Gelecek Vaat Eden Sektör: Meyve Suyu II

600 bin kişilik istihdam, 1 milyar TL ciro... Meyve suyu sektörü yarattığı dev rakamlarla geleceğin parlayan yıldızı. Sektörün umut vaad eden profilini bir de üretici kanadından; MEYED, Aroma, Juss, Meysu, Kızıklı ve Pfanner'dan dinledik

Eklenme Tarihi : 16 Haziran 2009 Salı
gelecek-vaat-eden-sektor-meyve-suyu-ii
Özlem ElgünMeyve Suyu Dosyası kapsamında dün meyve suyu sektörünün bir profilini çıkarmış, Türkiye ve dünyadan rakamlarla sektör hakkında bilgiler vermiştik. Bugün de, üretici kanadına odaklanıp; MEYED Başkanı Alaaddin Güç, Aroma Genel Müdürü Mahmut Atom Duruk, Aslanoba Gıda (Juss Meyve suları) Ürün Müdürü Yunus Elmas, Gülsan Gıda (Meysu) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Güldüoğlu, Kızıklı Gıda (Netto) Yönetim Kurulu Üyesi Funda Kızıklı ve Pfanner Türkiye Ana Distribütörü Insiderinvest CEO Yakup Altuntaş'ın görüşlerine yer veriyoruz. 1993 yılında kurulan MEYEDin (Meyve Suyu Endüstrisi Derneği) bünyesinde 35 üye firma bulunuyor. Sektördeki firmaların tümünü buluşturan MEYED, 1997 yılından bu yana IFU (Uluslararası Meyve Suyu Üreticileri Federasonu) ve 2005 yılından bu yana AIJN (Avrupa Meyve Suyu Birliği)nin üyesi. Derneğin başlıca amaçları; meyve suyu kavramını kamuoyuna doğru tanıtmak, sektör içi işbirliğini geliştirmek, firmalar arasındaki bilgi değişimini hızlandırmak, konu ile ilgili araştırmaları desteklemek, kamuoyunu ve ilgili kuruluşları meyve suyu faydaları konusunda bilgilendirmek.Teknolojiden yönetmeliğe her türlü konuda AB standartlarının yakalanması için çaba gösteren MEYEDin Başkanı Alaaddin Güç ile bir röportaj gerçekleştirdik...Sektörün büyüklüğü ve yarattığı istihdam hakkında bilgi verebilir misiniz? Son yıllarda ihracat ne durumda?Sektörün parasal büyüklüğünün yaklaşık 1 milyar TL düzeyinde olduğunu söyleyebiliriz. Türkiyede 1960larda başlayan ilk ticari üretimden sonra, 702lerde meyve suyu alanında yatırımlar yaygınlaştı. 1980lerde ise yaşanan ekonomik çalkantılardan sonra 90lı yıllarda sektör yeniden canlandı ve 2000lerle birlikte önemli bir ivme kazandı. Bugün meyve suyu sektörüne baktığımızda, başlıca 35 firmanın rekabet ettiğini görüyoruz. Bu firmalar aynı zamanda 150nin üzerinde ülkeye ihracat yapıyor. Şu anda üretilen toplam meyve suyunun yüzde 30u ihraç ediliyor. 1970de 6 bin ton gibi sembolik bir rakam ile başlayan meyve suyu ihracatı, 2007 yılında hacimsel olarak 81 bin tona ve değer olarak da 160 milyon dolara kadar yükseldi. Türkiyenin en önemli ihraç kalemi olan elma suyu/konsantreleri 2007 yılında toplam ihracatın yaklaşık yüzde 53ünü oluşturdu. Vişne, kayısı, şeftali gibi çeşitlerin bulunduğu diğer meyve/sebze sularının payı ise yüzde 38 olarak gerçekleşti. İhracatta 3üncü sırayı ise karışık meyve/sebze suları alıyor. Sektörün doğrudan ve dolaylı olarak (yan sanayiler, hizmet sektörleri, tarım işçiliği) yarattığı istihdam ise 600 bin kişi civarında.Meyve suyu tüketimi diğer ülkelere göre hangi düzeyde?2007 yılında kişi başına düşen meyve suyu ve benzeri ürünler tüketimi ilk defa 10 litre barajını aştı ve 2000den 2007ye kişi başına tüketim 2.3 kat arttı. Bu toplamın 7.12 litresi meyve nektarına, 0.9 litresi ise yüzde 100 meyve suyuna ait. Kişi başına tüketimde 2000-2007 yılları arasında 30 kat artan yüzde 100 meyve suları geleceğin potansiyel yıldızı olarak görülüyor. Tüketimdeki ciddi oransal artış, tüketicilerin bilinçleri arttıkça doğal meyveye yöneldiğinin göstergesi. Büyüme hızlı da olsa, miktar dünya ile karşılaştırıldığında henüz oldukça düşük. ABde kişi başına ortalama meyve suyu ve nektarı tüketimi 23 litre iken, Türkiyede 10 litre civarında. Almanya, Hollanda, Norveç, Avusturya, Rusya, Fransa, İspanya, İsveç gibi ülkeler ise ortalamanın üzerinde. Örneğin, Almanyada tüketim 39 litre civarında. Ayrıca bu iki kategori arasındaki tüketim dağılımına bakıldığında, Batı Avrupa ülkelerinde tüketimin yüzde 70inin meyve suyu, yüzde 30unun ise meyve nektarı olduğu göze çarpıyor. Yine Doğu Avrupa ülkelerinde bu oran yüzde 52ye yüzde 48. Türkiyede ise tam tersine, meyve nektarı tüketimi yüzde 89luk payla meyve suyu tüketiminin oldukça üstünde. Türkiyede meyve suyu ve benzeri ürünlerin yüzde 46sı Marmarada, yüzde 17si İç Anadoluda, yüzde16sı Egede ve yüzde 12si Akdenizde tüketiliyor. Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de sanayileşme ve eğitimin daha gelişmiş olduğu bölgelerde bu ürünlerin tüketimi de artıyor. Avrupalıları tüketime iten en önemli unsurların sağlık, zindelik, keyif, uygunluk/kolaylık ve etik bir şekilde üretilmesi olduğu göze çarpıyor. Diğer bir deyişle organik ürünler, meyve-sebze karışımları, meyve suyu ile çay karışımları (özellikle nar, elma, ananas) tüketicinin ilgisini çekiyor. Son 5 yıllık döneme baktığımızda Avrupa ülkelerinde, kolaylık trendine en çok uyum sağlayan plastik şişelerin tercihinde pazar payının hızla artarak 2007 yılında yüzde 17 oranına yükseldiği dönemde karton ambalajlar yüzde 11.3 pazar payı kaybetti. Türkiyede ise, 1970li yılların başında kişi başına 0.4 litre olan meyve suyu tüketimi 30 yıl içerisinde 16 katına çıktı ve 2006 yılı itibarıyla 6.4 litreye ulaştı. Bu rakam, Türkiye meyve suyu sektörünün çok önemli gelişme gösterdiğinin habercisi olmakla birlikte, Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında, daha almamız gereken çok yol olduğunu gösteriyor. Örneğin, 2007 yılı verilerine göre sadece Almanyada kişi başına tüketim 38.8 litre. Meyve suyu tüketimini etkileyen bir unsur olarak da, yaş meyve tüketimi oranının diğer ülkelere göre oldukça yüksek olmasını gösterebiliriz.Tüketim en çok hangi sezonda artıyor?Sıcak içeceklerin dışındaki tüm içecekler gibi yaz aylarında tüketim en yüksek seviyeye ulaşıyor.Peki, en çok hangi meyvenin suyu tüketiliyor?2007 yılında toplam meyve suyu, nektarı, meyveli ve aromalı içecek tüketimi yaklaşık 710 milyon litreye ulaştı. Tüketimin ise yaklaşık yüzde 71ini meyve nektarları oluşturdu. Meyve nektarı kategorisinde en çok tercih edilen ilk üç ürün sırası ile şeftali (yüzde 35.6), vişne (yüzde 23.5) ve kayısı (yüzde 17.8). Bunları karışık ve portakal izliyor. Son dönemlerin en hızlı büyüyen kategorisi yüzde 100 meyve sularının tüketim payı ise yaklaşık yüzde 9 civarında. Tüketicilerin yüzde 100 meyve suları arasında en çok sevdikleri tatlarda ilk iki sırayı yüzde 30luk payla karışıklar ve yüzde 21lik payla elma alıyor. Sağlık trendinin etkisiyle son yıllarda dünya çapında adından çokça bahsettiren nar ise yüzde 19luk pay ile 3üncü sırada yer alıyor. Narı portakal, üzüm ve domates izliyor. 2008 yılında, krizin etkisiyle yüzde 100 meyve suyu ve nektarlardan daha düşük fiyatlı ve meyve oranlı aromalı içeceklere bir kayış gözlemleniyor. Bu nedenle yüzde 100 meyve suyunda düşüş, aromalı içeceklerde ise ciddi bir artış söz konusu. Nektarların büyüme hızı ise azaldı. Dünya meyve suyu pazarında genelde en çok tüketilen tat portakal ve bunu elma izliyor. İstisnai bir durum, en büyük pazarlardan Almanyada yaşanıyor. Almanyada tüketimde ilk sırayı elma, ikinci sırayı ise portakal alıyor. Dünya meyve suyu sektörünün en önemli pazarlarında genelde 3üncü sırada karışıklar yer alıyor ancak Japonya ve Rusya gibi ülkelerde bunun yerine domates geçiyor. Görüldüğü gibi bizde en çok tercih edilen tatlar şeftali ve vişne iken, büyük pazarlardaki seçim yelpazesi (daha çok yüzde 100 tüketiminin baskın olması ile doğru orantılı olarak) farklı bir seyir izliyor. Ancak İspanyada ikinci tat tercihinin şeftali olması dikkat çekici. Türkiyede olduğu gibi dünyada da krizin etkisi ile normal gidişat zarar gördü ve aromalı içeceklere yönelme ortaya çıktı.Meyve üretimi sektörün ihtiyacını karşılayabiliyor mu?Türkiye, sahip olduğu ekolojik özellikler, elverişli dikim alanları ve yüksek işgücü sayesinde meyve üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alması gereken bir ülke olmasına rağmen, bu potansiyelini tam olarak hayata geçirebilmiş değil... Bu konuma gelmemizi engellemiş olan başlıca etkenleri şöyle sıralayabiliriz:- Sürdürülebilir ve siyasi etkilerden korunmuş temel tarım politikalarının oluşturulamaması- Miras yolu ile tarım arazilerinin küçük parçalara bölünmüş olması. Dolayısıyla küçük arazi sahiplerinin, teknoloji, mekanizasyon, ileri tarım uygulamaları ve bilgi kullanmalarının maddeten mümkün olmaması- Ekolojik bölge özelliklerine ve avantajlarına uygun ürün deseni oluşmaması. Mevcut durum, daha ziyade, kulaktan kulağa ve/veya ticari alışkanlıklara bağlı olarak, çoğunlukla gelişigüzel gelişmelerle ortaya konulmuş bir yapıdan ibaret- Sadece taze sofralık ihtiyacı esas alındığı için sanayiye uygun meyve ve sebze türleri için üretimin olmaması- Ekilebilir arazilerin sulanabilir araziye dönüşmesinin, 1/3 oranından öteye geçememiş olması. Bu gibi temel ve yapısal kısıtlamalar nedeniyle ve ülkemizin çok büyük potansiyeline rağmen, maalesef meyve üretimi artık sanayiinin ihtiyacına cevap veremez duruma geldi. Tabii ki bu önemli sorunların kalıcı bir şekilde çözümlenmesi için, MEYED olarak çok yoğun çalışmalar yürütüyoruz.Sektörün en büyük handikabı nedir? Çözüm önerileriniz var mı? Türkiyenin meyve suyunda alacağı yol nedir sizce?Biz MEYED olarak sektörün sorunlarına çözüm bulmak, gelişimine katkıda bulunmak ve en verimli sonuçların alınacağı hedefleri belirleyerek planlı birer iş planı oluşturmak amacıyla, derneğimiz çatısı altında 5 ana çalışma grubu oluşturduk. Sektörümüzün öncelikli ihtiyaçları ve amaçları hedef alınarak oluşturulan bu çalışma grupları tanıtım ve iletişim, tarım, bürokratik ilişkiler, uluslararası ilişkiler ve teknik konularda çalışmalarına başladı. Çalışmalar olgunlaştıkça elbette yeni ihtiyaçlar ve beklentiler su yüzüne çıkıyor. Ancak genel olarak hedeflere değinmek gerekirse, tanıtım/iletişim çalışmalarımız kapsamında öncelikle meyve suyunun güvenilir gıda özelliğinin ve sağlıklı yaşam açısından öneminin ve gerekliliği ile kategoriler arasındaki farkların tüketicilere anlatılması yer alıyor. Sağlıklı nesillerin oluşması için doğru beslenmenin önemi açık. Ayrıca bilincin artırılması için gıda güvenliğinin ve ambalajlamanın öneminin de halka aktarılması gerekiyor. Bu nedenlerle 2009 yılında tüketicileri bilinçlendirmek, eğitmek ve yerleşmiş yanlış önyargıları yok etmek amacıyla projeler hazırlıyoruz. Meyveciliğin geliştirilmesi ve ülkemizin rekabet gücünün artırılması için en önemli hususlardan biri, kuşkusuz verilen devlet teşviklerinin artırılması ve Türkiye için en verimli getiriyi sağlayacak şekilde şekillendirilmesi. Bir tarım ülkesi olan Türkiye, her gün karşısına çıkan zorlu rekabet şartları ve dış baskılar ile mücadele ediyor. Elbette bu sorunların üstesinden gelmek ve kalkınmak için devlet desteği ve işbirliği şart. 2010 yılında yapılacak 16ncı Dünya Meyve Suyu Kongresi'ne ev sahipliği yapacaksınız. Organizasyon ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Ne gibi hazırlıklar yapıyorsunuz?Kongrenin yetkili kuruluşu olan ve üyesi bulunduğumuz IFU ile MEYED arasında oluşturulan Kongre Çalışma Grubuyla, hiçbir aksamaya sebebiyet vermemek için, programlı, disiplinli, dikkatli ve istekli olarak çalışmaktayız. Şu anda kongrenin yeri, programı neredeyse tüm detayları ile belirlenmiş durumda. Tanıtım ve duyuru için web sayfamız devrede. Bunun dışında uluslararası sektör etkinliklerinde, ilgili tanıtım ekibimiz, bizzat oralarda bulunarak tanıtım ve bilgilendirme çalışmaları yapıyor. Bütün amacımız, ülkemizin tanıtımına da katkıda bulunacak bu etkinliği en mükemmel biçimde başarmak.MEYED olarak her ay piyasa analizi yaptırıyorsunuz bildiğim kadarıyla... Standartlara aykırı çıkan meyve suyu markaları için bir müeyyideniz var mı?Uzun yıllar aksatmadan, başarıyla ve örnek teşkil edecek şekilde uyguladığımız piyasa oto denetim çalışmalarımız, analizleri yapan kuruluşun kapanması dolayısıyla, şu anda yapılamıyor. Bu süreçte, uygun ve güvenilebilir laboratuar arayışımız sonuçlanmak üzere. Bu analizler sonucu, standartlara uygunsuzluğu tespit edilen ürünlerin sahibi firma, durumdan haberdar edilerek uyarılıyor ve bu durumu düzeltmesi isteniyor. Ancak ikinci kez yapılan denetlemede bir düzelme görülmemesi halinde, durum Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına ve büyük süpermarket zincirlerine bildiriliyor.Meyve suyu firmaları kalite ve lezzet peşindeMeyve suyu sektörünün en önemli aktörleri, kuşkusuz meyve suyu üreticileri. Meyvelerin toplanması ve işlenmesinden market raflarına gelmesine kadar olan süreçte söz konusu firmaların hangi teknoloji ve hangi standartlarda üretim yaptığı önem arz ediyor. Sektörde faaliyet gösteren firmaların birkaçıyla faaliyetleri hakkında söyleşiler yaptık...Aroma Genel Müdürü Mahmut Atom Duruk Üretim sürecinizden bahseder misiniz?Türkiyenin birçok yöresinden meyve alımı yapıyoruz. Üretim, meyvenin en bol olduğu mevsimlerin hormonsuz, taze, lezzetli meyvelerinden yapılıyor. Bu doğrultuda meyvenin doğal tadı, kokusu, lezzeti ve tüm besleyici değerleri meyve suyuna yansıyor. Meyvenin toplanmasından meyve suyu haline gelene kadarki süreci kısaca anlatırsak; öncelikle meyve işletmeye geldikten sonra yıkama, ayıklama işleminden geçirilir ve standartlara uygun olmayan meyveler ayrılır. Bu konuda toplumda hakim olan yanlış bir algılamayı da düzeltmekte fayda var, genel olarak meyve suyu üretiminde standarda uygun olmayan meyvelerin kullanıldığı düşünülüyor. Bu tamamen yanlış bir kanı. Bu şekilde üretim yapıldığı takdirde kalite ve tat olarak iyi bir ürün elde edilmesi mümkün değil. Meyve suyu üretiminde tamamen sofralık niteliklerde meyveler kullanılıyor. Sürecimize geri dönersek, ayrılan meyvelerin daha sonra tamamen mekanik yöntemlerle, el değmeden, kabuk ve çekirdekleri uzaklaştırılır, doğal meyve suyu elde edilir. Koruyucu katkı maddesi kullanılmadan, aseptik karton ambalaj ve cam şişe ambalajlara meyve suyu dolumu yapılır. Sezonda elde edilen meyve sularının bir kısmı meyvenin bulunmadığı dönemlerde kullanılmak üzere konsantre ve püre haline getirilir, meyvenin doğal tüm özellikleri korunacak şartlarda saklanır. Böylelikle tüketicilerin tüm yıl boyunca tüm meyve suyu çeşitlerini temin etmeleri sağlanır. Aromada üretim, bahçeden sofraya mantığıyla tamamen entegre tesislerde gerçekleştiriliyor. Aromanın tüm ürünleri, son teknoloji kullanılarak Türk Gıda Kodeksine, AB normlarına ve Uluslararası Hijyen Standartlarına uygun üretilip ambalajlanıyor. En çok hangi meyvelerin suyu tüketiliyor? Tüketim en çok hangi sezonda artış gösteriyor?Türkiyede en çok şeftali, ardından kayısı ve vişne tüketiliyor. Tüketim, kış sezonunda daha çok artış gösteriyor. Meyve suyu pazarında fark yaratan noktalar nelerdir sizce?Tüketicinin güvenini sağlamak ve sürdürmek, kaliteyi korumak, yenilikçi çalışmalar yaparak tüketicinin beklentisi doğrultusunda sağlıklı, farklı ve lezzetli ürünler sunmak fark yaratan noktalar... Ürünlerinizi son kullanıcıya ulaştıran perakendecilere önerileriniz var mı?Perakendecilere tüketici beklentilerini anlayarak, bu beklentileri karşılayarak, titizlikte hizmet vermelerini öneririm. Bu yapmaları için de ürünleri tüketiciye en doğru sunumla, en sağlıklı şekilde ulaştırmaları önemli bir faktör. Yeni ürün çalışmalarınız var mı?Aromanın Ar-Ge ekibi, tüketicilerimize sağlıklı, güvenli, lezzetli ve farklı ürünler sunma hedefiyle çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Aroma, 2007 World Juice Konferansında gerçekleştirilen İnovatif (Yenilikçi) Ürün Yarışmasında (World Juice Innovative Product Awards 2007), dünyada ilk kez üretilen, elma suyuyla tatlandırılmış, yüzde 95 meyve içeren Ice Tea (buzlu çay) ürününün en başarılı ilk dört ürün arasında yer almasıyla bu konuda önemli bir başarının sahibi oldu. Bugüne kadar pek çok yeniliğe imza atan firmamız, önümüzdeki dönemde de tüketicilerine yenilikçi ürünler sunmaya devam edecek. Aslanoba Gıda (Juss Meyve suları) Ürün Müdürü Yunus Elmas Üretim için tedariğinizi nereden yapıyor, nasıl depoluyorsunuz?Bildiğiniz gibi meyve suyu, meyve konsantresi ve püresinden üretiliyor. Bu konuda biz ağırlıklı Türkiyeden tedarikçiler ile çalışıyoruz. Ancak istediğimiz lezzeti elde etmek için bazı özel karışımları yurt dışından tedarik ediyoruz. Örneğin kırmızı karışık çeşidimiz, üzüm suyumuz yurtdışından temin edinen karışımlar ile üretiliyor. Bu ürünlerde oldukça iddialıyız. En iyi hammadde neredeyse biz onu arayıp bulmaya çalışıyoruz. Depolama içinse fabrika kurulu alanında özel bir depomuz var. Depolama şartları sağlıklı ve kaliteli bir ürün için oldukça önemli. Bunun bilincinde olarak hammadde depolamasını kendi depomuzda hassasiyetle gerçekleştiriyoruz. Ürünler nasıl hazırlanıyor? Ürünlerimiz son derece modern, Avrupanın en gelişmiş meyve suyu tesislerinden olan fabrikamızda üretiliyor. Gelişmiş otomasyon teknolojisiyle hammaddenin alımından kolilemeye kadar olan tüm süreç el değmeden en hijyenik ve sağlıklı koşullarda gerçekleştiriliyor. Dolum ise aseptik dolum teknolojisi ile yapılıyor. Uzun bir raf ömrü için öncelikle meyve sularında bozulmaya yol açan mikroorganizmaların öldürülmesi ve daha sonra da mikroorganizma bulaşmayacak şekilde ambalajlanması gerekiyor. Mikroorganizmaların ölmesi için meyve suyu 95-99 derecede 30-60 saniye tutuluyor, anında 20 derecede soğutuluyor ve aseptik bir bölmede steril ambalaja doldurularak kapanıyor. Ambalaj açılmadıkça koruma etkisi sürüyor. Ancak koruyucu katkı maddesi olmadığı için paket açıldıktan sonra birkaç gün içerisinde tüketilmeli. En çok hangi meyvelerin suyu tüketiliyor? Neden?Türkiyede şeftali başı çekiyor. Onu vişne ve kayısı izliyor. Neden bu şekilde bir tüketim tercihi olduğu konusuyla ilgili farklı araştırmalar mevcut. Bu araştırmaları da incelediğimizde ve genel gözlemlerimiz neticesinde oluşan düşünce; bu çeşitlerin daha besleyici ve doğal olarak algılanması... Tüketici nezdinde bu çeşitler meyve suyu içme hissini daha çok karşılıyor.Meyve suyu tüketimi en çok hangi sezonda artış gösteriyor?Meyve suyu tüketimi araştırmalara göre ve satışlardan görebildiğimiz şekliyle hava sıcaklıklarının yükseldiği yaz sezonunda artış gösteriyor. Bunun haricinde tüketimin başka dönemlerde farklı etkenler dolayısıyla dalgalandığını söylemek pek mümkün değil.Meyve suyu pazarında fark yaratan noktalar nelerdir?Meyve suyunda fark yaratan noktaları kalite, lezzet ve ambalaj özellikleri olarak sıralayabiliriz. Biz de bu doğrultuda Jussu diğerlerinden ayıran en büyük özellik olarak lezzeti ve kaliteyi hedefledik. Jussun iddiası en lezzetli meyve suyu olmak. Juss ayrıca paket yapısı ile de büyük yenilikler sunuyor. Piramit çatısı ile dökümü kolaylaştırarak sıçramayı, damlamayı ve paketin içerisinde meyve suyu kalma sıkıntısını büyük ölçüde önlüyor. Ürünlerinizi son kullanıcıya ulaştıran perakendecilere önerileriniz var mı?Ürünlerimizi tüketicilerimize sunan perakendecilerimizin zaten bu konuda gerekenleri oldukça başarılı şekilde uyguladıklarına inanıyorum. Son yıllarda oldukça popüler bir konu olan kategori yönetimi esasları gerçekten en başta tüketicilere olmak üzere, perakendeden üreticilere kadar büyük yararlar sağlıyor. Bunun haricinde benim ekleyebileceğim, zaten birçok perakendecimizin de dikkat ettiği bir husustur ama yine belirtmekte yarar görüyorum; kendilerinin güven duymadığı ürünleri tüketicilere sunmamaları. Ürün ancak bu şartı sağladıktan sonra diğer kriterler değerlendirmeye alınmalı. Bu güvenle hareket eden kuruluşlar her zaman uzun vadede kazanan olur inancındayım.Yeni ürün çalışmalarınız var mı?Yeni ürün çalışmalarımız elbette ki var ve bu çalışmalar bizim için sürekli olacak. Her zaman tüketici tercihlerini yakından takip ederek yeni çeşitlerimizle de tüketicilerimizin takdirini kazanmaya çalışıyor olacağız.Gülsan Gıda (Meysu) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Güldüoğlu Meyve suyu ambalajlama konusunda neler söylersiniz? Günümüzde aseptik ambalajlama teknolojisi sayesinde meyve suları tam bir besin güvenliği içinde tüketicilere ulaşıyor. Aseptik ambalajın katmanları meyve suyunu ışığın ve havanın olumsuz etkilerine karşı koruyarak C vitamini gibi ışık ve havaya hassas vitaminlerin kaybını önlüyor, doğallığını koruyor. Aseptik teknoloji ile ambalajlanan meyve suyu, nektar ve meyveli içeceklerin doldurulduğu 6 katmanlı karton kutular, hiçbir koruyucu katkı maddesi gerektirmiyor. Meysu meyve suyu ambalajlanmasında Tetra Pak ürünlerini kullanıyor. Aseptik ambalajlama teknolojisi ve Tetra Pak tarafından üretilen aseptik karton ambalajlar, sıvı gıdalar için uzun ömürlülüğün güvencesi. Vücudun sıvı gereksinimini karşılamak için karton kutuda her zaman her yerde içilebilen meyve suları iyi bir seçim. Türkiyede en çok hangi meyve suları tüketiliyor?Türkiyede en fazla şeftali suyu (yüzde 28) içilirken, onu vişne (yüzde 24) ve kayısı (yüzde 19) suyu izliyor. Bununla birlikte en hızlı büyüme ise karışık nektar tüketiminde gerçekleşiyor. C vitamini deposu olarak nitelendirilen portakal suyu ise beşinci sırada yer alıyor.Meyveyi yemekle suyunu içmek arasında ne fark var?Meyve suları şeftali ve kayısı nektarı hariç çok az posa içerirler veya hiç içermezler. Halbuki meyvelerin diyet/fonksiyonel posa içeriği yüksektir. Diyet/fonksiyonel posadan zengin bir diyet kabızlığı ve onunla birlikte oluşan rahatsızlıkları önler. Kanser, özellikle kolon kanser riskini azaltabilir. Ağırlık kontrolüne yardımcı olabilir. Kan şekeri seviyesinin kontrol altına alınmasına yardımcı olarak diyabet riskini azaltabilir. LDL kolesterol veya kötü kolesterol düzeyini düşürerek total kan kolesterol düzeyini azaltmaya yardımcı olabilir.Meyve sularının tazeliği nasıl anlaşılır? Saklama süreleri ne kadardır?Meyve suları elde edildiği meyvenin tipik renk, tat ve koku özelliklerini gösterdiği sürece tazedir. Taze meyve suları bekletilmeden tüketilmeli. Ticari meyve sularının ise son kullanma tarihleri ambalaj üzerinde belirtilir. Bilinçli bir tüketici, meyve suyu ve benzeri bir içecek satın alırken ürünün etiketini dikkatlice okumalı, alacağı ürünün raf ömrüne bakmalı, güvenilir bir ambalajdan meyve suyu içtiğine emin olmalı. Asla pastörize edilmemiş meyve suyu içmemeli. Zira bu ürünler ciddi rahatsızlıklara neden olabilen patojenler içerebilir.Kızıklı Gıda (Netto) Yönetim Kurulu Üyesi Funda KızıklıKızıklı Gıda meyve suyu ürünleri Netto ve Laida markaları altında toplanıyor. Netto ile meyve suyu ve meyve nektarı, Laida ile ise meyve aromalı içecekleri tüketicinin beğenisine sunuyoruz. Yüzde 100 meyve suyu grubu Netto Premium serisinde yüzde 100 nar, üzüm, elma, portakal, domates ve kuşburnu seçenekleri, Netto meyve nektarı grubunda ise şeftali, vişne, kayısı, portakal ve karışık meyve çeşitleri yer alıyor. Nettonun ürün gamına son olarak 8 Kırmızı Meyve Nektarını kattık. 8 Kırmızı Meyve Nektarının içeriğinde elma, üzüm, vişne, frambuaz, mürver, nar, çilek ve yaban mersini bir arada bulunuyor. Netto, Türkiye'nin ilk ve tek tam otomatik tesisine sahip meyve suyu markası. Yaptığımız bu yeni yatırım sayesinde, her ambalajdaki ürün aynı tatta. Ürünlerimizde hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Netto için ayrıca özel konik şişe tasarımı yatırımına gittik. Bu da sektörde bir ilk. 3 noktadan etiket uygulamasıyla estetiği, emniyet düğmeli çevir-aç kapak sistemi ile de ürün güvenliğini de garanti altına aldık. Pfanner Türkiye Ana Distribütörü Insiderinvest CEO Yakup AltuntaşÜretim için tedariğinizi nereden yapıyor, nasıl depoluyorsunuz?Pfannerin Avusturyada bulunan fabrikalarında üretim gerçekleştiriliyor. Son teknoloji kullanılarak doğallığı bozulmadan üretilen meyve suları lojistik firmamız aracılığıyla İstanbula getiriliyor. Ekol Lojistik, sahip olduğu uygun depo şartları ile bizim için büyük avantaj sağlıyor. Buradan bayi kanalımız ve zincir marketler aracılığıyla tüketicilerimizle buluşuyor.Ürünler nasıl hazırlanıyor?Ürünlerin tamamı el değmeden hazırlanıyor. Pfanner, 150 yılı aşkın tecrübesini teknolojideki yeni gelişmelerin gücüyle birleştirerek neredeyse insansız üretim yapıyor. Bu da hem hijyen oranını artırıyor hem de hata payını azaltıyor. En çok hangi meyvelerin suyu tüketiliyor? Neden?Türkiyede en çok tüketilen ürünlerin başında şeftali, kayısı ve vişne suyu geliyor. Pfanner ürünleri arasında ise en çok yeşil elma ve kan portakalı tercih ediliyor. Elma ve portakal Türkiyede çok sevilen ve yoğun olarak tüketilen ürünler. Yeşil elma ve kan portakalı da bu iki güzel meyvenin farklı lezzetteki sularını içme imkanı sunan ürünler. Her ikisi de pazarda rakibi olmayan yeşil elma ve kan portakalı tüketicilerimizden büyük beğeni topluyor.Meyve suyu tüketimi en çok hangi sezonda artış gösteriyor?Sağlıklı bir tercih olması bakımından kış aylarında insanlar hastalıklardan korunmak için meyve sularını tercih ediyor. Yazın da sıcak havalarda serinlemek için tüketiyorlar. Yazın daha fazla tüketilmekle birlikte kışın da yoğun olarak tercih ediliyor.Meyve suyu pazarında fark yaratan noktalar nelerdir?En önemli unsur farklı ve yeni ürünler yaratmak. Türkiyede uzun yıllar kayısı, vişne, şeftali ve portakal suyu tüketildi. Pek çoğumuz farkında olmadan bu dört lezzetle meyve suyu tüketimimizi sınırlandırdık. Oysa son yıllarda artan çeşitlilikle insanların meyve suyuna bakışı değişti. Ev kullanımı arttı. Yeni lezzetler ilgiyle karşılanıyor. Bu sebeple pazarda fark yaratmanın yolu yeniliklerden geçiyor.Yeni ürün çalışmalarınız var mı?Bu yıl tüketicilerimizi yedi yeni lezzet ile tanıştıracağız. En çok fark yaratacak ürünlerimiz kuşkusuz diyet portakal suyu ve diyet multi-vitamin olacak. Pfannerın dünya çapındaki ürün çeşitliliğini bu yıl Türkiyede de hissettireceğiz.,Haberin dün yayınlanan ilk bölümüne linkten ulaşabilirsiniz: http://www.perakende.org/haber.php?hid=1245048155Yarın: Biçen Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Biçen, Burda Satın Alma Müdürü Ahmet Yıldız, Gürmar Satın Alma Uzmanı Rahmi Bağuç, Onur Group İçecek Gurubu Satın Alma Yöneticisi Nihal Gürleyik, Özhan Market İçecek ve Bisküvi Satın Alma Sorumlusu İlknur Kumaş ve Uyum İcra Kurulu Başkanı Mehmet Akyüz'ün görüşleri ile devam edeceğiz...Bu haber Market dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive