Perakendenin 2012 falı

1990 yılına dek geleneksel mağazalardan oluşan perakende sektörü, önemli yollar kat etti. Semt pazarlarının yerini marketler, şehir merkezine yakın çarşıların yerini AVMler aldı. Akademi Research ve AYD işbirliği ile her ay düzenli olarak yayınlanan AVM Endeksi, 2011in yükselişte olan sektörlerini gösterirken, 2012ye dair önemli ipuçlarını da veriyor. Perakende cirolarının büyük kısmını İstanbul karşılasa da 2012de Anadolu, pastadan büyük bir dilim alacağa benziyor. Türk perakende sektörünün gelişmesinde ise yabancı yatırımcıların finanse etmesiyle gelenekselden organize doğru büyük bir dönüşüm yaşayacak

Eklenme Tarihi : 17 Şubat 2012 Cuma
perakendenin-2012-fali
Fulya B. ÖZTÜRKPerakende sektörü, hızla büyüyen ve ülke ekonomisinin lokomotifi olmasından dolayı her çeyrekte yükselen sektörlerde önde geliyor. Yeni açılan AVMlerin de etkisi ile perakende sektörü gelecekte de büyümeye devam edecek gibi görünüyor. Nitekim 2011 Kasım ayına kadar olan değerlendirmede yüzde 13.3 büyüyerek perakendecilik sektöründe yükselişini sürdürdü. Akademetre Research ve AYD işbirliği ile her ay düzenli olarak yayınlanan 2011 Kasım ayına kadar olan endeks kategori olarak değerlendirildi. Tüketiciler tarafından benimsenen ve vazgeçilmez hale gelen AVMlerin Türkiye ve bölgesel değerlendirmelerine bakıldığında AVM Endeksi tüm kategorilerde yükseliş trendine girmiş bulunuyor. Perakende sektöründeki bu gelişim Türkiye genelindeki istihdamı artırmış ve her açılan AVM bulunduğu lokasyonda en az bin-bin 500 kişiye iş imkânı sundu. İşsizlik oranlarının, son 10 yılın en düşük seviyesine inmesinde önemli bir rol oynadı. Yılın ilk 10 ayında faaliyete geçen 26 proje ile Türkiyedeki AVM sayısı 298e yükseldi. AVM ve perakende sektörü birbiri içerisindeki sinerjisi ile cirolardaki artışlar, kur ve enflasyon artışlarını geride bıraktı.Akademetre Research ve AYD tarafından yapılan AVM Endeks araştırmasına göre 2010-2011 yılları (Kasım ayına kadar) arasındaki ciro endeks karşılaştırması yükselen trendlerle karşımıza çıkıyor. Ayakkabı-Çanta, Yiyecek-İçecek, Giyim-Aksesuar, Teknoloji Market ve Elektrikli Eşyalar, Hipermarket-Süpermarket ve Diğer olmak üzere toplam 6 kategoride değerlendirilen AVM sektörü, 2011 yılı içinde bir önceki yılın aynı aylarına göre önemli artışlar gösterdi. 2011in gözde sektörü ayakkabı-çanta oldu2011 yılı ayakkabı-çanta yılı oldu. 2010-2011 yılı içerisinde tüm kategori cirolarında artış görüldü. Sektördeki genel ortalamaya baktığımızda 2010-2011 yılları arasında ki en önemli artışın yüzde 16.2 ile ayakkabı-çanta kategorisinde olduğu görülüyor. E-ticaret alışverişinin günümüzde yaygın olması ve ayakkabı-çanta kategorisinde çeşitli markalarla tüketiciye birçok alternatif sunmasına karşın e-ticaret AVMlerdeki tercih kriterlerini henüz değiştiremediği görülüyor. 2011 yılının 3üncü çeyreğini rekor bir büyümeyle tamamlayan sektör de sırasıyla yüzde 14.2 ve yüzde 14.1lik büyümeyle yiyecek-içecek ve giyim-aksesuar kategorisi geliyor. Yiyecek-içecek kategorisindeki bu önemli artışın tüketici tarafında AVMlerin alışverişinde ötesinde bir sosyalleşme alanı olarak görüldüğü ortaya çıkıyor. Türkiyede olduğu gibi İstanbul karşılaştırmasına bakıldığında en yüksek artışın yüzde 18.7 ile ayakkabı-çanta kategorisinde oldu. Ayakkabı-çanta kategorisinde Türkiyedeki ortalamanın İstanbul ortalamasının altında olmasının nedeni, Anadoludaki AVMlerin Diğer kategorisinde öne çıkması.Anadoluda sürpriz hipermarket kategorisindeAVMlerle kiralanabilir metrekare alan artışına paralel ciroların da artmakta olduğunu, Anadoluda AVMlere dönük talebin her geçen gün arttığını ve ciroların da büyüyerek bunu doğruladığı görülüyor. Anadoluya bakıldığında kategori anlamında son bir yıl içinde en yüksek artışın yüzde 17.1 ile AVM içerisindeki diğer mağazalar kategorisinde. Diğer kategorisinin içinde DIY (Yapı market), dekorasyon mobilya, ev tekstili-eşyası, oyuncak, sinema, kişisel bakım-kozmetik, kitap-kırtasiye gibi alt başlıklar yer alıyor. Yiyecek-içecek kategorisinde ise Anadoludaki artış, İstanbuldaki kadar yüksek olmasa da yüzde 9.4 oranında arttı. Anadolunun kendi kültürü halen devam etse de tüketiciler AVMleri İstanbuldaki ziyaretçiler gibi sosyalleşme alanı olarak benimsemeye başlıyor. Anadoluda hipermarket kategorisinde ise bir düşüş görülüyor.AVM metrekare verimlilikleri artmaya devam edecekCiro endeksine paralel olarak metrekare verimlilikleri de bütün kategoriler de artış gösterdi. En yüksek artış ayakkabı-çanta kategorisinde görüldü. 2010 yılında 449 TL olan metrekare başına elde edilen ciro 2011 yılında 522 TLye yükselerek yüzde 16.2 oranında artış gösterdi. Diğer taraftan teknoloji market kategorisine bakıldığında metrekare başına düşen gelirin diğer tüm kategorilerden yüksek olduğu görülüyor. Teknolojinin gelişmesi ve genç nüfusun elektronik eşyalara yönelmesi 2010 yılındaki metrekare başına elde edilen cironun 698 TL iken 2011 yılında 774 TLye yükselmesine neden oldu. İkinci olarak en yüksek artışın yiyecek-içecek kategorisinde yaşandı. Metrekare başına elde edilen gelir 2010 yılında 546 TL iken 2011 yılında 623 TLye yükselerek yüzde 14.2 oranında arttı. İstanbul metrekare verimliliğine bakıldığında ayakkabı-çanta kategorisindeki yükseliş ilk sırada yer alıyor. 2010 yılında metrekare başına elde edilen gelir 466 TL iken, 2011 yılında bu oran yüzde 18.7 artarak 553 TLye yükseldi. Metrekare başına en yüksek gelir getiren kategori ise teknoloji market kategorisinde. Teknolojinin gelişmesi ve genç nüfusun elektroniğe olan merakı, 2010 yılında 705 TL olan metrekare verimliliğini 2011 yılında yüzde 10.9 artırarak 782 TLye çıkardı. Anadoluda hipermarket kategorisinin metrekare verimliliği ise düşüşte Diğer taraftan ziyaretçiler alışverişlerini diğer kategorilerle devam ettiriyor ve tüm kategoriler metrekare verimliliği açısından yükselen bir seyir izliyor.AVM içerisindeki diğer mağazalar DIY, dekorasyon mobilya, ev tekstili-eşyası, oyuncak, sinema, kişisel bakım-kozmetik, kitap-kırtasiye gibi perakendeci firmaların metrekare verimliliği Anadoluda diğer kategorilere oranla daha yüksek bir artış gösteriyor. 2010 yılında 200 TL olan metrekare başına elde edilen gelir, 2011 yılında yüzde 17,1 oranında artarak 235 TL seviyesine yükseliyor. Anadoluda da diğer bölgelerde olduğu gibi metrekare verimliliği açısından en yüksek elde edilen gelir teknoloji kategorisinde. 2010 yılında metrekare başına 691 TL olan gelir, 2011 yılında 766 TLye yükseliyor.Akademetre Proje Uzman Yardımcısı Nimet ErdemYakın geçmişe bakacak olursak, 1990a kadar, Türkiyede perakende sektörü geleneksel mağazalardan oluşuyordu, bakkallar halka açık pazarlar, kıyafet söz konusu olduğunda butikleri kapsıyordu. Cadde mağazacılığı dediğimiz şehir merkezlerinde yer alan perakendeci firmalar yoğunluktaydı. 1990dan sonra süpermarketlerin açılmaya başlaması bir ölçüde perakende sektörüne öncülük etmiş oldu. Metroyla başlayan bu akım Migrosla devam etti. Otopark sorunu, yüksek kira bedelleri, aranılan ürün kategorilerini bir arada bulma isteği cadde mağazacılığını geri plana itiyor. Bu açık alışveriş merkezleri tarafından kapatılıyor. Alışveriş merkezlerinin, sosyal hayat içerisinde yerlerinin gittikçe büyümesi, bilinirliği gittikçe artan âdeta modaya ayak uydurma bilinciyle tercih edilen alışveriş noktası haline geldi. AVM yatırımlarında rota Anadoluya kayıyor2011 yılı itibariyle Türkiyedeki AVM sayısı 300e ulaştı. Proje ve inşaat halinde olan AVMlerin açılmasıyla bu sayı önümüzdeki yıllarda daha da artacak. AVM yatırımlarının Anadolu kentlerine de ağırlık verdiği görülüyor. Yatırımcıların yeni AVM yatırımlarında rotayı Anadolu kentlerine çevirdiğini görüyoruz. Anadoludaki AVMler, ticari kimliklerinin yanı sıra sosyal ve kültürel anlamda da canlılığın sağlanmasında büyük katkı gösteriyor. Her yeni yatırıma bağlı olarak artan iş imkanı istihdamı artırıyor ve bölge halkına olumlu katkı sağlıyor.AVM yatırımlarının önemli bir kanalı olan perakende sektörü de birbirleri içerisindeki sinerjisi ile ekonomik gelişme ve istihdamda etkisini gün geçtikçe artırıyor. Perakende sektöründe Türkiyenin büyüklük olarak dünyada 10uncu Avrupada ise 7nci sırada olduğu (AMPD verileri) Türk ekonomisinin ise dünyadaki 16ıncı büyük ekonomi olduğu hesaba katıldığında, geçtiğimiz 10 yıllık süreçte perakende sektöründe nereden nereye gelindiğine bakıldığında ekonomimiz üzerindeki etkisi göz ardı edilemez.Yerli ve yabancı perakendecilerin, büyüme trendinde olan Türkiyeye ilgisi her geçen gün artarken sektördeki büyüme potansiyeli ve rekabet yeni satın alma ve birleşmeleri de beraberinde getiriyor. Yerli markalar büyüme potansiyeli olan perakende pazarında yurt dışına açılıyor. Markalar, perakende yatırımlarında olan rekabet içerisinde ayakta kalabilmek için modern dünyanın getirilerine ayak uydurması ve bir nevi farklılaşma noktaları oluşturmaları gerekiyor.Perakende sektöründe Türetici yani tüketirken üretimin bir parçası olma anlayışının önem kazandığı söylenebilir. Bu anlayışa uygun yapılar veya ürünler her alanda önem kazanıyor. Migrosun Jetkasası kullanılsın ya da kullanılmasın beğeniliyor ve dikkat çekiyor. Bu uygulama Migrosa farklılaştırıcı bir özellik kazandırıyor. Tüketiciler tüketimlerinin her alanına dâhil olmak istiyorlar. Tüketici, perakendeciden yalnızca iyi ekmek satmasını değil, ekmek yapımını da tüketiciye öğretmesini bekliyor. Bu anlayış, satın almadaki hız anlayışını geri plana atmamakla beraber müşteriler her anlamda işlerini daha hızlı görmek istiyor ve bu sürece de kendilerini dâhil ediyorlar. E-ticaret giderek yaygınlaşıyorTeknolojiye yakınlık ve teknoloji üzerinden iletişime meyilli bir müşteri kitlesi oluştuğu görülüyor. Böylelikle nitelikli personel arayışı, hız arayışının bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Sosyal paylaşım ağlarının, her türlü iletişim ve haberleşmenin önemli bir aracı olarak kullanıldığı dönemde giderek mağazalar internet üzerinden satışlarla bir showroom haline geliyor.Gelişen iletişim araçları ile donanımı artan müşterilerin bu donanımları kullanarak alışveriş yapmaları da önemli bir değişim olarak karşımıza çıkıyor. Artık markalar satışlarındaki e-ticaret oranlarını artırıyorlar. Çeşitli kategorilerle karşımıza çıkan e-ticaret her geçen gün havuzunu daha da genişletiyor. Ayakkabı-çanta, elektronik eşyalar, yiyecek-içecek, giysi kategorilerinde her geçen gün çeşitli perakendecilerin sisteme dâhil olduğu görülüyor. Öte yandan hipermarket-süpermarket kategorisinin e-ticaret alanında eksik kaldığı aşikâr. Bu kategori de e-ticaret aracılığıyla hizmet veren tek perakendeci Migros. BKMnin (Bankalar Kart Merkezi ) yaptığı araştırmaya göre Türkiyede perakende sektörünün satışlarının yüzde 70lik kısmı kartlı ödeme sistemleri ile gerçekleşiyor. Önümüzdeki yıllarda açılacak olan AVMler ve beraberinde sayıları hızla artan çeşitli kategorilerdeki mağazalar iş gücüne ihtiyaç duyacak ve böylece istihdamın artmasına yol açacak. Bununla birlikte yinede yatırımlarda dikkatli davranılması gerektiği her ne kadar pazar payı geniş olsa da ekonomik krizi göz ardı etmeden temkinli büyümeden yanayız.Rekabetin yoğun olarak yaşandığı perakende sektöründe sunum, markalaşma, farklılaşma yöntemleri ile mağazaların bu rekabette ayakta kalmalarını sağlayacak. Her ne kadar perakende cirolarının büyük kısmı İstanbul tarafından karşılansa da 2012de Anadolu bu pastadan büyük bir dilim alacağa benziyor. Anadoludaki AVM yatırımlarının etkisiyle çeşitli perakende firmaları tüketiciyle buluşuyor. Türk perakende sektörü gelişmesi yabancı yatırımcıların finanse etmesiyle gelenekselden organizeye doğru büyük bir dönüşüm yaşayacak.Bu haber Mağaza dergisinden alınmıştır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive