Kentpark AVM Genel Müdürü Mehmet Akalın

2009un üçüncü çeyreğinde açılması planlanan Kentpark AVM, Ankaranın kalbine yazılan modern bir kent masalı gibi... AVM Genel Müdürü Mehmet Akalın'la ezber bozan bu yeni projenin öyküsünü konuştuk

Eklenme Tarihi : 18 Mart 2009 Çarşamba
kentpark-avm-genel-muduru-mehmet-akalin
Berrak CoşkunMağazacılık konusundaki bilgi ve birikiminizi AVM yönetimine taşıdığınızı biliyoruz. Kentpark Alışveriş Merkezi, şimdiye dek yönettiğiniz kaçıncı proje? Kısaca kendinizden bahseder misiniz? Ankara doğumlu olmakla birlikte, aslen Afyonkarahisarlıyım. Bilkent Üniversitesindeki eğitimimi tamamlar tamamlamaz, iş hayatının içinde buldum kendimi. Endüstriyel otomasyon, akıllı binalar ve elektronik sektöründe satış temsilciliği, ihale takibi, teknik koordinatörlük, genel koordinatörlük gibi değişik pozisyonlarda bulundum. Epey düşündükten sonra da perakende dünyasına adım attım. Yeni bir sektör, yeni bir kariyer demekti benim için. Ankarada; iletişim ve GSM alanında faaliyet gösteren bir grupta, mağaza müdürlüğü görevini üstlendim önce. İzmir Caddesi üzerindeki mağazam, sadece 30 metrekare büyüklüğünde bir yerdi. Perakendeyle buluştuğum ilk gün, ilk müşterime ilk satışımı yaptığım an anladım, gerçekte nereye ait olduğumu... Kendi kendime, Benim işim bu dediğimi çok net hatırlıyorum. Sonraki 4 yıl boyunca, elektronik perakendeciliğinin öncü firmalarında yer aldım. Bu vesile ile mağaza, alışveriş merkezi ve işletme deneyimlerim arttı. İşte tam o sıralar, Martı Danışmanlıktan Arzu ve Uğur Kutluözen çiftiyle kesişti yolum. Karadeniz Ereğlide inşa edilen Ereylin Alışveriş Merkezi için... Onlar sayesinde AVM yöneticiliğiyle tanıştım. Şimdiye dek 7 ayrı projede, AVM müdürü ve AVMler koordinatörü olarak çalıştım. Bunlardan iki tanesi, Azerbaycanın başkenti Baküdeydi. AMPDde ise AVM standartlarını belirleyen komiteye katıldım. Sosyal sorumluluk projeleri, yönetim anlayışımın en temel unsuru haline geldi zamanla... Yalın çizgilerle modern ihtişam Mimaride ayırt edici özellikler üzerinden üretilen katma değer ve algı, AVMlerin başarısını etkileyen çok önemli bir faktör... Bu bağlamda, Kentparkın karakteristik özellikleriyle ilgili neler söylemek istersiniz? Mimari yapı, mağaza karması, düzenlenen etkinlikler ve sunulan diğer hizmetler, alışveriş merkezinin tercihlerini ortaya koyan ölçütlerdir. Biz de bu görüş doğrultusunda yönlendirdik projemizi. Açıkçası, hedeflediğimiz müşteri kitlesine uygun bir mimari yapı sergilemeye özen gösterdik. Tasarım, son derece yalın çizgilerde... Ancak hacimsel açılımlarla görkemli bir yapı etkisi uyandırılıyor. AVMde maksimum dolaşımı sağlamak adına yapılan düzenlemeler, bilinçli tüketiciyi rahatsız ediyor. O nedenle Kentparkı ayrı konumlandırdık. Binayı inşa ederken, bütün noktalara maksimum kolaylıkla ulaşılmasını amaçladık. Gün ışığından mümkün mertebe yararlandığımızı, hemen hemen her köşede doğal ortamlar oluşturduğumuzu söyleyebilirim. Suya ve yeşile verdiğimiz değerle yapıya ruh üfledik bir bakıma. İçeride saatlerce kalsanız bile açık havada, kentin sokaklarında dolaştığınızı zannedebilirsiniz pekâlâ. Kentparkın ana kapısından arkadaki gölet ve buz pistine giden yolun açıklığı, tam 16 metre. Gün ışığı, yeşilin tonları ve havuzlardaki suyun musikisi, orada yaptığınız yürüyüşlere eşlik ediyor. Galeri boşluklarında 35-40 metreye varan yükseklikler, AVMye ihtişamlı bir hava katıyor. Kat yükseklikleri de ferah ortamların garantisi. Ön cepheyi çevreleyen 24 bin 500 metrekarelik peyzaj alanı ise bir başka ayırt edici özelliğimiz. Süs havuzlarının bulunduğu alanda, ses-ışık gösterileri için özel sistemler kullandık. Gölete açılan katımıza gelince... Binanın genel dekorasyonundan farklı. İhtisas mağazalarına ayırdığımız bu alanda, geleneksel motifler ağırlıkta. Böylelikle özel bir ambians yarattığımızı düşünüyorum. Merkezlerin merkezi konseptiyle yola çıkan Kentpark, aslında karma bir proje. Alışveriş imkanları dışında, ofis katları ve konutlarıyla da Ankaranın yeni yaşam alanı olmaya aday. AVM ile konutlar arasındaki sinerjiden neler bekliyorsunuz? Orijinal ama kusursuz, canlı ama uzun ömürlü bir alışveriş, yaşam ve iş merkezini hayata geçirmek için kolları sıvadık. Ofisler dahil, 230 bin metrekare kapalı alana sahibiz. Bunun 85 bin metrekaresi, kiralanabilir alan. Toplam 230 mağazanın yer alacağı Kentpark AVMde, sadece ofislere ayrılan alan 11 bin metrekare... Ayrıca 465 konut planlandı. Konutlar bittiğinde, Türkiyenin en büyük karma projelerinden biri tamamlanmış olacak. İş merkezi ve konutlarda yoğunlaşan nüfus, hiç kuşku yok ki AVMyi besleyecek en önemli kaynak. Karşılıklı etkileşimi sağlayacak renkli detaylar, projede mevcut zaten. 4 bin metrekarelik fitness salonumuz, bin 500 metrekarelik çocuk oyun alanımız, en son teknolojiyle donatılmış sinemamız, 530 metrekarelik buz pistimiz ve 900 metrekarelik göletimiz, şimdiden Ankaranın gündemine düştü. Doğru hedef, doğru strateji Eskişehir yolu üzerine ve çoğunlukla üniversite öğrencilerinin yaşadığı bir bölgeye konumlandırılan AVMnin, lokasyon avantajları neler? Birinci bölge olarak tanımlanan 5-8 kilometrelik yakın çevremizde, yani arabayla 10 dakikalık mesafede, Ankaradaki nüfusun yüzde 34ü oturuyor. Hane halkının 3.8 kişiden oluştuğunu varsayarsak, birinci bölgede yaklaşık 1 milyon 250 bin kişi yaşıyor. Üniversite öğrencileri, ulusal şirketlerin çalışanları, kamu personeli ve üst düzey gelir grubu, hitap ettiğimiz kitlenin içinde. AVM önünden, dakikada ortalama 120 araç geçiyor. Akşam saatlerinde yoğunluk çok daha fazla. Araç akımı sayesinde, kentin dört bir yanına ulaşabiliyoruz. Ofis ve konut projelerimizin, lokasyon avantajımızı artırdığı muhakkak. AVMlerin imajı ile tüketicinin alışveriş tercihleri, ziyaret sıklığı, para harcama miktarı, merkezde kalma isteği ve tekrar gelme niyeti arasında kuvvetli bir bağ vardır her zaman. Bizim seçtiğimiz konum da yaratmak istediğimiz imaja paralel. Doğru hizmet, doğru atmosfer ve doğru markalarla yola devam etmekte kararlıyız. AVMnin yaşam merkezi haline gelmesi için neler yaptınız? Burada nasıl bir iddiayı hayata geçireceksiniz?Doğru konumlandırma, her şeyin başı. Ve bence, piyasa koşulları ile ustaca oynayabilme becerisinin de ötesinde bir öneme sahip. Aslında AVMnin ve hedef pazarın gerçek değerinin belirlenmesiyle ilgili. Bunu başardığımızı sanıyorum. Çünkü çok akıllıca planlanmış bir konumlandırma ile alışveriş merkezimizin vizyonunu ortaya koyduk. Gözden kaçırılmaması gereken bir diğer nokta da AVM fonksiyonları ile imajı arasında kurduğumuz dengedir. Buz pisti, gölet, çocuk oyun üniteleri, peyzaj alanları ve daha pek çok fonksiyonla fark yaratmaya hazırlanan Kentpark, ziyaretçilerin yaşam kalitesini yükseltecek keyifli sürprizlerle dolu. Perakendeci karmasındaki çeşitlilik, müşteri tatmini için gerekli satış geliştirme faaliyetleri, yangın, sağlık ve güvenlik konularında alınan özel önlemler, engelli tüketicilere sağlanan rahat alışveriş ortamı, ortak alanda çalan müzik, evlere servis hizmeti, uygun ısı, aydınlatma ve havalandırma koşulları, sorunsuz otopark imkanı, iç hacmi kuşatan gün ışığı, çalışanların giyim kuşam ve yeterliliği... Hepsi, bir yaşam merkezi olma iddiamızı destekliyor.Yeni bir yaşam tarzı Alışveriş merkezi konsepti, markaların bütünlüğü ve kurumsal kimlik arasında nasıl bir ilişki var? Kentparkta nasıl bir uygulama söz konusu? Derli toplu, bilinçli ve tutarlı bir yaklaşımla sürdürülen kurum kimliği çalışmaları, ülkemizde çok yeni. Hepi topu on yıllık bir geçmişten söz ediyoruz. O yüzden, salt tasarım ve grafik uygulamasından ibaret sanılmasına şaşmamalı. Kentparkta farklı bir yol haritası çıkardık kendimize. Kurumsal kimliği daha geniş anlamda ele aldık. Tasarım ve grafik, işin sadece bir boyutu. Kurumsal iletişim, kurumsal davranış, kurum felsefesi, kurum kültürü... Bunlar bir bütün. İşletme ve organizasyona dönük olarak kullanılmaları halinde, kimlik beliriyor. Kentparka ait felsefe, davranış, kültür ve iletişim kuralları da en başından beri tanımlı. Böylece giderek tekdüzeleşen alışveriş merkezleri içinden sıyrılabilecek, sesimizi duyurabilecek, ürün veya hizmet rekabetinde farklılaşabilecek, dikkat çekip ayrışabileceğiz. Her şey, kurumsal kimliğimiz üzerine inşa edildi. Konsept ve marka karmamız, kimliğimizin tutarlı ve çağdaş bir yansıması. Kurumsal felsefemiz gereği yalnızca iyi ile kötü arasında değil, iyi ile en iyi arasında da aradık farkı, arıyoruz hâlâ. Türk toplumunun özelliklerini doğru analiz ederek, bütüncül markalandırma prensiplerine bağlı kalarak, tüketici beklentilerini sentezleyerek yaratılmış bir eser gözüyle bakıyorum Kentparka. Toplumsal gelişim, markaların oluşumunu etkiliyor. Peki, aksi mümkün mü? Kentpark AVMye hayat verenler, buna talip işte! Yani toplumsal gelişime katkı sağlamaya... Marka seçimi ve mağaza karması hakkında bilgi verir misiniz? Avi Alkaş yönetimindeki Jones Lang LaSalle Türkiye ile çalışıyoruz. Ülkemizde ve yurtdışında birçok başarılı projeye imza atan JLL, Kentparka hayat verenlerin başında geliyor. Kurumsal kimliğe, pazar araştırma anketlerine uygun markalar seçildi bile. Tespit edilen markaların yerleşimi, yine JLLin deneyimleri çerçevesinde gerçekleştirildi. Bölgeye yakın oturan, belli bir yaşam stili olan, trendleri takip eden, marka odaklı, sosyal faaliyet açısından aktif kişilerden oluşan müşteri segmentimiz, kararlarda doğrudan rol oynadı. Ulusal-uluslararası birçok markası, modern sinema kompleksi, lezzet dünyasına açılan gurme marketi, kafe ve restoran alanları ile Kentpark, yeni bir yaşam tarzı sunmaya aday. Üstelik iç mimari detaylarıyla görsel bir şölen niteliği taşıyor başkent için. Ankaranın en büyük fitness merkeziKentpark ziyaretçilerini memnun edecek dinlence ve eğlence olanakları neler? Gölet, buz pisti, dış ve iç peyzaj alanları... Yarattığımız sosyal aktivite imkanları ile yaşam merkezi olma iddiamızı destekliyoruz. Yazın çeşitli su gösterilerine ev sahipliği yapacak gölette, maket deniz araçları yarışacak. Kışın da buz pateni keyfini doyasıya yaşatacağız ziyaretçilerimize. Yüzme havuzu, sauna, SPA, masaj salonu gibi değişik birimleri bünyesinde barındıran fitness merkezimiz, Ankaranın en büyük kompleksi olacak. Öte yandan, hem minikler hem gençler için eğlence alanları tasarladık. Çocuklar, eğlenirken öğrenme imkanı bulacak. Gençler ise son teknoloji ürünlerle günün ritmini yakalayacak. Bunlara ilaveten, eğlence merkezimizi bowling salonu ile zenginleştirmeyi planlıyoruz. Binamızın hemen her katında rastlayacağınız teraslar da keyifli molalara yakışır nitelikte. Alışveriş merkezleri, şehrin ekonomik ve kültürel yapısını nasıl etkiliyor?AVMlerin gelişim sürecine baktığınızda, ekonomik işlevi bile gölgede bırakan bir yaşam biçimi görürsünüz. Gelişimi hızlandıran faktörler zamanla kanıksanmış, AVMleri yaşam biçimi olmaktan uzaklaştırmış, sade bir hayat pratiği haline getirmiştir. Pazarlama, müşteri odaklı yaklaşım ve farklılaşmak konusunda hemen hemen her gün kendini yenileyebilen AVMler, bu tanımın dışında kalmayı başarmıştır. Müşterilerden AVMlere doğru bir hareket olduğu söylenebilir. Dolayısıyla iletişim noktalarını iyi değerlendirmek gerek. İnanın, kalıcı fayda sağlamanın başka yöntemi yok. AVMler, bulundukları şehrin ekonomik yapısını yeniden biçimlendirmiştir. Özellikle cadde mağazacılığında belirgin gerilemeler olmuş, uzun yıllar faaliyet gösteren birçok mağaza markalaşma yolunu seçmiş ve AVMlere girmeye çalışmıştır. Bazıları, rüzgara ayak uyduramayıp kapanmıştır. Tüketici cephesinde durum daha farklı. Marka bilinci yerleşmiş ama sosyal katman olarak ayrışmalar başlamıştır. Alışveriş merkezi-çocuk ilişkisi deseniz, o apayrı bir konu. Mahalle arkadaşlığını ve sokak oyunlarını bilmeyen yeni nesil, AVMler sayesinde sosyalleşiyor. Bence kültürel etkileşimde de yeni bir dönemi temsil ediyorlar. Alışveriş merkezleri, aslında hayatımızın merkezi... Bu nedenle sosyal fayda üretmeleri şart. Krize karşı ortak akılNe istiyorsak öyle oluyoruz, hayatımız da öyle oluyor. Gerçekten AVM kültürünü sevdik mi? Hızla tüketen, hızla unutan bir toplumuz ne yazık ki. AVM kültürünü sevmemize sebep olan faktörler de zamanla sıradanlaştı. Alışveriş merkezleri, yaşamdan olağan bir kare artık. Evet, tehlikeli. Çünkü bu anlayış düzeyine sahip tüketici için tercih edilebilir olmak zor. Peki, ona ne sunarsak, ne vaat edersek, sıradanlaşmaktan kurtuluruz? Hep diyorum, yine diyeceğim; AVMler kent kültürünün yapay ormanları... Mecazi anlamda tabii. Sahici ormanların bitmek tükenmek bilmeyen tazelik ve enerjisini, tüketicimize verebilmeliyiz. Ormanda, ağaçların gölgesinde yürürken, kendinizi zinde ve dinamik hissedersiniz ya... Alışveriş merkezlerinde de aynısı olmalı. Tüketici üzerinde böyle bir etki uyandıran AVMler, sosyal hayatın ayrılmaz parçası olmaya devam eder. Kentpark, işte böyle bir felsefeyle açılacak. Belki taptaze bir orman kokusu karşılayacak sizi, kapıdan içeri girdiğinizde... Ekonomideki belirsizlik sürerken, AVMler mercek altında. Kepenk kapatma eylemleri, kira indirimleri, krizde Türkiyeyi fırsat gören ve gözünü alışveriş merkezlerine diken yabancı yatırımcılar... Sizce bu işin sonu nereye varacak? Haklısınız. Son günlerde en çok konuştuğumuz, konuştukça sorular türettiğimiz, türettiğimiz sorulara somut cevaplar veremediğimiz konu bu. Önümüzdeki 3 yıl, AVMler açısından çok önemli. Yaşadığımız durgunluğa ek olarak, sektörün kendi içinde ulaştığı doygunluğu da dikkate almak lazım. Yeni pazarlama yöntemleri ile müşteri odaklı yaklaşımları benimsemek ve farklılaşmak gerekiyor. Türkiyede yaşanan AVM enflasyonu ve küresel ekonomik durgunluk, 2010 yılında kartların yeniden dağıtılacağı anlamına geliyor. Geride kalanlar, tek ayak üstünde yakalananlar veya çekinceli öngörülerde bulunanlar, şartlara dayanamayıp pazardan silinecek. Her şeye rağmen, sektör oyuncularının umut düzeyi yüksek. Perakende, -doğası gereği- kriz dönemlerinde uygulanan sıkı para politikalarından kurtulma eğilimini gösteren ilk sektördür. Önce gıda, ardından gıda dışı perakende, kaynağından boşalan bir çavlan gibi akacak yeni mecralar bulur. İlk damlayla birlikte, eskisinden daha gür (ürün gruplarına göre göreceli) akar. Yine öyle olacak. 2007de 30 milyar dolar sıcak para, bir yılda harcanmak üzere aktif halde yer arıyordu. Eylül 2007den itibaren, kademeli olarak pasif duruma geçti para. Dünya çapındaki büyük oyuncuların, 2009un üçüncü çeyreği ile birlikte, reel piyasalara para enjekte edeceğini de biliyoruz. Mart sonlarından itibaren devlet ihalelerinin başlaması ve hak edişlerin yüklenici firmalara verilmesi, sektörümüzdeki iyileşmeyi artıracak mutlaka. Kepenk kapatma eylemleri, elbette tasvip edilemez. Birbirinden etkilenen markalar, genelde fizibilite yapmadan girdi AVMlere. Bütçe yok, plan yok! Talep yoğunluğu karşısında, makul kiralama rakamlarının üstüne çıkıldı. Şimdi yara derinse, bunun için. Bazı AVMlerde perakendecinin düşürüldüğü durum, hakikaten mantıksız. Masanın öteki tarafında oturan biri olarak, yaşananları çok düşündürücü buluyorum. Kamuoyuna taşan tepkiler, çıkışlar ve kalkışmalar yerine, ortak akılla yeni stratejiler geliştirmeliyiz. Bize düşen görev, krize inat omuz omuza yürümek...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive