Eklenme Tarihi : 23 Temmuz 2008 Çarşamba
Prof.Dr. İsmet Barutcugil

Yönetim Koçluğu

Mağaza / market yönetiminde önemli bir sorun yetenekli ve deneyimli yöneticiler bulmaktır. İşlerin planlanmasından ekibin organizasyonuna, faaliyetlerin koordinasyonundan kontrolüne kadar bir dizi işi ve ilişkiyi etkili bir şekilde yönetmek kolay bir uğraş değildir.


Mağaza yönetiminin müşteri memnuniyeti ve karlılık amaçlarını bir arada gerçekleştirme zorunluluğunu da dikkate aldığımızda işin zorluğu daha da artmaktadır. Bu arada, yönetim başarısını doğrudan etkileyen birçok iç ve dış faktörün varlığı ve bunların dengeli bir şekilde ele alınması gerekliliği de yöneticiliği gerçekten çok zor bir göreve dönüştürmektedir. Şüphesiz, burada, iş sahibinin ya da sahiplerinin istek ve talimatlarını aşağıya ileten idare amirlerinden değil, gerçek anlamda sorun çözen, karar alan, inisiyatif kullanan ve sorumluluk taşıyan yöneticilerden söz edilmektedir. Mağaza yöneticiliği, her şeyden önce, zamanla kazanılan ve deneyimlerle pekiştirilen bir beceridir. Yalnızca okullardan, kurslardan ya da kitaplardan kazanılabilecek bir yetkinlik değildir. Müşteri odaklı düşünme ve davranış temeline dayalı, insana ve ekibe odaklanan bir yönetsel beceridir. Bu becerinin gelişmesinde gözlem ve deneyim büyük önem taşır. Yaşayarak ve hatalar yaparak öğrenme mağaza yöneticiliğinde yetişmenin etkili bir yoludur. Ancak, yönetici yetiştirme adına bilerek hataların yapılmasına ve önemli parasal kayıpların olmasına izin verilmemelidir. Bu süreçte hataları ve dolayısıyla maliyetleri azaltmanın bir yolu bazı yöneticilerin doğal ve içgüdüsel olarak yaptıkları koçluğu, sistemleştirmek ve kurumsallaştırmaktır. Deneyimli bir yöneticinin genç bir /ya da birkaç yönetici adayına rehberlik, antrenörlük ve/veya eğitmenlik yapması, ilgili tüm taraflara çok yönlü faydalar sağlayan bir koçluk uygulamasıdır. Koçluk, bir bakıma, eski iş ilişkilerinden iyi bildiğimiz usta çırak anlayışının çağdaş uygulamasıdır. Çırak, ustasının bilgi ve becerisini, onun yanında çalışarak, onu gözlemleyerek ve kendisine yol yöntem göstermesini isteyerek kazanır. Koçluk, iş bilgisi yanında, işe karşı tutumu, iş ahlakını ve olası sorunlarla baş etme becerisini de kazandırır. Koçlar, yanlarında yetişen gençlere kişisel gelişimleri ve özel yaşamları açısından da destek sağlarlar. Koçluk sürecinde ilk koşul, genç yönetici adayının kişisel ve mesleki gelişim açısından bir destek almaya hazır ve istekli olmasıdır. Koça güven duymayan, kendi geleceği için bir heves ve heyecanı olmayan, öğrenmeyi ve gelişmeyi istemeyen bir kişi için koçun ya da bir başkasının yapabileceği bir şey yoktur. Yönetim koçu, genç yönetici adayının geliştirmesi gereken alanları belirler. Bunu yaparken onun tutkuları ile mevcut durumu arasındaki açığı tarafsız bir gözle değerlendirir. Açığın kapatılması için hangi bilgi ve becerilerin, nasıl, ne zaman ve kiminle geliştirileceği konusunda düşüncelerini ve önerilerini ifade eder. Koçun bir diğer görevi de gelişme düzeyini değerlendirmek ve koçluk yaptığı kişiyi takdir etmek ve cesaretlendirmektir. Başarı sonu gelmeyen, sürekli bir yolculuktur. Koçlar, bu yolculuğun hızını ve yönünü belirler, öğrenme adımlarını güvenli ve kararlı bir şekilde atılmasını sağlarlar. Koçlar, bir bakıma, kendi yerleri için ikinci adamları yetiştirirler. Bu süreç, onların kendileri için artık rutin ve basit olan görevleri devretmelerini ve yalnızca kendilerinin yapabileceği işlere yönelmelerini sağlar. Daha anlamlı işlere zamanlarını ayırırlar, stres düzeylerini azaltır ve kendilerini daha üst görevlere hazırlarlar. Yönetim koçluğu, belirli bir zamanda yapılan durum değerlendirmesi ya da bir eğitim programı değildir. Sürekli izleme ve geribildirim alıp vermeyi gerektiren kişisel ve profesyonel gelişim yaklaşımıdır. Koçlar, koçluk yaptıkları kişilerin iyi ya da iyi olmayan davranışlarını doğru zamanda, doğru ortamlarda olumlu ve olumsuz pekiştirmelerle ifade ederler. Özellikle, doğru davranışları överek ve özendirerek kişileri yönlendirirler. Bir yönetici adayı için deneyimli bir koçla çalışmak önemli bir avantajdır. Bir taraftan, hata yapma riskini azaltırken diğer taraftan doğru karar almayı ve uygulamaları daha hızlı öğrenirler. Kariyer basamaklarında daha hızlı yükselirler. Kendilerinin daha uzun sürede ve belirli bir maliyete katlanarak kazanacakları yetkinlikleri daha kısa sürede ve daha az maliyetle elde ederler. Yönetim koçluğu, kurumsal olarak geliştirildiği ve uygulandığı takdirde, gençler için gözlem yapma ve yaşayarak öğrenme fırsatları sunar. Yönetim, sonuçta iletişim ve etkileme başta olmak üzere bir dizi insan ilişkisi sanatıdır. Hemen her sanat dalında olduğu gibi yönetimde de ustaları izlemek ve kopyalamak iyi bir öğrenme ve gelişme yoludur.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive