Eklenme Tarihi : 23 Temmuz 2008 Çarşamba
Sinan Asılyazıcı

Mesleği: Perakendeci (mi)?

Teker teker bireylerden güç istemek zor olduğu halde, momentum gücüyle bütün bir topluluğu harekete geçirebilirsin. Usta olan, doğru kişileri seçip, işin geri kalanını bu güce bırakabilir.Mei YAOCHEN


Yıllar önce bir tartışma vardı, bugün de olduğu söylenebilir; Adama göre iş mi? İşe göre adam mı? Hatta değişimin ilk adımı pardon yumruğu masaya vurulduğunda artık işe göre adam almak gerek denirdi. Personel müdürlüğü yerini hemen insan kaynaklarına bıraktı. Birçok noktada İK departmanları oluşturuldu veya güçlendirildi. Gerçi bazı yerlerde özlük işleri takibinden öteye geçemedi ama olsun asıl önemli olan niyet. Her neyse aslında yazmak istediğim İnsan Kaynakları nedir, neler yapar vb. gibi sorular ya da cevapları değil. Bu departmanın çalışmak için aradığı veya işe alacağı kişiler hakkında yazmak istiyorum. Birçok sektör çalışanı ile veya sektöre yeni katılmayı düşünenlerle mülakatlara girdim. Dikkatimi çeken konuların başında işe meslek olarak bakanların ya da bakmayı düşünenlerin azlığı gelmektedir! İşte burada hepimize çok iş düştüğünü ve düşeceğini birçok kez vurguladım ve kaleme aldım. Sanırım bunu yapmaya da devam edeceğim çünkü bunu yaptığım görevlerin dışında sektörel bir sosyal sorumluluk olarak görmekteyim.Genellikle karşılan ya da sıklıkla gündeme gelen bazı sorunları kısaca anımsatmak istiyorum.Bazı kişilerin aklına hemen eğitim verelim seçeneği gelmektedir. Doğrudur, eğitimi alalım, verdirelim zaten periyodik olarak da eğitimin alınması gerekmektedir. Ancak, kişinin mesleki açıdan uygunluğu daha da önemlisi beyninde işi yapmak istiyor olması dikkate alınmalıdır! Kişi mülakatta ben bu işe uygunum der ve daha önemlisi bırakın beyanı insan kaynaklarını da buna ikna ettiğini kabul edelim, sahada bu kişinin verildiği iç eğitici, mağaza şefleri, şef yardımcılarından veya mağazadaki diğer yetkililerden alınan geri dönüşler zaman içerisinde yeni kişi ile ilgili bilgileri almaya yeterli olmaya başlayacaktır. Burada asıl değinmek istediğim nokta kişinin işi kendi içinde istiyor olmasıdır! Eğitimin ya da sahadaki çalışmanın başarıya ulaşabilmesinin altında yatan en önemli gerçeklerden biri olarak görülmektedir. Kişi mesleği sevmiyor veya kariyer hedeflemiyorsa yapacak fazla bir şey de olmuyor. Ama birde çalıştığı şirketin kariyer hedeflemeye müsait bir yapıda olması gerektiğini de ekleyelim tabii. Perakende sektörü her geçen gün büyümesini sürdürürken yetişmiş çalışan sayısının bunun çok gerisinde kalmış olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. Zaten arz talep dengesi bu denli dengesizken birde konunun meslek olarak görülmesindeki azlık özellikle ihtisas isteyen reyonlarda kendisini göstermektedir! Şarküteri, kasap, manav ve balık bunların başlıcaları arasındadır. Kişisel kanaatim bu tip konuların Meslek Yüksek Okulu yaygınlaştırmaları ile ve de bu mesleği seçmek isteyen veya isteyebilecek kişilere iyi anlatılıp, empoze edilmesi ile biraz daha rahatlatılabileceğine inanmaktayım. Asıl önemli nokta ise bu tip eğitimi seçenlere verilecek saha eğitimin kalitesi ve iş bulmada getireceği avantajlar olacaktır!Zaten kurumsal ve uzun vadeli düşünen firmalar hem bu tip eğitimleri tercih etmekte hem de iç eğiticilerle bu konuları desteklemektedirler.Evet, konunun yaygınlaştırılması ve kişilerin meslek olarak seçmeleri sektörümüzün ortak sorunudur ve sektörel bir sosyal sorumluluk olarak görülmektedir. Görmeye de devam edelim. Bu sektör hepimizin *** 1 Temmuz 08 akşamı İstanbul boğazında Market Dergisinin 15inci yaş gününü dostlarımız ve ekip arkadaşlarımız ile hep birlikte kutladık. İlk yazımı verdiğim günden (11 yıl olmuş bu arada) bu güne kadarki süreç bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. Sektörel bir yayın olarak başlayıp, bugün barındırdığı haber portalı ve diğer dergiler ile bir yayın grubu haline geldi. Bu vesile ile dergimizin yeni yaşını kutlar ve nice sayılar dilerim.Tüm emeği geçenlere saygıyla
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive