti ve yaptığı yenilikçi uygulamalar ile de sektöründe lider konumunda. Şu anda mağazalarımızda müşterilerimize yerli ve ithal çok sayıda marka ve ürün sunuyoruz. Yaş grubu, gelir düzeyi, eğitim seviyesi ya da cinsiyeti ne olursa olsun insanlar mağazalarımızdan alışveriş yapabiliyor. Biz tüm Türkiyeye hitap ediyoruz ve bu da yaptığımız satışlardan açıkça görülebiliyor.Müşteri memnuniyeti ile ilgili ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Müşterilerinizi nasıl mutlu ediyorsunuz?Müşteri memnuniyeti için de çok kapsamlı çalışmalarımız bulunuyor. Öncelikle müşterilerimizin soru ve sorunlarına sürekli çözümler üreten bir çağrı merkezimizin varlığından bahsetmek istiyorum. Çağrı merkezimizde müşterilerimize yüksek kalitede hizmet sunmakta ve bu hizmet standartlarının geliştirilmesi için burayı sürekli denetlemekteyiz. Çağrı merkezinin yanı sıra müşterilerimizin internet üzerinden şikâyetlerini bize ulaştırabileceği bir sistemimiz de mevcut. Dahası internet üzerinden yapılan şikâyetleri, bizim sistemimiz üzerinden yapılmamış olsa dahi, takip eden ve çözüme kavuşturan bir ekibimiz de bulunuyor. Bu alanda yaptığımız çalışmalar sonucunda internet üzerinde çalışma yapan şikâyet platformlarında müşteri dostu firmalar sıralamasında lider konumdayız.Flo olarak perakende sektörüne getirdiğimiz yenilikçi bakış açıları ile de sektörümüzde bir numara olduğumuzu rahatlıkla ifade edebiliyoruz. Buna yakın zamanda birincisini tamamladığımız ve ikincisinin de duyurusunu yaptığımı FloBonus kampanyamızı örnek olarak gösterebilirim. Sizin de bildiğiniz gibi bu kampanyamız basında da geniş bir yer buldu çünkü biz burada daha önce yapılmamış olanı yaparak belli kriterlere göre belirlediğimiz birinci olan satış personelimize bir araba hediye ettik. İkinci FloBonus kampanyamızda ise bu ödül bir ev olacak. Bunun gibi müşterilerimize ve çalışanlarımıza bir çok kampanyamız ve özel fırsatlarımızla bizim için çalışan ve bize destek olan kişileri ne kadar düşündüğümüzü gösteriyoruz. Gördüğünüz gibi biz sadece bir konuda değil her konuda lider olmayı ve lider olarak kalmayı amaçlıyoruz.80 marka ve 3 bin çeşit ürünFlo, marka ve ürün çeşidi ile göze çarpıyor. Mağazalarınızdaki ürün çeşidi ne kadar ve kaç marka ile çalışıyorsunuz?Tüm Türkiyeye hitap eden geniş bir ürün yelpazemiz var. Biz bir ayakkabı marketiyiz ve kalitenin yanı sıra ürün çeşitliliğimizle de müşterilerimizin yanında olmalıyız. Mağazalarımıza gelen her müşterimiz birçok modeli renk alternatifleri ile inceleme ve satın alma fırsatı buluyor. Flo olarak müşterilerimize mağazalarımızdan bir sezonda yaklaşık 80 marka ve 3 bin ürün çeşidi arasından seçim yapabilme ayrıcalığı tanıyoruz. Bu ürün çeşitliliğinin içerisinde çok farklı, fiyat, tasarım ve kalite alternatiflerinin olması müşterilerimizin ayakkabı mağazası tercihinde daima Flonun olmasını sağlıyor.Ağırlıklı olarak AVMlerde bulunuyorsunuz. AVM mağazacılığının avantajları neler?Günümüzde AVMler alışverişlerin vazgeçilmez bir parçası olmuş durumda. AVMlerin özellikle son dönemde ileri teknoloji ve mimari ile inşa edilmesi ve ziyaretçilerine farklı imkânlar sunması, insanlar tarafından alışveriş yapmanın yanı sıra gezmek ve eğlenmek için de sık sık ziyaret edilmesini sağlıyor. Günümüzde birçok insan için otopark, çocuk bakımı, ferah bir ortam, sinema ve yemek salonu gezintiye çıkmadan önce akla getirilen öncelikli konular olmuş durumda. İnsanlar AVM lerden bu konuların birçoğunda yüksek kalitede hizmet alabiliyor. Sonuç olarak AVMler alışveriş yapmayı bir eğlence haline getirmiş durumda ve birçok müşteri bundan oldukça memnun. Bu durumda AVMlere giren ayak sayısının çok ciddi rakamlara ulaştığını görmek zor değil. İnsanlar arasında böylesine popüler olmuş mekânlarda bulunmanın her perakendeci için oldukça önemli olduğunu biliyoruz. Biz de AVMleri müşterilerimize rahatlıkla ulaşabileceğimiz yerler olarak görüyoruz ve bu nedenle AVM lerde bulunmaya özen gösteriyoruz. Türkiye genelinde mağaza sayınız kaç oldu, kaç tanesi franchise?Şu anda Türkiye genelinde 28 farklı ilde 79 mağazamız var. Ayrıca Türkiyenin her noktasına satış yapabildiğimiz bir sanal mağazamız da mevcut. Bunun yanı sıra mağaza açılışlarımız da hızlı bir şekilde devam ediyor. Yılbaşından bu yana toplamda 21 mağaza açmış durumdayız. Hedefimiz yılsonunda müşterilerimize 100 mağaza ile yüksek kalitede hizmet vermek ve çalışmalarımızı da bu doğrultuda yoğun bir biçimde sürdürüyoruz.Franchise verirken kriterlerinizi ana hatları ile öğrenebilir miyiz? En çok üzerinde durduğunuz konu ne oluyor?Öncelikle mağazalarımızın olmazsa olmazı dediğimiz franchise olsun olmasın tüm mağazaların uymak zorunda olduğu belli standartlarımız var. Bunlardan en önemlisi müşteri memnuniyetidir biz kesinlikle müşteri memnuniyetinden taviz vermek istemiyoruz ve bu nedenle mağazalarımızın müşterilerimize en iyi şekilde hizmet edebilecek kalitede olmasına özen gösteriyoruz. Bu kaliteyi biraz daha açacak olursak fiziksel ve personel koşulların varlığından bahsedebiliriz. Öncelikle açacağımız mağaza hem konum hem de fiziksel koşulları ile bizim için yeterli düzeyde olmalı. Ulaşım kolaylığı, içerideki ısı, ışık ve hava durumu, rahatlıkla gezmeye ve alışveriş yapmaya müsait yapı mağazalarımızda dikkat ettiğimiz hususlardan bir kaçı. Daha önce de belirttiğim gibi tüm mağazalarımızda tarafımızdan belirlenen kalite standartlarının sağlanıyor olması bizim için mağaza seçiminde dikkat ettiğimiz en önemli noktadır. Mevcut durumda mağazalarımız arasında franchise mağazaların oranı oldukça düşük seviyede ve biz bu oranı çok fazla arttırmayı da düşünmüyoruz. Açmış olduğumuz mağazalara bakıldığında da anlaşılacağı üzere firma politikası olarak franchise yerine kendi mağazalarımızı açmayı tercih ettiğimizi söyleyebilirim.Çalışanlara yüksek motivasyonFlonun prensipleri nelerdir? Olmazsa olmazlarıBiz Türkiyenin bir numaralı ayakkabı alışveriş merkeziyiz. Dolayısıyla prensiplerimizi de buna göre belirlememiz gerekiyor, bu açıdan baktığımızda aslında prensiplerimizin neler olması gerektiği de görülebilir. Biz her şeyden önce yaptığımız işte en iyi olmayı amaçlıyoruz ve bunun için nelere dikkat edilmesi gerektiğinin farkındayız. Örneğin müşteri memnuniyeti bizim olmazsa olmazlarımızın başında gelir. Bu nedenle her fırsatta müşterilerimizin fikirlerini soruyor ve her platformda müşterilerimize destek oluyoruz. Müşterilerimizi sunduğumuz iyi hizmetin yanı sıra düşük fiyata yüksek kalite ürün sunarak da memnun etmeye çalışıyoruz. Geçmiş dönemlere göre düşen fiyatlarımız ve artan kaliteye bağlı olarak müşteri oranımızda ve ciromuzdaki hızlı yükseliş ise bunu sağladığımızın apaçık bir göstergesidir. Birkaç madde halinde sıralamak gerekirse; kaliteyi ucuza sunmak, geniş ürün yelpazesine sahip olmak, keyifli bir alışveriş ortamı sağlamak, etik değerlerimiz, yenilikçilik, öğrenme, sürekli gelişim ve bunlara bağlı olarak da müşteri memnuniyetini sağlamak bizim için her zaman en önemli konular olmuştur.Ürün satarken aynı zamanda hizmet de satıyorsunuz. Ürün ne kadar kaliteli olsa, müşterinize neler vaat etseniz de, satış personelinizin güler yüzlü olmaması halinde pek bir şeyin önemi kalmıyor. Bu bağlamda, özellikle satış personelinize yönelik eğitim çalışmalarınız bulunuyor mu?Flo olarak müşterilerimizin memnuniyetinin aslında çalışanlarımızın memnuniyetinden geçtiğinin de farkındayız ve bu noktada çalışanlarımızı da motive ediyor ve hem işlerini sevmelerini hem de müşterilerimiz ile iyi bir diyalog kurmalarını sağlıyoruz. Çalışanlarımızı sadece onların memnuniyeti için ayırdığımız ek bir bütçe ve motivasyona yönelik farklı uygulamalarla sürekli destekliyoruz. Örneğin en son yaptığımız yalnızca satış danışmanlarımıza yönelik Flobonus kampanyası ile 3 aylık periyotta bizim belirlediğimiz çeşitli kriterlere göre en iyi olan satış danışmanımıza bir araba hediye ettik. Dahası Flobonus2 kampanyamızın kazananına da lüks bir ev hediye edeceğiz. Bu kampanya sonucunda hem personelimizden hem de basın yayın organlarından ciddi anlamda olumlu tepkiler aldık. Kampanya süresi boyunca müşteri ve çalışanlarımızın memnuniyetinin yanı sıra satışlarımız da önemli ölçüde yükseldi. Sonuçta kazanan hem müşterilerimiz hem çalışanlarımız hem de Flo oldu. Flobonus kampanyasının yanı sıra ekip ruhunu, mağaza düzenini, müşteri memnuniyetini, hizmet kalitesini ve satışlarımızı arttırmaya yönelik kurduğumuz yenilikçi ve farklı prim sistemi ile de çalışanlarımızın yüzünü güldürmeye devam ediyoruz. Bu tür uygulamalarımızı yakın zamanda arttırarak sürdüreceğiz. Hizmet kalitesini arttırmada motivasyonun yanı sıra çalışan eğitiminin önemi de yadsınamaz bir konumda. Bu noktada Flo olarak çalışan motivasyona verdiğimiz önemin aynısını eğitime de gösterdiğimizi rahatlıkla söyleyebilir. Kendi içimizde oluşturduğumuz Floakademi eğitim birimimizle çalışanlarımızı en güncel konularda, en yenilikçi yöntemlerle verdiğimiz eğitimlerle sürekli destekliyoruz. Bunun yanı sıra çalışanlarımızın sektörde hatırı sayılır firmaların düzenlediği eğitim organizasyonlarından da yararlanmalarını sağlıyoruz. Örneğin şu anda personellerimizden bazıları BMDnin organize ettiği satış danışmanı eğitimi kapsamında eğitim alıyorlar. Sonuç olarak personelimizin eğitimi hassasiyetle üzerinde durduğumuz bir konu ve bunun sürekliliğini sağlamış durumdayız.Yeni yatırımlar yoldaMüşteri profilinizi kimler oluşturuyor? Türkiyede ürün çeşitliliği ve kalite bakımından hemen her sınıfa hitap ettiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. Cinsiyet, yaş grubu ve ekonomik durumu ne olursa olsun herkes mağazalarımızdan alışveriş yapabiliyor. Çünkü biz her kategoride ve sezonda müşterimize alternatifi bol bir ürün yelpazesi sunuyoruz ve bunu yaparken düşük fiyat uygulamamızdan da taviz vermiyoruz. Yine de bir profil belirlemek açısından düşündüğümüzde genel olarak B ve C segmentine hitap eden bir yapımız olduğunu söyleyebilirim. Tüketicilerin tercihinde öncelikle ne rol oynuyor? Fiyat mı, moda mı?Son dönemlerde yapılan araştırmalar krizin de etkisiyle müşterilerin tercihlerinde en önemli etkenin fiyat olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu bağlamda perakendecilikte iyi satış yapabilmek için öncelikle iyi fiyatlara sahip olmak gerektiğini söyleyebiliriz. Tabi ki burada fiyat olgusunu yalnızca düşük fiyata endekslememek gerekiyor. Bir müşteri moda, çeşitlilik, kalite ya da farklılığı da tercih edebilir burada satıcının yapması gereken bunların hepsini müşteriye uygun fiyatla sunmasıdır. Açıkçası müşterilerimizin tercihlerinin bu yönde olması bizi sevindiriyor. Çünkü biz sunduğumuz kaliteye oranla müşterilerimize oldukça uygun fiyatlar sunuyoruz ve bu da doğal olarak tercih edilmemizi sağlıyor. Burada fiyatı tek bir etken olarak düşünmek yanlış olur. Çok geniş bir müşteri portföyümüz var ve bu nedenle düşük fiyat dışındaki talepleri de karşılamak zorundayız. Sonuçta tüketicinin tercihindeki öncelik sırası ne olursa olsun biz hemen hepsini müşterimize sunuyor ve doğal olarak karşılığını da alıyoruz. Önümüzdeki dönem operasyonlarınız ile ilgili bilgi alabilir miyiz? Kısa vadede planlanan yatırımlarınız hangi bölgelerde olacak?Öncelikle Flo adının son dönemlerde artık çok daha yaygın bir biçimde telaffuz edildiğini ve markamıza ait algı oranın hızla yükseldiğini belirtmek istiyorum. Buna bağlı olarak satışlarımız ve yaptığımız yatırımlar da yükselen bir ivme ile artıyor. Şu an için öncelikli üzerinde durduğumuz konu yeni mağazalarımızın açılışları. Ağustos ayı içerisinde 7 mağaza açtık. Mağaza açacağımız lokasyonlar içerisinde İstanbul ve Antalyanın yanı sıra Batman, Mardin ve Diyarbakır illerimiz de mevcut. Dolayısıyla bundan böyle doğudaki müşterilerimize de daha iyi hizmet vereceğiz. Bunun yanı sıra biz kendimizi sadece belli bir bölgenin değil tüm Türkiyenin markası olarak görüyoruz ve Türkiyenin her ilinde mutlaka bulunmak istiyoruz. Son dönemde yaptığımız yatırımlarla da bunu açık bir biçimde ortaya koymuş durumdayız.Deichmann Ayakkabı - Türkiye Genel Müdürü Atilla Özkul Deichmann Avrupanın önemli ayakkabı zincirlerinden. Türkiye pazarında nasıl girdi, öyküsünü sizden dinleyebilir miyiz?Deichmann Türkiyeye ilk girdiğinde tüm yönetim ekibi ülkenin genç nüfusuna ve modayı bu kadar yakından takip eden bir kitlenin varlığına çok şaşırmıştı. O günden bugüne her yıl Almanyadaki genel merkezi şaşırtmaya devam ediyoruz. 2006 yılında girdiğimiz Türkiye pazarında da distribütörlükle değil, kendi yürüttüğümüz operasyonla yolumuza devam ediyoruz. Biz devralmalarla değil konumu iyi seçilmiş yeni mağazaların adım adım açılmasıyla büyüyoruz. Çok hızlı bir büyüme değil fakat yavaş ama emin ve müşterilerin güvenini kazanarak büyümeyi önemsiyoruz.Türkiye genelinde kaç mağaza oldu? Daha çok hangi bölgelerde konumlandı?Türkiyede İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Denizli, Mersin, İzmit ve Eskişehir gibi 17 ilde toplam 34 mağaza ile hizmet veriyoruz. Ağustos sonunda, Bursa, Çerkezköy, Gebze ve İskenderunda ilk mağazalarımızı açtık. 2010 yılı sonunda açacağımız yeni mağazalar ile mağaza sayımız 40ın üzerine çıkacak. 30u aşkın marka bir aradaDeichmann olarak daha çok AVMleri mi caddeleri mi tercih ediyorsunuz? Neden?Türkiyede Bakırköy mağazamız dışında tüm noktalarımız alışveriş merkezlerinde yer alıyor. Ama dünya genelinde hem alışveriş merkezleri hem caddelerde mağazalarımız bulunuyor. Bizim en büyük sıkıntımız caddelerde mimarinin sınırlı olması. Biz 400 metrekareden düşük mağaza açmak istemiyoruz. Ayrıca kadından erkeğe, çocuktan ortopedik ayakkabıya, çantadan aksesuara geniş bir seçkide yer alan ürün yelpazemizle, bu metrekarelerde dekorasyona elverişli alanlara ihtiyacımız var. Bu ihtiyaçlarımızın çözümlerini de maalesef işlek caddelerin üzerinde bulunan mağazalarda kolay bulamıyoruz.Ürün ile birlikte aynı zamanda hizmet de satıyorsunuz. Hizmet de satış personelinden geçiyor. Müşterinizin bire bir karşılaştığı personeliniz konusunda eğitim çalışmalarınız bulunuyor mu?Mağazalarımıza gelen müşterilerimizin memnuniyeti bizim için çok önemli. Çalışanlarımıza vereceğimiz eğitimler için özel bir departman kurduk. Personelimizi işe alırken özel eğitimler veriyoruz. Ayrıca verdiğimiz eğitimler düzenli olarak da güncellenerek yenileniyor. Elemanlarımızın güler yüzlü ilgili olmaları müşterilerimizin de doğru ürünleri almalarına yardımcı oluyor.Hangi markalar ile çalışıyorsunuz. Sisteminiz hakkında bilgi alabilir miyiz?Deichmann mağazalarının içerisinde 30u aşkın marka bulunabiliyor.Ayakkabıda Türklerin tercihleri keskin mi? Avrupalı bir perakendeci, ürünler konusunda Türkiye pazarında farklılaşmaya gitti mi?Türkiye pazarında uygun fiyatlı ve kaliteli rengârenk çocuk modellerimiz, ayak sağlığına önem verenlerin çok beğendiği ortopedik ayakkabılarımız ve Avrupada son moda kadın modellerimiz çok tutuluyor. Ayrıca bayan modası trendlerinin hem Türkiyede hem de Avrupada aynı olması da ayakkabılarımıza olan ilgiyi arttırıyor. Özellikle iki sezondur Cindy Crawfordun seçtiği modeller kadınlar tarafından çok tutulan ürünlerimiz arasında yer alıyor. Bu modellerin iletişimine başladığımız hafta stoklarımız tükeniyor. Hedef, 10 yılda 200 mağaza2010 Sonbahar-Kış kreasyonlarında neler olacak, bilgi verebilir misiniz?Bot ve çizmeler bu kış sıra dışı boyutlarıyla kendini gösterecek. Düztabanlı ve süet çizmeler, küt topuklu yarım çizmeler ve bilek hizasındaki botların çok dikkat çekecek. Trendleri belirleyen Deichmann tasarımcıları bu yıl ayakkabıda gri, siyah ve kahve tonlarının öne çıkacağını söylüyor. 2006 yılından bu yana Türkiye pazarında olan Deichmann, beklentilerini karşıladı mı? Türkiye pazarında olmaktan mutlu mu?Türkiyede büyük bir hızla büyüyoruz. Deichmannı, CEOsu Heinrich Deichmann Türkiyeyi çok genç ve şirket içinde daha marjinal bir pazar olarak görüyor. Avrupada pazar payı olarak ilk sırada değiliz tabii ama büyüme oranlarına bakıldığında son iki yıldır Türkiye bir numara. Biz Asya topraklarına ilk kez Türkiye ile girmiş olduk. Onun için Türkiye bizim için gurur kaynağı. Çok titiziz ve dikkatli adım atıyoruz. Türkiye gibi büyük bir ülkede henüz çok az mağaza ile hizmet veriyoruz. Ancak müşterilerimiz her fırsatta fiyat ve kalite dengesini sürekli bir arada tutabilmemize çok şaşırdıklarını dile getiriyor. Bu yaklaşımı aslında yeni girdiğimiz bütün ülke pazarlarında alıyoruz. Biz Deichmann olarak Türkiye pazarına, Türk tüketicisi de markamıza ve ürünlerimize güveniyoruz.Son olarak gelecek ile ilgili Deichmannı Türkiyede nerede görmek istiyorsunuz, hedeflerinizi öğrenebilir miyiz? Türkiye pazarı için kendimize koyduğumuz bir hedefimiz var. 10 yılda 200 mağaza açacağız. Hedefimize 400 - 600 metrekare arasındaki mağazalarla ulaşmayı planlıyoruz.Not: Haberin dün yayınlanan birinci bölümüne şu linkten ulaşılabilir: http://perakende.org/haber.php?hid=1288158333Bu haber ve röportajlar Mağaza dergisinden alınmıştır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive