Beslenme alışkanlıklarımız değişiyor mu?

Günümüz tüketim alışkanlıklarıyla birlikte kültürümüzün en önemli parçalarından biri olan Türk mutfağının o eşsiz tatlarını unutuyoruz. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki genç kuşağın hiç de azımsanmayacak sayıdaki kısmı yemek yapmayı bilmiyor, batılı toplumlar gibi fast food kültürüyle besleniyor

Eklenme Tarihi : 05 Ocak 2011 Çarşamba
beslenme-aliskanliklarimiz-degisiyor-mu
Tayfun KARADEMİRBulunduğumuz yüzyılda gerçekleşen teknolojik yenilikler, standartlarımızın yükselmesine ve yaşam tarzlarımızın değişmesine yol açtı. Özellikle batıda yaşanan bu değişim, son yıllarda ülkemizde de hızlı bir şekilde hissedilmeye başladı. Dünyada sayılı ilk üç mutfak arasında olan Türk mutfağı yerini ısıt ye kültürü diye bilinen hazır gıdalara ve fast food, yani ayaküstü beslenmeye bırakıyor ama belki de daha önemlisi şimdinin gençleri, geleceğin büyükleri geleneksel tatları tüketmedikleri gibi pişirmeyi de bilmiyor.Geçtiğimiz aylarda Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre günümüzde fast food beslenme giderek artıyor. Açıklamada fast foodlarda orta düzeyde yenen bir öğünün kalorisinin 400den başlayıp bin 500e kadar yükselebildiği ve enerjinin çoğunun yağ ve şeker kaynaklı olduğu belirtildi. Fast food ürünlerdeki yağın çoğunluğunun hayvansal kaynaklı olmasının da çocuklarda ciddi ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açabileceği vurgulandı.Slow City ve Slow FoodSon yıllarda Slow City (Yavaş Şehir) hareketiyle gündeme gelen slow food (yavaş yemek) kavramı, fast food kültürüne karşıt bir akım olarak karşımıza çıkmıştı. İlk olarak Avrupada yayılmaya başlayan, daha sonra Asyaya da sıçrayan hareket yaşanabilir şehirler hayaliyle büyümeye devam ediyor. Bu akımla birlikte, geleneksel ve yöresel lezzetler sunan lokantalar fast food zincir restoranlarının önüne geçmeye başladı bile.Geleneksel yemekler sağlıklı nesillerSağlıklı ve dengeli beslenme konusunda tüketicileri bilinçlendirmek için en çok çalışma yapan firmalardan biri, Reis Gıda. Geleneksel yemekler sağlıklı lezzetler kampanyasıyla obeziteye savaş açan Reis Gıdanın Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, sosyal sorumluluk çerçevesinde ele aldıkları obezite konusundaki güncel bilgiler ile birlikte bakliyatın insan sağlığı ve dengeli beslenmedeki önemini gündeme getirmeyi ve ülkemizde konusunda uzman beslenme uzmanlarıyla birlikte etkinlikler gerçekleştirmeyi sürdüreceklerini söyledi. Reis, Akademisyenler ve beslenme uzmanlarının da sık sık dile getirdiği gibi, günümüzde atıştırmalık yiyeceklerin tüketimi ile birlikte özellikle çocuklarımızda obezite tehlikesi hızla artıyor. Çocuklarda obezite görülme sıklığı son yirmi yılda yüzde 6dan yüzde 15e yükseldi. Çocuklarımızın geleneksel Türk yemekleriyle beslenmelerini sağlamamız geleceğe yapılmış bir yatırımdır dedi. Geleneksel lezzetlerimize sahip çıkmamız gerektiğini ve sofralarımıza daha fazla önem vermemiz gerektiğini vurgulayan Reis, önem verilmemesi halinde gelecek kuşaklarımızın sağlıksız bireylerden oluşacağının altını çizdi. Reis, Kendi özümüze dönüp beslenme tarzımıza özen göstermeliyiz. Pirinç, bakliyat, bulgur ve sebze yemekleriyle sağlıklı ve ucuz bir beslenme planı yapabilir aynı zamanda lezzetli ve geleneksel tatlarımızı koruyabiliriz dedi.Gençler lokantalarda kuru fasulye, pilav yemeye utanıyorGeleneksel lezzetlerin tüketildiği restoranların yerini her geçen gün bir yenisi açılan franchising zincirleri alıyor. Kuru fasulye, nohut gibi geleneksel yemekleri yapmayı bilmeyen birçok genç, bu tatlardan mahrum kalıyor. Hünkar Bakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Fettahoğlu, konuyla ilgili şunları söyledi: Gençler, arkadaşlarının yanında geleneksel yemeklerimizi sipariş vermeye utanıyor. Bu yemekleri yemeyi çağdışı kalmak gibi görüyorlar. Hamburger tüketmek ne sağlıklı ne de ekonomik. 1 kilo pirinçle birçok insanı doyurabilirsiniz, bu çeşit bir beslenmeyle insan sağlığını da tehdit etmezsiniz. Ayrıca 1 kilo pirinç 1 hamburgerden daha ucuz. Fast-food tarzı beslenme alışkanlığı Alzheimer riskini artırabiliyorStockholmdeki Karolinska Araştırma Enstitüsü bilim adamları, önce insanlarda Alzheimer hastalığı riskini artıran ve kolesterolü taşıyan APOE4 geninin etkisini görmek için farelerin genleriyle oynadı, daha sonra 9 ay boyunca yağ, şeker ve kolesterol bakımından zengin yiyecekler verilen bu farelerin davranışlarını inceledi. Araştırmaya imza atanlardan Susanne Akterin, farelerin beynini incelerken Alzheimer hastalarının beynindekine benzer kimyasal bir değişime rastladıklarını belirtti. Fosfat miktarının arttığını, bunun da bazı hücrelerin normal işlevlerini yerine getirmesini engellediğini vurgulayan araştırmacılar, yiyecekteki kolesterolün büyük bir bölümünün, hafızanın depolanması süreciyle ilgili, beyindeki Arc adı verilen proteinin oluşumunu azalttığına dikkati çekti. Araştırmacı Akterin, fazla miktarda yağ ve kolesterolün, APOE4 geni gibi başka etkenlerle birleştiğinde beyindeki birçok maddeyi etkileyebileceğini, bunun da Alzheimer hastalığına yakalanma nedenlerinden biri olabileceğini ifade etti. Daha önce yapılan araştırmalar, beslenme biçimi ve Alzheimer hastalığı arasında bağlantı olabileceğini göstermişti.Eşsiz Lezzetleri KoruSon dönemlerde fast food kültürünün geleneksel damak tadının önüne geçmeye başladığını söyleyen, Türkiyenin ilk et üretici firması Apikoğlu Yönetim Kurulu Üyesi Ali Ağca, başta sucuk olmak üzere, tüm et ürünlerini geleneksel damak zevkine uygun olarak tüketicinin beğenisine sunmaya devam ettiklerini anlattı. Bunun yanı sıra fast food kültürünün Türk mutfağının önüne geçmesini engellemek adına Eşsiz Lezzetleri Koru adlı bir kampanya başlattıklarını da aktaran Ağca, kampanyayla ilgili şunları söyledi: Bu kampanyada Türk mutfağının eşsiz lezzetleri olarak adlandırılan geleneksel ve yöresel yemekler www.essizlezzetlerikoru.com adresine gönderiliyor. Sitede toplanan eşsiz lezzetler, beğenilerek ve paylaşılarak koruma altına alınabiliyor. Bu çalışmayı daha cazip hale getirmek için katılımcılara çeşitli hediyeler veriyoruz. Bu sayede hem kullanıcılar hem de Türk mutfağı kazanıyor.Gençler şalgam suyunu tanımalıTürk mutfağının en eski içeceklerinden olan şalgam suyunu üreten Sefa Nasın Genel Müdürü Selahiddin Nas, şalgam suyunun Osmanlıdan gelen geleneksel bir ürün olduğunu belirtti. Nas, Maalesef gençler şalgam suyunu tanımıyor ve bilmiyor. Oysa şalgam suyu Türk mutfağının önemli içeceklerinden biri... Ancak ülkemizde fast food ürünlerle birlikte hiç de sağlıklı olmayan içecekler tüketiliyor dedi. Nas ayrıca Kilikya şalgam suyu olarak tüketicilere şalgamın faydalarını anlatmayı, özellikle gençlere şalgamı tanıtmayı amaçladıklarını kaydetti.Şalgam suyunun faydaları Hücreleri yeniler ve sindirimi kolaylaştırır. Şeker ve kolesterol yüzde 0dır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Vücuttaki toksinleri atmaya, kolesterolden uzaklaştırarak stresten kurtulmaya yardımcı olur. Kalsiyum, potasyum ve demir içermesi nedeniyle kemik ve dişleri kuvvetlendir. 100 gramında 20 kalori olan şalgam, A-B-C vitaminleri içerir. Laktik asit içerir, sindirimi kolaylaştırırKahvaltı kültürümüzü kaybetmedikHızlı yaşam, özellikle genç kuşağın Türk mutfağını unutmasına ve fast fooda yönelmesine yol açtı. Uzmanlara göre insanın beslenmesindeki en önemli öğün, kahvaltı. Helva ve reçelin, Türk kahvaltı kültürünün önemli iki öğesi olduğunu vurgulayan Koska Helva Genel Müdür Yardımcısı Emin Dindar, şu değerlendirmelerde bulundu: Özel günler, bayramlar, pazar sabahı kahvaltıları Türk ailesi için önemli bir alışkanlık olmasının yanı sıra tüm ailenin bir araya gelip kahvaltı etmesi de vazgeçilmeyecek bir gelenek. Günümüzde çalışma hayatı koşulları ne kadar hızlı olsa da Türk anneleri, ailelerinin kahvaltılarını atlamamalarına özen gösteriyor. Dolayısıyla kahvaltı geleneğimizden ve bu geleneğin önemli iki unsuru helva ve reçelden vazgeçildiğini düşünmüyoruz. Zaten tüketim miktarlarından da bunu anlayabiliriz. Ülke genelinde her geçen yıl helva ve reçel tüketimi artıyor. Türk halkı fast fooda yabancı değilSağlıklı beslenme ve diyet uzmanı Taylan Kümeliye göre Türk mutfağında zaten fast food var. Bunun en önemli kanıtının, ekmek arası beslenme olduğunu dile getiren Kümeli, Fast food kültürüne kolaylıkla adapte olmamız, ekmek arası dediğimiz yeme tarzının bizde de var olması dedi. Dondurulmuş ve hazır gıdalar konusunda ise hiçbir şeyin mevsimlik ve taze gıdanın yerini tutamayacağını söyleyen Kümeli, bu gıdaların belirli işlemlerden geçerek sofralara geldiğini hatırlattı. Kümeli, sağlıklı olmak için doğanın bize her şeyi verdiğini unutmamız gerektiğinin altını çizdi. Fast food atıştırmanın birçok sağlık sorununa yol açabileceğini, bu tür beslenmenin yerine daha sağlıklı olan Türk mutfağını tercih etmemiz gerektiğini kaydeden Kümeli, bütün bakliyat türlerini tüketmemiz gerektiğini, bunu yaparken de doğru tariflerle pişirme yöntemlerini kullanmamızın elzem olduğunu sözlerine ekledi.Geleceğimize sahip çıkmalıyız600 yıllık Türk mutfak kültürünü tanıtmayı ve günümüze taşımayı amaçlayan Anadolu Halk Mutfağı Derneğinin Başkanı Adnan Şahin, konuyla ilgili şunları söyledi: Biz sadece kültürümüze saygı istiyoruz. Bizler, Anadolu kültürünün ortak değerleriyle kenetlenmiş çok büyük bir aileyiz. Anadolunun zengin mutfağını gençlere tanıtmalı, tattırmalıyız. Bu haber Market dergisinden alınmıştır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive