TBBF Genel Başkanı Bendevi Palandöken

Uluslararası perakendecilerin yatırım ve satın alma atakları karşısında yerel zincirlerin ve küçük satış noktalarının geleceğine yönelik birçok görüş ortaya atılıyor. Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Türkiyede önemli bir güç olan ama son dönemlerde göz ardı edilen bakkallar cephesinde yaşanan gelişmeleri Perakende.org ile paylaştı...

Eklenme Tarihi : 02 Aralık 2007 Pazar
tbbf-genel-baskani-bendevi-palandoken
Bakkallar Eğitimle Ayakta Kalacak Gima ve Endinin hisselerini satışında yaşanan gelişmeler ve yabancı yatırımcıların Türkiyeye ağırlık vereceklerini açıklamaları gelecek günlerde sizce sektörü nasıl etkileyecek? Gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu gelişmeler Türkiyedeki gerçekleri yansıtıyor. Türkiyede 60 milyar dolarlık bir pazar gıda sektörü. Dolayısıyla bu pastadan pay alma oranını yükseltmek için, sanayiciliğin duayeni olan insanlar şimdi iç piyasayı paylaşmaya gayret gösteriyorlar. Her birinin pazarda daha büyük olma hırsı var. Türkiyede tekrar tekelleşmeye yönelim var. Burada tüketicinin ileri aşamada sıkıntı çekeceğini düşünüyorum. Yoksa dünyada gelişmişlik örneği marketler değildir. Artık dünyada gelirleri farklı seviyelere erişenler butik alışveriş yapıyor. Ancak yoğun kitle alışverişlerinin yani; dar gelirlilerin büyük mağazalardan alışveriş etme arzuları tamamen kredi kartına yönelik, geleceği borçlandırmak suretiyle suni bir rahatlık. Bugün herkes söylüyor ya, enflasyon düşüyor, banka faizleri geriledi, gecelik faizler düştü filan ama piyasaya çıktığınız zaman kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Ucuzluk 12 aya yaygınlaşmış vaziyette. Ticari teamüller ve ticari gereksinmeler, odanın müsaade etmesi ile belirli aylarda yapılırdı. İnsanlar, ticaret yapanlara güvenlerini yitirdiler. 500 liraya satılan ürünü indirimli günlerde yüzde 50, daha sonraki günlerde yine indirimli hatta kasaya giderken bir indirim daha neredeyse bedavaya alacakmışsınız gibi bir durum söz konusu. Bunlar tamamen ticaretteki suni gelişmeyi gösterir. Bu durum istikrarlı büyümeyi, insanların alım gücü oranının refah seviyesinin tabana yayılmasını sağlayıcı değil, o anı kurtarma mücadelesi. Zaten Türkiyede refahı paylaşanların sayısı parmakla sayılacak kadar. Kendi aralarında bu tür yarışa girmeleri bence olumlu. Ama bir şey için de üzülüyorum. Sanayinin duayenleri eğer mahalle aralarına girip, perakendeciliğe soyunuyorlarsa Türkiyede sermaye zayiatı var. Türkiyede organize perakendenin payı, Avrupa Birliği ülkeleriyle kıyaslandığında hâlâ çok düşük ve bakkallar perakendenin içinde önemli bir güç...Bakkalların son gelişmeler ışığında ilerleyen günlerde de güçlerini koruyabileceklerini düşünüyor musunuz? Bu pazar payının korunması için federasyon olarak tedbirler alıyoruz. Tedbirlerin birincisi bizi en çok ilgilendiren kesim; müşterilerimiz. Bakkalların insanlarla birebir ilişkileri var. Bakkallık ananevi bir meslek. Bakkallıkla birlikte yürütülen çok sayıda meslek var. Halen Anadoluda böyle iç içedir. Ayakkabı alacaksanız da, kürek alacaksanız da bakkala gidersiniz. Ananevi Anadolu ticaretidir. Bu büyük şehirlerde ayrışır. Kuruyemiş almak istiyorsanız kuruyemişçiye, zevkinize uygun bir peynir için belki mandıraya, zarf alacaksanız da kırtasiyeye gidersiniz. Bunları biz yapıyorduk eskiden. Bunu modernize etmenin adı market oldu. Ayrı ayrı reyonlarda satılması sağlandı. Ama tabi bir haksız rekabet de gelişti. Dünya ile aynı zamanda olmadı bu. Çünkü buradaki pastanın farkına varan yabancı sermaye gümrük birliği ile Türkiyeye girdi. İç piyasadaki sermaye gördü bunu ama onlar da bu işi ele aldılar, zincirleştirdiler. Bu arada doku bozukluğu meydana geldi. Toptancılar, servisçiler aradan çıktı. İstihdamda büyük boşluk oldu. Açılan işyeri sayısı, kapanan işyeri sayısı, ekonomik krizlerden sonra başa baş gidecek noktaya geldi. Açıyor, üç ay sonra kapatıyor. Sıkıntının en büyük kaynağı ne? Piyasadaki para akışı dengeli olmuyor. Bir tarafa çok para gidiyor. Eskiden bizim veresiye defterlerimiz vardı. Bunun kontrolünü vatandaş da satan da yapabiliyordu. Şimdi kredi kartının rahatlığı var. Harcayan düşünsün mantığı ile alacaklar da garantiye bindi. Zincir marketlerle bankalar arasında kredi kartı tartışması yaşanıyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Münferit olaylar bunlar. Yani o pos makinesini alabilmek için belli ciroya ulaşmak lazım. Yoksa o makinelere bir de kira isteniyor. Onun için küçük esnafta çok yaygın değil. Bu, satıcının güvenliğini sağlıyor. Tüketiciyi koruyan bir şey değil kesinlikle. Günü birlik rahat ediyormuşsun gibi ama acısı sonra çıkıyor. Harcamalar ailelerin huzurunu bozacak seviyeye geldi. Sen mi daha fazla aldın? Ben mi? diye. Büyük ölçekli alışveriş noktalarının pazar günleri kapanmasıyla ilgili görüşünüz nedir? Bugün en gelişmiş Avrupa ülkelerinde ya da Amerika Birleşik Devletlerinde bile bunların çalışma hayatlarını düzenleyen yasalar oluşmuş. Maalesef Türkiyede bu yok. Mesela orda cumartesi günü öğleden sonra, pazar günleri açık bir yer bulamazsınız. İnsanlar istirahat ederler. Küçük butik denilen mahalle esnafı gerekli alışverişi sağlar. Ekonomiye, istihdama katkı sağlar. Hatta tüketiciler bunları desteklerler. Mesela Fransa Cumhurbaşkanı Jack Chirac özel yasa çıkartmış hipermarketlerle ilgili. Korumaya almış küçükleri. Devlet katkı sağlamış. Biz katkıyı boşver, gölge etme başka ihsan istemez diyoruz. Artık esnafın da kendine çeki düzen vermesi gerekiyor. En başta eğitimle olacak. Mesleki eğitimde Avrupa normlarına ulaşacak standartların oluşması lazım. Sadece bakkal değil, yaklaşık 300 meslek dalı bu kapsama alındı. Artık kalfalık, ustalık belgesi olan iş yeri açabilecek. Ancak Esnaf ve Sanatkarlar Odalarında bu aranıyor, Ticaret Odalarına bağlı kurumlarda aranmıyor. Bu da bir hakkaniyet ölçüsü değil. Genel Başkan vekili olarak Mart ayında da Ekonomik-Sosyal Konseyde başbakanla görüştünüz. 2004 yılı İlerleme Raporunda yer alan Sosyal Politika ve İstihdam konusunda beklediğiniz hassasiyet var mı? Avrupa Birliğine uyum konusunda kriterler nasıl ölçülecek? Belirli periyodik eğitimle yapılacak. İşyerini açmış bir esnafın buna uyum sağlaması için haftada bir gün ya da haftada iki gün belirli saatlerde takviye eğitimle uluslararası standartlarda bilgi aktarımı yapılacak. Hijyen, barkod okuyuculu sistem, elektronik terazi, mal dizimi gibi.

Firmanın Diğer Haberleri

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive