Metrocity Genel Müdürü Semet Yolaç

Metrocity, AVMlerin Kurtlar Vadisinde Başarısını Koruyor

Eklenme Tarihi : 15 Ocak 2008 Salı
metrocity-genel-muduru-semet-yolac
Emre Durdu İçinden metro geçen alışveriş merkezi terimini ilk olarak ortaya çıkaran Metrocity, Şişli Levent hattında Cevahir ve Kanyondan çok önce faaliyete başladı ve kendine sadık bir müşteri kitlesi oluşturdu. Metrocity Genel Müdürü Semet Yolaç, rekabetin içinde başarının korunmasını farklılıklar yaratmayla sağladıklarını anlatıyor Alışveriş merkezi yöneticisi olmak ilginç bir meslek tercihi. Nasıl karar verdiniz bu kariyer hedefine?Ben işletme mezunuyum. Perakende sektörünün geleceği olduğuna inandığım için takip ediyordum. Daha sonra ECEde çalışmaya başlayınca bunu kendim için bir şans olarak gördüm ve iyi değerlendirmeye çalıştım. Sonuçta perakendenin içine girdiğinizde kesin bir pozisyon veya görev tanımı belirlemek zor, çok geniş bir alan. ECE Grubuna başladıktan sonra 2 sene Almanyadaydım, sonrasında yaklaşık 3 sene Beylikdüzü Migros Alışveriş Merkezinin Müdürlüğünü yaptım ve Eylül 2005te de Metrocityye geldim. İşletme okumanın yararları bu meslekte nasıl görülüyor?Tabi ki birçok yararı var ama işin kendine özgü incelikleri yaşayarak ve çalışarak öğreniliyor. Perakendecilik yaparak öğrenilir diye tabir edilen mesleklerden. Metrocity Türkiyenin her yerinde bilinen, en tanınmış AVM markaları arasında yer alıyor. Yine de merkezi en iyi tanıyan kişiden kısa bir bilgilendirme almak isteriz...Leventte Büyükdere Caddesi üzerinde bulunan Metrocity yaklaşık 5 senedir hizmet veriyor. İçinde yaklaşık 150 mağaza barındıran, rüştünü ispatlamış bir alışveriş merkezi... Bütün katlarına gün ışığı girdiği için insanlara keyifli bir alışveriş ortamı sunuyor. Ziyaretçi profili oldukça değişken. Hafta içi bulunduğumuz lokasyon itibariyle iş merkezlerinde çalışanların çok ziyaret ettiği ancak hafta sonu alışveriş için ailece gelinen bir merkez. Mağazalar asıl cirosunu hafta sonu yapıyor diyebiliriz o zaman...Evet ama bu özel bir durum değil, zaten her yerde hafta sonu ciro daha iyidir. Bizim hafta içi günlerimizde birçok alışveriş merkezine göre dolu, hareketli, verimlidir demek daha doğru. Hafta sonu doğal olarak hareketlidir ancak Metrocity hafta içi günlerde asla dramatik düşüşler yaşamaz, günlere göre ziyaretçi sayısı rakiplerine göre çok daha dengelidir. Rakiplerden söz açılmışken Kanyonu konuşmamak olmaz. Açılıştan önce herkes Kanyon, Metro Cityi öldürür diyordu ancak hiç umulduğu gibi olmadı. Başarınızı nasıl korudunuz Kanyon karşısında...Bu konuda çok rahattık, söylenildiği gibi olmayacağını biliyorduk. Dünyadaki örneklerini incelediğinizde de birbirinden farklı konseptteki AVMlerin bölgeyi bir cazibe merkezi haline getirdiğini ve birbirini desteklediğini görürsünüz. Metro City son derece düzayak bir merkez. Katlar arasında geçişler çok kolay, mimarisi sade ve yerleşim planı çok akıllıca. Giriş katında durup bir iki dakika bakınca bile ne aradığınızı kafanızda planlıyorsunuz. Ezberlemesi, ulaşması kolay. Yemek bölümleri dağınık değil, çok fazla seçenek kolay ulaşılır şekilde. Yani Kanyondan tamamen farklı bir konsept. Kanyon, ihtişamlı ama karışık, ezberlemesi zor ve biraz yorucu. Tabi ki onu da çok başarılı buluyorum ama dediğim gibi bizden daha ayrı bir konumlandırmada ve iki merkez bu bölgede birbirini çok iyi tamamladı. Birbirinin yoluna çıkmadan karşılıklı güç kazandırdı. Bakırköy Merter hattı ve Beylikdüzünde neredeyse karşı karşıya açılacak olan çok sayıda yeni yatırım var. Başarılı bir örnek olarak onlara ne tavsiye ediyorsunuz?Farklılaşmalılar. Hepsi birbirini taklit etmeye çalışırsa zarar görürler. Sadece birbirinden farklı markaları getirmek de yeterli değil, mutlaka başka yenilikler de ortaya koymalılar. Bir yatırım yapılırken önce lokasyona ve müşteri profiline göre doğru konsept belirlenmeli, uygun bir mimari, ona göre marka karması, ona göre pazarlama faaliyeti oluşturulmalı. Genelde boş arsa varsa burası iş yapar denilip bina yapılıyor, markalar alınmaya çalışılıyor, tutturabildikleri markayı getiriyorlar, sonra bu karmaşanın içinde pazarlama faaliyetleri yapmaya çalışıyorlar. Aslında bu işin çok net başarı formülü ve kurallar kitabı var ve Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Son dönemin trendlerinden biri de uluslararası yeni bir markayı açılışla birlikte Türkiyeye getirmek. Bu stratejiyi nasıl buluyorsunuz?Uluslar arası zincirlerin artık kendi ülkelerinde büyüyebileceği noktalar kalmadığı için bizim gibi potansiyeli olan ülkelere açılmaya çalışıyor. Bu hem alışveriş merkezlerinin hareket kazanması adına hem de rekabetin sektörü yukarı taşıması adına olumlu bir gelişme. Tabi ki her yeni gelen marka başarılı olacak diye bir kural yok. Kendi konseptine uygun merkezi bulması gerekli, ayrıca alışveriş merkezinin bu markaya bakış açısı da önemli. Yeni markanın merkeze çok katkı sağlayacağı düşünülüyorsa sunulan imkanlar ve tanıtımlar da o derece etkin oluyor. Metro Citye getirmek istediğiniz bir marka yok mu peki yeni gelenler arasından?Şüphesiz birçok marka var, Örneğin Teknosanın yanında bir de Media Markt olsun isterdim ancak yerimiz yok. Sözleşmelerimiz uzun süreli ve mevcut markalarımız da Metro Cityde olmaktan mutlu. Eski alışveriş merkezlerinde olağan bir durum, her istediğimiz markayı alamıyoruz. Markalar ve mutluluktan söz açılmışken; bu aralar AVMlerde kiraların yüksekliği ve markaların da bu konudaki şikayetleri sıkça gündeme geliyor. Siz ne düşünüyorsunuz?Kendi açımızdan değerlendirdiğimde böyle bir durum söz konusu değil. Metro City, mağazalarına kazandıran bir merkezdir. Biz bu konuda bir şikayet almıyoruz. Bu konuda yazılan haberler daha çok yeni açılanlarla ilgili olabilir. Aslında bu biraz arz talep dengesizliğinden kaynaklanıyor. Çok fazla alışveriş merkezi yok, başarı garantisi olanlara az önce konuştuğumuz gibi uluslar arası markalar da girmek istiyor. Bu yüzden talep fazla. Doğal olarak özellikle yeni açılanlarda kiralar yüksek olabiliyor. AMPDnin açıklamaları da sizin paralelinizde ve daha çok merkeze ihtiyaç var şeklinde. Ancak özellikle trafik sorununu referans alan ve artık İstanbul daha fazlasını kaldıramıyor diyen bir kesimde mevcut. Sizce ne zaman yetecek peki sayı? AMPDnin bu tespiti rakamlarla da anlaşılacağı gibi doğrudur. Metrekare bazında Türkiye henüz çok gerilerde. Kriterleri uygun şekilde yerine getiren her yatırımın başarıya ulaşıyor olması da sektörün henüz emekleme aşamasında olduğunun bir göstergesi. Trafik sorununu küçümsemiyorum ancak bu alanların hangi amaçlarla kullanılabileceği düşünüldüğünde, seçenekler içinde otopark hizmeti sunması ve yol düzenlemeleri yapmasıyla alışveriş merkezlerinin en iyisi olduğunu görüyoruz. Bence hepsini bir kenara bırakıp tüketicinin görüşlerini ön palana almak en doğrusu. Tüketiciler rahat, güvenli ve kaliteli mekanlarda alışveriş yapmaktan mutlu. Sadece alışveriş de değil aileleriyle birlikte vakit geçirmek, bir şeyler yiyip içmek ve sosyal aktiviteler için de tercih ediyorlar. Bu kadar kalabalık nüfusu olan bir kent için talep olduğu sürece yeni merkezlerin açılmasını normal buluyorum. Yatırımlar Şişli Bakırköy Beylikdüzü ekseninde mi devam eder sizce?Sektör henüz çok yeni olduğu için herkes en iyi lokasyonları bulmaya çalışıyor. Ancak belirli bölgeler çok dolduktan sonra yatırımlar kentin daha dokunulmamış alanlarına kayacaktır. İstanbulun kuzey kesimi ve Anadolu Yakasının birçok yerinde henüz hiçbir girişim yapılmamış alanlar mevcut. Yani alışveriş merkezlerinin ulaşabileceği daha çok nokta var. Metrocity Künye - 4 kat üzerinde 150 mağaza, restoran ve cafe- Toplam 60 bin metrekare- 2 bin 500 araç kapasiteli kapalı otopark- 24 katli ofis binası ve toplam 205 daireden oluşan her biri 26 katlı iki adet rezidans binası- Teflon kaplı fiber glass çatı örtüsü ile gün ışığında alışveriş
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive