Eklenme Tarihi : 09 Mart 2010 Salı
Mehmet Akalın

Kapalı Çarşı, Kapalı Kutu

Kapalı çarşı deyip de geçme; kapalı çarşı, kapalı kutu... (Orhan Veli)


Fatih Sultan Mehmet bir gün emreyledi, binlerce işçi alın terini kapalı çarşının temellerine dökerek Dersaadetin en büyük çarşısını inşa etti. O günlerde kimse, ne bu emri veren padişah, ne bu emri alan Mimarbaşı, ne onun maiyetindeki kethüda ve çavuşlar, ne çarşıyı boydan boya donatan esnaf ne de içinde hayranlıkla dolaşan Osmanlı ahalisi bir şehir içinde bir dünya inşa edildiğini bilmedi.Çok uzak diyarlardan gelen tüller, ibrişimler, ipekler satardık bir zaman. Gelinlik kızları peşlerine takıp dolanırdı anneleri baştanbaşa içimde. O letafet, o mahcubiyet ve masumiyet sadece o kızların peşinden girerdi içeriye. Peçelerinin altından uzun kirpiklerle süzerlerdi çeyizlerini, dokunmazlar, dokunamazlardı. Annelerinin peşine takılmış birer ürkek ceylan gibi tutarlarken Ayasofyanın yolunu, birkaç yağmur damlası düşerdi gökyüzünden gözlerime. Şimdilerde çeyiz için uğrayan yok değil var ama, Ayasofyanın yolunu tutan da yok, o ürkek bakışlar da. Kadifeden keseler satardık bir zamanlar. Civanmert delikanlıların bellerinde yer etsin, içindeki çil çil altından hiç bitmesin isterdik. Biz bir güzellere, bir kadifeye ayrı bir ihtimam gösterirdik. Şimdi sahip olduğumuz tüm güzellikleri turistlerin nazarlarına terk eyledik. Gençlerden biri şöyle diyor dolaşırken içimde ah şu esnaf bir de kimin turist kimin Türk olduğunu keşfedebilse. Ben de cevap vereyim yeri gelmişken keşke Türkler de turistler kadar beni görmek, tanımak istese Yoksa biz de memnun değiliz alnımız ortasına Grand Bazaar yazmaktan ve öyle anılmaktan.Ben kapalı çarşı, büyük bir şehrin içinde küçük bir ülkeyim Gezip gören, sadece serinlemek için de olsa yolu bana düşen, anlar ki, yıllar geçmiş, asırlar geçmiş, ama bu ülkenin güzelliklerini hiçbir şey değiştirememiş. İnsanlar benliklerini, sahip oldukları değerleri, yetenekleri, güzellikleri göz ardı ediyorlar acımasızca. Nefretle bakıyor ve sevgiyle topluyorum yitirdiklerini. Bende bulabilirsiniz içinde yaşadığınız ama oturduğunuz şehirden başka hiçbir yerini görmediğiniz ülkenin bütün güzelliklerini. Bakırlar, sedefler, ipekler, kadifeler, gümüşler, altınlar, halılar, sepetler, hasırlar, taşlar, camlar yani senin elinin tersiyle ittiğin geçmişin hala bende yaşıyor, bende hayat buluyor. Yazık ki senin geçmişine artık başkaları sahip çıkıyor. Ben çok yangınlar, depremler, savaşlar atlattım kurulduğumdan beri. Ancak hiçbir yangın, unutulmak kadar yakmadı yüreğimi.Ben kapalı çarşı, ancak bana bir adım atana açılacak bir kapalı kutuyum.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive