Dünya Perakendesinden Son Gelişmeler

18 Haziran 2009 Perşembe

Perakende satışların arttığı ABD, lüks tüketimin hissedilir biçimde azaldığı Dubai, iflas sürecinde sona gelen Generel Motors, 150 zincirlik Arcandor'a talip olan Metro, vergi kaçırmaktan 800 milyon euro cezaya mahkum edilen Dolce&Gabbana... Dünya perakendesinden son gelişmelere hep birlikte göz atalım

dunya-perakendesinden-son-gelismeler
ABD'de perakende satışlar arttı ABD'de geçtiğimiz ay perakende satışlar yüzde 0,5 arttı. Böylece, perakende satışlar son 4 ay içinde en büyük artışını kaydetti. Perakende satışların artmasında, büyük mağazalardaki satışların zayıflığına karşın otomobil bayileri ve benzin istasyonlarındaki talebin yükselişi etkiliydi.Öte yandan işsizlik maaşı için başvuranların sayısı geçen hafta 24 bin düşerek 601 bin oldu.Metro, 150 zincirlik perakende devine talip Türk hazır giyim sektörünün 90'lı yıllardan beri tanıdığı Alman perakende devi Arcandor iflas ettiğini açıklarken, bir diğer Alman dev Metro da firmaya talip olduğunu belirtti. Alman hükümetinin küresel kriz nedeniyle zor günler geçiren Opel'e yardım etmesini fırsat bilen ülkenin en büyük perakende devlerinden Arcandor, aynı desteği göremeyince havlu attı. Arcandor'un durumu, gözleri sahibi olduğu perakende mağazalar zinciri Karstadt'ın alım yaptığı Türk üreticilere çevirdi. Türk hazırgiyim sektörü temsilcileri, Karstadt'ın durumunun gerek dünya ülkeleri gerekse Türkiye'de sektörün genelini olumsuz etkilemeyeceğini düşünüyor. Bünyesinde Almanya'nın en büyük perakende zincirlerinden Karstadt'ı da bulunduran Arcandor, devletten yardım istedi ancak Başbakan Angela Merkel'in karşı çıkması nedeniyle amacına ulaşamadı. Şirket, son olarak dün ödeme aczi ilan ederek yetkili makamlara başvurdu. Arcandor'dan yapılan açıklamada başvuru dosyasında Karstadt'ın yanı sıra, e-posta üzerinden sipariş alan şirketleri Primondo ve Quelle'nin de yer aldığı bildirildi. Borsada işlem gören Arcandor hisselerinin sert bir düşüş yaşaması sonrasında, bu hisseler ile ilgili işlemler bir süreliğine askıya alındı. 710 milyon euro'ya ihtiyacı varKarstadt'ın bağlı olduğu turizm ve perakendecilik şirketi Arcandor, 650 milyon euroluk bir krediye devlet kefaleti ve Alman Kalkınma Bankası'ndan (KfW) 200 milyon euroluk ek kredi talep etmişti. Ancak Devlet Kefalet Komisyonu'ndan sonra Hazine Fonları İdare Kurulu da Arcandor'un bu talebini geri çevirdi. Karsadt/Arcandor yetkilileri devletin yardım etmemesi halinde şirketin iflas koruma başvurusunda bulunacağını duyurmuşlardı. Şirketin cuma gününe kadar 710 milyon euro'luk kredi yenilemesi yapması gerektiği belirtiliyor. Bu süreçte şirket çalışanlarının maaşlarının üç ay boyunca Alman hükümeti tarafından ödenecek. Bundan sonraki süreçte şirketle ilgili kararları Essen kentindeki mahkeme verecek. Türk üreticileri çok fazla etkilenmezÖzellikle 1990'lı yıllarda Türk hazır giyim sektörünün büyümesinde önemli rol oynayan ve yüzlerce milyon dolarlık alım yapan Karstadt, son dönemde ise üretim maliyetleri nedeniyle alımlarını Çin ve Hindistan'a kaydırmıştı. Türk hazırgiyim sektörü temsilcileri, Karstadt'ın durumunun gerek dünya ülkeleri gerekse Türkiye'de sektörün genelini olumsuz etkilemeyeceğini düşünüyor. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, Bu tür olaylar üzücü. Asıl sonuçlar bir müddet sonraya ortaya çıkar. Ama normal şartlarda Türk üreticilerin bu durumdan çok fazla etkilenmemesi lazım. Çünkü Karstadt, son dönemde alımlarını Uzakdoğu'ya kaydırmıştı. Elbette üretim yapan şirketler etkilenecektir ama sektörün geneli etkilenmez dedi. Karstadt'ın Türkiye'de alım işlerini yürüten Li-Fung yetkilileri ise konuya ilişkin açıklamada bulunmadı. Metro birleşmeye talipAlman perakende devi Metro'nun da Arcandor'a talip olduğu ve birleşme planları yaptığı bildirildi. Bir Alman televizyon kanalında görüşlerini aktaran Metro'nun patronu Eckhard Cordes, yaptığı açıklamada Karstadt perakende zincirine sahip olan Arcandor ile büyük bir grup oluşturabileceklerini belirtti. Yeni ve büyük bir grup oluşturmak için kısa ve orta vadeli hedefimiz bulunuyor, diyen Cordes Arcandor'un bu büyük grubu birlikte oluşrutabilecek şirket olabileceğini söyledi.Cordes'e göre olası bir birleşme gerçekleştiği takdirde, Metro, Arcandor bünyesinde bulunan rakip perakende devi Karstadt ile yeniden yapılanacak ve toplam 160 tane mağazaya sahip olacak.30 bin çalışanı varArcandor, turizm ve perakende gibi sektörlerde, Thomas Cook, Karstadt, Primondo ve Quelle ile faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 30 bin çalışanı olan grup, 2006'da 13 milyar euro, 2007'de ise 20 milyar euro'luk ciro yapmıştı. Bünyesindeki Karstadt, Almanya'da 150 mağazaya sahip. Lüks tüketimin kalesi sallanıyor Lüks tatil ve tüketimin dünya çapındaki kalelerinden Dubai'de lüks tüketim ürünleri satışı geçtiğimiz yılın son çeyreğinden beri yüzde 45 düştü. Küresel ekonomik kriz Dubai'deki lüks tüketim malları satışını olumsuz etkiledi. Dubai'deki Küresel Lüks Zirvesi'nde değerlendirmelerde bulunan Dubai'nin önde gelen işadamlarından Tony Jashanmal, perakende sektöründe ciddi daralma yaşandığı bilgisini verdi. eturbonews'da yayınlanan habere göre; perakende sektörününü tamamında belirli bir gerileme olduğunu söyleyen Jashanmal, lüks segmentte yer alan ürün satışlarında ise çok sert düşüşler yaşandığı bilgisini verdi. Jashanmal, Burası insanların sadece iyi para kazandıkları bir yer değil. Dubai aynı zamanda çok sayıda insanın lüks tüketim için tercih ettikleri bir yer. Özellikle de Rusya, Hindistan ve İran gibi yakın pazarlar için önemli bir pazarız değerlendirmesinde bulundu. 1919 yılında temelleri büyükbabası tarafından atılan Jashanmal'ın şirketi Dubai'de Lois Vuitton, Calvin Klein ve Burberry Group gibi lüks markaların ürünlerini satıyor. Petrol fiyatlarındaki artış ile birlikte Dubai'deki turizm yatırımlarının ve lüks tüketimin Londra ve Paris gibi Avrupa şehirleri ile yarışır hale geldiğini söyleyen Jashanmal, krizle birlikte birçok lüks markanın satışlarında yüzde 20'ler civarında düşüş yaşandığı bilgisini verdi. Jashanmal, tanınırlığı daha az olan lüks markalı ürünlerdeki düşüşün daha da yüksek olduğunu belirtti. Krizin dip noktasını gördüklerine inanan Jashanmal, bundan sonraki dönemde yükseliş yaşanmasını beklediklerini söyledi. Jashanmal, özellikle Rusya pazarından bir toparlanma beklentisi olduğunu sözlerine ekledi. General Motors pes dedi Dünya ekonomisinin en büyük global aktörlerinden General Motors, resmen iflastan korunma başvurusu yaptı. Dünyanın en büyük otomotiv şirketlerinden ABD'li General Motors da (GM) kriz ortamında daha fazla ayakta kalamayarak pes dedi. Hükümetin, devlet yardımıyla ayakta duran GM'e tanıdığı süre dün sona erdi ve 101 yıllık şirket resmen iflastan korunma başvurusunda bulundu. ABD hükümeti General Motors'a 50 milyar dolar kaynak aktarılması karşılığında şirketin yüzde 60 hissesine sahip olacak. 50 milyar dolar, yılbaşından bu yana verilen 20 milyar dolarlık kaynağı da içeriyor. Kanada hükümeti, 9.5 milyar dolarlık yardıma karşılık yüzde 12 hisse alacak. Hisselerin geri kalanı ise işçi sendikasına ve kreditörlere ait olacak. Bünyesinde Buick, Cadillac, Chevrolet, GMC, GM Daewoo, Holden, HUMMER, Opel, Pontiac, Saab, Saturn, Vauxhall ve Wuling gibi dünyaca ünlü markaları bulunduran GM, geçen yıl 8.35 milyon adet otomobil ve kamyon sattı. 2008'de GM'den daha fazla araç satan Japon otomobil üreticisi Toyota, 77 yıldır ilk kez GM'i tahtından etti. GM, bugüne kadar yaklaşık 20 milyar dolarlık devlet yardımı aldı. 'Chapter 11' adlı iflastan korunma yasasına başvuran GM, ABD şirketler tarihinin üçüncü büyük, imalat sektörünün ise en büyük iflası oldu. GM'in kreditörlerinin çoğunun, hükümetin 27 milyar dolarlık borca karşılık yeni GM'den hisse alma teklifini kabul ettiği bildirildi. Bu, GM'in iflastan korunma sürecinden çıkmasını hızlandıracak bir gelişme olarak yorumlanıyor. İflas Koruma Yasası tam olarak ne diyor?ABD'de iflas korumasıyla ilgili hükümler, İflas Kanunları'nın 11 Nolu Bölümü'nde (Chapter 11) yer alıyor. Bu hükümlere göre, iflas korumasına başvuran ve bu kararı aldıran şirket, tüm maddi yükümlülüklerini mahkeme garantisi altında ertelerken, faaliyetlerini yeniden yapılandırarak düzlüğe çıkma fırsatı yakalıyor. İflas koruması altındaki şirketin kaderini İflas Mahkemesi tarafından alınan kararlar belirliyor. İflas koruması şirketlere borçlarını ertelemek, işçi çıkarmak veya ücretleri düşürmek gibi birçok avantajı da beraberinde getiriyor.Sephora'nın CEO'suna şöhretli ödül Sephoranın CEOsu Jacques Levy Dünya Perakende Şöhretleri arasındaki yerini aldı. Perakende sektörünün kozmetik devi Sephoranın CEOsu Jacques Levy, Barselonada düzenlenen Dünya Perakende Kongresinde Dünya Perakende Şöhretleri (World Retail Hall of Fame) arasına seçildi. Dünya Perakende Şöhretleri listesine girmek, kişilerin hem kendi ülkelerinde hem de dünya çapında perakende sektöründeki modern girişimleri ve hizmetleri dikkate alınarak veriliyor.Jacques Levy, Sephorayı, pazarlama alanında devrim yaratan uygulamalarıyla dünyaya hızla yayılan, herkese hitap eden, kolay ulaşılabilir bir mağaza haline getirdiği için, bu unvanı almaya hak kazandı. Böylece Levy, Sephoranın kurucusu Dominique Mandonnaud gibi, Dünya Perakende Şöhretleri unvanını alan az sayıda Fransız arasına girdi. 25 Milyon euro'luk dev satın alma Fransanın giyim perakendeciliğindeki en büyük şirketlerinden Groupe Beaumanoir, ünlü giyim markası Morganı 25 milyon euro bedelle satın aldı. Fransanın giyim perakendeciliğindeki en büyük şirketlerinden Groupe Beaumanoir, ünlü giyim markası Morganı satın aldı. Dünya çapında bin 250 mağazası, 5 bin çalışanı ve 1 milyar dolar yıllık cirosuyla dünyanın en büyük perakendecileri arasında yer alan Groupe Beaumanoir, bu satın alma ile hedefini biraz daha büyüttü. Şirket, Morgan için 25 milyon euro nakit öderken markanın yeniden lansmanı, mağazaların renovasyonu ve yeni mağaza açılışları için 25 milyon euro yatırım yapmayı da taahhüt etti. Elde ettiği büyüme ve karlılık oranıyla uluslararası pazardaki yerini sağlamlaştıran Groupe Beaumanoir böylece bünyesinde Cache Cache, Patrice Bréal, Scottage ve Bonobonun yanına Morganı da eklemiş oldu. Türkiyede şimdilik Cache Cache markasıyla faaliyet gösteren Groupe Beaumanoir önümüzdeki 5 yılda 120 mağaza açmayı hedefliyor. DolceGabbanaya vergi kaçırma cezası Ünlü İtalyan modaevi DolceGabbanaya Maliye Bakanlığı 800 milyon euro ceza kesti. Hürriyet'ten Reha Erus'un haberine göre bu İtalyada bir ortaklı şirkete kesilen en büyük ceza olarak tarihe geçti. Maliye Bakanlığı 2004 yılından bu yana modaevinin sahipleri Domenico Dolce ile Stefano Gabbananın off-shore şirketi DolceGabbana Lüksemburg üzerinden bütün muhasebe işlemlerini geçirerek Dolcenin kardeşleri Alfonso ile Doroteanın İtalyada kurduğu GA.DO.srlye gönderdiğini belirledi. Muhasebe kayıtlarında rakamlarla oynandığını belirleyen yetkililer, ilk aşamada iki stiliste tebligatta bulundu. DolceGabbana bu vergi kaçakçılığı haberini yayınlayacak tüm medya kuruluşlarına ilan ve reklam vermemekle tehdit ederek ceza işlemini kamuoyundan sakladı. Milano Mahkemesinin yaptığı açıklamayla Domenico Dolce ve Stefano Gabbanaya 400er milyon euroluk vergi cezasının tebliğ edildiği duyuldu. İki stilist için ayrıca devleti yanıltmaktan, zarara sokmaktan ve sahtekarlık yapmaktan haklarında dava açılabilecek. Maliye Bakanlığı, daha önce de motosiklet şampiyonu Valentino Rossiye 62 milyon liret vergi kaçırma cezası vermiş ve tahsil etmişti. Vergi kaçıran diğer ünlü İtalyanlar arasında iki yıl önce ölen tenor Luciano Pavarotti, antrenör Fabio Capello da bulunuyor. Maradona cafe açıyor Futbolun efsanevi isimlerinden Diego Armando Maradona restoran-cafe sektörüne el attı. Zincirleşmesi öngörülen cafelerin ilki Dubai'de açılacak. Arjantinli futbol efsanesi Diego Armando Maradona, dünyanın ilk 'Maradona Spor Cafe'sini Birleşik Arap Emirlikleri'nin ticari merkezi Dubai'de açacak. Sabah gazetesindeki habere göre, 'Planet Hollywood' adlı restoran-cafe modelini uygulayacak olan Maradona, kendisine ait bazı hatıra eşyalarını da burada sergilemeyi planlıyor. Arjantinli futbolcu, Brezilyalı futbolculardan Pele, Zico ve Dunga gibi başka futbol yıldızlarına ait eşyaları da ziyaretçilere sunacak. Kupalar da sergilenecekSpor Cafe'yi Birleşik Arap Emirlikleri'nde yaşayan milyarder emlakçı Süleyman El Fehim'in inşa edeceği bildirildi. Süleyman El Fehim geçtiğimiz yıl İngiliz Manchester City takımının Abu Dabili yatırım şirketi tarafından satın alınmasında önemli rol oynamıştı. Kafede dünya kupalarının yanı sıra tişört, top ve eldivenler de bulunacak. Maradona Spor Café'nin gelirlerinden bir kısmının Birleşmiş Milletler gözetiminde dünyada yetersiz ve dengesiz beslenmeyle mücadele için bağışlanacağı belirtildi. Kafenin açılış tarihi henüz netleşmedi ancak açılışa Maradona ve bazı futbolcuların da katılması bekleniyor. Nike bin 750 kişiyi işten çıkaracak Nike 500'ü Oregon'daki merkezinde olmak üzere toplamda bin 750 kişiyi işten çıkaracağını açıkladı. Star gazetesinin haberine göre şirketten yapılan açıklamada, şirketin toplam 35 bin olan küresel iş gücünün yüzde 5'ini temsil eden bin 750 kişinin işten çıkarılacağı belirtildi. İşten çıkarılacak 500 kişinin Nike'ın Oregon'daki merkezinde olacağı ifade edilirken, diğer işten çıkarmaların nerede olacağına ilişkin detay verilmedi. Nike'ın ekonomik durgunluk nedeniyle özellikle Avrupa'da satışlarda düşüş yaşadığı bildiriliyor. Dünyanın en büyük AVM'si açıldı33 bin canlıya ev sahipliği yapan dev akvaryumuyla Guinness Rekorlar Kitabı'na giren Dubai Mall, resmi törenle açıldı Dubai Mall adı verilen alışveriş merkezi 1 milyon 200 bin metrekare alan üzerine kuruldu. Merkezde bin 200 mağaza, 14 bin araç kapasiteli otopark, 3 bin kişinin aynı anda yemek yiyebileceği iki ayrı restoran bölümü ve olimpik ebatlarda bir buz pateni bulunuyor. Dubai Mall'ı diğerlerinden ayıran en büyük özelliği ise içinde bulunan dev akvaryum. 33 bin canlıya ev sahipliği yapan devasa akvaryum, Guinness Rekorlar Kitabı'na da girdi. Ziyaretçiler, akvaryumdaki köpek balıklarını ve rengarenk canlıları izleyerek yemek yiyebiliyor. Birleşik Arap Emirlikleri Başbakanı Prens Muhammed Bin Raşid El Maktum tarafından resmî açılışı yapılan Dubai Mall, aynı zamanda dünyanın en yüksek fıskiyesi unvanına sahip Dubai Fountain'a da ev sahipliği yapıyor. Fıskiye, resmî olarak dünyanın en yüksek binası kabul edilen ve Emaar emlak şirketi tarafından inşa edilen Burç Dubai'nin karşısındaki 30 hektarlık bir alana yapıldı. Fıskiyenin Ortadoğu'daki en parlak nokta olduğu, suyun 50 katlı bina kadar yükselebildiği ve ışıklarının 35 km öteden görülebildiği belirtiliyor. 6 bin 600 süper lambaya sahip Dubai Fountain'ın dizaynını Las Vegas'taki Bellagio fıskiyelerini de dizayn eden Kaliforniya merkezli WET şirketi üstlendi. Dubai Mall ilk defa geçen yıl kasım ayında kapılarını ziyaretçilere açmıştı. Küresel krize küresel reçeteler Türkiye'yi teğet geçip geçmediği, artan işsizlik rakamları ve dibi boylayan sanayi üretimi verileri ile iyice tartışma konusu olan küresel kriz, hem tüketicilerin hem de üreticilerin davranış biçimlerini değiştirdi. Tüketici kendini evine kapattı, promosyon ürünlerin peşine düştü ve ikame ürün tercih etmeye başladı. Rusya'dan Çin'e, Avrupa'dan Japonya'ya kadar bir çok şirket kendine göre kriz stratejileri oluşturdu. Küresel şirketler fiyat indirimine gitmeye ve dayanıklı mallarını markalandırma stratejisi izlemeye başladı. Üreticinin yeni trendi ise kendi kozasına çekilen tüketiciyi evinde tavlamak. Bir çok üretici kendini eve kapatan tüketiciye ulaşmak için onlara evdeyken harcama yapabilecekleri ürünleri öne sürüyor. Dünyanın önde gelen araştırma şirketlerinden Boston Consulting Group tarafından dünya çapında 21 bin 800 kişi ile yapılan araştırmaya göre tüketicinin kendini eve kapatması, eğlence ve oyuncak sektörüne yaradı. Para harcamamak için kendini eve kapatan tüketici sinemaya gitmek yerine DVD kiralamayı tercih edince ABD'nin en büyük online DVD kiralama şirketi yılın ilk çeyreğinde 2 milyon yeni kullanıcı kazanıp kriz ortamında beklentilerin üzerinde bir kâr açıkladı ve analistleri şaşkına çevirdi. Oyuncak üreticilerinin Monopoly ve Clue gibi aile oyunlarına da talep patladı. 2007 ila 2008 arasıda ABD'de ev oyunlarına olan talep yüzde 6 yükseldi. Bazı restoranlar ise içinde yemek ve şarap bulunan özel ev paketleri hazırlayarak restoranda para harcamak istemeyen tüketiciye daha ucuza pazarlamaya başladı. Dünya çapında tüketicilerde küresel krizle beraber oluşan önemli bir eğilim koza örmek. En son 2001 yılındaki 11 Eylül saldırılarında görülen bu eğilimle tüketici kendi içine ve evine kapanıyor. Bu eğilim çerçevesinde ev içindeki kaynaklarla ihtiyaç karşılanıyor, satın almak yerine eldeki malzemelerle tüketici ihtiyacı olan şeyi kendi evinde yapıyor. Ayrıca seyahat etmek yerine yakın mesafe gezilere gitmeyi tercih ediyor. Şirketler Facebook'da indirim kuponu dağıtıyorRaporda küresel ekonominin önümüzdeki 12 ay içinde daha da kötüleşeceği beklentisi ile bir çok şirketin maliyet kesintisine gittiği ortaya çıktı. Marka ve kalite takıntılı Japon şirketleri yeni markalandırma ve indirim stratejilerine giderken, 2000'li yılların başında Latin Amerika genelinde yaşanan krizden tecrübe kazanmış Brezilyalıların fiyat esnekliği de azaldı, yani fiyat yükselince o üründen vazgeçme ya da yerine ikamesini tercih etme ihtimali arttı. Brezilyalı şirketler de fiyatlama politikalarını fiyat esnekliğine göre yapmaya başladı. 2008'de para birimi rublede sert değer kayıpları yaşayan ve bir çok kez para biriminin revalüe edildiğine şahit olan Ruslar ise yapılan müdahalelere rağmen alım gücü düşük kalan ruble ve artan enflasyon karşısında dayanıklı mal kategorisindeki ürünlere para harcamayı tercih etti. Rus şirketleri de bu ürünleri öne sürmeye başladı. Şirketler marka sadakatini güçlendirmek için ise sosyal iletişim ağları Facebook ve Twitter ile çalışmaya başladı. 2008 Eylül'ündeki verilere göre dünya çapında 100 perakende şirketi arasından 59'unun Facebook'da hesabı bulunuyor. Bu eylülden 4 ay önceki döneme kıyasla bile neredeyse iki katı. Facebook'da hesap açan perakende şirketleri kullanıcılara indirim ve özel fırsat mailleri gönderiyor. Ünlü perekande şirketi Sears, şirketin grubuna üye olan üyelere 10 dolarlık indirim kuponları sağlıyor. Bilgisayar şirketi Dell ise Twitter'daki üyelerine online alışverişler için indirim şifreleri dağıtıyor. Ayakkabı perakendecisi Zappos.com, dönem dönem Facebook'daki üyelerine bedava kargo imkanı sunuyor. Fast food zinciri Burger King ise Facebook hesabından 10 arkadaşını silen herkese bedava Whopper kuponları dağıtıyor. Şirketler ayrıca düzenledikleri marka partileri ile bu siteler üzerinden marka sadakatini güçlendirmeye çalışıyor. Marka sadakati darbe aldı Perakendeden teknolojiye, inşaattan otomotive kadar bir çok sektörü vuran küresel krize rağmen uzmanlar en başından beri reklam ve pazarlama çalışmalarından vazgeçilmemesi gerektiği yönünde uyarıyordu. Krizde tüketicinin markaya duyduğu sadakate güvenen şirketler ise en büyük darbeyi gelişmiş piyasalardan aldı. Bir çok gelişmiş pazarda tüketici sevdiği markalardan feragat etti, yani marka sadakati azaldı. Buna karşılık gelişmekte olan piyasalarda krizi aşan marka sadakati anlayışı şirketlerin bu pazarlara gömülmesini engelledi. Boston Consulting Group'un raporunda bazı gelişmiş piyasalarda adeta marka ölümü gerçekleştiği, buna karşılık ekim-şubat ayları arasında özellikle Asya'daki piyasalarda marka olmuş ürünlerin satışlarında Avrupa ya da ABD'ye kıyasla daha az düşüşlerin görüldüğü kaydedildi. Araştırmaya Hindistan ve Çin'den katılanların yüzde 71 ila yüzde 79'u bir ürüne daha fazla fiyat ödemek için onun marka olmasını yeterli bir sebep olarak gösterirken, bu oran ABD'de yüzde 27, Avrupa'da ise yüzde 17 oldu. Buna karşılık Çinli tüketicilerin yaklaşık yüzde 50'si ve Hintlilerin yüzde 75'inden fazlası gereksiz harcamalarında kesintiye gitmeyi planladıklarını söyledi. Yani Asyalı tüketici genelinde de tüketimde kesinti görülse de marka ürünlere olan talep korundu. Tüketici tasarrufa yöneldiBundan önceki resesyon dönemlerinde tüketicilerin ürünlere olan iştahının ekonomileri ayakta tuttuğuna dikkat çeken rapor, şu anda yaşanan krizin tam tersi yönde geliştiğini ve tüketicilerin harcamada frene basıp tasarrufa yöneldiğini vurguluyor. Üretici çenesine yumruğu yedi diyen rapor, dünyanın her yerindeki üreticilerin farklı derecelerde de olsa azalan talep yüzünden darbe aldığının altını çiziyor. ABD'de perakende satışları 2008'in son çeyreğinde son 30 yılın hiç bir çeyrek döneminde görülmediği kadar sert düştü. Eylül 2008'deki satışlar yüzde 1 gerilerken, 2009'un ilk ayında düşüş yüzde 9'u buldu. ABD'de yaptıkları indirimler sayesinde sadece Wal-Mart ya da Costco gibi indirimli perakende zincirleri satışlarında biraz toparlanma gördü. Almanya'da şubat ayında perakende satışları yüzde 5 düşerken, Çin, Avrupa ve Japonya'daki satışlarda hareketlenme görüldü. ABD'de tüketici harcamalarındaki gerileme ise en az 45 perakende ve restoran zincirinin 2008 yılında iflas açıklamasına neden oldu. Rapora göre ise 2009'da bir çok pazarda faaliyet gösteren perakendecilerin daha da derin darbeler alması bekleniyor. Özellikle otomotiv, telekomünikasyon ve medya sektörleri 2009'da risk altındaki belli başlı kalemler arasında.Üstelik raporun verilerine göre dünya çapındaki üreticilerin çoğunluğu küresel ekonominin önümüzdeki 12 ay içinde toparlanabileceğine inanmıyor. Bu habere, Radikal, Hürriyet, Referans, Zaman ve Habertürk kaynaklık etmiştir